Fetva Meclisi
Soru
20 yaşıma kadar kendimi haramdan muhafaza ettim ve kısa süre önce de aileme evlenmek istediğimi aksi takdirde harama buluşacağımı belirttim. Her aile gibi okulu, yaşımı, yemek ve temizlik bilmeyişimi öne sürdüler. Beni bir yalnızlığın içinde bıraktılar ve ben de bir erkekle el ele tutuştum. Sonrasında müstehcen şeyler izledim. Bunda çok ileri seviyeye gittim iffetimi hayâ duygumu yitirdim. Ben tekrar Meryem olmayı hayal edebilir miyim? Kimseler sevmese bile beni Rabbim sever mi? Evlenmeyi kendimi muhafaza etmek ve dinime hizmet edecek evlatlar yetiştirmek için istiyordum, ben artık dindar bir eş, iyi bir anne nasıl olabilirim? Açıkçası ben buna karşı inancımı yitirdim. Meleklerin laneti benim üzerimde hissediyorum. Hayâ duygusunu tekrar en güzel haliyle kazanmak mümkün mü?
Cevap
Benzer fetvalar
Yaşınız evlilik ihtimali olmayan bir yaş değildir. Hiçbir yaş evlenemez hükmü verdiremez insana. Evlilik, kaderdir. Allah'ın kaderidir. Evliliği istemek, günlerce, aylarca, yıllarca bu isteği Rabbine dile getirmek bir ibadettir. Dua ediyor olmak arz talep meselesi olmaktan çok uzak bir kulluk pozisyonudur. Bu pozisyonla iftihar ediniz. Evliliği düşünüyor, istiyor, ihtiyaç duyuyor olmanız tabidir, doğaldır. Bu doğallığı aman şeytanın vesveseleri ile bozmayınız. Sabredin, sabretmeye devam edin. Bu duyguların sizi harama sürüklemesine izin vermeyin. Unutmayın Allah'ın kaderinden umut kesmek de günahlardan bir günahtır. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Devlet sana cezaevi veriyor da bir genç kız mı sana verilmeyecek? Haramla yüzleşme riski taşıdığın dakika evlenmeye karar ver ve evlen. Genç olduğun için hataya düşme ihtimalin muhakkak olur. İstişare et, tefekkür et, sabret, acele etme; iyi bir evlilik yap. Allah mübarek etsin.
Kendini savcı yerine koyma. Sadece kendi kulluğunu düşün. Eşine de görüşünü belirt ve ileri gitme. Biraz abartıyorsun.
Kıymetli kardeşim, kendisiyle övünülen şeyin, insanın çabasına ve gayretine bağlı olan şeyler içinden olması daha mantıklı bir iştir. Tamamen Allah'ın nasip etmesiyle gelen bir şey ile övünmek kadar akıl dışı kaç iş vardır şu yeryüzünde. Sen bu konuda üzerine düşeni yerine getirdikten sonra işini Allah'a havale edip kendini geliştirmeye bak. Aslında üstünlük olmayan şeyleri sen de bir üstünlük görme. Bu yanlış görmeler bir aldanmadan ibarettir. Yarın bir gün dünya üzerinde tek kaşlılık trend olursa insanlar kaşlarının ortasına kaş ektirmek ister. Hâlbuki daha düne kadar bunu hoş görmediklerini de hatırlamazlar. Çünkü onlar halkın illüzyonuna kapılmışlardır. Siz de kapıldığınız bu illüzyondan kurtulun. Elbette ki hayalini kurduğunuz şeylere erişmek istersiniz, bunun hayalini kurarsınız. Bunlar çok normal. Fakat buna kendimizi kaptırmak bu illüzyona kurban gitmektir. Onların iyiliğini istemeye gayret edin. Bu iyi dileklerinizi onlara da iletin. Bu hislerinizin en güzel çözümü budur. Korkmayın, endişelenmeyin. Onların eriştiği nimetler, size yazılanlardan bir gram bile eksiltmez. Aksine Allah'ın taksimatına gösterdiğiniz rıza ile siz kalbinizde nimetlerin en büyüğü olan huzuru bulabilirsiniz. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Aleykümselam. Size yok diyen bir erkeği gönlünüzde gezdirmeniz uygun değildir. Daha seviyeli olmalısınız. Onu unutun ve sizi isteyen biri ile şartlarınız uygun düşerse evlenin.
Aleykümselam. Mü’min olmayan veya alenen haramlar işleyen ya da size açık zulümler yapan bir eşiniz varsa ayrılmanın yollarına girebilirsiniz. Bunun dışındaki bir durum için ise sabretmelisiniz. Aceleci kararlar ileride sizi üzer. Sabırlı olmaya çalışın, her şeye rağmen eşinizle aranızdaki mesafe derinleşmesin. Tatlı diliniz, güzel davranışlarınız, alttan almanız size Darulerkam'ı getirecektir inşaallah.
ahlak konusundaki diğer fetvalar
İnsan çevresinden etkilenir. Özellikle de genç insan çok daha fazla etkilenir. Kötü olduğunu bildiğin biri ile bağlantılı olman bile bile kendini tehlikeye sokman olur. Ve özellikle de tehlike seni kuşattıktan sonra içine düştüğün hatayı anlarsın. Nasıl hasta birinin yanına bile bile girmiyorsan ahlakı ve dini iyi olmayan birine de öyle yaklaşmayacaksın. Allah Teâlâ sana akıl vermiş, o aklı kullan.
Bir şeyin içinde dininize aykırı bölümler olduğunu bildikten sonra onun neresini size ait kabul edebilirsiniz ki?
İmanını hayatın gibi bil. Onu tartışma, sulandırma. İmanının gereği olan amelleri başta namaz olarak ihmal etme. Mü'min bir insan olarak Allah’ın seni şeytanın önünde çok yönlü olarak test edeceğini bil ve hazırlıklı ol. Başta şehvetin olmak üzere bu imtihan hiç bitmeyecek. Son nefese kadar direnmeye hazır olacaksın. Büyük insanları örnek al, büyük işler planla. Küçük sonuçlara ulaşsan bile sen büyük düş kurmaya devam et. Becerebildiklerinle ölçme kendini. Zira melekler seni hayallerinle tartacaklar. Sorumluluk almaya hazır ol. Kenarda duran biri olma. Görev bekleyen, verilen görevi yerine getiren biri ol. Ailen hiçbir zaman ihmal ettiğin nokta olmasın. Başta anne baban olmak üzere kan bağın bulunanları kendin bileceksin. İyi bir insan olmadıkça iyi bir mü'min olamayacağını hiç unutma.
Anladım bacı, eşinizi anladım. Evet, sıkıntılı bir eş ama atılacak ve yok kabul edilecek biri değil anlaşılan. Bir kere de olsa seccadenin başına geçmesi bile büyük bir nimet. Siz eşinizi düzeltemezsiniz. Yapacağınız şey şudur: Onun bu yönlerini görmeyin, duymayın, ilgilenmeyin. Siz ondan sorumlu değilsiniz zaten. Aile içi huzurunuza bakın. Biraz daha yaşlanınca inşaallah daha iyi ve daha faydalı olur. Allah yardımcınız olsun.
Bunu nasıl ve ne kadar yapacağı ayrı bir mesele ama mü'min kadın bilmelidir ki, ahlâk ve hayâ bir kere sökülmeye başlar. Onu başlatmamalıdır.
Bir insanın Müslüman olmaması onunla sosyal ilişki içinde olmamıza mani değildir. Yeme içme dâhil her türlü sosyal ilişkimiz olabilir onlarla. Şu kadar ki bazı hassas noktalara dikkat ederiz: Müslüman olmayan biri ile ilişkimiz bizi Müslümanlığımızdan kompleksli duruma düşürmemelidir. Böyle bir ihtimal durumunda ilişkiyi keseriz. Asla imana, ibadete ve ahlaka dair konularda tartışmayız, seviyesiz ortamda tebliğ bile yapmayız. Onlardan tartışma içerikli sorular gelmesi durumunda ise soruların çapı ve yoğunluğu kadar bir mesafeyi anında koyarız. Onlarla ilişkilerimizi haramlara bulaşma nedeni yapamayız. Bu şu demektir: Onlarla yiyip içerken bize ait helal haram hassasiyetimiz zedelenmemelidir. Hatta konuşmamızda bile bu ölçümüz canlı kalmalıdır. İlişkilerimiz üzerimizdeki farz ibadetleri aksatma nedeni olmamalıdır. Onlarla ilişkimiz evlilik gibi mahrem ve hassas konularımız etrafında hatta yakınında bile olmamalıdır. Müslüman olmayanlarla ilişkilerimizde onların ekonomik ağırlığı altında olmamalıyız. O kadar ki onların ikramlarını bile benzerini yapabildiğimiz kadarı ile kabul etmeliyiz. Müslüman olmayanlara dinimizi ulaştırmamız bizim görevimizdir. Bir kelime bile olsa önümüzdeki fırsat, onu değerlendiririz ama dini anlatmanın en güzel yolunun onu iyi yaşamak olduğunu unutmayız. Dini anlatacağız diye dini olmayanın seviyesine düşerek konuşma yapmak bir yanlıştır. Bunu biliriz. Böyleleri için sürekli hidayet duası yaparız. Duamız da onun gıyabında olur.