Fetva Meclisi
Soru
Hocam kardeşlerimden birinde OTİZM var. Yaşı da ileri yaş oldu. İbadeti ve babamdan kalan malı hususunda ne yapmamız gerekiyor?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Anlaşılan siz, babanızdan kalan malı kardeşler olarak yiyip tükettiniz. Yapmanız gereken onu herkesin payına göre taksim etmekti. Yapmamanız hata olmuş. Kardeşler olarak bu durumu kendi aranızda helalleşip kapatabilirseniz mesele kalmaz. Yalnız baliğ reşid olmayan kardeşinizin helallik vermesi mümkün değildir. Şöyle yapabilirsiniz: Size kalan malları kâğıt üzerinde herkesin hakkını alacağı şekilde bölüşün. Kardeşinizin hakkı belli olsun. O hakkı onun namına bir kenara koyun. Reşid olunca yani on sekiz yaşını doldurunca onu kendisine verin. Bu arada o mal sizde emanette kalmış olur. Kardeşiniz o zaman hakkını size helal etmesi durumunda ise mal size iade edilmiş olabilir. Devletin kardeşinize tahsis ettiği maaş ise onundur. Reşid olmadan o maaşı sizin veya başka birisinin alması, ondan harcaması caiz olmaz. Ona ait giderlere kullanılmalıdır. Ya da onun adına bekletilmelidir.
Selamünaleyküm. Bir insana miras yoluyla intikal eden maldaki haramlar, intikal yoluyla haramdan arınmış olmaz; o malı haram olarak oluşturan açısından vebal devam etmektedir. Malın kendisine intikal ettiği kişi açısından ise durum şöyledir: - Eğer gasp, hırsızlık gibi yollarla edinilmiş bir mal söz konusu ise o malı sahiplerine iade etmesi gerekir. Miras yoluyla intikal nedeniyle ona helal olmaz. - İntikal eden mal, faiz ve benzeri bir haram yoluyla elde edilmiş ise bu durumda, malın tamamının haramdan olması durumunda mü'min bir mirasçının o mala tenezzül etmemesi gerekir. İman ehli olmak budur. Eğer örneğinizde olduğu gibi, bankaya da giderek malını geliştiren biri ise miras bırakan, bu durumda elimizdeki intikal etmiş malın ne kadarının haramdan olduğunu bilmemiz mümkün olmayacaktır. Sadece 'çalışmasında haram da vardı' zannı ile bir insanın mirası reddedilmesi gerekmez. Belli bir miktarı, 'bu kadarı faizdendi' şeklinde bilebilecekseniz onu ayırıp sadaka olarak verebilirsiniz.
Haram maldan kalan mirası iki bölümde ele alabiliriz. Birincisi, birilerinden çalınmış ve sahibi belli olan bizzat haram bir maldır. Bunun sahibine verilmesi gerekir. Bu mal size intikal etmemelidir. İkincisi de, kazanma yöntemi açısından haram olan maldır. Babanızın ikinci türden olan malı size intikal ettiğinde âlimlerimizin bir bölümüne göre size helal olur. Günahı da babanızda kalır. Miras olarak o malı alabilirsiniz. Babanızın affı için dua etmeyi unutmayasınız.
Allah Teâlâ babanıza afiyet size sabır ihsan buyursun. Şöyle yapın: a-Doktorundan babanızın hastalık düzeyi ile alakalı rapor alın. Zira bu hastalık kademe kademedir. Doktor, babanızın tam bir alzheimer hastası olduğunu tespit ederse babanızın akli melekelerini yitirdiği için malı üzerinde onun bir tasarruf imkânı kalmamış demektir. b-Mahkemeye müracaat edip durumu tespit ettirmeniz gerekir. Mahkeme babanızın malına bir veli tayin edip onu yetkilendirir. O da mahkemeye hesap verecek şekilde harcama yapar. c-Bir insan, hastalığı ne olursa olsun ölmeden önce malı miras gibi taksim edilemez. Miras ölüm sonrasındaki işlemin adıdır. Babanız alzheimer veya başka bir isimle hasta olmakla hayattan çekilmemiştir. Eğer mahkemeye gitme imkânınız bir nedenle yoksa aile büyüklerinden bir meclis oluşturup o meclis tarafından malı yönetebilirsiniz ama bu sizin için çok zor ve yıpratıcı olur. Allah yardımcınıçı olsun, size sabır ihsan etsin.
Bir kere sen, babanın hizmetinde olmakla en güzel olanı yapmışsın, ne mutlu sana. Allah Teâlâ amelini kabul buyursun. Kardeşlerin de en ağır hatalardan birini yapmışlar. Allah onları mağfiret etsin. Baban ise iyi bir iş yapmadı. İnsanın ONA VARİS OLACAK BİRİNE VASİYET yazması caiz değildir. Ancak diğer varisler kabul ederlerse öyle bir vasiyet caiz olabilir. Bu sebeple siz vasiyeti yok kabul ederek mirası şeriata göre bölün. Böylece babanıza da iyilik yapmış olursunuz. Onların babaya karşı yanlış yapmaları mirastan men edilmelerini gerektiren bir durum değildir. Miras hakları nesep bağından dolayı oluşur, iyi evlat olmaktan oluşmaz.
Varis olacak kimsesi olmayan biri ise teyzeniz, zaten malını babanız kanalı ile size bırakmış. Kardeşlerinizin arasında adil bir şekilde dağıtmanız sizin için daha hayırlı olur. Küçük bir malı aranızda fitne konusu yapmayın.
engelli konusundaki diğer fetvalar
Kişinin hayattayken malını paylaştırmasına miras değil hediye ismi verilir. Miras ise kişi öldükten sonra malının paylaşılmasına denir. Bir kimse hayattayken malını paylaştırmak isterse tüm çocuklarına eşit bir şekilde dağıtım yapmalıdır. Ancak engelli olan çocuğunu muhtemel mağduriyetini önlemek amacıyla ona diğer kardeşlerine göre daha fazla hibe/hediyede etmesinde âlimler sakınca görmemişlerdir. Babanıza hak/ölüm vaki olur ve geride mal kalırsa; -Eğer mirasçılar kendi aralarında anlaşarak paylaşırlarsa (rızâî taksim) sakıncası yoktur. Fazla hakkı olanlar daha az hakkı olanlara hediyede bulunmuş sayılır. -Eğer kendi aralarında anlaşmazlarsa miras hukukunun yargı boyutu devreye girer. Buna göre de mirasçılar tespit edilip hakları verilir. Bize yazdıklarınıza göre erkeğe iki, kıza bir şeklinde taksim edilmelidir. Belirttiğiniz mallar üzerinde anlaşamazsanız tüm mallarınız satılığa çıkar ve iki erkek bir kız şeklinde taksim edersiniz.
Yürüyebilirsiniz ama eğilmeniz kalkmanız acısız olmuyor ya da engelinizi artırma riski taşıyorsa bir sakıncası yoktur. Allah size sabırlar versin, ecriniz ziyade olsun.
Kardeşinizin oruç tutması gerekmez. Kardeşiniz ve anneniz için her tutulmayan oruca ayrı ayrı bir fitre miktarı (bu yıl için 27 TL) verirsiniz. Bunu verdiğinizde evinizde eksikli olacak kadar sıkışık bir bütçeniz varsa vermeyebilirsiniz. Allah Teâlâ yardımcınız olsun.
Sadece o kişiye gitmekle bir günah oluşmaz. Yapılan işleme göre bir günah oluşabilir. Onu da bilmediğimiz için ayrıntılı cevap veremiyoruz.
Toki'den ev alma konusundaki kanaatimiz değişmemiştir. https://fetvameclisi.com/fetva/tokiden-ev-almak https://fetvameclisi.com/fetva/tokiden-kredili-ev-almak-caiz-mi https://fetvameclisi.com/fetva/tokiden-ev-almak-caiz-mi Bu konuda özel bir durumunuz varsa fetvasını veren hocalarımızla irtibata geçerek onunla amel edebilirsiniz.
Engellilik ağır da olsa ibadete mani olmaz. Sadece 'yapabildiği kadar' diye bir sınırda tutulur. Zekât ibadeti de böyledir. Engellinin bütün ihtiyaçları çıktıktan sonra elinde bulunan mal zekât ölçüleri itibariyle ona zekâtı farz duruma getiriyorsa o da zekât verir. Genel kural böyledir.