Fetva Meclisi
Soru
Hiç evlenmemiş ve çocuğu olmayan bir teyzem vardı, 79 yaşındaydı. Bir yıl hastalandı ve ona biz baktık; annem, ablam, kardeşim ve ben. Teyzemin malı mülkü yoktu ama birikmiş parasını babamın üzerine yatırttırdı, ölürsem siz aranızda bölüşün diye vasiyet etmiş. Teyzem hastalandığında hiçbir kardeş ilgilenmemişti, hatta şimdi ölse umurumuzda değil dediler. Biz hastanelerde, evde hep ona baktık. Teyzem öldü. Çeyiz eşyası, altını ve diğer ev eşyalarını nasıl almalıyız, dinen uygun olanı nedir? Ona hiç bakmayan kardeşlere ve çocuklarına da vermeli miyiz? Bu arada anneannem ve dedem çoktan vefat ettiler.
Cevap
Benzer fetvalar
Bu bir vasiyettir. Ölenin kendisine varis olacak birine vasiyet bırakması caiz değildir. Vasiyeti yok kabul etmelisiniz. Malı da ona göre bölüşün. Ancak diğer varislerin tamamı razı olursa bu vasiyetin geçerliliği olur.
Aleykümselam. Anlaşılan siz, babanızdan kalan malı kardeşler olarak yiyip tükettiniz. Yapmanız gereken onu herkesin payına göre taksim etmekti. Yapmamanız hata olmuş. Kardeşler olarak bu durumu kendi aranızda helalleşip kapatabilirseniz mesele kalmaz. Yalnız baliğ reşid olmayan kardeşinizin helallik vermesi mümkün değildir. Şöyle yapabilirsiniz: Size kalan malları kâğıt üzerinde herkesin hakkını alacağı şekilde bölüşün. Kardeşinizin hakkı belli olsun. O hakkı onun namına bir kenara koyun. Reşid olunca yani on sekiz yaşını doldurunca onu kendisine verin. Bu arada o mal sizde emanette kalmış olur. Kardeşiniz o zaman hakkını size helal etmesi durumunda ise mal size iade edilmiş olabilir. Devletin kardeşinize tahsis ettiği maaş ise onundur. Reşid olmadan o maaşı sizin veya başka birisinin alması, ondan harcaması caiz olmaz. Ona ait giderlere kullanılmalıdır. Ya da onun adına bekletilmelidir.
Allah babanıza rahmet etsin, size sabır ve afiyet versin. Mal ve cinsellik imtihanının etrafında bu kadar kolay dolaşılabileceğini zannetmemelisiniz. Anneniz yanlış yönlendiriyor sizi. Bereketi kaybetmeyelim derken asıl bereket olan kardeşliği ve huzuru kaybedebilirsiniz. Bizim şahit olduğumuz sayısını hatırlayamadığım kadar çok olan örneklerde bu tür duygu ve temennilerin mahkeme kapılarında eridiğini biliyorum. Size tavsiyemiz şu şekildedir: - Babanızın size bıraktığı malı Şeriat’ımıza göre aranızda taksim edin. - Yaptığınız bu taksimi muhakkak devlet mahkemesi nezdinde tescil edin, sözlü olmasın. - Bu tescilden sonra babanızın işini devam ettirirken kardeşler olarak sanki yabancıymışsınız gibi ortak olmanız mümkündür. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Mal sahibinden önce ölenin mirastan bir hakkı olmaz. Ama teyzeleriniz size de bir pay verirlerse onu almanızda bir sakınca olmaz.
Aleykümselam. Annenize % 12,5; kız çocuğuna % 12,5 ve erkek çocukların her birine % 25 oranında verilmelidir kalan mal. Baliğ olan çocuklar ve anneniz sizin adınıza feragat ediyorsa sizin onu almanızda sakınca olmaz. Küçük çocuğun payına düşen ise ona bırakılacak.
Babanız ölmeden elindeki malı size taksim edebilir ama bu taksim miras gibi değildir. Sizin aranızda paylaşma şeklindedir. Babanız, taksim etmeden ölürse (bize amca ve halalarınızın varlığını bildirmediğiniz için onları yok sayarak cevap veriyoruz) siz aranızda ondan kalan malı şu şekilde taksim edersiniz: Kalan malın yüzde yetmiş beşi size, Yüzde yirmi beşi de ölmüş kardeşinizin iki kızına kalır.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Mü'min ve yalan bir arada bulunamaz. Hile ile alınan bir mal da izin de haramdır. O izni gerçekten hak ediyordunuz da vermiyordu iseler bir sakıncası yok. Hayır siz, biraz daha dinlenmek istiyordu iseniz, o aldığınız maaş size helal olmaz. Bir yolla onu iade edersiniz. İadeniz mümkün değilse parça parça da olsa o kadar bir rakamı fakirlere verin.
Hac, sıradan bir ibadet değildir. İslam'ın beş temelinden biridir. Gitti veya gidemedi; önemli olan bir Müslümanla evlenecek birisinin hacca karşı söz söylemesi, onunla nikâh bağı kuramayacağımızı gösterir. Samimi bir tevbe etmedikçe bu evlenme teşebbüsü bitirilmelidir. Bilerek kendimizi tehlikeye atamayız.
Buna ahlâksızlık ve fuhuş yatakçılığı denebilir. Bunun insanlıkta söylenebilecek bir sözü olmaz ki dinde olsun. Büyük bir tevbe ile her ikisi de kendilerini kurtarsınlar. Gerekiyorsa boşandıktan sonra ne yapacaksa yapsınlar.
İlim değerlidir ama başka bir değeri, farzı ezemez. Allah'ın emirlerinden bir emri yok sayacağımız bir yerde bulunamayız.
Tam bir zina suçu işlediniz. Ancak Allah Teâlâ'nın bağışlamadığı bir hata yoktur. Yeter ki samimi olun. Şu anda şeytan sizi tövbe oyunuyla oyalıyor olabilir. Sakın tövbeyi bir saat bile geciktirmeyin. Çıkın yola, devirin günah dağlarını. Sakın geç kalmayasınız.
Siz hatanızı tespit etmişsiniz zaten; kaş yaparken göz çıkarıyorsunuz. Yapacağınız tek şey var: Bir süreliğine hiç ilgilenmeyin. Kendinizi müfettiş yerine koymayın.