Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. Hocam ramazanınız mübarek olsun, sorduğumuz fetvalara en güzel şekilde yanıt verdiğiniz için Allah sizden razı olsun. Hocam, ben bundan 1 hafta öncesine kadar namazlarımı Türkçe anlamlarını düşüne düşüne elimden geldiği kadar huşu içinde kılmaya çalışan biriydim. Gecen hafta içime bir vesvese girdi, evde yalnızken kılarken korkuyorum. İnanın hocam şuanda bunları söylemekten utanıyorum, en güvenli yerin seccademin başı olması gerekirken içime görünmez varlıkların korkusu giriyor. Namazı korku içinde kılıyorum ve bu sadece evde yalnızken oluyor başka yerde hiç problem yok. Bu işe emek vermiş ve hayatını adamış bir alim olarak sadece size güvenirim ve sizden öğrenmek istiyorum. Bu varlıkların insanlara görünmesi mümkün müdür? Yani bazı insanlara görünüyormuş ya bu benim de başıma gelebilir mi? Yoksa insanlara yaklaşması çok zor da ben sadece vesvese mi yapıyorum ya da bu şeytanın vesvesesi midir? Kendimi nasıl rahatlatabilirim ve yeniden namazıma huşu içinde dönebilirim? Bu benim için çok önemli çünkü. Siz diyorsunuz ki kadın evde mescit odasına kapanıp dua etmeli ben bunu yapmayı çok istiyorum ama yalnız kalamıyorum korkuyorum. Korkunca da imanım eksik demek ki diye üzülüyorum. Yardımınıza ihtiyacım var bilgilerinize güveniyorum. Allah razı olsun. Allaha emanet olun...
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bu durum size zevk veriyorsa mesele yok. Aksi ise yapacağınız şudur: Gerek namazda ve gerekse diğer işlerde vesvese size geldiğinde onu yok sayarak işinize devam edin. Bu şu demektir: Ne üzerinden sizi şaşırtıyorsa onu olmamış sayarak devam edin; ikinci rekâtı kılmadın diyorsa kıldım sayın. Abdestin bozuldu diyorsa bozulmadı sayın. Bir ibadeti yaptıktan sonra da onu asla tekrar etmeyin. Ne kadar vesvese olursa olsun siz tekrar etmeyin. Birkaç ay sonra vesvesenin sizden uzaklaştığını göreceksiniz. Ama asla hiçbir şeyi tekrar etmeyin, abdest dahil!
Selamünaleyküm. Bu durum normaldir, hayatınızı büyük oranda değiştirecek bir karar verirken normal görürüz bunu. İstişare edin. Bir büyüğünüzle durumu değerlendirin, onun tavsiyesine göre hareket edin, daha rahat edersiniz.
Selamünaleyküm. Önce sizi binlerce kere tebrik ederim. Ne mutlu size, ne mutlu ne mutlu! Yolunuz nur olsun, Allah yardımcınız olsun. Elbette böyle bir vesveseye gireceksiniz; kolay mı şeytan eski bir müşterisini kaybetmektedir. Kahrolup kahretmek onun hakkı değil mi? Sakın yılmayın. Kalktığınız yerden düşmeyin bir daha. Beş kere daha düşerseniz beş kere kalkmaya hazır olun. Sürekli yenilikler yapın kendinizde ki geri dönüşünüz olmasın. Ara sıra inişler çıkışlar herkeste olur. Ashap bile böyle durumlar gördüler. Önünüze bakın, ileriye bakın, cennete bakın. Yok artık günah ve geçmiş. Onlar gitti. Ğafûr olan Allah, onları temizledi. Yeni hayatınıza bakın. Sizi tekrar tebrik ederim, kutlu olsun cihadınız.
Selamünaleyküm. Bir kere şunu bilin: Allah Teâlâ sizi, ateşin kenarından çekmiş almış. Buna şükredin. Bir daha da o ateşin yanına yaklaşmayın. Haram bir sebeple bağlantı kurduğunuz kişiden tamamen kopun. Selamı da kesin. Şeytan bir selamdan bin fitne üretebilir. Dikkatli olun. Kalbinize huzur veren o mekânı da iyi değerlendirin.
Aleykümselam. Önce bir doktora görünmeniz uygun olur. Ardından da kendinizi boşlukta tutmayın. Yatmaya vaktini olmayacak kadar işinizi yoğunlaştırın. Düşünmeye vaktiniz kalmasın. İnşaallah rahatlarsınız.
Selamünaleyküm. Yeni yolunuz size kutlu olsun. Allah'a yönelmeniz, Rabbinizi aramanız büyük bir kazançtır. Kıymetini bilin, kendinizi şeytana salmayın. Allah yardımcınız olsun. Namaz, dinin direğidir. Namazımız kadar Müslümanız diyebiliriz. Asıl olan bir tek namaz için bütün dünyayı feda edebilmektir. Henüz namaz hususunda zafiyetiniz bulunduğuna göre, kendinizi geliştirmeye devam edeceksiniz. Namazlı bir çevre ile oturup kalkmaya bakın. İşinizi namaza göre ayarlayabileceğiniz alternatifler oluşturmaya bakın. En azından farzları kılın. Şimdilik sünnet namazları erteleyebilirsiniz. Babanızla da yüzeysel bir ilişki içinde olun. Ona karşı kusur etmeyin. Derin konulara da girmeyin.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Yemekten sonra dua yapmak sünnet'tir. Bu dua, uzun bir dua değildir. Özü, Allah'a hamd etmek olan bir dua yapılmalıdır. Sadece 'elhamdülillah' dense de yeterli olur. Herkesin dua etmesi yani hamd etmesi yemeklerin şükrünün yapılmasına bir sebep olması bakımından uygun olandır. Babaların annelerin çocuklarını şükretmeye alıştırmaları bakımından kısa bir duayı sesli yapmaları eğitim açısından yararlıdır. Misafirlikte bulunan salih zevatın da yemekten sonra dua etmeleri, oranın bereketine vesile olması açısından doğru bir harekettir. Yemek duası adı altında edebiyat yapmanın ise tutulur bir tarafı yoktur.
Selamünaleyküm. Kadının hamileyken veya değilken Kur'an ahlakı ile ahlaklanması, gıybet etmemesi, çok zikretmesi, Allah'ın kulu olduğunu bilerek yaşaması etki eden unsur olarak yeter. Gerisi koca karı temennisidir.
Selamünaleyküm. Bir kere bunu yaptığınız kurumun size göre ne derece mutemet olduğunu belirlemeniz gerekir. Finans kurumu olması yeterli değil, harama helale dikkatleri de önemlidir. İkinci olarak da eğer kurumun sizin görüşünüze göre güvenilirliği varsa, yapılan iş de helaldir, kazandığınızı kimseye vermeniz gerekmez. Aksi takdirde ise o işlemi yapmanız esasen sakıncalı olur.
Selamünaleyküm. İnsanın iyi bir iş yaptıktan sonra teşekkür görmesi kibir veya riya ile yorumlanamaz. İnsanız, teşekkür edilmekten hoşlanırız, bunun da bir sakıncası olmaz. Riya, işi yaparken insanların ne diyeceğine bakarak yapmanın adıdır. Her işin bir fıkıh kuralı vardır. Onu öğreniriz. Yaptığımız o kurala uygunsa yaptığımız doğrudur, yediğimiz helaldir.
Selamünaleyküm.Bunun, faturası sizin adınıza kesiliyor ve siz de fatura kesiyor oldukça direk faiz ile bağlantılı olacağını zannetmiyorum.
Selamünaleyküm. Buna tam bir cahillik hastalığı denir. Böyle bir düşünceyi Allah Teâlâ'nın imansız ölmekle bile cezalandırmasından korkarız. Bu bir cahilliktir, mü'min böyle düşünmez.