Fetva Meclisi
Soru
Hocam benim bir sevdiğim var o da beni seviyor ama ben daha önce bir günaha girdim ve zina ettim. Sevdiğim ile ciddiyiz ancak ben ona namus konusunda yakışacak bir insan değilim o çok daha takvalı bir insan. Ona zina ettiğimi söylemeli miyim? Söylediğimde beni istemeyebilir ve ben buna hazırım ancak Allah’ın istemediği bir şeyi yapmak istemiyorum, diyeceğim o ki ben dürüst olmalı mıyım?
Cevap
Benzer fetvalar
Dipdiri bir tevbe etmen ve o tevbeyi ölünceye kadar koruman yeterlidir. İbadetlerini yap ve Allah’a yakın olmaya bak. Bugün için senin yapacağın budur. Allah seni muhafaza buyursun.
Tevbe etti isen ve tevbende samimi isen tevbeyi kendisine karşı yaptığın Rabbine güvenmen gerekir. Böyle bak meseleye.
Kızım; • Bu geçmişin için ciddi bir tevbe sahibi ol ve tevbeni hayatın kadar değerli bil. Şeytan seni bir daha asla kandıramamalıdır. • Bu geçmiş sıkıntıları kendin için iyi bir ders yapmalısın; bak şeytan böyledir işte. Yuvarlar yuvarlar da seni sen uçurumdan düşerken kıs kıs güler. Bunu kendine ölümsüz bir ders yap. • O kişi ile bir daha mutlu olamazsınız büyük ihtimalle. O, seni her zaman çürütebileceği, ezeceği bir geçmiş serüveninle tanıdı. Onu aklından sil. • Hiçbir insana, annene, eş adayına hatta KENDİNE BİLE bu rezaletleri anlatma. Anlatma. Anlatma! Allah’ın gömdüklerini açma. • İbadetlerine sarıl. Zikirler yap. Ve ruhunu bu düzeyden daha yükseklere kaldır. Allah’a emanet olasın kızım.
Hemen acilen nikâhlanın ya da kendinizi kurtarın; ateşle oynuyorsunuz. Dünyanızı da ahiretinizi de tehlikeye soktunuz. Erkekçe tavrınız olsun; şehvetine karşı erkekliğini feda edebilecek bir zafiyet içinde olmayın. Sonra da büyük bir tevbe ile Allah'a dönün.
Günahın hacmi ve sayısı ne olursa olsun TEVBE bütün günahların temizleyicisidir. Sorun, tevbenin temizlemesi veya temizlememesi değil hata eden müminin samimi bir tevbe edip etmemesidir. Bu nedenle size şunu tavsiye edebiliriz: A- Tevbenin en büyük desteği, gerçek oluşunun belgesi kulun, Allah'ı Rabbi olarak bilip, Rabbine itimat etmede ciddi olmasıdır. “Acaba tevbem kabul olur mu?” Endişesi yerine, “Ben tevbe etmesem kim eder?” Mantığı ile bakmalıdır konuya. Tevbeyi bir kurtuluş kapısı olarak gören mümin, yönünü bulmuş mümindir. Yönünü bulan da er veya geç hedefine erer biiznillah. Bu noktayı tekrar tekit edelim: Tevbeyi ne kadar kurtarıcı görebiliyoruz, ne kadar da klasik bir pişmanlık yöntemi olarak görüyoruz, sorun buradadır. B- Tevbe bir ACİL KURTULUŞ PLANIDIR. Acili ertelemek kurtuluşu ihmal etmektir. Dolayısıyla TEVBE hemendir, ertelendikçe işlerliği azalabilir, kabul oranı sıkıntıya girebilir. Sloganımız şudur: Her günah için ilk iş hemen tevbedir. Hemen ve ertelemeden. Şeytan haramlara iterken hangi gücünü kullanıyorsa haram işlemiş bir mümini, hiçbir şey olmamış gibi oyalarken de o gücünü ve şeytanlığını kullanmaktadır. Haram işlemek bir haram, hiçbir şey olmamış gibi devam etmek öbür haramdır. Buna dikkat edeceğiz. C- Tevbenin en aktif şartı korunmasıdır. Tevbe eden, günah işlememiş gibidir. Günah işlememiş biri olmayı bir avantaj olarak kullanıp temiz yaşamaya gayret etmek, tevbeyi hazmetmektir. Hazmedilmiş bir tevbe biiznillah, Allah'ın huzuruna temiz çıkmaktır. D- Tevbenin felsefesini, günahın geçmiş seyrini sık sık gündem yapıp stres yoğunluğu yaşamak da bir tuzaktır. Her türlü tuzaktan korunmak gerekir. Özet olarak size şunu söylemeliyim: Tevbe et. Tevbeni koru. Tekrarına karşı uyanık ol. Allah'a güven. Bu güveni sözde kalmaktan koru, pratik olarak göster. Ömrünün sonuna kadar.
Tevbe var tevbe var. Tevbene bak. Onun dinin ve iffetin bil. Gerçekçi ol. İbadetlerinle tevbeni takviye et. İnşaallah sonu hayır olur.
eş adayı konusundaki diğer fetvalar
Rabbim sana sıhhat ve afiyet versin, kederlerde boğulmaktan muhafaza buyursun. Doktorların her tespitinin aynen gerçekleşeceği garantisi olmaz. Sen moralli ol ve kaderine teslim olarak yürü. Eş adayına size aracı olan kişi böyle bir hastalık belirtisinden söz etsin. O, buna rağmen gelirse iyi bir işaret olur bu. Gelince de sorarsa ayrıntılı olarak izah edersin. Sormazsa izah etmene gerek kalmaz. Kesinlikle gelmeden önce bu bilgi ona ulaşmalıdır, bundan emin olun. Aracı kimse bulamazsanız telefonla da olsa söylenmelidir. Allah yardımcın olsun.
Bu ifadeyi “şimdi nefes almıyor, ileride alır” şeklinde anladığınızda vereceğiniz tepkiyi verin. Namaz bizim nefesimizdir.
Bunu yanlış yapıyorsunuz. Peygamberlerden başka kimsenin rüyası bağlayıcı değildir. Sizinki bir nebze psikolojik gibi durmaktadır. Rüya yerine maddi dayanaklara dayanın. Mesela araştırın, soruşturun. Bu şekilde ilerlerseniz zamanla kendi kendinize rüya geliştirir, her şeyi gece yatakta uyurken çözdüğünü veya keşfettiğini vehmeden bir hastalığa yakalanırsınız. Siz daldıkça rüya da derinleşir sizde. Dikkat ediniz.
Böyle bir günde mü'min olduğunuz belli olmalıydı. İnsanlar kritik bir anda imanlarını aktif duruma getiremedikleri için umumiyetle ateşe girerler. Siz bu durumda mü'min olmanın gereğini yapmalı değil mi idiniz?
Allah Teâlâ sana sabır ve afiyet versin. Böyle bir hastalık veya bir başka hastalık nedeniyle “evlenemezsin” şeklinde bir kural yoktur. Eş adayını aldatacak bir evlilik yapmamalısın denir. Senin böyle bir problemin vardır, bir başkasının da buna denk gelebilecek başka bir problemi vardır. İkinizin evliliği birbirine denk gelebilir. Böyle bir evlilik yapabilmeye hazır olmalısın. Bunun için de sen normal hayatını yaşayarak beklemeye devam et. Allah yardımcın olsun.
Rabbim hepimize rızası doğrultusunda yaşayabilmemizi nasip eylesin. Bahsettiğiniz husus birkaç açıdan ele alınmalıdır; - Düğün ve nikâh işlerinizde ailenizin rızası, memnuniyeti ve duası ilk vazifeniz olmalıdır. - Görüştüğünüz kişiyle aranızdaki mesafe ilişkinizi olumlu yönde de olumsuz yönde de etkileyebilir. Bu süreci daha sağlıklı ilerletebilmek adına görüşme sürelerinizi sınırlandırıp buluşma sürelerinizi üçüncü kişilerin katılımıyla tertip edebilirsiniz. - Dua edin. Harama bulaşmadan geçirmek istediğiniz günler için Allah Teâlâ’ya yalvarın. O size yollarınızı açar. - Bir aile büyüğünüzden yardım isteyerek evlilik sürecinizi daha erken neticelendirebilmek için destek isteyebilirsiniz. Bir büyüğünüz söz sahibi olursa bu süreç daha sağlıklı ilerler. - Meşguliyetlerinizi artırın, süreci çok fazla kafaya takıp andan kopmayın. İşiniz, okuduğunuz kitaplar, dinlediğiniz dersler özellikle bu süreçte artsın. Allaha emanet olun.