Fetva Meclisi
Soru
Nişanlıyım ve yakında evleneceğim. Meseleyi kısaca özetleyeyim; benim kuzenlerimin çoğu kız. Bazen akraba ziyaretine gidiyorum ama çoğu zaman gelip aynı odaya oturuyorlar. Yani onlara gidince kendi hayat tarzıma değil, onlarınkine göre oturmak zorunda kalıyorum. Yıllar önce onlarda kaldım, okudum ve beraber büyüdük hep. Tokalaşma vs. şeyleri yıllar önce önledim hamd olsun ama rahatsız olmakla birlikte buna engel olamadım bir türlü. Nasıl dile getireceğimi de tam bilmiyorum. Daha sert ve kesin desem bu sefer kırılıyorlar, hatta buraya bir daha gelme bile diyebilirler ama ben de akrabalık bağı kopmasın diye nadiren gidip geliyorum. Yine de onlarla yüz yüze oturmam doğru değil. Ne yapmalıyım?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Kuzeniniz sizin yabancınızdır. Siz baliğa bir bayansınız. Onlar yedi yaşından büyük çocuk iseler onlarla tokalaşamazsınız. Temasta ve ileri derecede konuşmada onlara yabancı muamelesi yapacaksınız. Bu konuda zorlandığınızı söylerseniz size vereceğim cevap gayet açıktır: Cennet ucuz değil. Gayret edin ve gevşemeyin. Her gayretiniz sizin için bir ecir olacaktır. Bir zaman sonra da onlar size karşı hassas olurlar merak etmeyin.
Dinimizde namahrem kadın ve erkeklerin birbirine dokunması caiz değildir. Efendimiz aleyhisselam hiçbir yabancı kadınla el sıkışmamıştır. Hatta şöyle buyurmuştur: "Ben kadınlarla tokalaşmam." (İbn Mâce, Cihâd, 43) Yenge, amca ve dayı çocukları (kuzenler), bacanak, elti gibi akrabalar ise mahrem değildir ve onlarla tokalaşmak caiz değildir. Mahremiyet kan bağıyla değil, şeriatın belirlediği sınırlarla belirlenir. Senin bu konuda duruşun tamamen doğrudur ve Allah’ın rızasına uygundur. Bu konuda izlemen gereken metotla ilgili bazı tavsiyelerime kulak vermeni istiyorum. Şeriata uygun hareket etmen birilerini rahatsız edebilir ama sen Rabbini razı etmeye bak. Zamanla seni böyle kabul ederler, yeter ki dengeli, sabırlı ve sakin ol. “Ben kimseye kötü davranmıyorum, sadece inancım gereği tokalaşmıyorum.” diye kibarca ifade edebilirsin. Onlarla tartışmaya girmek yerine susarak duruşunu göster. İyi bir evlat olmaya devam et ancak itaat etmenin Allah’ın emirlerine ters düşmediği sürece olduğunu unutma. Onlara "Sizi üzmek istemem ama Allah’ın emirlerini de çiğneyemem." diyerek yaklaşabilirsin. Yanlış anlamalar olmasın diye önceden haber gönderebilirsin: "Artık mahremiyet kurallarına daha dikkat ediyorum, lütfen benden tokalaşmamı beklemeyin." Sakin, kararlı, tebessümle ve nezaketle duruşunu gösterirsen, zamanla herkes bunu kabul edecektir. Sert çıkışlar, keskin reddedişlerden uzak durmalısın.
Evet, böyle bir sıkıntı vardır. Bu sıkıntı bu zamanın en önemli meseleleri arasındadır. Ne yazık ki, din hakkında iyi durumda olduklarını zannedenler arasında bile bu gevşeklik izlenebilmektedir. Size tavsiyemiz şudur: a-Bu meseleyi sizin cihadınızın bir parçası olarak görün. Bunu başarmanızın sizin için takvaya yaklaşmak olacağını bilin. b-İkinci olarak da kaldıramayacağınız tavırlar ve sözlere girme yerine adım adım iş bitirin. Mesela telefonları yok sayma yerine selam ve gerekli sözlerle yetinen bir dönem yaşayın. Bir araya gelindiğinde hoş geldin diyen ama boş sözler olunca kalkan bir tavır gösterin. Böylece daha kolay geçiş yapacaksınız, zamanla da ikinci ve üçüncü merhaleleri kolaylıkla devreye sokacaksınız. Allah yardımcınız olsun.
Sizinle direkt alakalı olmayan bir konuya bu çapta alaka göstermeniz gerekmez. Doğru bildiğinizi söyleyin, ikaz edin ve işinize bakın. Aksini yaparsanız şeytan sizi yıpratabilir. Eğer gerçekten fıkhına uygun bir nikâh yapacaklarsa bu onların karı koca olmalarının şartını yerine getirmeleri demektir. Ondan sonra da önlerinde bir mani yok demektir. Öyle değil de uyduruk ve daha sonra gerçeği yapılacak bir nikâh ise söz ettikleri o da nikâh değil bir oyundur. Bu da onların imanı ve imanlarına bağları ile alakalı bir durum demektir. Düğüne altı kala nikâh yapmak bilhassa kız tarafı için bile bile risk almak demektir. Bunu da onlar bilir/bilmelidirler. Böyle bir nikâhı tavsiye etmeyiz.
Aleykümselam. Beraber ya da çok yakın bir ortamda kalacaksanız muhtemel bir sorun var demektir, evlenmeniz sorun eksenli olur. Değilse sıkıntı etmenize gerek olmaz inşaallah. Bir büyüğünüzle de istişare edin, geleceği sıkıntı gösteren bir evlilik yapmayın.
Anne babanız, dini bir hassasiyetten ötürü dargın bulunuyorlarsa bu sizin de dargın olmanızı gerektirir. Beşeri bir gerekçe ile dargınlıkları var ve bunu size de emrediyorlarsa siz Allah'ın emri ve anne baba emri ile kesişeceksiniz demektir. Allah sılayırahimi, onlar ise sılayırahimi kesmeyi emretmektedir. Elbette Allah ne emretti ise onu yapmanız gerekir. Bu arada anne babanızı da üzmeme yöntemi geliştirebilirsiniz. Mesela akrabalarla selamlaşma ve farz ilişki düzeyinde kalırsınız. Anne babanızın gözü önünde yapmazsınız. Böylece fitneyi körüklememiş olursunuz. Şunu da unutmayın: Amca akrabadır. Kuzen de akrabadır. Amca yüzde yüz akrabadır, kuzen ise yüzde elli bile mesela değildir. Buna göre bir değerlendirme yapın. Akraba diyerek hepsini aynı kefeye koymayın.
akraba ziyareti konusundaki diğer fetvalar
Akraba ve sılayırahim önemlidir, dinin korunmasını istediği bağlardandır ama dinin kendisi onlardan daha değerlidir. Dinimize zarar gelebilecek bir ilişkiyi sürdüremeyiz. Dininiz açısından bakın konuya; sakınca hissettiğinizde uzak kalın, uzak durun.
:Selamünaleyküm. Sılayırahime mani olmanız doğru olmaz elbette ama onların da sizin evinizi otel gibi kullanmaları yanlıştır. Bunu eşinize izah etmeniz gerekir. Siz izah ederken sorun çıkıyorsa bir aile büyüğünüz bu konuda araya girsin. Ortasını bulmanız gerekiyor.
Aleykümselam. Bayramlarda sılayırahim, bir ibadet olarak yani bayram namazı gibi bayramın gereklerinden biri olarak yapıldığında bid'attir denebilir.Bayramlar bir fırsat olarak değerlendirildiği için sılayırahim yapmakta ise hiçbir beis yoktur.
Selamünaleyküm. Yaşın ne olursa olsun, taviz vermezsin. Yaşı on dokuz olan namazda gevşeklik edebiliyor mu? Din dindir. Asıl bu yaşta mücahit olmak durumundasın, dik dur, sabret ve kazan.
Hiçbir haram tehlikesinin olmadığı yer yoktur. Muhakkak haram riski taşır bulunduğumuz yerler. Bizim vazifemiz bile bile harama bulaşmaya karşı tedbirli olmaktır. Sizin yapmanız gereken şudur: a- Hiçbir şekilde haram olan gıybete ve benzeri şeylere bulaşmayacaksınız. b- Yaşınıza ve konumunuza uygun tepkinizi de göstereceksiniz. c- Sılayırahimi de yapacaksınız. Eğer yüzde yüz harama batma gibi bir duruma neden oluyorsa sılayırahimi o anda terk edebilirsiniz. Konum düzelince tekrar devam edersiniz. Bu bir dakikalık bir kesme de olabilir bir aylık da.
Aleykümselam. Bekâr olması durumunda sizin onunla evlenmeniz caiz olan bir kadınla tokalaşmanız asla caiz değildir. Hadislerle sabit haramlardan bir haramdır bu. Yaş olarak ancak seksenlerini geçmiş, pirifani bir ihtiyar kadının belki elini öpebilirsiniz. Bunun dışında esneyebilecek bir konu değildir bu. Kimin ne diyeceğini bırakın ve asla yabancı kadın eline tutmayın. Bu uğurda gerekiyorsa ziyareti de terk edebilirsiniz.