Fetva Meclisi
Soru
Hocam babamlar beş kız iki erkek kardeşler. Babaları vefat ettikten sonra kız kardeşlerine mirastan hak vermemişler. Benim babam vefat etti. Şu an babamın mallarını iki erkek kardeşim idare ediyor. Eğer babamın malı bize verilirse bunda halalarımın hakkı var mıdır? Var ise bu hakkı kendi malımızdan nasıl çıkarabiliriz?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bir insana miras yoluyla intikal eden maldaki haramlar, intikal yoluyla haramdan arınmış olmaz; o malı haram olarak oluşturan açısından vebal devam etmektedir. Malın kendisine intikal ettiği kişi açısından ise durum şöyledir: - Eğer gasp, hırsızlık gibi yollarla edinilmiş bir mal söz konusu ise o malı sahiplerine iade etmesi gerekir. Miras yoluyla intikal nedeniyle ona helal olmaz. - İntikal eden mal, faiz ve benzeri bir haram yoluyla elde edilmiş ise bu durumda, malın tamamının haramdan olması durumunda mü'min bir mirasçının o mala tenezzül etmemesi gerekir. İman ehli olmak budur. Eğer örneğinizde olduğu gibi, bankaya da giderek malını geliştiren biri ise miras bırakan, bu durumda elimizdeki intikal etmiş malın ne kadarının haramdan olduğunu bilmemiz mümkün olmayacaktır. Sadece 'çalışmasında haram da vardı' zannı ile bir insanın mirası reddedilmesi gerekmez. Belli bir miktarı, 'bu kadarı faizdendi' şeklinde bilebilecekseniz onu ayırıp sadaka olarak verebilirsiniz.
Babanızın o öldükten sonra uygulanmak üzere yaptığı vasiyette erkek çocuklarına belirlediği miktarın hiçbir bağlayıcılığı yoktur. O vasiyeti kabul etmeyerek de günaha girmezsiniz. Bilakis erkek kardeşleriniz haram mal almış olurlar. Kur'an'ımızın size tanıdığı hakkı vasiyete rağmen alın. Vermezlerse hakkınızı helal etmek zorunda değilsiniz.
Babanız kırk yıl önce vefat etmiş olduğu halde niçin mirası taksim etmediniz? Burada tüm mirasçılar olarak kabahatlisiniz. Ama varislerden biri/birileri istediği halde vermediyseniz kul hakkına girdiğiniz anlamına gelir. Çünkü ortada hâlâ teslim edilmemiş hak vardır. Bu tür durumlarda doğru olan ölen kimsenin borçları ödendikten sonra hemen mallarının varisleri arasında taksim edilmesidir. Şimdi yapmanız gereken babanızın bıraktığı malları/oranı/değeri tespit etmektir. Daha sonra her hak sahibine (erkeğe iki, kıza bir hisse olmak üzere) hakkını verin. Ayrıca varislerin her birisinden helallik almak zorundasınız. Eğer varisler miktara rıza göstermezlerse anlaşabileceğiniz bir miktar üzerine sulh yapın. Allah yardımcınız olsun.
Bir insan ölmeden malını miras gibi taksim etmemelidir. Miras, ölümden sonrasına kalsa daha iyi olur. Evlatlardan birinin Kur'an'ın hükmüne itiraz etmesi onun bileceği bir iştir; mesele iman meselesidir. Siz karışmayın. Kalan size helaldir. O yasal bir güç kullanıp malına haram karıştıracaksa onun bileceği bir durum.
Allah babanıza rahmeti ile muamelede bulunsun, sizi de salihattan kılsın. Annenizin yaşayıp yaşamadığını bildirmemişsiniz. Dede ve ninenizin olmadığını kabul ettik. İki ihtimal var. Anneniz sağ ise ve anneniz ölmüş ise ihtimaline göre mirasınızın dinen değerlendirmesi şöyledir: Anneniz yaşıyorsa: Anneniz: % 12,49 Kızların her biri: % 22,22 Amcaların her biri: % 3,20 Halaların her biri: % 1,60 Anneniz yaşamıyorsa: Kızların her biri: % 22,22 Amcaların her biri: 5,128 Halaların her biri: % 2,564
Kişinin hayattayken malını paylaştırmasına miras değil hediye ismi verilir. Miras ise kişi öldükten sonra malının paylaşılmasına denir. Bir kimse hayattayken malını paylaştırmak isterse tüm çocuklarına eşit bir şekilde dağıtım yapmalıdır. Ancak engelli olan çocuğunu muhtemel mağduriyetini önlemek amacıyla ona diğer kardeşlerine göre daha fazla hibe/hediyede etmesinde âlimler sakınca görmemişlerdir. Babanıza hak/ölüm vaki olur ve geride mal kalırsa; -Eğer mirasçılar kendi aralarında anlaşarak paylaşırlarsa (rızâî taksim) sakıncası yoktur. Fazla hakkı olanlar daha az hakkı olanlara hediyede bulunmuş sayılır. -Eğer kendi aralarında anlaşmazlarsa miras hukukunun yargı boyutu devreye girer. Buna göre de mirasçılar tespit edilip hakları verilir. Bize yazdıklarınıza göre erkeğe iki, kıza bir şeklinde taksim edilmelidir. Belirttiğiniz mallar üzerinde anlaşamazsanız tüm mallarınız satılığa çıkar ve iki erkek bir kız şeklinde taksim edersiniz.
baba konusundaki diğer fetvalar
Gerçek bir Hristiyan ise babanızın nikâhı caizdir. Buna göre de siz o kadına babanızın eşi gibi muamele edeceksinizdir. Hristiyan olması onu tamamen yabancı kadın gibi görmenizi gerektirmez. Müslüman bir kadın gibi de göremezsiniz elbette. Bu ikisinin ortasında giyim kuşam, ilişki, muhabbet konuları gibi alanlarda dengeli bir çizgide görmelisiniz.
Allah Teâlâ yardımcınız olsun. Sabrınız kavi olsun. Çalışmanız için mecbur kalırsanız çalışabilirsiniz. Bunun için öncelikle sadece kadınların bulunduğu ve helal olan bir iş arayın. Onu bulamayınca şartları biraz daha daraltabilirsiniz. Sıkıştıkça zorunluluk durumunu devreye sokun. İlk fırsatta da en helal olana intikal edin.
Kardeşinize zekât vermenizde sakınca yoktur. Babanız bakmıyorsa ve dedeniz de yoksa ya da bakmıyorsa kız kardeşinize babalık yapmanız görevinizdir. Allah yardımcınız olsun.
İzin vermiş olması yeterli, gelip bulunması şart değildir. O şekilde nikâh kıyabilirsiniz.
Siz babanızdan böyle bir istekte bulunmayın yani onu sıkıştırmayın; onun nasıl para bulduğunu da derinlemesine irdelemeniz gerekmez. Haramdan başka alternatif kalmayınca ara vermenizde ve çalışıp para biriktirmenizde bir sakınca yok. Dik ve tertemiz kalın, daha iyi olur.
Müslüman evet dediği şartı sonradan yalamaz. Siz öyle bir şart önünüze konduğunda evet demeyecektiniz. Bu durumda babayı haklı buluruz. Düğünden önce kızının sizde kalmasını istemeyebilir. Öyle bir izin vermesi durumunda siz düğünü erteleyebilir veya hiç yapmayabilirsiniz. Nikâh akdi esnasında söz verdi iseniz siz kendinizi bağladınız. Evet, nikâh her şeydir ama siz kendinizi bağladınız.