Fetva Meclisi
Soru
Geçmişim haramlarla doluydu, yanlış ortamlarda yanlış insanlarla birlikteydim. Yaşadığım bazı olaylar sonucunda ağır bir depresyon geçirdim, ilaçlar kullandım, intihara kadar giden bir süreç yaşadım ve vücudumda bazı kesikler oldu. Bir arkadaşın vesilesiyle dine sarıldım ve tövbe ettim. Zamanla ilaçları bıraktım, namazlarıma başladım, tesettüre girdim ve haramlardan uzaklaştım, ilmi olarak kendimi geliştirmek için çaba sarf ettim ve şimdi medrese hayatına hazırlanacağım. Sorum şu ki dışarıdan takvalı bir insan olarak görüyorlar ve yine bu şekilde olan insanlar evlilik teklifiyle geliyor ama ben nasıl cevap vermem gerektiğini bilmiyorum. Geçmişimden ve vücudumdaki izlerden bahsetmeli miyim ve benim mü’min biriyle evlenmeye hakkım var mı? Dinimizi yaşayan biriyle evlenip İslam'a hizmet etmek istiyorum ben de ama geçmişim bazen vesveselere boğuyor beni. Eş adayları geçmişimden bahsettiğimde vazgeçerse yine bu ölçütlerde bir aday beklemeye devam etmeli miyim yoksa beni geçmişimle kabul edecek dinini yaşamayan bir adaya razı mı olmam gerek? Bu konuda yardımcı olacak cevabınızı bekliyorum.
Cevap
Benzer fetvalar
Geçmişine tevbe eden birinin temiz kabul edilmesi dinimizin en temel kurallarından biridir, kimseyi geçmişi ile itham edemeyiz. Geçmişiniz zikretmek zorunda olduğunuz bir durum değildir. Hatta bunu alenen şu işi, şunu yaptım demeniz de hatadır. Madem tevbe ettiniz ve bu tevbenizde samimi iseniz kapatmalısınız. Erkeğin sorabileceği en tabii haklarından biri bekâret meselesidir. Zira o husustaki yanıltmanın bedeli çok ağır oluyor. Bunun dışında sorusu varsa veya sizin geçmişteki hatalarınız bunun dışında şeyler ise şöyle bir beyanda bulunmalı ama ayrıntıya girmemelisiniz: “Ben takvalı bir hayatta değildim.” İnsan geçmişini karıştırmamalı, karıştırılmasına da izin vermemelidir. Size önceki hayatınızı, kendisinden öncesini sorsa bile yalan söylemeyin ama anlatmayın da. Allah'ın kapamış olduğu konuları kimseye açmayın. Bu süreçte iletişim çok önemlidir. Ancak ilişkiniz kadar manevi huzurunuzu da koruyarak hareket etmelisiniz. Geçmişiniz hakkında muhabbet açılıyor ve siz bundan huzursuz oluyorsanız -anlattıklarınız veya anlatmadıklarınız dâhil- bir sınır çizerek artık geçmişi konuşmamak konusunda anlaşın. Net bir çizgi çizdiğinizde sizin de gönlünüz ferahlayacaktır. Yaptığınız hatalardan dolayı pişman olduğunuzu ve samimi bir şekilde tövbe ettiğinizi hatırlatın. Rabbim yar ve yardımcınız olsun. Allah’a emanet olun.
Tevbe etti isen, tevbeni canın biliyorsan mesele yoktur. Eş adayına da eskiden açık olduğunu söylemelisin. Bekâretine bir zarar gelmedi ise ona geçmişini sadece açık olduğunu söyleyerek özetle ve bir daha da kimseye ölünceye kadar geçmişini izah etme sakın. Şeytana kulak asma. Tevbeli yoluna devam et. Allah seni korusun, kalbine huzur indirsin.
Bir Müslüman, insan olarak insanî kimliğini yitirmemeye çalışmalıdır. Sizin, sizi sevmeyen bir insana bağlı kalmanız doğru değildir. Yeteri kadar rica etmişsiniz hatta yalvarmışsınız. Bundan ötesi şahsiyetinizi öldürür. Kesinlikle dert etmemelisiniz. Daha güzel bir evlilik sizi bekliyor olabilir. Hanımlar genelde dulluğu ölüm gibi görürler ama bu doğru değildir. Sizi ezecek bir evde yaşamaktansa dik durabileceğiniz bir çadırda yaşamaya razı olun. İlla derdinizi arıyor gibi olmayın. İşinizi de kaybedebilirsiniz aklınızı da. Dik durun, sabredin, o erkekteki bütün kanuni haklarınızı da alın. Sonra da ibadetinizi yaparak kendinizi rahata verin. Allah yardımcınız olsun.
Rabbim tövbenizi kabul eylesin. Kesinlikle bir daha geri dönmeyecek şekilde tövbe ettiyseniz geçmişi kurcalamayın. Size geçmişte ne yaşadığınız sorulsa dahi yalan söylememek koşuluyla detay vermek zorunda değilsiniz. Öncesini kapatın, siz de yok kabul edin. Tövbenizi tekrar edin, görüşmenizi yapın. Temiz kalın, temiz bir evlilik yapmayı isteyin. Merak etmeyin Allah Teâlâ sizin niyetiniz ve iradenize göre size karşılık verecektir. Allaha emanet olun.
Şunu unutmayın: İnsanlar yüzde yüz denebilecek bir sevgi ve sempati ile girdikleri evlilik süreçlerini bile kötü sonlandırıyorlar. Siz onca tereddütten sonra nasıl mutlu olacaksınız?
Öncelikle şunu bilmelisin: Rabbimiz Tevvab'dır, Gafûr’dur, Rahîm’dir. Sen içtenlikle tevbe ettiysen ve bir daha o yola dönmemeye azmettiysen Allah katında yeni bir sayfa açılmıştır. Tevben makbul, geçmişin Allah’a teslim edildi. Ama evlilik sadece duygusal bir bağ değil; bedenî, ruhî ve fıkhî sorumluluklar da taşıyan bir akittir. Buna göre eğer taşıdığınız hastalık bulaşıcıysa, karşı tarafın sağlığını etkileyebilecekse, ileride çocuğa veya eşe zarar verecekse, bu bilgiyi saklamak doğru değildir/haramdır. Çünkü bu bir nevi kusuru gizleyerek akde hıyanet ve yalan bulaştırmak olur ki, fıkhen sakıncalıdır. Ama nasıl anlatılmalı? — Bu durumu, evlilik öncesi uygun bir dille, saygı çerçevesinde, korkutmadan ve utanmadan ifade etmek gerekir. — "Geçmişimde böyle bir hastalık oluştu, şu an tıbbî kontrol altındadır ama seni de ilgilendirdiği için bilmeni istedim." tarzında bir açıklama, hem dürüstlük olur hem de ahiret sorumluluğunu hafifletir. Unutma ki saklarsan ve eşin bundan habersiz kalırsa, hakkına girmiş olursun. Açıklarsan ve seni yine de kabul ederse, bu da Allah’ın bir lütfu olur. Son söz olarak günah tevbe ile temizlenir ama başkasının sağlığı tevbeyle değil, tedbirle korunur. Allah sana iffetli bir eş ve helalinden huzurlu bir yuva nasip etsin.
aday konusundaki diğer fetvalar
Peygamber aleyhisselam efendimizin, “evleneceğin kadına bak” şeklindeki emri “gör konuş” anlamına gelmektedir. Buradaki görmek ve konuşmak, körü körüne bir evlilik yapmamak içindir. Eğer kişinin kendisi bunu beceremiyorsa veya tercihlerine güvenemiyorsa onun adına başka birini vekil etmesinde bir sakınca yoktur. Yalnız bu vekil etmede vekil olacak kişi o kadınla görüşmesinde sakınca olmayacak bir yakını erkek veya kadın olmalıdır.
Yaşın “eyvah” denebilecek bir yaş değildir. Daha yolun en başındasın, geç kalman söz konusu değildir. Madem tertemiz ve sorunsuz olmaya ahdettin, bozma bunu. Öyle kal. Meryem gibi kal. Allah için ise asıl gayen, bırak Allah için gerekiyorsa kırk yıl bekâr kal. Kızım, ebediyen zarar görmezsin lekesizlikten. Kader sana öyle güzel nasipler hazırlar ki sen aramakla onları bulamazdın. Şeytan seni sabırsızlıkla yıpratmaya çalışıyor, diren şeytana karşı, dik dur. Allah yardımcın olsun.
Selamünaleyküm. Bir kere, mevcut sistemdeki oy verme, başkan olma gibi meseleleri, Medine’de Ömer bin Hattab radıyallahu anhın zamanındaki sisteme benzeterek algılamak gülünç olur. Bunu bilmeliyiz. Bu farktan sonra bir kadının belediye başkanı olması kerahetle de olsa bazı âlimler tarafından caiz görülmüştür.
Selamünaleyküm. Ondaki aşırılıktan bir nebze de sizde var; erkeğin eşine sorması gerekmez. Bilakis eşini de ezmeyeceği bir yol izler. Eş adayınızın tutumunu siz dışarıdan tespit etmeye çalışmışsınız. Tam dediğinizi gibi ise onunla evlenmenizde bir hayır olmaz. En baştan bırakmanız gerekir. Allah size sabırlar versin.