Fetva Meclisi
Soru
s.a hocam. eşim evlilik teklif ettiğinde çalışmamı istemediğini söylemişti.ben de üniversite öğrenimim esnasında devletten aldığım 8.000 tl öğrenim kredi borcum için çalışmam gerektiğini söylediğimde bana onu düşünme öderiz inş dedi.ben de çalışmamayı kabul ettim.dini nikahımız esnasında mehir için 125 gr altın belirledik.1 yıllık evliyiz şu ana kadar 100 gramını verdi.birkaç gün önce bana geriye kalan 25 gr mehri, seneye ödemeye başlamamız gereken öğrenim kredisine sayacağını söyledi.eşimin bana sormadan benim kredi borcum için böyle bir karar alması doğru mu?kendimi kandırılmış gibi hissettim.ayrıca bir araba almayı planlıyor.ve bana mehir verdiği 5 bileziği, ki 55 gr ediyor, borç istedi.ama biliyorum ki eşim onu geri ödemeyecek.zaten diyor ki arabaya ortak olursun.satarsak ordan payına düşeni alırsın.böyle birşeyi kabul etmediğimi ve borç vermeyeceğimi söyledim.bu kez de bana kırıldı, küstü,soğuk ve sert bir üslupla konuşuyor, yatağını da ayırdı.ve beni mal düşkünü olmakla suçluyor. sırf onun gönlü olsun diye istediği borcu ben razı olmadan vermeli miyim?dediği gibi kocamı düşünmeyen mal düşkünü bir hanım mıyım...
Cevap
Benzer fetvalar
Evet, size vaat ettiği mehri vermek zorundadır. Size ait olan altınları almaya hakkı yoktur. Nikâh akdinde geçerli olan yalnız yaşama sözünüzde hakkınız vardır. Bunlar sizin hakkınız ama sırf bu nedenle boşanmaya kalkarsanız yarın içiniz yanar ve yaptığınıza pişman olabilirsiniz. Sabrı sonuna kadar zorlasanız daha iyi edersiniz.
Aleykümselam. Evet, sizin mehrinizden eşiniz sorumludur. Er geç o, ödemesi gereken bir borç olarak onun üzerinde kalmıştır. Yine de siz böyle bir meseleden ötürü huzurunuzu bozmamaya dikkat edin. Dikkat ederek ve kırmadan hakkınızı isteyebilirsiniz. Hiçbir maddi kazanç huzurunuz kadar değerli olamaz.
Selamünaleyküm. Geniş bir zamana yayılmış borç olarak kabul edin, o da böyle kabul etsin ama yapacak bir şey yok, bu borcunuzdur.
Öncelikle bilmen gerekir ki mehir senin özel mülkündür. Evlilik esnasında sana verilen bilezikler ister “peşin” mehir olarak verilmiş olsun ister “verilecek” diye sözleşilmiş olsun senin malındır. Şu hâlde Eşin senin iznin olmadan altınlarını ticarette kullanamaz. Mehir, kadının kendi tasarruf hakkına sahip olduğu maldır. Koca, karısının malını onun açık izni olmadan kullanırsa gasp etmiş olur. Zarar oluşmuşsa, tazmin etmesi gerekir. Altınları alıp birine verdiyse ve o kişi de dolandırıcı çıktıysa, eşin mehir olan bu malın bedelini sana ödemekle yükümlüdür. Çünkü sen ne izin verdin ne de bu işe ortak oldun. “Niyeti kötü değildi” denilmesi durumu değiştirmez. İyi niyetle de olsa, izinsiz yapılan bir işlem sonucunda mal ziyan olursa, bu zararı yapan kişi telafi eder. Niyet sevap kazandırır ama kul hakkını ortadan kaldırmaz. Bu durumda ne yapmalısın? Önce sakin kal. Eğer bu mesele eşinle aranda büyük bir kırgınlığa yol açtıysa, haklarını bil ama evini dağıtmadan çözüm bulmaya çalış. Bu tür meselelerde şeytan tarafları doldurur, evleri yıkar. Buna fırsat verme. Eşinle ciddi ve sakin bir şekilde konuş. Ona, bu altınların senin özel malın olduğunu, hiçbir bilgilendirme olmadan böyle bir riske atmasının kul hakkı olduğunu izah et. Tazmin sorumluluğu olduğunu hatırlat. Eşin pişmansa, elinden geldiği kadarıyla bu zararı telafi etmeye çalışmalı. Borç alıp ödemesi, peyderpey tamamlaması, bu konuda gayret göstermesi gerekir. Çünkü bu sadece aranızdaki bir mesele değil kul hakkı ve ahiret sorumluluğudur. Eğer eşin bu durumu hafife alıyor, telafi yoluna gitmiyor, pişmanlık göstermiyorsa, bu durumda aile büyüklerinden veya güvendiğiniz bir âlimden ya da müftülükten arabuluculuk istemek uygun olur. Bacım, sen sabrını kaybetme. Hakka dayalı bir çözüm arayışında ol. Eşin hatalı ama bu hatası evlilik kurumunu yıkmadan, adil bir şekilde telafi edilebilir.
Bir aile tartışmasında tek tarafın anlatımına göre haklı/haksız tespiti yanlış sonuçlara götürebilir. Bu sebeple size haklısınız veya değilsiniz diyemeyiz. Anlattığınız şeyler ise eşinizin yanlış içinde olduğunu gösteriyor. Size tavsiyemiz şudur: Aile büyüklerinizi aranızdaki açı büyümeden meseleye müdahale ettirin. Onlar sizin aranızda tahkim yapsınlar. İkiniz de rahat edersiniz, birbirinizi üzmezsiniz.
Selamünaleyküm. Kendinizi yoğun tutmanız gerekir. Ev işleri bir insanın dolu olmasına yetmez. Okuyun, sohbet halkalarına katılın. Özel yeteneklerinizi geliştirin. Böylece ilave sıkıntılardan kurtulursunuz. Krediyi en kısa zamanda bitirmek için uğraşın, elbette tevbe de etmelisiniz. Sözünü ettiğiniz kurumlarla zaruret durumunda iş yapılabilir.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Bu para size intikal etikten sonra onu harcamanız ilke olarak caizdir. Takva olarak ondan arınma yönü de vardır ama fetva olarak harcayabilirsiniz. Dolayısıyla hacca da gidilebilir. Kendi paranızı biriktirirseniz evla olanı yaparsınız.
Selamünaleyküm.Normal de her kaza namazı için bir ezan ve kamet yapmak doğru olandır. Bir arada birden çok kaza kılınacaksa bir ezan ve her biri için bir ikamet yapılır. Ancak ezan ve ikamet olmasa da kaza namazı geçerlidir. Gece kalkmışken iki rekât da olsa teheccüdün lezzetini yakalamak çok iyi olur. Allah kabul etsin.
Selamünaleyküm. Hakkınızda hayır olmasını dileriz. Mesajlaşma ilke olarak yasak değildir ama kayanların pek çoğu bu yolla kaymıştır. Kendinizi zapt edebilecekseniz mesaj yolunu açık tutun. Aksini düşünüyorsanız, yüz yüze aile fertlerinden birinin yanında görüşün. Evla olan da budur.
Selamünaleyküm. Bu bir insanlık meselesidir. Erkek erkekliğini, kadın da kadınlığını bilmelidir. Birbirlerine tahammül etmesini bilmek de ikisinin ortak vazifesidir.
Selamünaleyküm. Çok zayıf bir ihtimal bile olsa böyle bir şehvetle dokunma durumu Hanefi fıkhı ulemasına göre bir nikâh düşürme tehlikesi oluşturur. Fakat takdir edersiniz ki bu durum yani kişinin gelinini kucaklarken şehvetlenmesi, organının hareketlenmesi uçuk bir örnektir ama örnektir. Bu nedenle bu hususlarda gayet dikkatli olmak evla olandır.
Selamünaleyküm. Bu, o hoca efendilerin bir içtihadıdır. Biz o kanaatte değiliz.