Fetva Meclisi
Soru
Hocam son günlerde merak ettiğim bir konu var. Namazın insan sağlığına, yani hem bedenimize hem de ruhumuza olan faydaları nelerdir?
Cevap
Benzer fetvalar
Sağlıklı yaşamak herkesin hedefidir ama zaman zaman hasta olabiliyoruz. Hastalık günlerimizde iyi olmaya özenle bakıyoruz ama hastayız da. İbadet hayatımızı da böyle değerlendirmeliyiz: Sürekli ve en iyi ibadetleri yapmak isteyeceğiz. Gevşeme olabilir, olduğu zaman ciddiyete doğru hızla yöneleceğiz ve arkadaki açığı da kapatacağız. Hayat budur, böyledir.
Allah Teâlâ bedenine sağlık, kalbine huzur, hayatına da bereket versin. Sana en büyük tavsiyem şudur: Asla moralsiz kalma. Son nefesinde bile olsan hayata tutunmaya, umutlu olmaya bak. İman konusu da dâhil her şey için moral bir numaralı ihtiyaçtır. İkinci olarak da adım adım iyileşmek ve adım adım büyümek bir kader olduğu gibi iman ve amel konusunda da adım adım ilerleyeceksin biiznillah. Sen moralli ve heyecanlı olduğun sürece iyisin demektir. Allah yardımcın olsun.
İbadetleri 'dünyalık ne getirecek' mantığı ile yapmayız. Ne getireceğini ancak ahiret için tartarız. Evet, namazın dünyadaki faydalarını merak ederiz, etmemizde bir sakınca yoktur ama buna kesin bir cevap da vermemiz mümkün değildir. İbadetlerin neden yapılacağını ancak Allah Teâlâ bilebilir. Biz ise tahmin ederiz. Tahminimizin de bir kat'iliği yoktur. Eğer Allah Teâlâ açıkladı ise onu bilgi kabul ederiz. Namaz için 'dünyadaki yararı şudur' şeklinde bir bilgimiz yoktur. Başta namaz olmak üzere bütün ibadetlerimizi ALLAH'IN RIZASINI KAZANMAK maksadı ile yapmalıyız. Dünya ve ahirette asıl kazancımız, gerekçemiz budur.
Bedenimizde veya elbisemizde el içi kadar bir yer kanla kirlendi ise namaz kılabilmek için orayı temizlemek gerekmektedir. Bu kanama süreklilik arz ediyorsa bu bir özür halidir; temizleme ihtiyacı olmadan her vakit abdest alarak namazımızı kılarız. Bu yeterlidir. Allah'a emanet olun.
Peygamber aleyhisselam efendimizin sağlığı konusunda: a- Duayı ve şifa olarak gösterdiği âyetleri okuduğu bilinmektedir. Buna manevi tedavi anlamında RUKYE diyebiliriz. b- Tedaviden daha önemli olan bir kural olarak ön tedbir üzere yaşadı. Yeme içme başta olmak üzere sıhhatine dikkat etti. Bir kere o dönemin insanı yemek çokluğu hastalığını bilmiyordu. Şimdiki hastalık çeşitleri de o zaman yoktu. c- Hasta olunca da o dönemde bilinen tedaviler ne ise onu uyguladı. Belli ilaç ve bitkiler tavsiye etti.
Geçmiş olsun size. Abdest almanız mümkün değilse ki, zordur, teyemmüm yapın. Yatağınızda yatmak zorunda iseniz, yattığınız şekilde başınızı hareket ettirerek yani ima ile namazınızı kılın. Sondanın takılı olmasının size zararı yoktur. Allah Teâlâ afiyetini iade etsin.
ibadet konusundaki diğer fetvalar
Hocamızın, "Mümin Psikolojisi" derslerini takip etmenizi tavsiye ederim. Sorunuzun cevabını iman ve psikoloji ekseninde etraflı bir şekilde alacaksınız. https://www.youtube.com/playlist?list=PL3P7x9qFB3oWWLRmzWNtnC4FNy8w8tq4T
Vesvese, şeytanın özellikle de ibadetlerini zorlaştırmak için en çok kullandığı yöntemlerden biridir. Eğer mezi veya meni geldiğinden kesin emin değilsen hiç kafana takma! Sadece şüphe üzerine iç çamaşırını değiştirmek, yıkanmak ya da namazdan kaçınmak vesveseye girer. Bacak arasındaki ter necis değildir. Bunu aklına getiren vesveseyi önemseme ve onunla savaş!
Abdestinizi alın ve bir daha almayın. Namazınızı kılın ve bir daha kılmayın. Sizin ibadetinizi Allah böyle kabul eder.
Güzel kardeşim, “İslam nedir?” sorusuna namazdır, hactır gibi cevaplar veririz. Evet doğru. Ancak İslam aynı zamanda, bin kere yıkılsan da, kendinden ve yapabileceklerinden emin olmasan da Allah’ın seni her defasında kaldıracağına, sana o heyecanı, ibadetlerini yapabilecek gücü verebileceğine inanmaktır. Rabbimizden umudumuzu kesemeyiz. Her defasında namazını kılabilen, dinin emirlerini hakkıyla yerine getiren, ahlakı Kur’an’ın tarif ettiği gibi olanlardan olabilmek düştüğümüzde aynı heyecanla yola devam ederek olabilecektir. Tüm ibadetlerini zahiren yapmayı başarabilenlerin de farklı imtihanları var elbette. Sizin imtihanınız da bu. Ama bir gün istediğinizden, hayal ettiğinizden çok daha güzelini verecektir Rabbimiz. Şu an bir sınavda olduğunuzu ve bu isteğinizde ne kadar samimi olduğunuza dair bir teste tabi tutulduğunuzu düşünün. Bu zamanda şeytanın en çok kullandığı silahlarından biri Allah’ın kapısından umutsuz olarak geri dönüleceğini, ne kadar istesen de asla ibadetlerini tam yapamayacağına dair başarısızlık, heyecansızlık vererek sonu olamayan bir döngüye girdiğini vehmettirmektir. Ki bu hastalık olarak bir mümine yeter de artar. Yılmayın ve dua edin kendinize. Ailenizin verdiği tepkilere ve sizi gördüğü konuma rağmen kendinizi yeterli hissetmeyip hep bir adım ilerisi için daha güzeli, olması gereken ne ise onu huzurla, gönül ferahlığı ile yapabilmek için her daim dua edin. Vazgeçmeyin, umutsuzluğa kapılmayın. Tam şeytanı yenecekken onu güldürmeyin. Kırk kere düşseniz de kırk birinciye kalkın. Şeytan sizi etrafınızdakilerin övgüleriyle yeterliymişsiniz gibi hissettirdiği zamanlarda sizden daha iyilere bakın. Çevrenizi değiştirin. Durumu sizden daha iyi olanları gördüğünüz ve duyduğunuz zaman sadece tesettürünüzün yeterli olmadığını ve daha çok dua ederek sımsıkı sarılmanız gerektiğini anlayacaksınızdır. Rabbim yar ve yardımcınız olsun. Allah’a emanet olun.
Yönelttiğiniz soru köşeli olduğundan namazın "mekruh bir şekilde kılınma" ihtimali olduğu gibi "bozulma" durumu da söz konusudur. Net bir cevap verebilmek içi rükûnun ne derecede yapılıp yapılmadığını; namazda sallanmanın basit/küçük bir sallanma mı yoksa abartılı bir sallanma mı olduğunun bilinmesi gerekir. Bunun için de görmeden cevap vermek zordur. Ama anlattığınız üzere en hafifi mekruhtur. İmamınızı mutlaka uygun bir dille uyarınız. Allah yardımcınız olsun.
Siz Müslüman bir çevre ile dininizi yaşamaya bakın. Namazı hiç bırakmadan kılın. Gerisi zamanla kendiliğinden gelecektir ama acele etmeyin.