Fetva Meclisi
Soru
Hocam babamın yatırımlık bahçesi, iki evi, arabası ve bankada parası var. Bir ablam ve bir de zihinsel engelli erkek kardeşim var. Ben de babamın erkek evladıyım. Babam mirası yaşarken paylaşırsa nasıl paylaşmalı? Ayrıca vefat ederse nasıl paylaşılmalı?
Cevap
Benzer fetvalar
Babanın veya annenin mirasını kendi sağlığında taksim etme hakkı yoktur. Yapsa da değeri ve bağlayıcılığı yoktur. O öldükten sonra değiştirebilirsiniz. Sağlığında yaparsa bu bir hibe olur. Çocuklarına sağlığında mal vermiş olur. Buna çocuklardan biri itiraz etmedikçe de sakıncası olmaz. Eğer babanızın taksimine diğer kardeşleriniz gönülden razı iseler, helal olması bakımından size zararı olmaz. Onlardan biri malı hukuk sistemine göre değil de mesela kıza düşecek fazlalığı erkek kardeşine verecek şer’i anlayışa göre iade ederse bu durumda da sakınca olmaz. Ama öyle veya böyle baban yaptığı yanlıştan ötürü vebale girer. Ona rıza gösteren her mirasçı da vebale girer. Bu seçeneklere göre bir tercih yap ama babanı da bir din düşmanını karşına alır gibi alma. Bile bile onu ateşe doğru koşturmuş olursun.
Selamünaleyküm. Anne ve babanızın vefatı ile beraber, sizden başka mirasçıları yoksa kalan malın İKİ hisse erkeğe BİR hisse kıza şeklinde bölünmesi gerekir. Anne veya babanızın bunun dışında bir taksimatı vasiyet etmelerinin bir anlamı yoktur. Sağlıklarında erkeğe aktarabilirler. Bu caiz olabilir ama vebale girmeyeceklerini söyleyemem.
Babanız ölmeden elindeki malı size taksim edebilir ama bu taksim miras gibi değildir. Sizin aranızda paylaşma şeklindedir. Babanız, taksim etmeden ölürse (bize amca ve halalarınızın varlığını bildirmediğiniz için onları yok sayarak cevap veriyoruz) siz aranızda ondan kalan malı şu şekilde taksim edersiniz: Kalan malın yüzde yetmiş beşi size, Yüzde yirmi beşi de ölmüş kardeşinizin iki kızına kalır.
Babanız kırk yıl önce vefat etmiş olduğu halde niçin mirası taksim etmediniz? Burada tüm mirasçılar olarak kabahatlisiniz. Ama varislerden biri/birileri istediği halde vermediyseniz kul hakkına girdiğiniz anlamına gelir. Çünkü ortada hâlâ teslim edilmemiş hak vardır. Bu tür durumlarda doğru olan ölen kimsenin borçları ödendikten sonra hemen mallarının varisleri arasında taksim edilmesidir. Şimdi yapmanız gereken babanızın bıraktığı malları/oranı/değeri tespit etmektir. Daha sonra her hak sahibine (erkeğe iki, kıza bir hisse olmak üzere) hakkını verin. Ayrıca varislerin her birisinden helallik almak zorundasınız. Eğer varisler miktara rıza göstermezlerse anlaşabileceğiniz bir miktar üzerine sulh yapın. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Allah size de eşinize de imanla bitireceğiniz uzun ömürler nasip etsin. Siz vefat ettiğinizde, sizin adınıza kalan ne varsa o malın tamamının % 50 si, eşinize gerisi kardeşinize kalır. Eşiniz vefat ettiğinde ise kalan malın tamamının % 25 i size, 37,5 erkek kardeşe, 18,75'er kız kardeşlere kalır. Ancak eşiniz vefat ettiğinde kardeşleri ve siz, ona ait mallarda bu taksimi yapacaksınız. Size ait olan özel mal, onun ölümü ile mirasa ortak olmaz. Allah'a emanet olun.
Bir insan ölmeden mirası olmaz. Ölmeden dağıtılan miras değil hibedir, hibede ise eşitlik olur. Evet, öldükten sonra mal sahibi, onun mirası erkeğe iki kıza bir şeklinde dağıtılır. Siz anlaşılan o noktada değilsiniz. Bu tür konulara girmemeniz daha evla olur.
engelli konusundaki diğer fetvalar
Toki'den ev alma konusundaki kanaatimiz değişmemiştir. https://fetvameclisi.com/fetva/tokiden-ev-almak https://fetvameclisi.com/fetva/tokiden-kredili-ev-almak-caiz-mi https://fetvameclisi.com/fetva/tokiden-ev-almak-caiz-mi Bu konuda özel bir durumunuz varsa fetvasını veren hocalarımızla irtibata geçerek onunla amel edebilirsiniz.
Allah Teâlâ size sabırlar ihsan etsin. Hastaya hizmet etmenin mühim mü'min karakterlerinden olduğunu unutmayınız. Kardeşinizin durumunu uzman doktor raporuna göre tespit ediniz. Eğer akli melekelerini kullanamıyor, "akıllı sayılmaz" deniyorsa kardeşinizden ibadet mükellefiyeti kalkmış demektir. Onunla bir bebek arasında ibadet açısından fark yoktur. Hayır, "aklı var, biraz düşük" türünden bir rapor veriliyorsa o da sizin gibi ibadetle yükümlüdür. Beceremedikleri elbette ondan kalkar ama genel olarak ibadetle yükümlü olacaktır. Namaz kılacak, oruç tutacaktır. Kendi başına haccedemez durumda ise ve malı da varsa birisini onun yerine hacca gönderebilirsiniz. Kardeşinizin bir yolla malı olabilir. Babanızdan kalan veya birinin ona bağışladığı şeklinde malı olabilir. Sizin malınıza sahip olmanızla onun malı olması ve o malının sahibi olması dinen aynı şeydir. Hiçbiriniz onun malı üzerinde tasarrufta bulanamazsınız. Bu durumda da mahkeme yoluyla ona bir vasi tayin edilmelidir. Vasi de makul bir şekilde onun malını, onun menfaati doğrultusunda harcar. Babanız veya bir başka birinden ona intikal eden mirasta hiçbir hak kısıtlaması yapamazsınız.
Yürüyebilirsiniz ama eğilmeniz kalkmanız acısız olmuyor ya da engelinizi artırma riski taşıyorsa bir sakıncası yoktur. Allah size sabırlar versin, ecriniz ziyade olsun.
Kardeşinizin oruç tutması gerekmez. Kardeşiniz ve anneniz için her tutulmayan oruca ayrı ayrı bir fitre miktarı (bu yıl için 27 TL) verirsiniz. Bunu verdiğinizde evinizde eksikli olacak kadar sıkışık bir bütçeniz varsa vermeyebilirsiniz. Allah Teâlâ yardımcınız olsun.
Sadece o kişiye gitmekle bir günah oluşmaz. Yapılan işleme göre bir günah oluşabilir. Onu da bilmediğimiz için ayrıntılı cevap veremiyoruz.
Engellilik ağır da olsa ibadete mani olmaz. Sadece 'yapabildiği kadar' diye bir sınırda tutulur. Zekât ibadeti de böyledir. Engellinin bütün ihtiyaçları çıktıktan sonra elinde bulunan mal zekât ölçüleri itibariyle ona zekâtı farz duruma getiriyorsa o da zekât verir. Genel kural böyledir.