Fetva Meclisi
Soru
İyi akşamlar hocam. Öncelikle kendimi tanıtmak istiyorum. Ben 25 yaşındayım ve sosyal hizmetlerde hemşireyim. Benim uzun zamandır görüştüğüm birisi var ben bu kişinin ahlakını, inancını, iyi niyetini, dürüstlüğünü ve ALLAH korkusunu seviyorum. Bu kişi üniversite mezunu özel sektörde çalışıyor. Ailem bu çocuğun işinin garanti olmadığını benim sıkıntı çekeceğimi stres yaşayacağımı düşünüyorlar. Ayrıca özellikle babam ve ailem çocuğun ailesini beğenmiyor onları küçük görüp bize uymaz, bize yakışmaz diyerek kibir ve gösteriş peşindeler. Onların aile yapısını eleştiriyorlar. Onları fakir olduğunu cahil insanlar olduğunu vs. bunun gibi dünyalık şeylere kafa yorup benim evlenmeme mani oluyorlar. Kesinlikle biz bu işte yokuz git ne yaparsan yap biz arkanda değiliz ne halin varsa gör diyorlar. Gerçekten zor durumdayım ailemi ikna edemiyorum. Onların üzülmesini istemiyorum. Ama bu kişiyle de evlenmek istiyorum. Çok çaresiz kaldım. Zamana bırakmak istiyorum ama değişiklik olur mu bilmem. Dua ederek beklemekten başka çarem yok. Bana bir yol gösterir misiniz bu durumda ne yapmalıyım. Ailem çocuğun ahlakını ikinci planda bırakıyor öncelik iş ve aile diyor. Lütfen cevap yazar mısınız? Şimdiden ALLAH razı olsun.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Harama düşme riski bulunuyorsa bunu büyüklerinize anlatın ve kararınızın kesin olduğunu bildirin. Tereddütte kalmayın muhakkak evlenin. Bu noktadan sonra babanızın engeli önemli değildir.
Selamünaleyküm. Katiyetle güzel düşünüyorsunuz. Allah’ın kulları, Allah’ın rızasını esas alarak düşünürler. Hemen evlenme sürecini başlatın. Önce kendinize, ideallerinizi takdirle karşılayacak bir eş adayı bulun. Onunla bunları açık seçik konuşun. Sonra durumu ailenize açın. Onların makul hiçbir gerekçeleri olmaması gerekiyor. İnat olsun diye itiraz ederlerse onlara bakmayın. Kız tarafının, babasından izinli olması yeterlidir sizin için. Bu işin en kolayı rızık tarafıdır. En garantili o duru. Çünkü rızık Allah’ın garantisindedir. Hemen yola koyulun.
Selamünaleyküm. Bu yaşta sizin kendi evlilik işinizi görmeniz gerekir. Aileniz destek olmuyorsa siz kendi işinizi görün, böylece onlar yanlış yaptıklarını anlamış olsunlar. Siz, işinizi onlara havale ederek, onları doğrulamış gibi oluyorsunuz.
Selamünaleyküm. Ailenizin büyüklerinden birini sana danışmanlık yapmak üzere ayarla. O devreye girsin. Onun kararına göre de hareket et, rahat edersin.
Selamünaleyküm. Sizin anlattığınıza göre babanızın tutumu doğru değil ama buna rağmen sizin babanıza rağmen evlenmeniz caiz olmasına caizdir fakat bereketi yitik bir evlilik yaparsınız.
Selamünaleyküm. Ailenizde itimat ettiğiniz büyüklerinizden biri ile bu yola çıkın. Size yardımcı olmasını söyleyin. O kişinin istişaresi ile yol alın, rahat edersiniz. Eğer evlenmeyi kendiniz için farz düzeyinde görüyorsanız, babanızın bunu engelleme hakkı yoktur ama siz yine de alttan alın ve her iki nimeti de kaçırmayın.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Değiştirmenizi gerektirir bir durum yoktur ama isim koyarken sormalı idiniz.
Selamünaleyküm. Dul bir kadının, iffetini koruyabildikten sonra kendi başına bir evde yaşaması pek tabii hakkıdır. Nasıl uygun görüyorsa öyle yaşaması doğrudur. Müslüman olan kardeşimizin, Kuran’daki bir ayetten rahatsız olması ya da 'acaba?' demesi mümkün değildir. İman hususunda kat edilecek mesafelerin devam ettiği anlaşılmaktadır. Bir ikinci olarak da, Kuran’ın lanet ettiği o adamlar, peygamber katili olan kitledir. Kim içinde hâlâ Peygamber katletme ruhu taşıyorsa o kıyamete kadar lanetlidir. Meseleye kat edilecek iman kademeleri gözüyle bakabiliriz.
Selamünaleyküm. Ateş, ateştir. Herkesin yanması muhtemeldir ateşten. Bu sizin için büyük bir ders olsun. Kendiniz ve insanlığı bu ateşten korumak için mücadele etmeye azimli olun. Ortada bir zina yoktur.
Selamünaleyküm. Her iki durum için de, o günlerin sayısınca kaza etmeniz yeterlidir. Allah Teâlâ, ibadetlerimizi rızasına göre yapmaya hepimizi muvaffak kılsın.
Selamünaleyküm. Kardeşler aralarında böyle bir anlaşma yaptılar ve erkekler bundan bir hak talep etmiyorlarsa bu bir anlaşma olduğu için annenize kalan caizdir. Erkeklerden biri, annenize verilen fazlalıktaki hakkını talep ederse onu alması hakkıdır.
Selamünaleyküm. Böyle bir sarılmanın dini bir sakıncası yoktur. Ev içinde de sokak kıyafeti ile bulunması gerekmez kızların. Her iki durum için de şöyle bir dip not düşmekte yarar vardır: Bu izin, hususi bir fitne ihtimaline karşı lakayt kalmaya ruhsat değildir. Mümin, evinde yüzde yüz güven ortamı iddiasında bulunmamalıdır. Tedbirli olmak mümin şiarıdır.