Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben aylar önce eski erkek arkadaşımla bir günah işledim ama hemen pişman oldum ve defalarca tevbe ettim. Hergün de tevbe ediyorum. Daha fazla ne yapmam gerekiyor? Tevbe edenlerin Allah katında konumu nedir? Tevbe ettiğimizde o günahı işlememiş gibi olur muyuz?
Cevap
Benzer fetvalar
Dipdiri bir tevbe etmen ve o tevbeyi ölünceye kadar koruman yeterlidir. İbadetlerini yap ve Allah’a yakın olmaya bak. Bugün için senin yapacağın budur. Allah seni muhafaza buyursun.
Tevbe etti isen ve tevbende samimi isen tevbeyi kendisine karşı yaptığın Rabbine güvenmen gerekir. Böyle bak meseleye.
Milyon kere bozsanız da yine tevbe edeceksiniz. Bir de o günaha sizi sevk eden ortamı değiştirin; tevbeniz daha kalıcı olur.
Anne babanız başta olmak üzere üzdüğünüz insanların gönüllerini alıp Allah'a tevbe ederek telafi edebilirsiniz. Allah'a emanet olun.
Gerçek ve sonsuz bir tevbe yaparsan, tevbeni korursan Allah da seni mağfiret eder. Her şey senin tevbene ve tevbeni korumana bağlıdır. Tevbe et. Tevbeni koru. Gerisini Allah’ın rahmetine sal. O kadınla ve kimse ile de bunu asla konuşma. Kadından değil Rabbinden af dilemelisin. O insanla da ebediyen bağlantı kurma.
Kaç defa bozmuş olursan ol tevbeni yine sonunda tevbe etmiş bir halde ol. Tevbe hali içinde olmak için asla geçmişteki tevbelerini sayma. Çünkü ne kadar tevbeni bozmuş olursan ol tevbe kapısı sen hayatta olduğun sürece açık bir şekilde seni bekliyor olacak. Kalbin Allah'a karşı o mahcubiyeti hissetsin. Bu mahcubiyetin kulluğunun kalitesini arttırsın. Kendine salih arkadaşlar edin. Onlarla düzenli olarak bir araya gelip sohbet edin, Allah'ı anın. Seveceğin meşguliyetler edin. Boşlukta kalma. Düzenli Kur'an oku. Anla. Yaşa. Allah yardımcın olsun. Allah'a emanet ol.
günah konusundaki diğer fetvalar
Belli bir ücret ödeyerek bu programa katılabiliyorsanız bu kumara benzediği için caiz olmaz. Ücret ödenmeden katılmanın mümkün olduğu bir program ise esasen bir sakıncası olmaz. Yine de bu tür programlarla ilgili endişelerimiz vardır: - Müslüman’ı telefon cihazına mahkûm edebiliyor. Vakit israfı ve göz kirliliği sebebi oluyor. Program akışı içinde ticari ilanlar bulunabiliyor ve bu ilanlar başlı başına bir endişe konusu olabiliyor.
Bulundurulması caiz olsun veya olmasın köpek ve diğer hayvanların yaratıldıkları gibi yaşamalarına engel olacak veya şekillerini değiştirecek müdahaleler caiz olmaz. Özellikle insan daha çok zevk alacak diye hayvana eziyet edilmesi caiz değildir. Hayvanın sağlığı açısından gerekli olan veya oluşturduğu zararı engellemek bakımından bu tür müdahaleler yapılabilir.
Güçlü ve ebedi bir tevbe ile tevbe edecek. Sonsuza kadar ömrü olsa bir daha ona bulaşmamaya kararlı olacak. O hatanın açtığı boşluğu ibadetle dolduracak. Bundan sonrasını da Allah’ın rahmetine umut bağlayarak geçirecek.
Namaz ve diğer ibadetler bir mücadeleyi yansıtır. Olmamız gerekenle bulunduğumuz konum arasında iniş veya yükselişi izletir bize namazlar. Evet, olması gereken namaz mesela bin derecedir ve bizimki de elli derecedir diyelim. Bu asla namazımızı ihmal etme nedenimiz olamaz. Bin yerine bir bile olsa neticede o namaz namazdır. Mücadele gerekliliği, heyecan çoğaltma arzusu yıldırma nedenine dönüştürmemelidir. Huşu gerekçesi ile asla namaz bozmayın. O nedenle namaz tekrar etmeyin. Böyle bir yanlış huşu eksikliğinden daha fazla yanlış biriktirir. Namazın fıkhına dair gereklerini yapın. Namaz öncesinde dünyevi meşguliyetleri azaltın. Namaz esnasında göz ve kulak kirliliğini mümkün olduğu kadar azaltın. Ve namaza durun. Belki on yıl sürecek bir eğitim sonunda siz istediğiniz noktaya geleceksiniz. Her namazın kendisi bir eğitim uygulamasıdır. Siz erken bekleyerek iyi bir beklenti içinde oluyorsunuz ama şeytanın sizi meşgul edebileceği bir boşluk bırakmayacaksınız. Böyle bir boşluktan girip şeytan sizi namazsız bırakabilir. Çok dikkat edin. Namaz ilmihaline tam uyun. Elinizden geleni yapın. Allah’a sığınmanız tam olsun. Gerisini de zamanla düzelecek olarak bilin.
Evet, istiğfara devam et. Ara sıra da onlar adına sadaka vermeye çalış. Allah Ğafurdur, merak etme.
Namazı inkâr eden birini işçi olarak bulundurmak kalbe rahatsızlık veren bir durumdur. Kılmayan ise günahkârdır, günahkâr çalıştırmamak gibi bir tercihimiz olamaz. Kim günahsızdır, herkesin bir kusuru bulunur.