Fetva Meclisi
Soru
Hocam imtihanım bazen beni çok daraltıyor. Yaşım otuz ve bekârım. Bir kere yalandan dolayı yüzük attım ve şu an evlilikten korkuyorum. Çevrem, akrabalarım ve ailem evde kaldın diye yüzüme vuruyorlar. Rabbimin dediği olur buna gönülden inanıyorum ama bunu onlara anlatamıyorum. Farklı bir sebepten anlaşamasak bile konuyu zaten evde kaldın o yüzden böylesin diyorlar. Abimin çocukları da evli, onlara kırıldığım bir konu olduğunda kendi evlenemedi ya bizi kıskanıyor diyorlar. Ne yapacağımı şaşırdım. Babam da beni savunmuyor. Onun sessizliği onları iyice azdırıyor. Babama isyan ediyorum artık neden beni savunmuyorsun, senin üzerine yük müyüm ben diye. Kızımı siz mi besliyorsunuz size ne demesini istiyorum. Ben ne yapayım hocam? Bana akıl verin ne olur.
Cevap
Benzer fetvalar
Psikoloji okuduğun iyi oldu, derdimi sana daha iyi izah edebilirim zannederim. Kızım, Allah hepimizi bir plan üzere yarattı ve hepimizle alakalı asla şaşmaz bir kaderi vardır. Baban veya başka bir insan, herkes imtihan durumundadır. Baban sana din ve ahlâk aşılaması gerekirken sen ona ahlâk vermeye çalışıyorsun. Garip, değil mi? İşte hayat böyle bir sınavdır. Kimi yokuş yukarı tırmanır, kimi iner, kimi de düz yolda sürçer. Hayat bu. Sana düşen şudur: Kendi imanını ve ahlakını önemse öncelikle. Kendini düşün; İmanlı bir hayat ve akıbeti cennet olan bir imtihan. Ana stratejin bu olsun. Baban, annen veya kardeşlerin senin en yakınların olarak ilgi alanında bulunsun. Onlarla ilgilen ama kendinden öne geçirme onları. Bu şu demektir: Onlara bir ikaz yapılacağı zaman yap. Tekrar edilecekse et ama üzerlerine yığılıp kalma. İşine bak. Hayatı bir iki sömestrden ibaret görme. Enerjini ve sabrını bir ömre yaymayı bil. Böyle yapamazsan kendini bitirirsin fark etmeden. Allah yardımcın olsun.
Selamünaleyküm. Siz bir düşünün; evlilik harama düşecek boyutta sizi sıkıştırıyorsa, babanızın sınırları bitmiş demektir. Allah'ın dini size yön verecek baba karışamayacaktır. Evlenir gidersiniz. Ona karşı da nezaket kusuru işlemezsiniz. Buna çok dikkat edin. Eğer bu oranda sıkışmadı iseniz, onun yumuşamasını bekleyeceksiniz. Başka türlü Allah'ın rızasını yakalayamazsınız.
Babanızla çatışarak hem bir şeyleri düzeltme ihtimaliniz düşer hem de kendinize verdiğiniz zarar artar. Babanızla şikâyetlerinizle tatlı bir dille konuşmanın yollarını arayın. Sorun ister çözülsün ister devam etsin, siz babanızla iyi geçinmenin yollarını arayın. Babanızın ebeveyni gibi görmeyin kendinizi. Onun yanlış hareketlerinden dolayı kınanacağınızdan endişe duymayın. Babanızı sahiplenip kabullenmeye çalışın. Onun daima size karşı şefkatini ve merhametini hatırlamaya çalışın. Hatalarını ve kusurlarını affedin. Bunun yanı sıra iyi bir çevreyle sosyalleşin. Yalnız kalmayın. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Mümin, yolunu Allah ile yürüyen insandır. Sadece sen değilsin bu bunalımı yaşayan; hangi genç, hangi mümin elini kolunu sallayarak dinini yaşayabildi. Mümin olmak ve dinini yaşamak rahatça namaz kılmak, oruç tutmak ve zikir yapmak değildir, böyle olmamıştır hiç. Allah muhakkak imtihan edecek, içindeki samimiyeti ve direnci görecek. Bunun çaresi yoktur. Kimi dışarıda izlediğimiz gibi zalimlerin silahı ile bu imtihanı görür. Kimi fakirlikle boğuşur. Kimi medyaya esir kalır. Bir başkası da senin gibi kendi öz ailesi tarafından dışlanır. Ama herkesin hedefi aynıdır: İyi mümin olmak. Direneceksin, yıkılmayacaksın. Bugün değilse yarın evlenirsin meraklanma. Temel ilkelerden taviz verme. Biraz esnetilebilecekleri ise esnet zamanla. “Olmaz/olmuyor” sözünü kullanma. “Olacak, olana kadar direneceğim” demeye alıştır kendini. Bu arada dua etmeyi asla ihmal etme. Çok dua et, Allah çevrendekilerin kalbini yumuşatsın. Hazır ol, bu büyük mücadeleyi kazanmaya hazır ol.
Kızım, bir de şöyle baksan olmaz mı? Allah Teâlâ seni oturduğun yerde sevap kazanan kulu yapmak istiyor olmasın? Zannedersem öyledir, çektiğin sıkıntı senin için sevaptır. Namaza ağırlık ver, namazlarını daha huzurlu kıl, rahatlığı içinde hissedersin. Babanın tavırlarını duymazdan gel, görmez gibi yap. Bu sabrının boşa gitmeyeceğine de iman etmelisin. Kimseni seni anlamasını bekleme, seni Rabbin anlasın yeter, değil mi? Bir de sana amca tavsiyesi: Sakın bu gelişmeler seni, sana uygun olmayan bir evliliğe evet dedirtmesin, sakın ha! Yağmurdan kaçarken doluya tutulursun maazallah. Senin için hususi dualar ediyorum kızım.
Kızım, anne babanın ilişkilerine bir evlat olarak müdahale etmen yanlış olur, edemezsin de. Gereksiz yere kendini yıpratırsın. Evet, öyle bir ilişki normal değil ama senin karışman veya dayanamaman da normal değil. Sen bunu onların bir imtihanı olarak gör. Onların ikisine karşı da sen aynı yerde dur, birini diğerine tercih etme. Bunu yapamazsan şeytan seni de yıpratır, kendi evlilik hayatını başlamadan bitmişe çevirir. Sabret ve hayatın akışı içinde bir nokta gibi görmeye çalış bu durumu. Çok dua et. Allah yardımcın olsun.
aile baskısı konusundaki diğer fetvalar
Ahlakını korumaya devam etmelisin. Bunu yaşayan tek sen de değilsin. Örneğin Musa aleyhisselam banyo yapacağı zaman çıplak olarak yapmazdı. İsrailoğulları da çıplak yapmadığından dolayı kendisi hakkında ileri geri hoş olmayan sözler söylemişti. Fakat Allah bu kimselerin söylediği çirkin yakıştırmalarından Musa aleyhisselamı temize çıkardı. Peygamberin izinde olmak da kolay değil. Dolayısıyla seninle ilgili ne kadar yakıştırmalar yapılsa da iffet ve ahlakından taviz verme. Allah'ın seni de temize çıkaracağı günler yakındır. Çizgini bozma.
Ümmetimiz “oku” emriyle ilk muhatap olan ilim ümmetidir. Hangi yaşta olursak olalım ilimsiz bir hayatımız olmamalı. Hem kendimiz hem de çocuklarımız için bu ilim yolunda ilerlerken tercihler yapmak zorunda kalıyoruz çoğu zaman. Çocuklarımızı da hiçbir yere göndermeyelim, evde tek başına yetiştirelim diyecek bir zeminde de değiliz. Hem onları okuma hayatından hem de sosyal bir hayattan alıkoymadan hareket etmemiz gerekmekte. Okuma adı ile gönderdiğimiz ortamlarda ahlaki yönden bir erozyona uğrama söz konusu olabilir, bunu da istemeyiz ama bu sonuç olmaması için çevreden gördüğü kötü örneklere inat başta ailesi olmak üzere güzel örnek alacağı bir çevre oluşturmalıyız. Eğer kendi kabiliyetine göre bir meslek elde etmek istiyorsa sizin kriterlerinize göre alternatif bir kurum tercih edebilirsiniz; açık lise veya kabiliyete göre farklı eğitimler de söz konusu olmakta. Mü’min olarak her eğitimi alamayız, her kitabı okuyamayız ama mutlaka ama mutlaka okuduklarımız, eğitimlerimiz olmalı her an. Evlatlarınızın eğitim süreçlerini onlarla olan ilişkilerinizi de yıpratmadan ilerletebilmek için onların da doğal isteklerini göz ardı etmeden konunun uzmanı olan kişilerle istişare ederek hareket etmemizde de fayda olacaktır biiznillah. Bununla beraber bulunmalarını istemediğimiz ortamların bir alternatifini bulmak, kabiliyetlerini geliştirebilecekleri meşguliyetleri oluşturmak da aynı şekliyle ailenin sorumluluğunda olduğunu da unutmamalıyız. Çocuklarımızı çevreden koruyup ahlaklı, dinini yaşayan birey olarak yetiştirme sevdanız çok mübarek; Rabbim yardımcınız olsun. Her şeyin maddeleşmeye doğru gittiği bir dönemde siz maneviyatını düşünüyorsunuz, mübarek olsun. Bunu yaparken de şeytanın sizin de hedefinizde olduğunu unutmayın sakın. Bu sebeple koruyayım derken fıtratını arka plana atarak bir tavır takınmamaya özen göstermelisiniz. Sohbete götürmeniz güzel ama onun da hoşlanacağı uygun ortamlara da gitmeli; yürüyüş yapmak istemesi de uygun yerlere gittiği takdirde engel olunmamalı. “Kadının yeri evidir” hakikatini, asla dışarı çıkmaması gerekendir olarak değerlendirmememiz gerekir. Onun için yapılması mübah olan hangi iş varsa o işi görmek için evden çıkmasında sakınca vardır diyen bir âlim olmamıştır. Sakınca; ölçünün kaçmasında ve âdeta kaş yaparken göz çıkarılmasındadır. Biz fıkıh öğreniriz, fıkha göre yaşarız, insan da toplumsal bir varlıktır ve bu sebeple her an insan ile iç içe olabilmekte. Fıkıh bilen bir insan sınırlarını bilerek hareket etmeli. Tabi ki kadının rahat ettiği, fitneden uzak olan yerinin de evi olduğu da unutulmamalıdır. Kızlarımızın ahlakının ve iffetinin her şeyden üstün olduğunu da bilerek adımlarımızı atarız. Son olarak şu gerçeği de bir kardeşiniz olarak hatırlatmak isterim, insanız, beden sağlığımız kadar ruh sağlığımız da önemlidir. Şeytan her insanla olduğu gibi bizimle de uğraşmakta. Adımlarımızı atarken psikolojisi bozulmuş olmamamız gerekir. Huzur bizim için vazgeçilmez bir duygudur. Mü’minliğimizden huzur duyarız ama insanın boşluğa düştü hissine girmesi ruh sağlığımızı olumsuz etkiler. Aman çocuklarımızı bu ruhsal sürece girip bocalamasına izin vermeyin. Fıtratı, istekleri ile paralel adımlar atmaya çalışın. Rabbim yardımcımız olsun.
Aleykümselam. Nikâh kıyılmadan önce 'yok' demenizde hiçbir sakınca yoktur. Yok deyin bırakabilirsiniz, hiçbir sakıncası yoktur.
Aleykümselam. Allah'ın razı olmayacağını bildiğiniz bir yerde babanız baskı yapsa bile bulunmamanız gerekir. Mü'min olmanız bunu gerektirir.İdare edilebilir bir durum varsa yani kendinizi koruyabileceğinizi görüyorsanız o takdirde babanızı üzmeyin.Ayrılırsan ne yapacağına gelince, mü'min bir hanımın böyle bir endişesi olmaz. Normalde vakit bile sana yetmez. Önce istikrarsızlıktan kurtul. Ne yapacağın, yapmak istediğin, yapabileceğin belli olsun. Ondan sonra vakit bile yetmeyecek sana.
Selamünaleyküm. Böyle bir aile olmaz. Madem nikâhlı idiniz neden boşamayı kullandınız. Hemen bir Müftüye gidin ve orada yüz yüze görüş alın. Sonra da Allah'tan korkarak yaşamayı tercih edin.
Aleykümselam. Ailenizle sürtüşmeyin, okulu bırakacaksanız o da doğal bir bırakış olsun. Dersleriniz iyi olmadığı için bırakacaksanız bırakın. Ailenizin sizden beklentilerine karşı ezilebilirisiniz. Geniş düşünmeye çalışın, sabırlı olun. Allah'ın emirlerinden taviz vermeyin. Size dualar ederiz.