Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben boşanma sürecinde olduğum için iki çocuğumla birlikte babamın evinde yaşıyorum. Ancak babam, çocuk yetiştirme tarzımı yanlış buluyor ve sık sık beni eleştiriyor. Çocuklarıma bağırıyor, hatta dört yaşındaki çocuğumdan bile saygı bekleyerek ona "terbiyesiz" diyor. Bu durum beni derinden üzüyor ancak tartışma çıkmaması için sessiz kalıyorum. Buna rağmen çevremdekiler, beden dilimle saygısızlık yaptığımı, kaşlarımı çattığımı ve hareketlerimin değiştiğini söylüyor. Bunun farkında olmadan gerçekleştiğini düşünüyorum. Babam, çocukları disipline etmem için bağırmamı ve ceza vermemi istiyor ancak ben onları Allah’ın emaneti olarak görüyor ve incitmek istemiyorum. Bu durumda beden dilimle farkında olmadan saygısızlık yapmış olur muyum? Çocuk eğitiminde babama itaat etmezsem günah işlemiş olur muyum?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Sizinle evlendikten sonra baba veya annesinin hiçbir etkin kararı söz konusu değildir. Babasının bu husustaki emri de sıfır oranındadır. Bir kere çalışmaması Allah'ın ona tanıdığı haktır, emirdir de. Babası boş konuşmuş. Eşinizi tebrik ederim, kadının onuruna yakışanı tercih etmiş. Allah yuvanızı mübarek kılsın.
Baban, yatalak bir hasta olsa idi ne yapacaktın onu? Gözünde sıfırlanmış bir baba mı olacaktı? Elbette hayır, değil mi? Bu durumu da öyle düşün; insanların sadece bedenleri hasta olmaz, beyinde de görülüp tedavi edilemeyen müzmin hastalıklar olabilir. İdare et, ses çıkarma, görme, duyma ve sen kazan. Öyle bir kazan ki, o sana minnettar kalsın bir gün. Ebedi bir hayat için böylesi daha iyidir.
Elbette ki bu çektikleriniz sizin için bir imtihan. Sabredin ve sabrı tavsiye edin; merhamet edin ve merhameti tavsiye edin. Anne babanıza doğrudan müdahale etmeyin. Siz onların hayırlı çocuğu olmaya bakın. Yalan konusunda da bahsettiğiniz şartlar yalan söylemeyi caiz yapmaz. Belki olayları daha yumuşak bir şekilde anlatmaya çalışabilirsiniz fakat yalan söyleme hususu caiz olmaz. Tatlı dili, orta yolu yakalamaya çalışın. Ne günaha girin ne huzurun kaçmasına kapı aralayın. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Size önce şunu tavsiye etmeliyim: Bu dünya bir imtihan yeridir. Rabbimiz, her birimiz için ayrı ayrı bedenler ve ruhlar yarattığı gibi farklı farklı imtihanlar da takdir buyurmuştur. Her birimiz, kendi imtihanımızla baş başayız. Bunu unutmayalım. Bir de şunu unutmayalım: İmtihanı ancak sabredenler kazanacaktır! Sabredip kazanacaksınız. Başınıza büyük bir felaket gelmiş, haklısınız ama ne yaparsanız sizin için daha iyi olur bunu çok iyi düşünün. Çocuklarınızın hatırına, çevrenin sizi horlamasına karşı sabretmeyi de tercih edebilirsiniz. Bunun dinen bir sakıncası olmaz. Dilinizi ve elinizi bir kötülüğe bulaştırmadan boşayabilirsiniz de. Bunun da dinen bir sakıncası olmaz. Aile büyüklerinizden birini kendinize hakem yaparak, ne yapacağınız konusunda fikir alırsanız daha iyi edersiniz. Allah yardımcınız olsun. Ne edin edin, dilinizi ve elinizi kötülüğe bulaştırmayın. Bir olan derdi ikiye çıkarmayın. Size dua ederiz.
Anlattığınız bu baba yanlış yapmaktadır. Bu gerçek ortada zaten. İkinci bir gerçek de şudur: Sizin babanızı düzeltmeniz mümkün değildir. Bir baba evladından nasihat dinlemez genelde. Bu sebeple siz babanıza başkalarının ağzından söyleyin söyleyeceğinizi. Ve mümkün olduğu kadar da onunla tartışmalı bir alana yaklaşmayın. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Eşinizin boşamakla vebale girip girmeyeceğini o düşünsün. Siz kendi durumunuza bakmalısınız. Size tavsiyem şudur: Ailenizden sözüne itibar edeceğiniz namaz kılan, Allah'tan korkan iki büyüğünüze durumunuzu izah edin. Size sizin yanlışlarınızı söylesinler, siz de onları düzeltin. Sonra da sıkıntı devam ederse tekrar onlara başvurun, öbür tarafı da ikaz etsinler. Netice alınmazsa, aile büyükleri olarak gelecekle ilgili bir karar versinler. Acele ile ve düşüncesiz kararlar vermemeye çalışın. Evlilik nihayetinde öyle veya böyle budur. Sabredin, Allah'tan yardımını dileyin. Namazınızı ihmal etmeyin, sık sık Kur'an okuyun, rahatlarsınız.
aile konusundaki diğer fetvalar
Babanızla çatışarak hem bir şeyleri düzeltme ihtimaliniz düşer hem de kendinize verdiğiniz zarar artar. Babanızla şikâyetlerinizle tatlı bir dille konuşmanın yollarını arayın. Sorun ister çözülsün ister devam etsin, siz babanızla iyi geçinmenin yollarını arayın. Babanızın ebeveyni gibi görmeyin kendinizi. Onun yanlış hareketlerinden dolayı kınanacağınızdan endişe duymayın. Babanızı sahiplenip kabullenmeye çalışın. Onun daima size karşı şefkatini ve merhametini hatırlamaya çalışın. Hatalarını ve kusurlarını affedin. Bunun yanı sıra iyi bir çevreyle sosyalleşin. Yalnız kalmayın. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Konuyu sizin verdiğiniz bilgilerin sahihliği çerçevesinde tahlil etmeye çalışacağım. Diğer tarafı dinlemeden hüküm tespit etme çabası doğru olmadığından ifadelerimi bir ağabeyinizin cümleleriniz üzerinden tahlil ve nasihati olarak görün. Eşinizin, ailesine sadık biri ama bu durum evlilik sınırlarını çizememesine sebep olmuş gibi görünüyor. Sizinle ilgili konuşmaların yanlış lanse edilmesi, olmayan şeylerin söylenmesi ve eşinizin sözlerin gerçekliğini doğrulamadan bunlara inanması sizi yıpratıyor. Evliliğinize müdahale ediliyor ve bu, eşiniz tarafından doğal karşılanıyor. Eşiniz ailesine çok bağlı biri ama evlendikten sonra önceliği eşi ve kurduğu yuva olmalıdır. Kocanız ailesinin her dediğini doğru kabul ediyorsa, kendi evinin huzurunu sağlayamaz. Kendi kararlarını vermekte zorlanıyorsa, bu hem sizi hem de onu ilerleyen yıllarda yıpratır. Sizin hislerinizi anlamakta zorlanıyor ve ailesinin söylediklerine göre hareket ediyorsa, evliliğinizde güven sarsılıyor. Dışarıdan yönetilen bir evlilik temelleri zayıf olan bina gibidir. Küçük bir sarsıntıda yıkılır. Dolayısıyla bir yuvaya dışarıdan müdahale edilmemelidir. Bu duruma karşı, kocanızla savaş halinde olmanız size bir şey kazandırmaz. Ona "senin ailen ya da benim ailem" gibi bir rest çekmek yerine, "biz bir aileyiz ve sorunları beraber çözmeliyiz" mesajını vermelisiniz. "Aileni seviyorum ve saygı duyuyorum ama bizim de bir evliliğimiz var. Bizim hayatımıza çok fazla müdahale edildiğinde, biz zarar görüyoruz. Bunu birlikte korumamız lazım.”, "Beni seviyorsan, benim de anlatacaklarımı dinle. Her iki tarafı da dinlemeden karar verme.", "Ben çok üzülüyorum çünkü bu evlilik benim için kıymetli.", "Seninle mutlu olmak istiyorum ama sürekli baskı altında hissediyorum.", "Birlikte bir çözüm bulmamız lazım." şeklinde yuva kurtaran altın sözlerle kocanıza telkinlerde bulunmanız gerekir.
Dinimizde namahrem kadın ve erkeklerin birbirine dokunması caiz değildir. Efendimiz aleyhisselam hiçbir yabancı kadınla el sıkışmamıştır. Hatta şöyle buyurmuştur: "Ben kadınlarla tokalaşmam." (İbn Mâce, Cihâd, 43) Yenge, amca ve dayı çocukları (kuzenler), bacanak, elti gibi akrabalar ise mahrem değildir ve onlarla tokalaşmak caiz değildir. Mahremiyet kan bağıyla değil, şeriatın belirlediği sınırlarla belirlenir. Senin bu konuda duruşun tamamen doğrudur ve Allah’ın rızasına uygundur. Bu konuda izlemen gereken metotla ilgili bazı tavsiyelerime kulak vermeni istiyorum. Şeriata uygun hareket etmen birilerini rahatsız edebilir ama sen Rabbini razı etmeye bak. Zamanla seni böyle kabul ederler, yeter ki dengeli, sabırlı ve sakin ol. “Ben kimseye kötü davranmıyorum, sadece inancım gereği tokalaşmıyorum.” diye kibarca ifade edebilirsin. Onlarla tartışmaya girmek yerine susarak duruşunu göster. İyi bir evlat olmaya devam et ancak itaat etmenin Allah’ın emirlerine ters düşmediği sürece olduğunu unutma. Onlara "Sizi üzmek istemem ama Allah’ın emirlerini de çiğneyemem." diyerek yaklaşabilirsin. Yanlış anlamalar olmasın diye önceden haber gönderebilirsin: "Artık mahremiyet kurallarına daha dikkat ediyorum, lütfen benden tokalaşmamı beklemeyin." Sakin, kararlı, tebessümle ve nezaketle duruşunu gösterirsen, zamanla herkes bunu kabul edecektir. Sert çıkışlar, keskin reddedişlerden uzak durmalısın.
Fakirse verebilirsiniz.
Aktarmış olduğun bilgiler dâhilinde şu hususlarda düşünmeni tavsiye ederim. Baba, çocuğuna ve eşine zulmetmişse, kul hakkına girmiştir. Kul hakkı da helalleşmeden affedilmez. Eğer baban gerçekten büyük haksızlıklar yaptıysa senin ona hakkını helal etmeme hakkın vardır. Ancak kin tutmak, dua etmeyi bırakmak ve tamamen nefret etmek, dinimizce olarak doğru görülmez. Babanın size yaşattıklarından dolayı hakkını helal etmeme konusunda kendini baskı altında hissetme. Fakat öfke ve kinin de seni tüketmesine de fırsat verme. Yaşadıklarını Allah'ın adaletine havale et. Korkma, Allah kimsenin hakkını kimsede bırakmaz. https://fetvameclisi.com/fetva/zalim-bir-babaya-da-mi-saygi-gostermek-zorundayiz
Öncelikle Allah size güç ve sabır versin. Yaşadıklarınız gerçekten zor ve yıpratıcı bir durum. Bir yanda eşinizin kötü alışkanlıkları ve size, çocuklarınıza olan kötü davranışları var; diğer yanda ise bir yuva kurmuşsunuz, iki evladınız var ve ayrılıp ayrılmama konusunda büyük bir çıkmaz içindesiniz. İslam evliliği korumayı teşvik eder ancak evlilik, zulme dönüşmemelidir. Eğer eşinizin hataları düzelme ihtimali varsa değişmeye niyetliyse ve bir çözüm yolu bulma imkânı varsa sabretmek anlamlı olabilir. Ama eğer sürekli sizi ve çocuklarınızı kırıyor, ruhen ya da fiziksel olarak zarar veriyor, değişmeye niyeti yoksa sabretmek yerine kendinizi ve çocuklarınızı koruma yoluna gitmek gerekebilir. Eşinizle son bir defa net konuşma yapın. Ona açıkça şunu söyleyin: “Sana çok fırsat verdim, değişmeni bekledim ama artık böyle devam edemem. Eğer değişmek istiyorsan bunu göstermen lazım. Yoksa yoluma devam etmek zorundayım.” Ona belli bir süre tanıyın (örneğin üç ay gibi) ve bu süreçte nasıl davrandığını gözlemleyin. Eğer eşinizin saygı duyduğu biri varsa (babası, annesi, abisi gibi) onunla konuşmasını isteyebilirsiniz. Ancak bu çözüm bazen işe yarasa da bazen de sorunu daha da karmaşık hale getirebilir. Eğer eşiniz başkalarının müdahalesine tepki gösteriyorsa bu adımı dikkatli değerlendirin. Bir aile danışmanı veya psikolog ile görüşmek, size net bir yol gösterebilir. Eğer eşiniz kabul ederse eş terapisine gitmeyi teklif edebilirsiniz. “Ya Rabbi, benim ve çocuklarım için en hayırlı yolu nasip et. Şayet sabretmemiz gerekiyorsa bize sabır ver; eğer ayrılmamız gerekiyorsa bunu kolaylaştır.” diye dua edebilirsiniz. Allah sizin ve evlatlarınızın hakkında en hayırlı kararı vermenizi nasip etsin.