İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Annemin malı vardı. Ölmeden az bir zaman önce küçük kardeşimi kastederek ben ölürsem oğluma evlenmesi için yüz bin lira verin malımdan dedi. Annem öldü ne yapalım?

Cevap

Bu bir vasiyettir. Ölenin kendisine varis olacak birine vasiyet bırakması caiz değildir. Vasiyeti yok kabul etmelisiniz. Malı da ona göre bölüşün. Ancak diğer varislerin tamamı razı olursa bu vasiyetin geçerliliği olur.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Varis olacak kimsesi olmayan biri ise teyzeniz, zaten malını babanız kanalı ile size bırakmış. Kardeşlerinizin arasında adil bir şekilde dağıtmanız sizin için daha hayırlı olur. Küçük bir malı aranızda fitne konusu yapmayın.

Hiç evlenmemiş ve çocuğu olmayan bir teyzem vardı, 79 yaşındaydı. Bir yıl hastal
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Çocuğunuz bulunduğuna göre, malınızın sadece üçte birini vasiyet edebilirsiniz. Üçte birinden fazlasını ise rica edersiniz, varisleriniz kabul ederlerse uygularlar.

Hocam eşim vefat etti. Malları bana ve iki küçük çocuğuma kaldı. Ben vasiyet yaz
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam. İnsanın malına varis olacak kimselere ilave vasiyet yapması caiz değildir. Kalan mal dinimizin emrettiği şekilde dağıtılmalıdır.

Selamünaleyküm hocam. Bir arkadaşımın anneannesi vefat ederken (kızına) arkadaşı
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir insanın çocukları, onun sulbünden geldikleri için onun malına varis olurlar. İyi veya kötü olmaları bu gerçeği değiştirmez. Sadece ölen Müslüman, çocukları da kâfir olursa bir mal intikali olmaz. Bunun dışında ölenin malı çocuklarına intikal eder. Size yapmış olduğu vasiyet ise iki şahidin huzurunda olmadığı için muteber değildir. Elinizdeki mal size emanettir. Şahitler veya resmi bir makam huzurunda onu varislerine devredin.

Bir arkadaşımın çocukları ile arası iyi değildi. Külliyetli bir parasını bana em
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Babanızın vefatından sonra onun vasiyeti varsı ve vasiyeti bıraktığı malın üçte birini aşmıyorsa o vasiyeti uygulayın. Borçları varsa o borçları sahiplerine verin. Artan malın % 12,5'i annenizin, %43,75'i sizin ve %43,75'i de ağabeyinizindir.

Hocam, benim babam vefat etti. Şu an annem ve abimle birlikte üç kişilik bir ail
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Şeriatımızda evlatlık almak yoktur. Siz, yengenizin hiçbir şeyi değilsiniz. Eğer malını size vermek istiyorsa bunu sağlığında yapmalıdır. Vasiyetle ancak üçte birini bırakabilir. Allah'a emanet olun.

Ben, 2,5 yaşında iken amcama evlatlık verilmiş biriyim. Amcam 15 yıl önce öldü.

anne konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Böyle bir bağlantıya gerek yoktur. Siz anneniz için Kur'an okuyun, başka yakınlarınız okusun. Konuyu “hatim” olarak görmeyin, Kur'an okumak olarak görün. Allah Teâlâ annenize rahmet etsin.

Bir hafta önce annem vefat etti. Kendisinin okuduğu ve yarıda kalan bir hatim va
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sütanne, mahremiyet ile alakalı konularda öz anne gibidir. Oturup kalkma, konuşma, evlenememe gibi konularda aynıdırlar. Miras ve nafaka gibi konularda ise sütanne öz anne gibi değildir. Bunun sonucu olarak, süt çocuğu sütannesine bakmak zorunda değildir denir. Bu durumda da sütanneye zekât verilmesinde hiçbir sakınca olmaz. Süt kardeşin durumu da aynı süt anne gibidir.

İnsan sütannesine kendi zekâtını verebilir mi?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah Teâlâ yardımcınız olsun, size sabırlar indirsin, engelli yavrularınıza da afiyetler ihsan etsin. Âmin. Bu hayata imtihan için geldiğimizi bilmek zorundayız. Bizim bakışımızla iyi veya kötü değerlendirdiğimiz ne varsa her şey bir imtihandır. Varlık nedenimiz imtihan olunca esasen imtihan dışı kalan bir şey yoktur. Bu imtihan alanımız bize çok sempatik varlıklarımız üzerinden gerçekleşince acımız ve sıkıntımız da büyük olabilmektedir. Özellikle çocuklarımız üzerindeki sıkıntılarımız en hassas imtihanlarımızdan biridir. Allah’tan yardımını dileriz. Engelli olmak veya engelli ile ilgilenmek durumunda olmak en zor imtihanlardan biridir. Bir hayat boyu süreceğini bilerek bir engelle ilgilenmek büyük bir sabır gerektirmektedir. Elbette engelli için de onunla ilgilenmek durumunda olan için de büyük bir sevap kaynağı olarak bakarız bu duruma. Namaz kılmakla nasıl Allah’ın sevabını umuyorsak, engelli olmak veya engelliye bakmak ile de benzer bir sevabı umarız. Biiznillah da o sevabı Rabbimizden buluruz. Çağımızın kültüründe “engelli” deyimi bedensel ve zihinsel eksikliği olanlar için kullanılmaktadır. Bu deyime katılıyor olmakla beraber ilave olarak “zayıflar, hastalar, sabit bir özür sahipleri” gibi durumu olanları da ilave edebiliriz. Böylece engelli ifadesini bize bakan açıdan biraz daha genişletmiş oluruz. Engelli veya özür sahibi insanların dışlanmasını ve ihmal edilmesini hiçbir şekilde kabul edemeyeceğimiz bir itikadımız vardır. Onlarla onlar gibi olmayanlar arasında insan ve kul olmak bakımından fark olmadığı gibi onların ahiretteki ecirleri daha üstün de olabilir. Bazı ibadetleri yerine getiremiyor olmaları da asla eksiklik oluşturmaz. Onları o şekilde yaratan Allah, onlarla ilgili takdiri de onların lehine olacak bir rahmeti ile yapacaktır. Ana rahminde engelli olduğu kesin olarak bilinen cenin için doğmadan kürtajla alınması durumu ancak HER CENİN İÇİN HUSUSİ fetva alınarak yapılabilecek kadar ağır bir meseledir. Engelli diye cenine direkt müdahale yapılması mümkün değildir. Ceninin engellilik durumu, ana rahmine düşme zamanı gibi belli ayrıntılara dikkat edilerek bir ruhsat bulunması mümkün olabilir. Engelli olarak doğduktan sonra engelin boyutu ne olursa olsun hiçbir canlının hayatına hiçbir şekilde son verilemez. Öyle bir engelliyi ailesi istedi ve yasalar izin verdi gibi bir gerekçe üzerinden öldürmek veya ölüme terk etmek, kasten ihmal etmek tam anlamı ile bir cinayettir. Ebeveyni veya velisi normal bir insan için nasıl tedavi süreci işletiliyorsa engelli doğan için de o süreci işleteceklerdir. Onların imtihanı da o engelli çocuktur. Ömrünün sonuna kadar mesela namaz nasıl bir an bile bırakılamaz sorumluluk ve sevap kaynağı ise engelli de ondan sorumlu olan için öyle bir sorumluluk ve sevap kaynağıdır biiznillah. Tıbben tedavi için zorunluluk kararı verilmedikçe kız veya erkek, engellinin cinsel organına (işlevsiz kalmasına sebep olacak) müdahale edilmesi asla caiz olmaz. Son zamanlarda engellilerin organ bağışına yönlendirilebildiğine dair bilgiler alıyoruz. Sağlıklı bir insanın organ bağışı yapması ile engellinin organ bağışı yapması arasında hiçbir fark yoktur. Belki de engellinin bağış yapması fıkıh açısından daha da olmaz tarafa yakın görülebilir. Bir insan engellidir diye onun organının kolay elde edilebilir görülmesi kabul edilebilir değildir. Allah Teâlâ kulluğunu yerine getirmekte hepimizin yardımcısı olsun. Sıkıntılarımıza karşı tahammül ve afiyet ihsan buyursun bize. Âmin.

Hocam, engelli bir çocuğum var, yeni doğacakta da engelli olma ihtimali yüksek.
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Yalan büyüğe söylenince nasıl günah ise çocuğa söylenince de öyle haramdır. Evet, çocuklara her şeyi anlatmak mümkün olmayabilir. Bu durumda yalan olmayan ama ona söylendiğinde sakınca oluşturmayacak olan bir ifade kullanılmalıdır.

Çocuğu başka türlü ikna edemiyor ve yalan söylüyorsak o da günah mıdır, yani çoc
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Peki atman çare mi? Sen reddedince, dine mi dönecek? Hastalananı evden mi atıyorsun? Nuh aleyhisselam oğlunu attı mı? O, hasta, iyileşinceye kadar uğraşacaksın ve sevap kazanacaksın, o da kendi sevap veya günahına baksın. Babalığı veya anneliği biz ne zannetmiştik?

Dine karşı soğuk olan oğlumu evlatlıktan reddetmem gerekir mi? İçimden o geçiyor
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Böyle bir iddiayı ispat etmek neredeyse imkânsızdır. Umumiyetle psikolojik/genetik sorunlarla karıştırılmaktadır.

Hocam, musallatlar anneden çocuğa geçer mi?

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.