Fetva Meclisi
Soru
Hocam sınıfımda çok sevdiğim birkaç arkadaşım kötü işlere bulaştı. Onlarla ilişkim nasıl olmalı, arkadaşlığımı devam ettirirsem ben de kötü yola sapar mıyım? Sizi bir hocam önerdi, sayenizde çoğu yanlışımı düzelttim, kafamdaki soru işaretleri yanıtlandı. Bu sorumu da cevaplandırır mısınız lütfen?
Cevap
Benzer fetvalar
Biz sadece kendimizi kötülük yapmaktan alıkoymakla iyi Müslüman olamayız. Kötülük yapanlara tepki göstermek ve onlarla aramıza mesafe koymak, bu uğurda arkadaşlıklara çizgi çekebilmek de Müslüman olmamızın gereklerindendir.
Arkadaşlığınızı devam ettirin. Tartışma konularına girmeyin. Arkadaşlık tartışmak için değildir ki. Olmazsa aranıza mesafe koyun ama tamamen kopmayın.
Hepimiz kuluz, hepimizin bir imtihanı muhakkak vardır. İyi bir sonla ahirete gitmek için gayret etmek zorundayız. Arkadaşınız için hem dua edin hem de daha fazla destek verin. Bulunduğu ortamı değiştirmesini tavsiye edin. Bulunduğu ortamda siz yokken etki altında kaldığı kişileri ve eylemleri değiştirmelidir.
İyi niyetli veya ahlaklı olması sonucu değiştirmez. Sınıfın kapısı kapalı ve “yalnız kalma” denebilecek bir ortamda bulunmayın. Allah yardımcınız olsun.
Seni yaratana karşı ne durumda olduğuna bak ve yürü. Gerisine aldırma sakın!
Bazı insanlar eksi peşinde olmayı bir iş bellemiş oluyorlar. Birilerinin hatalarını bulmak şeklinde bir ibadet yoktur. Hepimiz iyiyi bulup yaymakla yükümlüyüz. Hocalar da insan olarak hata edebilirler. Hatalarını taklit edecek değiliz şüphesiz. Körü körüne bir hocayı veya âlimi sevemeyiz ama elimizde bir elekle âlimleri eleyecek de değiliz. Arkadaşınızla tartışmayın. Bu konulara girdikçe ondan uzaklaşacağınızı hissettirin. Böylece kendinizi gereksiz bir sıkıntıdan kurtarmış olursunuz. Onu hiçbir şekilde de ikna edebilecek değilsiniz, boşuna emek vermeyin.
ahlak konusundaki diğer fetvalar
Bir şeyin içinde dininize aykırı bölümler olduğunu bildikten sonra onun neresini size ait kabul edebilirsiniz ki?
Samimi ve kalıcı bir tevbe edersen: Yeniden doğabilirsin. Eskisinden daha iyi bile olabilirsin. Her şey iyi bir tevbeye ve o tevbeye sadık kalmaya bağlıdır. Yeniden iyi değil eskisinden bile iyi olabilirsin. Bu kesindir, tartışılmazdır Allah'ın izni ile.
Anladım bacı, eşinizi anladım. Evet, sıkıntılı bir eş ama atılacak ve yok kabul edilecek biri değil anlaşılan. Bir kere de olsa seccadenin başına geçmesi bile büyük bir nimet. Siz eşinizi düzeltemezsiniz. Yapacağınız şey şudur: Onun bu yönlerini görmeyin, duymayın, ilgilenmeyin. Siz ondan sorumlu değilsiniz zaten. Aile içi huzurunuza bakın. Biraz daha yaşlanınca inşaallah daha iyi ve daha faydalı olur. Allah yardımcınız olsun.
İmanını hayatın gibi bil. Onu tartışma, sulandırma. İmanının gereği olan amelleri başta namaz olarak ihmal etme. Mü'min bir insan olarak Allah’ın seni şeytanın önünde çok yönlü olarak test edeceğini bil ve hazırlıklı ol. Başta şehvetin olmak üzere bu imtihan hiç bitmeyecek. Son nefese kadar direnmeye hazır olacaksın. Büyük insanları örnek al, büyük işler planla. Küçük sonuçlara ulaşsan bile sen büyük düş kurmaya devam et. Becerebildiklerinle ölçme kendini. Zira melekler seni hayallerinle tartacaklar. Sorumluluk almaya hazır ol. Kenarda duran biri olma. Görev bekleyen, verilen görevi yerine getiren biri ol. Ailen hiçbir zaman ihmal ettiğin nokta olmasın. Başta anne baban olmak üzere kan bağın bulunanları kendin bileceksin. İyi bir insan olmadıkça iyi bir mü'min olamayacağını hiç unutma.
Bunu nasıl ve ne kadar yapacağı ayrı bir mesele ama mü'min kadın bilmelidir ki, ahlâk ve hayâ bir kere sökülmeye başlar. Onu başlatmamalıdır.
Bir insanın Müslüman olmaması onunla sosyal ilişki içinde olmamıza mani değildir. Yeme içme dâhil her türlü sosyal ilişkimiz olabilir onlarla. Şu kadar ki bazı hassas noktalara dikkat ederiz: Müslüman olmayan biri ile ilişkimiz bizi Müslümanlığımızdan kompleksli duruma düşürmemelidir. Böyle bir ihtimal durumunda ilişkiyi keseriz. Asla imana, ibadete ve ahlaka dair konularda tartışmayız, seviyesiz ortamda tebliğ bile yapmayız. Onlardan tartışma içerikli sorular gelmesi durumunda ise soruların çapı ve yoğunluğu kadar bir mesafeyi anında koyarız. Onlarla ilişkilerimizi haramlara bulaşma nedeni yapamayız. Bu şu demektir: Onlarla yiyip içerken bize ait helal haram hassasiyetimiz zedelenmemelidir. Hatta konuşmamızda bile bu ölçümüz canlı kalmalıdır. İlişkilerimiz üzerimizdeki farz ibadetleri aksatma nedeni olmamalıdır. Onlarla ilişkimiz evlilik gibi mahrem ve hassas konularımız etrafında hatta yakınında bile olmamalıdır. Müslüman olmayanlarla ilişkilerimizde onların ekonomik ağırlığı altında olmamalıyız. O kadar ki onların ikramlarını bile benzerini yapabildiğimiz kadarı ile kabul etmeliyiz. Müslüman olmayanlara dinimizi ulaştırmamız bizim görevimizdir. Bir kelime bile olsa önümüzdeki fırsat, onu değerlendiririz ama dini anlatmanın en güzel yolunun onu iyi yaşamak olduğunu unutmayız. Dini anlatacağız diye dini olmayanın seviyesine düşerek konuşma yapmak bir yanlıştır. Bunu biliriz. Böyleleri için sürekli hidayet duası yaparız. Duamız da onun gıyabında olur.