Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben otuz bir yaşındayım, evli ve bir evlat sahibiyim. Benim babam namaz hassasiyeti olan itikatlı bir mü'min olsa da sürekli insanları rencide eden gönül yıkan bir insandır. Kötü alışkanlıkları yoktur ve sosyal biri değildir. Kardeşleri, çevresi, annem ve biz çocukları dâhil olmak üzere hepimizle ilişkileri kötüdür. Çocukluğum dayakla geçti, önce döver kalbimi kırar sonra gönül almaya çalışırdı. Nerede ne konuşacağını bilmeyen, her yerde kendini ve bizi rezil eden tutumlara girip sonra aklı başına gelince özür dileyen biridir. Yaptığı hataları kati bir lisanla kendisine yönelttiğimde bana evladından bul diyor ve kızıyor affedersiniz bilmem ne ol git diyor. Babanın evladında hakkı vardır da evladın babada hakkı yok mudur? Hak katında nedir bu durum Allah için cevap verin?
Cevap
Benzer fetvalar
Üzerinize düşeni yapın, babanız hakkını helal etmese bile kendinize sıkıntı yapmayın. İhtiyacı olduğunda yanında olun, eski günleri açmayın, babanızla tartışmadan uzak durun. Dua etmeyi de unutmayın.
Selamünaleyküm. Seni doğurmayan iki insana anne ve baba demenin hiçbir değeri yoktur. Seni kim doğurdu ise onlara hak ettikleri değeri vereceksin. Çok uzatmadan bu süreyi aile büyüklerinden birini devreye sokarak yani onu aracı yaparak herkesin razı olacağı ve kimsenin üzülmeyeceği bir yöntemle taşları yerine oturtmalısın.
Müslümanlığın örneği baban değildir. Sen Müslümanlığı onun Peygamberinden öğrenmelisin. Yarın Allah'ın huzuruna sen de baban da tek tek çıkacaksınız. Evet, baban yanlış yapıyor ama sen doğruluğun sahibi ol. Hatalı durumda olma, başka bir konuda suçlu duruma düşme, babanın yaptıklarını da kafana takma. Sabret ve onurunla yaşa. Allah yardımcın olsun.
Selamünaleyküm. Bi evlat, baba ile anlaşıp anlaşmama durumunda olmaz. Evlat babasının önünde itaat eder sadece. O size karşı kusurlu ise bu sizin yararınıza olacaktır. Zira Allah Teâlâ sizin hakkınızı ondan muhakkak alır. Ama siz ses yükselterek kendi hakkınızı da tüketiyorsunuz. Sabretmeli ve kazanmalısınız. Yapacağınız tek şey, sizi ses yükseltmeye teşvik edecek ortamlardan uzak durmanız olur.
1- Anne babanızın size karşı tutumu ne olursa olsun sizin onlara EN İYİ EVLAT muamelesi yapmanız gerekiyor. 2- Bu yaptığınız ibadettir. Nasıl ibadetler bizim zevklerimize göre belirlenmiyorsa bu da sizin hoşlanmadığınız şekilde yürüyebilir ama siz ecir kazanacaksınız. Muhakkak kazanacaksınız. 3- Sıkıntınız artarak devam edebilir. bu ecrinizin de artacağını gösterir. Ecrinizin artacağı sürece girmeniz, bir önceki süreçten kazandığınızın işaretidir. 4- Böyle bir süreci yaşamasanız Allah Teala, muhakkak sizi başka bir şeyle imtihan edecekti. Çünkü hayat imtihandır. Asla yılmayın, sabredin kazanın. Allah işinizi kolay etsin.
Dinimiz anne ve babaya iyilik ve saygı gösterilmesini (ihsan) emreder. Ancak bu, kişinin fiziksel, ruhsal ve manevi sağlığını tehlikeye sokacak bir duruma düşmesini gerektirmez. Allah, kimseye taşıyamayacağı yükü yüklemez. Babanızın sizin üzerindeki hakkı, bir yandan evlat olarak ona iyilikle yaklaşma sorumluluğunuzu ifade ederken diğer yandan da onun sizin üzerindeki davranışlarının adil ve merhametli olması gerektiğini kapsar. Babanızın kumar bağımlılığı ve sorumluluklarını yerine getirmemesi, sizin üzerinizde ciddi travmalara yol açmış. Bu durum, sizin ruh sağlığınızı ve evliliğinizi etkileyen önemli bir faktör olmuş. Kendinizi bu etkilerden korumak için mesafeli olmanız, zaruri bir ihtiyaç olabilir. Dinimiz kişinin anne ve babasına iyilik etmesini öğütler. Ancak bu iyilik, zararlı bir ilişkiyi sürdürmeyi gerektirmez. Bayramlarda veya sağlık sorunlarında babanıza yardımcı olmayı teklif etmişsiniz ve bu, sizin vicdanen sorumluluklarınızı yerine getirdiğinizi gösterir. Babanız bu teklifi kabul etmediği takdirde, onun öfkesine odaklanmak yerine Allah’a yönelerek doğruyu yaptığınıza emin olabilirsiniz. Kendinizi yeniden aynı travmalara maruz bırakmaktan korktuğunuz için mesafeli bir yol izlemek, hem dinî hem de insani açıdan makul bir tutumdur. Dualarınız ve niyetlerinizle Allah’ın rızasını kazanmayı umarak hareket edebilir, gereksiz bir yük altına girmekten kaçınabilirsiniz. Babanızla kesinlikle geçmişi üzerinde savaşmayın. Önünüze bakın. Kendi hayatınıza odaklanmaya çalışın. Zarar görmeden yapabileceğiniz bir iyilik varsa onu yapın. İncinmeyin, incitmeyin de. Babanızın maddi ya da manevi destek taleplerine, imkân dâhilinde ve sağlığınızı koruyacak şekilde karşılık verebilirsiniz. Allah sizin niyetlerinizi biliyor ve bu zor durumda yaptığınız her çabayı görüyor. Babanıza da kendinize de dua etmeyi ihmal etmeyin.
baba konusundaki diğer fetvalar
İzin vermiş olması yeterli, gelip bulunması şart değildir. O şekilde nikâh kıyabilirsiniz.
Gerçek bir Hristiyan ise babanızın nikâhı caizdir. Buna göre de siz o kadına babanızın eşi gibi muamele edeceksinizdir. Hristiyan olması onu tamamen yabancı kadın gibi görmenizi gerektirmez. Müslüman bir kadın gibi de göremezsiniz elbette. Bu ikisinin ortasında giyim kuşam, ilişki, muhabbet konuları gibi alanlarda dengeli bir çizgide görmelisiniz.
Bir kişi kendisine intikal eden mirastaki diğer hak sahiplerinin (mesela kız kardeşlerinin) haklarını gasp etmiş olması o malın ona gasp ettiği kadarı ile haram olmasını gerektirir. Onun vefatı ile bu malın çocuklarına intikal etmesi durumunda ise el değiştirmeyle haram mal helale dönüşmez. Çocuklarının veya varislerinin hakları gasp edilmiş hak sahipleri ile oturup sulh olmaları gerekir. Hakları gasp edilenlere dinen verilmesi gereken pay ne kadar ise onu onlara verirler. Rakamlar net tespit edilemiyorsa bir bilirkişi oluşturulur ve bilirkişinin belirlediği onlara verilir. Böylece babalarından intikal eden mal onlara helal olur. Hak sahipleri de ölmüş ise onların çocuklarına yani mallarına varis olanlara bu mal verilir. Hakları verilmemiş olanlar, haklarını helal ediyorlarsa bir sorun yok demektir.
Allah Teâlâ yardımcınız olsun. Sabrınız kavi olsun. Çalışmanız için mecbur kalırsanız çalışabilirsiniz. Bunun için öncelikle sadece kadınların bulunduğu ve helal olan bir iş arayın. Onu bulamayınca şartları biraz daha daraltabilirsiniz. Sıkıştıkça zorunluluk durumunu devreye sokun. İlk fırsatta da en helal olana intikal edin.
Kardeşinize zekât vermenizde sakınca yoktur. Babanız bakmıyorsa ve dedeniz de yoksa ya da bakmıyorsa kız kardeşinize babalık yapmanız görevinizdir. Allah yardımcınız olsun.
A- İki şehir arasında yolda iken seferi olacaksınız. B- Babanızın bulunduğu şehirle bağlantınız devam ediyorsa yani kendinizi hâlâ, babanızın bulunduğu yerin adamı, ikinci şehirde işiniz bitince gideceğiniz yer olarak görüyorsanız orayı, orada seferi olmazsınız.