Fetva Meclisi
Soru
Hocam benim annemin psikolojik bir rahatsızlığı var, tıp dilinde buna psikoz deniyor. Olmayan şeylere inanıp, ona zarar verdiğine inandığı kişilere yardım ettiğimizi düşünerek babam ve bana düşman gibi davranabiliyor veya evi terk edebiliyor. Zoraki tedavi yaptırsak da (polis yardımıyla) ilaçlarını kullanmadığı için hastalığı tekrar ediyor. Bu süreçler bizim açımızdan çok yorucu oluyor. İstemesem de içimde büyük bir karamsarlık oluyor. Biz iki kız kardeşiz ve kardeşim il dışında evlilik yolunda ilerliyor. Annemin hastalığı sebebiyle en azından zor anlarda ailemin yanında olabilmek için bir evliliğe sıcak bakamıyorum. Ama bu düşüncem doğru mu yanlış mı emin olamıyorum. Bu konularda tavsiyelerinizi bekliyorum.
Cevap
Benzer fetvalar
Anlattığınıza göre anneniz sağlıklı düşünemeyen ve karar veremeyen bir kadındır. Onun agresif çıkışlarını görmezden gelin; sözlerine itibar etmeyin. Annenize elindeki nimetleri hatırlatarak şükreden ve çektiği sıkıntılardan dolayı da sabreden bir kul olması gerektiğini zaman zaman hatırlatın. Annenizle ilgilenmeniz kocanıza zaman ayırmanıza veya gerçek yuvanızla ilgilenmenize engel olmasın. Sizin şu an birinci derecede sorumluluğunuz kocanız ve çocuklarınızdır. Bunları ihmal etmeden kocanızın da gönlünü alarak annenize hizmet edebilirsiniz. Ama lütfen annenizin dertlerini kocanıza taşıyarak onun evinin havasını bozmayın. Kocanızı mutlu edin. Allah yardımcınız olsun.
Kıymetli kardeşim sen iki ateşin ortasında kalmışsın. Ama önce şunu bil: Senin sağlığın, senin iyiliğin hepsinden önemli. Sen ayakta kalamazsan, kimseye de faydan olmaz. Bu yüzden önce kendini toparlaman lazım. Öncelikle bu yükü taşımanın seni hasta ettiğini fark et. Çünkü bu bir “görev” değil, hakkın olmayan bir yük. Annene de, eşine de, açıkça ve saygıyla bu seni hasta eden ortamı konuşman gerekiyor. Yanı sıra onların birbirleriyle olan diyaloglarını azaltacak adımlar at. Onların birbirleriyle ne kadar az görüşebileceği makul ve meşru yöntem varsa ortaya konulmalı ve ikisi birbirinden uzak tutulmalı. Senin onlardan birine gidince de birinin diğeri hakkındaki konuşmasından kaçınman lazım. "Bu konuşmanın kimseye bir faydası yok ama bana çok zararı var. Sağlığım bozuluyor. Bana zarar vermek mi istiyorsun açık açık söyle!" diyerek kişilere yaptıklarının tek sonucunun ne olduğunu iyice göster. Bu süreçte yalnız kalma. Dertleşeceğin dostlar bul. Bir psikologdan veya aile danışmanından yardım al. Allah yardımcın olsun. Allah'a emanet ol.
Anne babanızın sürekli sizinle kalmasına itirazının bir tutarı belki bulunabilir ama bir tedavi sürecini kabul etmemesi, sizinle ilişkilerinin de sıkıntılı olmasından kaynaklanabilir. Elbette anne babanı ihmal etmeyeceksin. Eşinin anne ve babası ile bu durumu istişare et. Onlar da anne baba oldukları için yardım etmeyi isteyeceklerdir. Eşinle tekrar görüş, bu durumun sadece tedavi için olduğuna ikna et onu. Yine olmazsa bir aile danışmanına gitmelisiniz. Bu sorun ciddi iz bırakabilir aranızda.
Bir sıkıntıya sıkıntı ile karşılık vermek yanlış olur. Zaman geçtikçe daha rahat olacaksınız. Babanızı hatası ile baş başa bırakın. Siz kendi hayatınızı sürdürmeye çalışın. Babanız için de dua edin, erkenden ıslah olsun. Genel uygulamanız böyle olsun.
Allah size sabır versin. Annenizin hastalık sebebi ile yaptığı bir şeyi boşamanın dışında bir ceza ile cezalandırmak isabetli olmayabilir. Neticede hasta bir insandan söz ediyoruz. Babanızın da kendisinin ve sizin onurunuzu düşünmesi hakkıdır. Bu durumun ortasının bulunması için bir psikoloğu araya sokmanız yani ona danışmanız sizi rahatlatır zannederim.
Anne ve babanıza siz olabildiğince iyi davranın. Onların gönüllerini yatıştırın. Onlara daima moral ve umut verin. Onları kıracak üzecek bir şeyi asla yapmayın. Ablanızla münakaşaya girmekten sakının. Siz doğru bir hayat çizgisini koyup ona odaklanın. Ona şu halde yapabileceğiniz en iyi yardım, sessiz ama güçlü bir örnek olmaktır. Yapabilirseniz onu salih insanlarla tanıştırıp arkadaşlık kurmalarını ve kendisine örnek alabileceği kişileri örnek alıp kendine dair düzelmelere teşvik olmasını sağlamaya çalışın. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
aile konusundaki diğer fetvalar
Elbette ki bu çektikleriniz sizin için bir imtihan. Sabredin ve sabrı tavsiye edin; merhamet edin ve merhameti tavsiye edin. Anne babanıza doğrudan müdahale etmeyin. Siz onların hayırlı çocuğu olmaya bakın. Yalan konusunda da bahsettiğiniz şartlar yalan söylemeyi caiz yapmaz. Belki olayları daha yumuşak bir şekilde anlatmaya çalışabilirsiniz fakat yalan söyleme hususu caiz olmaz. Tatlı dili, orta yolu yakalamaya çalışın. Ne günaha girin ne huzurun kaçmasına kapı aralayın. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Kızım, hayatını başkalarıyla kıyas etme hatanı bırak. Senin imtihanın başka onların imtihanı başkadır. Ayrıca yaşamı başarıyla eş değer görürsen bir zaman sonra çıldırırsın. Ömrümüz inişiyle çıkışıyla ve düzlüğüyle bir bütündür. Karşılaştığın mutlu manzaraları seni üzen ve yıpratanlarla birlikte sevmelisin. Allah el-Hakîm'dir. Ne yaparsa, neyi yaparsa, niçin yaparsa ve ne zaman yaparsa bir hikmeti vardır. Sabırlı ol. Allah bu yaşadıklarında sana saklı olan nice hikmetler ve hayırlar yaratmıştır. Akıllı davran, şeytanın planının bir parçası olma. Allah'a güven, kaliteli bir Müslüman olma derdin en büyük idealin olsun.
Kıymetli kardeşim, kendisiyle övünülen şeyin, insanın çabasına ve gayretine bağlı olan şeyler içinden olması daha mantıklı bir iştir. Tamamen Allah'ın nasip etmesiyle gelen bir şey ile övünmek kadar akıl dışı kaç iş vardır şu yeryüzünde. Sen bu konuda üzerine düşeni yerine getirdikten sonra işini Allah'a havale edip kendini geliştirmeye bak. Aslında üstünlük olmayan şeyleri sen de bir üstünlük görme. Bu yanlış görmeler bir aldanmadan ibarettir. Yarın bir gün dünya üzerinde tek kaşlılık trend olursa insanlar kaşlarının ortasına kaş ektirmek ister. Hâlbuki daha düne kadar bunu hoş görmediklerini de hatırlamazlar. Çünkü onlar halkın illüzyonuna kapılmışlardır. Siz de kapıldığınız bu illüzyondan kurtulun. Elbette ki hayalini kurduğunuz şeylere erişmek istersiniz, bunun hayalini kurarsınız. Bunlar çok normal. Fakat buna kendimizi kaptırmak bu illüzyona kurban gitmektir. Onların iyiliğini istemeye gayret edin. Bu iyi dileklerinizi onlara da iletin. Bu hislerinizin en güzel çözümü budur. Korkmayın, endişelenmeyin. Onların eriştiği nimetler, size yazılanlardan bir gram bile eksiltmez. Aksine Allah'ın taksimatına gösterdiğiniz rıza ile siz kalbinizde nimetlerin en büyüğü olan huzuru bulabilirsiniz. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Kıymetli kardeşim evvela babana karşı asla saygı çizgisinin dışına çıkma. Onu ıslah etmeye yönelik çabaları olabildiğince diğerlerine bırak. Sen, onunla arandaki sevgi ve şefkat bağını hep sıkı sıkı tut. Bu yapacağın işlerde ve atacağın adımlarda işini kolaylaştırır. Kardeşinle de elinden geldiğince ilgilen, konuş, ona durumu pozitif şekilde görebilmesi için yardımcı olmaya gayret et. Onunla etkinlikler yapmaya çalış. Kendini iyi hissedebileceği etkinlikler. Bununla ona olan yakınlığını arttır. Bu yakınlığın da onda söyleyeceğin sözlerin tesirini arttırır inşallah. Onlara merhameti ve sabrı tavsiye et. Bu süreçte en çok da kendine dikkat et. Sen kaybolma, sen dağılma, sen düşme. Çünkü sen düşersen kimseye yardım etmeye imkânın kalmaz. Saliha arkadaşlar bulmaya önem ver. Onlarla dertleşmeye, bir araya gelmeye önem ver. Bu da size bir nefes olur inşallah. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Annenizi değiştirmeye çalışmayın. Siz de yorulursunuz o da yorulur. Onu böyle kabullenin. Ona saygınızda ve hürmetinizde kusur etmemekle beraber kendi yolculuğunuza odaklanın. Annenizin çocuklarının evlilik hayatına dâhil olmasına, yön vermesine hakkı yok. Tavsiye verebilir elbette fakat evlilik gerçekleştikten sonra evdeki idareci genel olarak evin erkeğidir. Dolayısıyla kızları da bunu hissettirmeli. Bütün hürmetini saygısını göstermekle beraber evlilik hayatına, özel hayata müdahalelerinin kabul görmeyişini ciddiyetle görüp anlamalı. Allah'a emanet olun.
Onlara güzel örnek ol. Yeri geldiğinde onların yüreklerine dinî anahtar cümleler bırak.