Fetva Meclisi
Soru
Hocam bir bayanın sosyal medya veya diğer platformlarda doğal doğum hikâyesi adı altında doğum sürecini anlatması caiz midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Tıpla beraber gelen imkânlar Allah’ın nimetleridir. Allah, verdiği nimeti kulunda görmek ister. Bunca nimet ve fırsatı teperek evde doğum yapmanın iyi bir tercih olmayacağı kanaatindeyim. Çocuğun cinsiyetini öğrenmekte ise bir sakınca yoktur.
Selamünaleyküm. Hamileliğin gizlenmesinin de, ilan edilmesinin de bir anlamı yoktur. Yakın akrabanın, ev halkının bilmesi yeterli olabilir.
Bunu tıp uzmanlarıyla görüşmeniz gerekir; onların uygun görmesi halinde dinen bir sakıncası olmaz.
Böyle bir duyuru yapmasında sakınca yoktur. Çevresi bunu kaldırabiliyorsa söyleyebilir. Saygınlığını ezecek bir sonuçtan korkuyorsa söylememesini tavsiye ederiz.
Tesettürlü olmak, Allah korkusu ve cennet umudu ile yaşamaktır. Bu da baştan sona kadar bütün zamanlarda aktif olması gereken bir hissiyattır. Bilerek öyle bir teşhir yapmayınız.
Selamünaleyküm. Kadının hamileyken veya değilken Kur'an ahlakı ile ahlaklanması, gıybet etmemesi, çok zikretmesi, Allah'ın kulu olduğunu bilerek yaşaması etki eden unsur olarak yeter. Gerisi koca karı temennisidir.
ahlak konusundaki diğer fetvalar
İmanını hayatın gibi bil. Onu tartışma, sulandırma. İmanının gereği olan amelleri başta namaz olarak ihmal etme. Mü'min bir insan olarak Allah’ın seni şeytanın önünde çok yönlü olarak test edeceğini bil ve hazırlıklı ol. Başta şehvetin olmak üzere bu imtihan hiç bitmeyecek. Son nefese kadar direnmeye hazır olacaksın. Büyük insanları örnek al, büyük işler planla. Küçük sonuçlara ulaşsan bile sen büyük düş kurmaya devam et. Becerebildiklerinle ölçme kendini. Zira melekler seni hayallerinle tartacaklar. Sorumluluk almaya hazır ol. Kenarda duran biri olma. Görev bekleyen, verilen görevi yerine getiren biri ol. Ailen hiçbir zaman ihmal ettiğin nokta olmasın. Başta anne baban olmak üzere kan bağın bulunanları kendin bileceksin. İyi bir insan olmadıkça iyi bir mü'min olamayacağını hiç unutma.
Samimi ve kalıcı bir tevbe edersen: Yeniden doğabilirsin. Eskisinden daha iyi bile olabilirsin. Her şey iyi bir tevbeye ve o tevbeye sadık kalmaya bağlıdır. Yeniden iyi değil eskisinden bile iyi olabilirsin. Bu kesindir, tartışılmazdır Allah'ın izni ile.
İnsan çevresinden etkilenir. Özellikle de genç insan çok daha fazla etkilenir. Kötü olduğunu bildiğin biri ile bağlantılı olman bile bile kendini tehlikeye sokman olur. Ve özellikle de tehlike seni kuşattıktan sonra içine düştüğün hatayı anlarsın. Nasıl hasta birinin yanına bile bile girmiyorsan ahlakı ve dini iyi olmayan birine de öyle yaklaşmayacaksın. Allah Teâlâ sana akıl vermiş, o aklı kullan.
Bir şeyin içinde dininize aykırı bölümler olduğunu bildikten sonra onun neresini size ait kabul edebilirsiniz ki?
Anladım bacı, eşinizi anladım. Evet, sıkıntılı bir eş ama atılacak ve yok kabul edilecek biri değil anlaşılan. Bir kere de olsa seccadenin başına geçmesi bile büyük bir nimet. Siz eşinizi düzeltemezsiniz. Yapacağınız şey şudur: Onun bu yönlerini görmeyin, duymayın, ilgilenmeyin. Siz ondan sorumlu değilsiniz zaten. Aile içi huzurunuza bakın. Biraz daha yaşlanınca inşaallah daha iyi ve daha faydalı olur. Allah yardımcınız olsun.
Bir insanın Müslüman olmaması onunla sosyal ilişki içinde olmamıza mani değildir. Yeme içme dâhil her türlü sosyal ilişkimiz olabilir onlarla. Şu kadar ki bazı hassas noktalara dikkat ederiz: Müslüman olmayan biri ile ilişkimiz bizi Müslümanlığımızdan kompleksli duruma düşürmemelidir. Böyle bir ihtimal durumunda ilişkiyi keseriz. Asla imana, ibadete ve ahlaka dair konularda tartışmayız, seviyesiz ortamda tebliğ bile yapmayız. Onlardan tartışma içerikli sorular gelmesi durumunda ise soruların çapı ve yoğunluğu kadar bir mesafeyi anında koyarız. Onlarla ilişkilerimizi haramlara bulaşma nedeni yapamayız. Bu şu demektir: Onlarla yiyip içerken bize ait helal haram hassasiyetimiz zedelenmemelidir. Hatta konuşmamızda bile bu ölçümüz canlı kalmalıdır. İlişkilerimiz üzerimizdeki farz ibadetleri aksatma nedeni olmamalıdır. Onlarla ilişkimiz evlilik gibi mahrem ve hassas konularımız etrafında hatta yakınında bile olmamalıdır. Müslüman olmayanlarla ilişkilerimizde onların ekonomik ağırlığı altında olmamalıyız. O kadar ki onların ikramlarını bile benzerini yapabildiğimiz kadarı ile kabul etmeliyiz. Müslüman olmayanlara dinimizi ulaştırmamız bizim görevimizdir. Bir kelime bile olsa önümüzdeki fırsat, onu değerlendiririz ama dini anlatmanın en güzel yolunun onu iyi yaşamak olduğunu unutmayız. Dini anlatacağız diye dini olmayanın seviyesine düşerek konuşma yapmak bir yanlıştır. Bunu biliriz. Böyleleri için sürekli hidayet duası yaparız. Duamız da onun gıyabında olur.