Fetva Meclisi
Soru
Hocam akraba ziyaretinin dinimizde ne kadar değerli olduğunu biliyoruz, ancak eşimle benim akrabalarımda açıklık belasına düşmüş çok bayan akrabamız var, neredeyse tüm akraba ziyaretlerimde bu tür günahlarla karşılaşıyorum, evime davet etmek istemiyorum bu yüzden akrabalarımızı. Ne yapmalıyız hocam, akraba ziyaretlerini bu şekilde devam ettirmek caiz midir? Yoksa terk mi etmeliyiz, ya da en az zarar olacak şekilde devam mı etmeliyiz?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Sılayırahim, Allah'ın emirlerinden bir emirdir. Bu emre itaat etmek de görevimizdir. Eğer sözünü ettiğiniz gibi bir sıkıntı oluşacaksa bu emri, sıkıntısız konuma kadar erteleyebiliriz. Sılayırahimi ertelemenizde sakınca yoktur. Bu bir emri yok sayma değil tedbir almadır.
Selamünaleyküm. Bu hususta toplumumuzun bütününde bir sıkıntı vardır. Belki de en ağır tavizlerimizden biridir bu husus. Mümkün olduğunca kendimizi şeytana teslim etmeyeceğiz. Bu birinci ilkemiz olsun. İkincisi de, insanların ne dediğine dikkat edersek nefes bile aldırmazlar bize. Üçüncü ilkemiz de, konuyu farzlar, sünnetler diye ayırabiliriz. Farzları hiç taviz verilemezler olarak görürüz, diğerlerinde ise pozisyon kollarız. Sabırlı olun, adım adım yol almaya çalışın. Kendinizi kollarken ise bir bütün olmaya çalışın.
Sılayırahim, dini değerlerimizdendir. Namaz gibi o da Allah'ın emirlerindendir. Şu kadar ki, şahsiyetimizi eritecek, bizi zorluklara itecek bir ilişki de mecburi değildir. Akrabalığımızın kıymetini bilmeyen, bizi kulluğumuzda sıkıntılı duruma düşüren şahsiyetlere karşı ise seviyeli bir tavır göstermemizde sakınca yoktur. Zira sılayırahim, zoraki sevmek, haftada bir ziyarete gitmek değildir. Sılayırahim, bağın kopmaması için asgari gerekleri yapmaktır. Selamı kesmeyin. Hastalıkla ve cenaze ile ilgilenin. Menfi konuşmalar yapmayın. Gıybet etmeyin, ettirmeyin. Gerginliği zamana yayarak azaltın... Bunlar yeter. Bunlardan sonra da belli bir seviyede mesafeli davranmanız hakkınızdır. Durumun düzeldiğini hissettiğinizde siz de mesafeyi yeniden ayarlarsınız.
Hiçbir haram tehlikesinin olmadığı yer yoktur. Muhakkak haram riski taşır bulunduğumuz yerler. Bizim vazifemiz bile bile harama bulaşmaya karşı tedbirli olmaktır. Sizin yapmanız gereken şudur: a- Hiçbir şekilde haram olan gıybete ve benzeri şeylere bulaşmayacaksınız. b- Yaşınıza ve konumunuza uygun tepkinizi de göstereceksiniz. c- Sılayırahimi de yapacaksınız. Eğer yüzde yüz harama batma gibi bir duruma neden oluyorsa sılayırahimi o anda terk edebilirsiniz. Konum düzelince tekrar devam edersiniz. Bu bir dakikalık bir kesme de olabilir bir aylık da.
a. Sılayırahim farzdır. Namaz gibi o da Allah’ın emridir. b. Sürdürülmesi başka bir harama veya KATLANILMAZ EZİYETE sebep olan sılayırahim ertelenebilir. c. Katlanılamaz eziyetin ölçüsü dinî veya dünyevi bir neden olabilir. d. Kökten ilişki kesme yerine selamlaşmayı sürdürmeniz yeterli olur. Selam verme ve alma devam ettiği sürece hadislerde yasaklanan akrabayı terk etme durumu oluşmamış sayılır.
Ailemizin huzuru ve istikrarı bizim için çok önemlidir. Allah’ın haramlarından birine açık ve net bir şekilde batmadıkça önceliğimizi aile huzurumuza vermeliyiz. Mesele açık bir harama girme düzeyine gelince ahiretimizi öncelikli tutmamız gerekeceği bellidir. Mesela alkol kullanma, elle temas etme, dans etme gibi bir abeslikle yüzleşecek olursanız net tavır koyarsınız. Bu noktaya gelmeyen sıkıntılar için yaptığınız gibi yapmaya devam edin yani kendinizi kollayarak, en kenardan yürüyerek devam edin. Allah yardımcınız olsun.
açıklık konusundaki diğer fetvalar
Sen sadece nasihatini yap, ricanı yap. Daha ötesine karışamayacağın bir toplumda yaşadığını da unutma. Böylece Allah katındaki sorumluluğundan kurtul yeter.
Sosyal medya veya başka bir yer; biz Şeriat’ımızı ölçü almak zorundayız. Uygunsuz dediğiniz şey karşınıza çıkan durum hayati bir ihtiyaç için bulunulan bir durum ise onu zaruret kabul ederiz. Değilse fitne görür, kendimizi koruruz. Sosyal medyada hayati denebilecek bir durum yoktur. İmtihanınızı kaybetmeyin.
Allah yardımcınız olsun. Evet, zor bir süreç geçiriyorsunuz ama imkânsız ve dönüşsüz değil Allah'ın izni ile. Sabredebilirseniz kazanan siz olursunuz. Sabredemezseniz şeytan kazanır maazallah. - Gelişme ne olursa olsun kızınızla DÜNYANIN EN TATLI ANNESİ rolünde kalacaksınız. Sizin tek silahınız TATLI ANNE silahıdır. Onu ne kadar güçlü tutarsanız o kadar kızınız sizin çizginizde kalacaktır. Bunu hiç unutmayın. - Bu nedenle kızınızla tartışmayın. Onu sık sık aynı konularda tenkit etmeyin. Filan eteği giyer giymez hemen tenkit yapmayın. Bir zaman görmez gibi duymaz gibi yapmaya çalışın. Çok bunalınca da gizli bir yerde ağlayın ama onunla yüz yüze geldiğinizde onu, annesini ağlatan bir kız olmanın ezikliği ile sizden uzak kalmaya itmiş olmayın. Size bu teklifimle zor ama sonu çok iyi bir süreç teklif ediyorum. - Sorun kızımızın mesela kıyafeti üzerinden ise diğer yönlerini kavgaya dâhil etmeyin. İyi veya idare edilebilir yönlerini övün. Böylece kıyafeti bozuk diye mesela Kur'an okumaktan da uzaklaşmasın, namaza düşman olmasın. - Gelen giden akrabalarınız ve dostlarınızla “benim kızım şöyle böyle...” diye konuşmayın. Kimsenin size yararı olmayacak aksine kızınız geri dönülmesi zor bir şöhretin ortasında bulacaktır kendisini, buna dikkat etmezseniz yaptığının savunucusu bile olabilir. - Kızınızı cüzzamlı gibi değil de gribe yakalanmış gibi görün. Bu şöyle anlaşılır onun zihninde: Sizin yanınızda bulunması sizin için ayıp olur, hep uzakta kalsın! Eğer böyle yaparsak o, sizin uzağınız denen yer şeytanın kucağı olur Allah göstermesin. - Sabah akşam, her namazdan sonra devamlı dua edin. Aynı duayı binlerce kere yapsanız da tek kapınız olan dua kapısından geri durmayın. - Sakın umudunuzu bir milim de olsa geri düşürmeyin. Evlat sıkıntısı çeken ne ilk insansınız ne de son. Bu hayatın en ağır imtihanlarından biridir bu imtihan. Ve bir de bu imtihanı kendi yakınlarınızın sizi ötelediği bir ortamda yaşarsanız bu tam bir acı ve yaraya dönüşecek demektir. Sabredip kazanacaksınız ya da bile bile kendi kuyunuzu derinleştireceksiniz. Allah size yardım etsin, yavrumuza basiret ve dönüş versin.
Fotoğrafı kişinin kendisi gibi kabul edebiliriz. Bebeğin kendisinin görülmesi ne ise fotoğrafı da o olur. Bebek büyüdükçe ve çocuk olmaya doğru geliştikçe bedeninin korunması bakımından hükmü gösterdiği gelişmeye göre hükmü farklı olacaktır. Olgun bir çocuk için de durumu böyle ölçebiliriz.
Ev içinde bir mahremiyet olması gerektiğini bilmeniz ve gereğini istemeniz Müslümanca bir tavırdır. Allah sizden razı olsun. Karşılık bulamıyorsanız tavrınızı koyun, tedbirinizi alın ama aradaki kardeşliği silme gibi bir uç tedbir almayın. Tatlı diliniz, ricanız baki kalsın.
Allah Teâlâ ibadetlerimizi kabul buyursun, hatalarımızı mağfiret etsin. Âmîn. Bel açılması ancak, kemer taktığınız yerden aşağı olan kısım mesele bir secde boyu açık olursa namazı bozar. Az bir açılır da hemen kapatırsan namaz bozulmaz. O açılmanın da mesela kalçanın üçte biri olacak kadar olması gerekir ki bel açıldı diyelim. İkinci olarak da şunu bilmelisiniz: “Açılmış olabilir” diye açıldı saymayız. Şu günkü şu namazda açılmış bu ölçüler kadar diye biliyorsanız o namazı kaza edin. Ve şimdiki namazlarınızı güzel kılın. Allah kabul buyursun.