Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben ne zaman tövbe etsem de tekrar dinden çıkıyorum ve küfre düşüyorum ama çok pişmanım. Ölüm gelmeden nasuh bir tövbe etsem defalarca yanlışa düştüğüm için tövbenin kabulüne engel olur mu? Ayrıca hocam ben Youtube hesabımda İslami videolar görmek istemiyorum. Annemler de böyle şeylere internetten bakmama kızıyor, bunun için yeni hesaplar açıyorum. Bu İslam'ı küçümsemek olur mu? İslam'dan çıkmak sayılır mı?
Cevap
Benzer fetvalar
Senin durumun bir takıntıyı gösteriyor. Bu konular seni zihin kargaşasına götürdüğüne göre bunlarla ilgilenme. Dinden çıktığına kendi kendine karar verme. Başka işlerle meşgul olmaya bak. İbadetlerini yap, işine gücüne bak.
Bunu kendine bir ders yap ve diline hâkim olmayı öğrenmiş ol. İstiğfar et. Bolca Kur'an oku. İnşaallah bir sıkıntı olmaz.
Ölmeden önceki bütün samimi ve kalıcı tevbeler geçerlidir. İki veya beş yoktur.
Aleykümselam.Yine tevbe et, yine tevbe et, yine tevbe et.
Doğru bir yoldasınız. Bunun için de şeytan sizi rahat bırakmıyor. Bu şu demektir; sizde taşlanacak meyveli ağaç var, bu nedenle de taşlara hedef oluyorsunuz. Yılmadan devam edeceksiniz ve sonunda biiznillah kazanacaksınız. Allah'a emanet olun.
Dua edin, Rabbim hepimizi muvaffak etsin. Allah'a emanet olun.
dinden çıkmak konusundaki diğer fetvalar
Bir insanı Müslüman yapan inanç bütünü ne ise onu reddetmedikçe kimse dinden çıkmaz. Bütünü veya bir parçasını reddederek o bütünü bozan biri için dinden çıktı denir. Sizinki aşırı hassasiyetten kaynaklanıyor. Siz ince düşünen birisiniz anlaşılan. Şeytan da sizin bu yapınızı oyuna çeviriyor. İlgilenmeyin, zihninizden geçenleri gelip geçen rüzgâr gibi görün. En kötü bildiğin şey bile sadece içinizden geçti diye size zarar vermez. Yeter ki onu konuşmayın, yazmayın. Bunu böyle bilin.
Haram olan bir işin haramlığını yok kabul ederek veya önemsiz bularak “hayırlı olsun” demek elbette din ile köprüleri atmak olabilir. Bunun ne demek olduğunu bilmeyen için tevbe edilmesi gerekli bir günah olarak görürüz bunu.
ŞERİAT tam anlamı ile İslam yani Allah'ın dininin pratik bölümü demektir. Bir müminin Allah'a iman ettiğini söyledikten sonra Allah'ın kulları için gönderdiği dininin şeriatını kabul etmemesi akılla yorumlanabilecek bir durum değildir. Dolayısıyla İslam'a karşı çıkan yani reddeden ne ise İslam'ın hayatı düzenleyen pratiği olan şeriatı bilerek ve anlayarak reddeden de o olmalıdır. Bir insanın ne dediğini fark ederek “Ben Şeriat'ı kabul etmiyorum.” demesi veya bu anlamı net olarak çağrıştıran bir söz söylemesi dinden çıkmasıdır. Bunun tartışılacak bir boyutu da yoktur. Bu kuralı Ebu Hanife rahmetullahi aleyhin koyması da gerekmiyor; aklımız var düşünüyoruz, gözümüz var görüyoruz.
Allah Teâlâ aklımızı ve dinimizi korusun. Ne büyük bir musibet bu. Bir insana veya insanlara kızıp intikamını dininden alır mı bir insan! Maazallah büyük bir cahillik, çok büyük! “Ben Müslüman değilim” şeklindeki bir söz, başka türlü yorumlanamayacak kadar açık bir dinden çıkma sözüdür. Ama sonra tevbe etmek veya hemen ardından namaza durmak gibi dönüş söz konusu değilse sözün sahibi dinden çıkmıştır. Dinden çıkanın karısı eşinden ayrılmış olur yani nikâhları düşer. Eğer karı koca olmadan önce böyle bir şey oldu ise yani nikâhları var ama karı koca olmamışlar ise ayrılık tamamen gerçekleşmiş olur. Erkek tekrar Müslüman olursa yeni bir nikâhla bir araya gelebilirler. Karı koca olduktan sonra dinden çıkma söz konusu ise kadın iddet beklemeye başlar. İddet üç aybaşı dönemi demektir. Üçüncü aybaşı bittiğinde kocası dine dönmedi ise nikâh tamamen bitmiş demektir. İddet içinde iken İslam’a geri dönse yani tevbe etse nikâhları devam ediyor olacaktı. İddetten sonra ise ancak tekrar Müslüman olmak şartı ile yeni bir nikâh ile bir araya gelebilirler.
Gözü olmayanın kulağı da olmasa olur denebilir mi? Namaz dinimizin bir direği zekât öbür direğidir. Bu tür münakaşalar dinden daha fazla soğuma nedenimiz olur. Allah muhafaza buyursun. Evet, namazı hiç kabul etmediği için kâfir olup dinden çıkanın zekât vermesine gerek yoktur. Çünkü zekât Müslüman olana emredilmiştir, namazı inkâr eden ise Müslüman değildir. Tembelliğinden dolayı namaz kılmayan ise hâlâ Müslümandır, bari zekât sorumluluğundan kurtulmaya bakmalıdır.
Dinimizin hayatı tanzim eden hükümlerine ŞERİAT denmektedir. Bunu kastederek şeriata karşı olduğunu söyleyen birinin dini İslam değildir şüphesiz. Lakin insanlar, neyi neden söylediklerini bilmeden konuşmaktadırlar. Bu sebeple mümkün olduğu kadar kasıtlarının öyle olmadığını düşünmeye çalışmalıyız. Mümkün olduğu kadar da bu konuları tartışmayınız. Her tartışma şeytanın işini biraz daha kolaylaştırmaktadır.