Fetva Meclisi
Soru
Erkek karısına aylardır dokunmuyor. Konuşmuyor. Kendi annesi kadını istemiyor. Evi terk etmesini bekliyorlar ama kadın sabrediyor. Çocuk yok. Ancak erkek kadını seviyor. Annesi karısını istemediği için o da yabancı gibi davranıyor. Kadın bu durumda boşanmayı isterse vebali olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
1- Erkeğin bir kadın üzerinde cinsel hak talep etmesi gibi kadının da erkek üzerinde cinsel talepte bulunması hakkıdır. Erkeğin bir kadını her yıl yaklaşık yüz kere yatağında doyasıya bir seviyede cinsellik içinde bulundurması kadının hakkıdır. Aynı zamanda bu, erkek için de bir haktır. Bunu tıbbî bir özrü bulunmayan erkeğin yerine getirmemesi zulümdür. 2- Bunun gibi bir nedenle kadın erkekten boşanma talebinde bulunabilir. Erkek, böyle bir boşanmanın kendisine getireceği ekonomik külfet nedeniyle kadından belli bir miktar bedel isteyebilir. Kadın da bu bedeli öder. O anda da boşanma gerçekleşmiş olur. Buna fıkıhta HUL' denmektedir. Bunun hiçbir dini sakıncası yoktur. 3- Bunu da kabul etmeyen bir erkeğe karşı, mahkemeye şikâyet edilerek boşanma talebinde bulunulabilir. Evet, mevcut durum bir Müslüman kadının, Müslüman bir erkeği şikâyet etmesinin münasip olmayacağı bir durumdur. Ama kadın, ebedi bir zulme katlanmak zorunda değildir. Yine de durumu ailenizin akıllı büyükleri ile istişare edin. En az üç büyüğünüzle istişare ederek bu kararı verin. Allah sabırlar versin.
Selamünaleyküm. Aile içi ilişkide, yatak odası ihtiyacı erkekle kadın arasında aynıdır. Kadın da erkek kadar o ihtiyacı hisseder. Meselenin sadece erkeklere mahsus gibi bilinmesi yanlıştır. Kadının, erkeğinden yılda yüz defayı düşmeyecek bir ilişki talebinde bulunması hakkıdır. Bu hakkını karşılamayan eşinden boşanmayı talep etme yani mahkemenin nikah akdini feshetmesini istemesi hakkıdır. Erkeğini ilim tahsili gibi bir mazeret makul mazeret değildir.
Selamünaleyküm. Bu durumda bu bayan evli bir bayandır. Sizin onunla evlenmeye dair şeyleri konuşmanız mümkün değildir. Bir yıl yanına uğramamış olmak boşanma nedeni değildir. Bayanın onunla evli olmamayı istemesi de neden değildir. Bir yolu bulunup onun boşaması sağlanacak yoksa sizin ona evlenme teklif etmeniz haramdır.
Esasen eşlerin birbirlerini idare etmesini becermelidirler. Beceremeyince de tedbirler alınmalıdır. Bu tedbirlerden biri de gerekiyorsa kaynanaya gitmemek olabilir. Bu da ikinci bir beceri gerektirecektir. Kaynananıza karşı sizin insanlık ve vicdan göreviniz vardır, hukuki bir borcunuz yoktur. Kaynana size incitici davranıyorsa gitmeyebilirsiniz, bundan bir vebal doğmaz. Eşinizin annesine karşı sorumluluğu gibi sizin ona karşı sorumluluğunuz yoktur. İnsanlık ve vicdan vardır. Yalnız eşiniz bu tedbiri aranızdaki evliliği bitirmeye kadar taşıyabilir mi, onu siz tespit edeceksiniz.
Selamünaleyküm. Tekrar bir araya gelmeniz yeni bir nikâh ile mümkün olabilir ama bunu siz iyi düşünün. Bu darbeden sonra ne kadar saadet ortamı oluşturabilirsiniz onu hesap edin.
Selamünaleyküm. Sadece ‘seni boşuyorum’ sözünde tehlike var. Bu da şu anda nikâhlı olmalarını engellemiyor. Boşama sözünden sonra kısa zamanda geri dönmesi bir talak riski taşımaktadır. O da şu anda beraber olabilecekleri şanslarının devamı demektir. Ancak böyle bir erkek, bu Ümmet’in erkeklerinden biri olarak aile reisi olmamalıdır. Ağzına sahip olamayan, ‘sinirlenince’ bozulan bir erkek kendini düzeltmelidir. Zaten kim ‘sinirli değilken’ boşuyor ki? Herkes kendine gelmeli ve tevbe etmelidir. Bu ailenin devamı bu mantıkla zor sürer.
boşanmak konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Cinsel olarak bağınız zayıfsa tekrar denemeye kalkmayın. Boşuna süreyi uzatmış olursunuz. Kadının bekâreti mehrinin karşılığıdır. Sizinle bir odaya girdikten sonra mehrini vermeniz için bir engel kalmamıştır. O, hakkından ferağat ederse vermeyebilirsiniz. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Yazınızı, ümmetim adına, insan olmanın izzeti adına kahrolarak okudum. Çok yaygın bir hastalık sizin yuvanızı da bulmuş; Allah'tan korkarak ve aklınızı çok iyi kullanarak hareket etmeniz gereken bir durumdasınız.SİZİN YAZDIKLARINIZA BİNAEN size şu tavsiyelerim olacak: 1- Hanımınızı boşama hakkınız olabilir ama onun hatalı tutumları yüzünden bir harama kaymanız makul değildir. Susadıkça deniz suyu içmek gibi bir iş yapmamalısınız. 2- Hanımızın size karşı kusurlarını kendiniz için gerekçe yapabilirsiniz; Allah Teala'ya karşı olan kusurları nedeniyle onun hakkında bir karar vermeniz doğru olmaz. Siz sizin hakkınızı koruyun, Allah'ın hakkını Allah alır. 3- Bu tür sorular sorulduğunda toparlayıcı ve birleştirici tavsiyelerde bulunmak adettir ve uygun olan da o dur. Ancak ben, SİZİN TEK TARAFLI OLARAK ANLATTIKLARINIZA BİNAEN, ailenizin sağlıklı bir şekilde devam etmeyeceğini zannediyorum. Bilhassa hanımlar, çalışıp kazanmayı göze koyduktan sonra ailenin devamı bir kat daha zorlaşmaktadır. Acı ve esef verici de olsa durum budur. 4- Ayrılmak da birleşmek kadar haktır. Herkes hakkına razı olarak ayrılsın. Birbirinize zulmetmeden, geçmişteki güzel günleri inkâr etmeden ya ailenizden büyüklerin hakemliği ile ya da mahkeme ile ayrılabilirsiniz. Ne zulmedin ne zulüm görün. Daha sonra da yeni bir düzen kurarsınız. Amu bu düzeniniz internetten tanıştığınız biri ile olmasın. Yağmurdan kaçarken doluya tutulursunuz. Herhalükârda Allah'tan korkun, âdil olun, vefalı olun.
Selamünaleyküm. Boşamada kararlı iseniz, nikâhınızda şahitlik eden iki şahide eşinizi filan tarihten itibaren boşadığınızı duyurun. Boşanmış olur.
Selamünaleyküm. Çocuğun sizde kalması uygun olur. Gerekiyorsa çocuğunuz için okulu da bırakın, nafaka vermemek ise eşinizin çocuğuna karşı sorumluluk hissetmemesi ile alakalı bir durum, yasal hakkınızı kullanırsınız.
Selamünaleyküm. Kocası ölen kadının yaşı ne olursa olsun, DÖRT AY ON GÜN iddet bekler. Bir zaruret olmadıkça da kocasının evinde bekler.
Onunla yatağa girdi iseniz, mehir onun tarafına geçmiş demektir; vermek zorundasınız. Konuşun, istemezse bir sakıncası yok sizde kalır. Ya da pazarlık edin, indirsin.