Fetva Meclisi
Soru
Hocam son zamanlarda kıskanç birine dönüştüğümü fark ettim. Eskiden kimsenin malında mülkünde gözüm yoktu. Ancak, hayatım hayal ettiğim şekilde ilerlemeyince bu duygularım değişti. Mesela evlenip aile baskısından kurtulacağımı düşünüyordum. Şimdi yirmi beş yaşımı doldurmak üzereyim ve kuzenlerim, okumamış olmalarına rağmen aileleri yönünden şanslıydılar. Tabii her şeyi en iyi bilen Allah'tır ama ben dışarıdan böyle görüyorum. Babalarına sarılabilen, şehirde büyüyen insanlardı. Üstelik küçükken bizi küçümser gibi tavırları vardı. O zamanlar bu durumu hazmedemezdim ama içimden "sabret, ilerde senin de evlilik hayatın güzel olacak" diye kendimi teselli ederdim. Fakat onlar genç yaşta evlenip yuva kurdular, benim arzuladığım şeyleri yaşadılar, ben ise aile evinde psikolojimi düzeltmekle meşgulüm. Onları görmek istemiyorum çünkü her gördüğümde içimde bir hırs oluşuyor. Bir de sanki rahat ve mutlu olduklarını belli eden manidar gülüşmeleri var. Bu durum beni çok üzüyor ve itiraf etmem gerekirse onları kıskanıyorum. Bunu söylediğim için Allah beni affetsin ama içimde tutmaktansa itiraf etmemin daha doğru olduğunu düşündüm. Bu kıskançlık duygusundan nasıl kurtulabilirim? Belki hem kendime hem de onlara haksızlık ediyorum ama şu anda böyleyim. Bu huya yeni kapıldım, önceden iyi bir geleceğim olacağına dair inancım vardı. Belki de hakkımdaki hayır hâlâ beni bekliyordur. Bu duygularımı dile getirerek sevabımı kaybediyor olabilirim, bilmiyorum. Ama bu kötü huydan nasıl kurtulacağımı öğrenmek istiyorum.
Cevap
Benzer fetvalar
Allah sana sabır versin kızım. Sen kendi aileni ve huzurunu öncelikli düşün. Eşine sarıl, çocuklarına sarıl. Annenin unutmaya çalış. Onun hakkını helal etmemesinden çekinme. Senin bir kusurun olmadığı sürece ne dediği önemli değildir. Bile bile derdini derinleştirme sen. Dua ederim senin için.
Değerli bacım, Ne yazık ki yaşadığımız topraklarda minarelerden ezanlar okunmasına rağmen hâlâ cahiliye etkisi mevcuttur. Herkes iyi mümin olduğunu söyler ama kadere imana gelince kimin neye nasıl inandığını anlamak zorlaşır. Seni çok iyi anlıyorum, senin gibi pek çok hanım kız biliyorum. Senin ve onlar için dua etmekten başka bir şey de dilimden gelmiyor. Bir mümin hanım kız olarak sana şunları söyleyebilirim. Umarım yaralı kalbine bir teselli olur. - Evlenmek elbette hayatın en gerekli ihtiyaçlarından biridir ama hiçbir zaman hayatın kendisi değildir. Evlenmeyen de iyi bir insan olarak yaşar. Evlenmek istemelisiniz ama evlenmeyi yaşamanın olmazsa olmazı olarak göremezsiniz. Kadere teslim olursunuz, vakti gelir, uygun bir talip olursa evlenirsiniz. İdeal ortalama budur. Siz böyle düşünün. - Babanızın onu çevreleyenleri aşamadığını zannederim. Hiçbir baba kızını üzmeye tahammül edemez diye biliyorum. Etki altında kalıyordur baban. Hayatı yanlış değerlendiriyordur. Sen onu muhatabın gibi görmemeye çalış. Yaşlı bir ihtiyar ve sana destek olamıyor gibi görmeye çalış. - Ağabeyin ve diğerlerine karşı bir kulağını ve bir gözünü yok say. Sen onları önemsedikçe şeytan seni daha rahat kışkırtır. İşine bak, işlerine baksınlar. Hakaret etme ama itibar da etme. Sana en hassas konuda nezaket göstermeyene yapabileceğin bir şey yoktur. Evlenenlerin bir gün senden daha üzgün olacakları bir afetle karşılaşabileceklerini unutmaları çok kötü bir durumdur onlar için ama bilmek istemiyorlardır. - Yoğun bir hayat yaşamaya bak. Oku, yaz, sılayırahim yap ama boş kalma. İbadetlerini dolu dolu yap. Zikir yap, tesbih çek. Özellikle çok Kur’an oku. Hele Kur’an okumanın seni açacağını göreceksin. Vakti gelince de evlilik senin ayağına gelecek, bunu kesinlikle böyle bil. Allah’a emanet ederim seni bacım.
Kızım, sen suçlu değilsin! Annenin geçmişi, kırgınlıkları, travmaları olabilir. Kimsenin hayatı güllük gülistanlık değil. Ama o geçmişin sorumlusu sen değilsin! Senin dünyaya gelişin bir kaderdi. Ve Allah seni başlı başına bir kul olarak yarattı. Annenin duygusal boşluklarını doldurmak, geçmişindeki hataların bedelini ödemek senin görevin değil. “Annemin yaşadığı şeyleri ben yaşayayım diye uğraşıyor” diyorsun… Evet, bazen bazı anne-babalar, istemeden de olsa çocuklarını kendi acılarının tekrarı haline getirir. Bu zalimce bir döngüdür. Allah bu döngüyü kırman için seni uyandırmış olabilir. Anneni sevmek zorunda değilsin ama saygı çizgisini aşmamalısın. Bu cümle sana çok uç gibi gelebilir ama Nureddin Yıldız Hoca bu konuyu birçok kere dile getirdi: “Anne-babayı sevmek zorunda değiliz. Anne-babanın hakkı, sevgiden değil, itaate dair değildir. Onlara zulmetmeden, küfür etmeden, isyan etmeden yaşamaktır esas olan.” Yani sen “ben anneme artık içimden anne demek bile gelmiyor” derken günaha girmiyorsun. Ama annen hakaret etmek, ah almaya yol açacak bir laf etmek, öfke kusmak, senin kul hakkına girmen olur. O da seni başka bir dert zincirine hapseder. Bu yüzden iletişimi en aza indir ama saygıyı sıfırlama. Bir selamla, bir evet-hayırla, bir "olur" cevabıyla geçiştir. Kalpten değilse de dıştan çizgiyi koru. Zehirli anne-baba ilişkileri gerçek bir imtihandır. Senin annen "çocuklarını duygusal esir gibi kullanan", onların hayallerini bastıran, geçmişini silah gibi kullanan bir anne figürü gibi görünüyor. Bu gibi anneler için psikolojide "narsistik anne", "kurbanlaştırıcı ebeveyn" gibi terimler kullanılır. Ama biz buradan bakınca şunu deriz: Allah sana bu kadını imtihan olarak verdi. Ona rağmen iyiliği, doğru yolu, sabrı ve çizgiyi bulabilir misin? İşte bu da senin cihadın. Kimi ömrünü cephede verir, kimi anasının gözyaşlarını sile sile ömrünü tüketir. Seninki ikincisi. Ama unutma, Allah şahit… Hem de her gözyaşına, her içine attığın isyana, her “yine sustum ya Rabbi” deyişine… Kardeşim, Allah sana akıl, irade ve plan yapma yeteneği verdi, strateji üret. Şu anki işine odaklan. Ve unutma, evlilik bir kaçış değil, bir tercihtir. Ablaların bu acılardan kaçmak için evlendiyse ve pişman oldularsa sen evliliği bir sığınak değil, bir dava arkadaşlığı olarak düşün. Yani yalnız yaşaman gerekse bile doğru kişi gelmeden adım atma. Bir psikologla veya danışmanla görüş. Senin gibi hassas, düşünen, içi dolu biri için bu yaşananlar travmatik izler bırakabilir. Bir İslami değerleri olan, seni yargılamayacak bir danışmanla 3-4 görüşme yapman, hayatının yönünü değiştirebilir. Unutma psikolog şeyh değildir. Sadece yol haritası çıkarır. Allah seninle, seni görüyor ve imtihanının farkında. Hiçbir gözyaşı yerde kalmaz. Hiçbir "anne bile olsa zulmeden" mazur görülmez. Hiçbir iyi evlat da annesiyle yaşadığı sıkıntılar sebebiyle cezalandırılmaz. Allah sana ferahlık, dirayet ve sabır versin. Senin gibi düşünen biri, karanlıkta bile kıbleyi bulan biridir.
Selamünaleyküm. Geçmişe dair bütün harcadığınız vakit israftır. Tövbe ve istiğfarla kapattığınız dosyalarla ilgilenmeyin. Tevazu ve takva bahanesi ile şeytan, sizi günah çöplüğünde meşgul ediyor. Çıktığınız yola devam edin. Önünüze bakın, devam edin. Çalışın, devam edin. Anlatın, izah edin, devam edin. Durmayın sakın. Durduğunuz anda şeytan sizi yakalayacak. Kendinize iyi bir arkadaş grubu oluşturun. Allah yardımcınız olsun. Yolunuz ve ufkunuz açık olsun.
Selamünaleyküm. Eğer evlenmek sizin için farz düzeyine gelmişse yani artık evlenmeseniz zinaya düşecek durumda iseniz ailenizin ısrarını önemsemeyebilirsiniz. Aksi takdirde anne babanızı dikkate alın, onları tekrar bulmanız mümkün değil; eş adayları ise milyonlarcadır. Sabredin, iyi sonuçlara erin.
Selamünaleyküm. İş takıntısının bir anlamı yoktur; hangi işin ebedi garantisi vardır? Aile oturmuşluğu hususunda haklı olabilirler. Sizin eş adayınız iyi ama ailesi seviyesiz olabilir. Maddi değerler dışında kalan ölçüleri düşük aileden biri ile evlenmeniz doğru olmaz elbette. Bunların haricinde, sizin evlenmeniz zaruri durum almaya başlamış ise bunu ailenize iletin. Size o gençten daha ideal birini göstermelerini söyleyin. Gösteremezlerse evlenin. Onların iznini beklemeyin.
aile konusundaki diğer fetvalar
Elbette ki bu çektikleriniz sizin için bir imtihan. Sabredin ve sabrı tavsiye edin; merhamet edin ve merhameti tavsiye edin. Anne babanıza doğrudan müdahale etmeyin. Siz onların hayırlı çocuğu olmaya bakın. Yalan konusunda da bahsettiğiniz şartlar yalan söylemeyi caiz yapmaz. Belki olayları daha yumuşak bir şekilde anlatmaya çalışabilirsiniz fakat yalan söyleme hususu caiz olmaz. Tatlı dili, orta yolu yakalamaya çalışın. Ne günaha girin ne huzurun kaçmasına kapı aralayın. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Anneniz özellikle sizin yardımınıza muhtaç olmadığı sürece bu şekilde düşünmeyin. Anneniz bakıma muhtaç bir hale geldiğinde hepiniz ona yardımcı olmaya çalışmalısınız. Sizin anneniz, ablanızın annesi ve babanızın da hanımı... Ablanızla da bu konuşup gerektiğinde annenizle sırayla ilgilenmeniz daha doğrudur. Müstakbel kocalarınıza da bu hususta bilgi vererek gönüllerini almalısınız. Allah sizlere hayırlı bir eş nasip etsin.
Kıymetli kardeşim evvela babana karşı asla saygı çizgisinin dışına çıkma. Onu ıslah etmeye yönelik çabaları olabildiğince diğerlerine bırak. Sen, onunla arandaki sevgi ve şefkat bağını hep sıkı sıkı tut. Bu yapacağın işlerde ve atacağın adımlarda işini kolaylaştırır. Kardeşinle de elinden geldiğince ilgilen, konuş, ona durumu pozitif şekilde görebilmesi için yardımcı olmaya gayret et. Onunla etkinlikler yapmaya çalış. Kendini iyi hissedebileceği etkinlikler. Bununla ona olan yakınlığını arttır. Bu yakınlığın da onda söyleyeceğin sözlerin tesirini arttırır inşallah. Onlara merhameti ve sabrı tavsiye et. Bu süreçte en çok da kendine dikkat et. Sen kaybolma, sen dağılma, sen düşme. Çünkü sen düşersen kimseye yardım etmeye imkânın kalmaz. Saliha arkadaşlar bulmaya önem ver. Onlarla dertleşmeye, bir araya gelmeye önem ver. Bu da size bir nefes olur inşallah. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Kızım, hayatını başkalarıyla kıyas etme hatanı bırak. Senin imtihanın başka onların imtihanı başkadır. Ayrıca yaşamı başarıyla eş değer görürsen bir zaman sonra çıldırırsın. Ömrümüz inişiyle çıkışıyla ve düzlüğüyle bir bütündür. Karşılaştığın mutlu manzaraları seni üzen ve yıpratanlarla birlikte sevmelisin. Allah el-Hakîm'dir. Ne yaparsa, neyi yaparsa, niçin yaparsa ve ne zaman yaparsa bir hikmeti vardır. Sabırlı ol. Allah bu yaşadıklarında sana saklı olan nice hikmetler ve hayırlar yaratmıştır. Akıllı davran, şeytanın planının bir parçası olma. Allah'a güven, kaliteli bir Müslüman olma derdin en büyük idealin olsun.
Annenizi değiştirmeye çalışmayın. Siz de yorulursunuz o da yorulur. Onu böyle kabullenin. Ona saygınızda ve hürmetinizde kusur etmemekle beraber kendi yolculuğunuza odaklanın. Annenizin çocuklarının evlilik hayatına dâhil olmasına, yön vermesine hakkı yok. Tavsiye verebilir elbette fakat evlilik gerçekleştikten sonra evdeki idareci genel olarak evin erkeğidir. Dolayısıyla kızları da bunu hissettirmeli. Bütün hürmetini saygısını göstermekle beraber evlilik hayatına, özel hayata müdahalelerinin kabul görmeyişini ciddiyetle görüp anlamalı. Allah'a emanet olun.
Onlara güzel örnek ol. Yeri geldiğinde onların yüreklerine dinî anahtar cümleler bırak.