Fetva Meclisi
Soru
Hocam rahatsızlıktan dolayı oruç tutmakta zorlanıyorum. Şu ana kadarki bütün Ramazan oruçlarımı tuttum. Devlet dairesinde çalıştığım için Ramazanda planlanan çok yoğun bir etkinliğimiz olacak. Belirttiğim günde oruca niyet etmezsem kaza mı gerekir kefaret mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Ramazan gecesinde sahura kalkıp yemek yemek niyettir; sözlü niyet şart değildir. Sahurda yemek yerken yarın tutmayacağım diye söyleseydi o zaman sahur yemeği niyet olmazdı. Bu durumda sahurda yemek yoluyla niyet edip sabahleyin tutmayacağım diyerek yiyen keffaret ile cezalandırılır.
Keffaret, başlanmış bir orucu kasten kesmeye verilen cezadır. Hiç niyet edilmemiş bir oruç için sadece o günün kazası tutulur. Ancak bu şu demek değildir: 'Oruca niyet etme, cezadan da kurtul!' Böyle bir düşünce ağır bir hatadır. Gerçekte ise durum şudur: Müslüman, başladığı bir orucu bozduğunda hata işlemiştir. Bu hatanın affolması için de altmış gün peş peşe oruç tutar. İnşaallah hatası da affolunur. Ama hiç oruca niyet etmeyenin yaptığı işin anlamı, Ramazanın azametini yok saymaktır ki, onun için altmış gün keffaret tutarak kurtulma emeli yoktur. O altmış gün oruç tutmaktan daha büyük istiğfarlar etmeli, kurumayan gözyaşları akıtmalıdır. Meselenin özeti budur. Allah Teala nefislerimize uymaktan hepimizi muhafaza buyursun.
Selamünaleyküm. Oruca niyet ettikten sonra bozmak olmaz. Bozabilmek için sağlık açısından tehlike oluşması gerekir. Tahminle iş yürütemeyiz. Öyle düşünecek yerde bir iki gün daha alışır düşünseniz ya! Niyet etmeden oruç olmaz. Niyet edince de bozmak olmaz.
Eğer, bayılma ve benzeri orucu bozmayı mübah kılacak düzeyde bir sıkıntıdan dolayı bozdu iseniz bu oruçları sadece kaza etmeniz yeterli olurdu. Kazaları da tutmuşsunuz. Ağır bir zorunluluk nedeni ile değilse bozmalarınız keffaret tutmanız gerekir. Buna göre: • Bu hatanız için tevbe edin. Allah’ın affını dileyin. • Ard arda ALTMIŞ GÜN hiç ara vermeden oruç tutun. İnşaallah bu kadarı yeterlidir. Allah Teâlâ mağfiret etsin, kabul buyursun.
Tutulmayan orucun yerine KAZA yapılır. KAZA, tutulamayanı eksik veya fazla yapmadan aynıyla tutmaktır. Bir güne bir gün iki güne iki gün şeklinde. Eğer oruca niyetlendikten sonra caiz olmayacak bir şekilde yeme içme veya cima yoluyla oruç bozulursa bu bozmanın cezası olarak KEFFARET devreye girer. KEFFARET altmış gün peş peşe oruç tutmaktır. İlave olarak da kaç günün orucu bozulmuşsa o da ilave edilir. Ramazan gününün orucuna hiç niyet etmemek, günü oruçsuz geçirmek ise keffareti gerektirmez. Çünkü keffaret, sözkonusu günahın cezasına katlanıp ondan kurtulmaktır. Hiç niyet etmeme kabalığını keffaretin kaldırması mümkün değildir. Onu yıllarca süren göz yaşları ve büyük bir tevbe paklayabilir. Sonra da tutmadığı kadar orucu kaza eder. Allah Teala nefislerimize uymaktan bizi muhafaza buyursun.
Bunun yerine o işi yapmamayı düşünsen ya! O işe tevbe et. Orucu ve Ramazanı zedelediğine tevbe et. Her bu şekilde bozduğun gün için de bir gün kaza et.
günah konusundaki diğer fetvalar
Fıkıhta önemli kaidelerden biri şudur: “Alınması haram olan şeyin verilmesi de haramdır.” Bu kaideye göre de faiz almakla vermek aynı olur. Rüşvet vermekle almak aynı olur. Müzik aletlerinin kullanılması ve satılması aynı olur. Kullanılması caiz olmayan altın ve gümüş kapların Müslüman’a satılması ile onu Müslüman’ın alması aynı olur. Haram mevzular ihtiva eden kitapların yazılması ve okunması aynı olur. Alkol kullanılması ve üretilip satılması aynı olur. Domuz üretilmesi ve satılması aynı olur. Put olarak kullanılacak şeyin üretilmesi ve satılması aynı olur. Harama hizmet olan her şey haram olur. Haram olan bir ameliyatı yapan doktorun yaptığı da haram olur. İnsan organı üzerinden ticaret haram olur.
Kişinin işlediği günahın hatalı olduğunu bilip nefsine mağlup olarak yapması imanını zedelemez. Fakat ahiretin sıkıntılarından kurtulmak için Allah'ın emanet ettiği vücudu da korumak gerekir. Genç kardeşim, içinde bulunduğun yaşamı asla kabullenme. Bu bağımlılığından kurtulmak için çaba göstermelisin. Bunun için de yetkililerden yardım istemelisin. Bak o vakitte Allah sana nasıl yardımlar edecek, önündeki engelleri aşmanı sağlayacak. Vazgeçme, kararlılıkla bu girdaptan kendini kurtar. Sana yapacağım bu duayı her gün sen de kendine yap. "Allah'ım seni seven bu genç kardeşimi yaşadığı bu bağımlılıktan kurtar. Ona bir çıkış yolu göster."
Tevbe her zaman lazım. Ama dini konularda takıntı yaşıyorsanız bir anormallik belirtisidir. Bu psikolojik bir rahatsızlık veya bilgisizlikten kaynaklanabilir. Her hâlükârda bu sorunu çözmeniz gerekir.
Siz kardeşinizle kardeşlik hukukuna dayalı bir görüşme yapıyorsunuz. Size düşen bölüm, harama karşı kendisini uyarmak, usulünce yaptığını onaylamadığınızı beyan etmektir. Sizin evinizden çıkıp nereye gittiğine ise müdahale edemezsiniz. Kardeşiniz için bol bol dua edin, davranışını tasvip etmediğinizi dile getirin. Allah Teâlâ doğru şekilde yaşayabilmemizi nasip eylesin.
Bu sözün, kullanılması abes bir söz olacağı kesindir, kullanılmamalıdır. Kullanıldığında ise kastın bir inkâr niteliği taşımayacağı da bellidir. İstiğfar edilmesi yeterlidir.
Okunur olabilir ama bunu okuyabilecek kimse yoktur içimizde, varsa da o kendini bildirmez. Dolayısıyla müminin böyle bir endişeye takılması yersiz olur.