Fetva Meclisi
Soru
Ağır engelli bir kişi devletten aldığı maaşından yaptığı tasarrufundan zekat vermekle mükellef mi?
Cevap
Benzer fetvalar
İbadetler için en temel şartlardan biri akıl nimetidir. Akıl nimetinden mahrum olan ibadetle yükümlü değildir. Kardeşlerine ait olan mal için zekât gerekmez.
Selamünaleyküm. Verilen zekât paralarını veya yardımları çocuğun hesabına alabilirsin. Harcarken de ona harcarsın. Allah size sabırlar ihsan etsin.
Selamünaleyküm. Zekât bir ibadettir ancak niyetle yapıldığında sevaba dönüşür ve ibadet olarak yerini bulur. Siz o paraları verirken zekât olarak niyet etmediğiniz için sonradan onu ibadete dönüştüremezsiniz. Tıpkı, dün kıldığı bir nafile namazı bugünkü farz namazın yerine saymak isteyen biri gibi olur bu.
Zekât, ferdi bir ibadettir. Topladığınız para, aranızda bölüşmediğiniz ve ortak rızanızla kullanılan bir paradır. O paranın zekâtı gerekmesi için size dağıtılması ve her birinize 81 gram altın alacak kadar düşmesi, ondan sonra da üzerinden 255 gün geçmesi gerekir. Eğer daha önce zekâtını verdiğiniz bir mal varsa bu malı ona ilave edebilirsiniz. Onunla beraber bu paranın da zekâtı verilir. Allah'a emanet olunuz.
Bir insanın hastalık çeşidi ne olursa olsun “hasta olması” zekât alabilme nedeni olmaz. Kişi en ağır hastalığa yakalansa bile malı itibariyle zengin sayılabilir. Ölçü sağlıklı veya hasta olmak değil zengin veya fakir olmaktır. Böbrek hastası, hastalıkla alakalı masrafları karşılayamayacak durumda ise ona zekât verilir. Böbrek hastasını tedavi eden bir kuruma diyaliz cihazını zekât üzerinden alıp vermeyi kastediyorsanız o zekât olmaz. Çünkü zekât fakir Müslüman’ın hakkıdır, tedavi merkezi bir kurumdur, kuruma zekât verilmez.
Selamünaleyküm. Bir birikimi olmayanın zekât vermesi gerekmez. Zekât namaz gibi bir ibadet değildir. Sadece ekonomik durumu belli bir seviyede olanların yaptığı ibadettir.
engelli konusundaki diğer fetvalar
Sadece o kişiye gitmekle bir günah oluşmaz. Yapılan işleme göre bir günah oluşabilir. Onu da bilmediğimiz için ayrıntılı cevap veremiyoruz.
Kardeşinizin oruç tutması gerekmez. Kardeşiniz ve anneniz için her tutulmayan oruca ayrı ayrı bir fitre miktarı (bu yıl için 27 TL) verirsiniz. Bunu verdiğinizde evinizde eksikli olacak kadar sıkışık bir bütçeniz varsa vermeyebilirsiniz. Allah Teâlâ yardımcınız olsun.
Yürüyebilirsiniz ama eğilmeniz kalkmanız acısız olmuyor ya da engelinizi artırma riski taşıyorsa bir sakıncası yoktur. Allah size sabırlar versin, ecriniz ziyade olsun.
Allah Teâlâ size sabırlar ihsan etsin. Hastaya hizmet etmenin mühim mü'min karakterlerinden olduğunu unutmayınız. Kardeşinizin durumunu uzman doktor raporuna göre tespit ediniz. Eğer akli melekelerini kullanamıyor, "akıllı sayılmaz" deniyorsa kardeşinizden ibadet mükellefiyeti kalkmış demektir. Onunla bir bebek arasında ibadet açısından fark yoktur. Hayır, "aklı var, biraz düşük" türünden bir rapor veriliyorsa o da sizin gibi ibadetle yükümlüdür. Beceremedikleri elbette ondan kalkar ama genel olarak ibadetle yükümlü olacaktır. Namaz kılacak, oruç tutacaktır. Kendi başına haccedemez durumda ise ve malı da varsa birisini onun yerine hacca gönderebilirsiniz. Kardeşinizin bir yolla malı olabilir. Babanızdan kalan veya birinin ona bağışladığı şeklinde malı olabilir. Sizin malınıza sahip olmanızla onun malı olması ve o malının sahibi olması dinen aynı şeydir. Hiçbiriniz onun malı üzerinde tasarrufta bulanamazsınız. Bu durumda da mahkeme yoluyla ona bir vasi tayin edilmelidir. Vasi de makul bir şekilde onun malını, onun menfaati doğrultusunda harcar. Babanız veya bir başka birinden ona intikal eden mirasta hiçbir hak kısıtlaması yapamazsınız.
Kişinin hayattayken malını paylaştırmasına miras değil hediye ismi verilir. Miras ise kişi öldükten sonra malının paylaşılmasına denir. Bir kimse hayattayken malını paylaştırmak isterse tüm çocuklarına eşit bir şekilde dağıtım yapmalıdır. Ancak engelli olan çocuğunu muhtemel mağduriyetini önlemek amacıyla ona diğer kardeşlerine göre daha fazla hibe/hediyede etmesinde âlimler sakınca görmemişlerdir. Babanıza hak/ölüm vaki olur ve geride mal kalırsa; -Eğer mirasçılar kendi aralarında anlaşarak paylaşırlarsa (rızâî taksim) sakıncası yoktur. Fazla hakkı olanlar daha az hakkı olanlara hediyede bulunmuş sayılır. -Eğer kendi aralarında anlaşmazlarsa miras hukukunun yargı boyutu devreye girer. Buna göre de mirasçılar tespit edilip hakları verilir. Bize yazdıklarınıza göre erkeğe iki, kıza bir şeklinde taksim edilmelidir. Belirttiğiniz mallar üzerinde anlaşamazsanız tüm mallarınız satılığa çıkar ve iki erkek bir kız şeklinde taksim edersiniz.
Toki'den ev alma konusundaki kanaatimiz değişmemiştir. https://fetvameclisi.com/fetva/tokiden-ev-almak https://fetvameclisi.com/fetva/tokiden-kredili-ev-almak-caiz-mi https://fetvameclisi.com/fetva/tokiden-ev-almak-caiz-mi Bu konuda özel bir durumunuz varsa fetvasını veren hocalarımızla irtibata geçerek onunla amel edebilirsiniz.