Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben yirmi yaşındayım ve hiç sevgilim olmadı. Babam sürekli baskı yapıyor sevgili yapsana diye. Ben de hayır diye cevap veriyorum ve zina yapmak istemiyorum. Ertesi gün anneme oğlanın hiç kız arkadaşı yok eşcinsel galiba demiş. Annem tabi inanmadı doğal olarak beş vakit namaz kıldığımı bildiği için ama babam da bilmesine rağmen benim hakkımda böyle düşünebilmesi beni çok üzdü. Çok da sinirlendirdi beni gerçekten kendimi çok kötü hissediyorum. Ne yapmalıyım?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bir kere bu asla erkekliğin doğasında yoktur, bu erkekliğin kanseridir. Buna inanmayın. Size gelince, ona müdahale ederek durumu düzeltmeniz çok zordur, bilakis daha fazla onu itersiniz. Size düşen görevi iyi yapın, karışmıyor gibi davranın, çok dua edin, bu durumun bilinmesine katkı yapmayın ki, resmileşmesin. Bir zaman sonra kıldığı namaz onu kurtaracaktır inşallah.
Selamünaleyküm. Bu durumda sizin, kendi onurunuzu da dikkate alarak uzaktan yönlendirmeniz uygun düşer. Tavsiye edin, yönlendirin; uzaktan olsun. Evlendirmeyi iyi düşünmüşsünüz. Ama kimsenin namuslu kızını aldatmayın. Kendi kapağıyla yuvarlansınlar. Bizim vazifemiz, iyiliğe delalet etmek, iyileşmesi için yardım etmek olmalıdır. Çok da üzerine yığılırsanız naza çeker, işi uzatır. Bırakın biraz kendi düşünsün. Sizlere dualar ederiz.
Sakın kimseye bir şey anlatmayın. Allah’ın mağfiret buyurduğu bir şeyi yeniden tazeletmeyin. Geçmişinize tevbeniz samimi ise o samimiyetin gereği olarak Allah’ın affına güvenmelisiniz. Şeytan sizi bir kere o bataklıkta batmış olarak gördükten sonra yeniden oraya dönmenizi istiyor. Sizi aynı delikten iki kere ısıracak o akrep, aklınızı kullanın. Bu tür düşüncelerden kurtulmak için yoğun bir gün yaşamanız gerekir. Vaktin size yetmeyeceği işler yapın. Derslere katılın. Sosyal faaliyetlere iştirak edin. Özellikle cinsel hayatınızı daha aktif duruma getirin. Eşinize beklediğinden fazlasını verir duruma gelmeye çalışın. Kitap okuyun. Zikirler yapın. Göreceksiniz, bu gereksiz sıkıntıdan biiznillah kurtulacaksınız. Allah’a emanet olun.
Selamünaleyküm. Hiçbir şey yapma! Evlenip bir yuva kurana kadar görmezden ve duymazdan gel. Ne düzeltebilirsin ne de haklı olursun. Bile bile kendini yıpratmaktansa bir gözünü ve bir kulağını kapat. Annenden de ibret almaya çalış. Onda gördüğün hataları yapmayacağın bir hayat yaşamaya çalış.
Bacım, kısa vadede sana verebileceğimiz bir tavsiye ne yazık ki yoktur. Sabredecek ve öncelikli olarak kendini o huzursuzluğun içinde eritmemeye gayret edeceksin. Dua edeceksin. Kendini okumakla, ibadetle meşgul edeceksin ve boş vakitli biri olmayacaksın. İbadet ederek, Kur'an okuyarak ruhunu takviye etmeyi de unutma. Böylece onları düzeltemesen bile kendini yıpratmamış olursun.
Kızım; • Bu geçmişin için ciddi bir tevbe sahibi ol ve tevbeni hayatın kadar değerli bil. Şeytan seni bir daha asla kandıramamalıdır. • Bu geçmiş sıkıntıları kendin için iyi bir ders yapmalısın; bak şeytan böyledir işte. Yuvarlar yuvarlar da seni sen uçurumdan düşerken kıs kıs güler. Bunu kendine ölümsüz bir ders yap. • O kişi ile bir daha mutlu olamazsınız büyük ihtimalle. O, seni her zaman çürütebileceği, ezeceği bir geçmiş serüveninle tanıdı. Onu aklından sil. • Hiçbir insana, annene, eş adayına hatta KENDİNE BİLE bu rezaletleri anlatma. Anlatma. Anlatma! Allah’ın gömdüklerini açma. • İbadetlerine sarıl. Zikirler yap. Ve ruhunu bu düzeyden daha yükseklere kaldır. Allah’a emanet olasın kızım.
aile baskısı konusundaki diğer fetvalar
Ümmetimiz “oku” emriyle ilk muhatap olan ilim ümmetidir. Hangi yaşta olursak olalım ilimsiz bir hayatımız olmamalı. Hem kendimiz hem de çocuklarımız için bu ilim yolunda ilerlerken tercihler yapmak zorunda kalıyoruz çoğu zaman. Çocuklarımızı da hiçbir yere göndermeyelim, evde tek başına yetiştirelim diyecek bir zeminde de değiliz. Hem onları okuma hayatından hem de sosyal bir hayattan alıkoymadan hareket etmemiz gerekmekte. Okuma adı ile gönderdiğimiz ortamlarda ahlaki yönden bir erozyona uğrama söz konusu olabilir, bunu da istemeyiz ama bu sonuç olmaması için çevreden gördüğü kötü örneklere inat başta ailesi olmak üzere güzel örnek alacağı bir çevre oluşturmalıyız. Eğer kendi kabiliyetine göre bir meslek elde etmek istiyorsa sizin kriterlerinize göre alternatif bir kurum tercih edebilirsiniz; açık lise veya kabiliyete göre farklı eğitimler de söz konusu olmakta. Mü’min olarak her eğitimi alamayız, her kitabı okuyamayız ama mutlaka ama mutlaka okuduklarımız, eğitimlerimiz olmalı her an. Evlatlarınızın eğitim süreçlerini onlarla olan ilişkilerinizi de yıpratmadan ilerletebilmek için onların da doğal isteklerini göz ardı etmeden konunun uzmanı olan kişilerle istişare ederek hareket etmemizde de fayda olacaktır biiznillah. Bununla beraber bulunmalarını istemediğimiz ortamların bir alternatifini bulmak, kabiliyetlerini geliştirebilecekleri meşguliyetleri oluşturmak da aynı şekliyle ailenin sorumluluğunda olduğunu da unutmamalıyız. Çocuklarımızı çevreden koruyup ahlaklı, dinini yaşayan birey olarak yetiştirme sevdanız çok mübarek; Rabbim yardımcınız olsun. Her şeyin maddeleşmeye doğru gittiği bir dönemde siz maneviyatını düşünüyorsunuz, mübarek olsun. Bunu yaparken de şeytanın sizin de hedefinizde olduğunu unutmayın sakın. Bu sebeple koruyayım derken fıtratını arka plana atarak bir tavır takınmamaya özen göstermelisiniz. Sohbete götürmeniz güzel ama onun da hoşlanacağı uygun ortamlara da gitmeli; yürüyüş yapmak istemesi de uygun yerlere gittiği takdirde engel olunmamalı. “Kadının yeri evidir” hakikatini, asla dışarı çıkmaması gerekendir olarak değerlendirmememiz gerekir. Onun için yapılması mübah olan hangi iş varsa o işi görmek için evden çıkmasında sakınca vardır diyen bir âlim olmamıştır. Sakınca; ölçünün kaçmasında ve âdeta kaş yaparken göz çıkarılmasındadır. Biz fıkıh öğreniriz, fıkha göre yaşarız, insan da toplumsal bir varlıktır ve bu sebeple her an insan ile iç içe olabilmekte. Fıkıh bilen bir insan sınırlarını bilerek hareket etmeli. Tabi ki kadının rahat ettiği, fitneden uzak olan yerinin de evi olduğu da unutulmamalıdır. Kızlarımızın ahlakının ve iffetinin her şeyden üstün olduğunu da bilerek adımlarımızı atarız. Son olarak şu gerçeği de bir kardeşiniz olarak hatırlatmak isterim, insanız, beden sağlığımız kadar ruh sağlığımız da önemlidir. Şeytan her insanla olduğu gibi bizimle de uğraşmakta. Adımlarımızı atarken psikolojisi bozulmuş olmamamız gerekir. Huzur bizim için vazgeçilmez bir duygudur. Mü’minliğimizden huzur duyarız ama insanın boşluğa düştü hissine girmesi ruh sağlığımızı olumsuz etkiler. Aman çocuklarımızı bu ruhsal sürece girip bocalamasına izin vermeyin. Fıtratı, istekleri ile paralel adımlar atmaya çalışın. Rabbim yardımcımız olsun.
Değerli bacım, Ne yazık ki yaşadığımız topraklarda minarelerden ezanlar okunmasına rağmen hâlâ cahiliye etkisi mevcuttur. Herkes iyi mümin olduğunu söyler ama kadere imana gelince kimin neye nasıl inandığını anlamak zorlaşır. Seni çok iyi anlıyorum, senin gibi pek çok hanım kız biliyorum. Senin ve onlar için dua etmekten başka bir şey de dilimden gelmiyor. Bir mümin hanım kız olarak sana şunları söyleyebilirim. Umarım yaralı kalbine bir teselli olur. - Evlenmek elbette hayatın en gerekli ihtiyaçlarından biridir ama hiçbir zaman hayatın kendisi değildir. Evlenmeyen de iyi bir insan olarak yaşar. Evlenmek istemelisiniz ama evlenmeyi yaşamanın olmazsa olmazı olarak göremezsiniz. Kadere teslim olursunuz, vakti gelir, uygun bir talip olursa evlenirsiniz. İdeal ortalama budur. Siz böyle düşünün. - Babanızın onu çevreleyenleri aşamadığını zannederim. Hiçbir baba kızını üzmeye tahammül edemez diye biliyorum. Etki altında kalıyordur baban. Hayatı yanlış değerlendiriyordur. Sen onu muhatabın gibi görmemeye çalış. Yaşlı bir ihtiyar ve sana destek olamıyor gibi görmeye çalış. - Ağabeyin ve diğerlerine karşı bir kulağını ve bir gözünü yok say. Sen onları önemsedikçe şeytan seni daha rahat kışkırtır. İşine bak, işlerine baksınlar. Hakaret etme ama itibar da etme. Sana en hassas konuda nezaket göstermeyene yapabileceğin bir şey yoktur. Evlenenlerin bir gün senden daha üzgün olacakları bir afetle karşılaşabileceklerini unutmaları çok kötü bir durumdur onlar için ama bilmek istemiyorlardır. - Yoğun bir hayat yaşamaya bak. Oku, yaz, sılayırahim yap ama boş kalma. İbadetlerini dolu dolu yap. Zikir yap, tesbih çek. Özellikle çok Kur’an oku. Hele Kur’an okumanın seni açacağını göreceksin. Vakti gelince de evlilik senin ayağına gelecek, bunu kesinlikle böyle bil. Allah’a emanet ederim seni bacım.
Aleykümselam. Nikâh kıyılmadan önce 'yok' demenizde hiçbir sakınca yoktur. Yok deyin bırakabilirsiniz, hiçbir sakıncası yoktur.
Aleykümselam. Allah'ın razı olmayacağını bildiğiniz bir yerde babanız baskı yapsa bile bulunmamanız gerekir. Mü'min olmanız bunu gerektirir.İdare edilebilir bir durum varsa yani kendinizi koruyabileceğinizi görüyorsanız o takdirde babanızı üzmeyin.Ayrılırsan ne yapacağına gelince, mü'min bir hanımın böyle bir endişesi olmaz. Normalde vakit bile sana yetmez. Önce istikrarsızlıktan kurtul. Ne yapacağın, yapmak istediğin, yapabileceğin belli olsun. Ondan sonra vakit bile yetmeyecek sana.
Selamünaleyküm. Böyle bir aile olmaz. Madem nikâhlı idiniz neden boşamayı kullandınız. Hemen bir Müftüye gidin ve orada yüz yüze görüş alın. Sonra da Allah'tan korkarak yaşamayı tercih edin.
Aleykümselam. Ailenizle sürtüşmeyin, okulu bırakacaksanız o da doğal bir bırakış olsun. Dersleriniz iyi olmadığı için bırakacaksanız bırakın. Ailenizin sizden beklentilerine karşı ezilebilirisiniz. Geniş düşünmeye çalışın, sabırlı olun. Allah'ın emirlerinden taviz vermeyin. Size dualar ederiz.