Fetva Meclisi
Soru
Dine karşı soğuk olan oğlumu evlatlıktan reddetmem gerekir mi? İçimden o geçiyor, başka bir çarem de yoktur zannediyorum.
Cevap
Benzer fetvalar
Üzerinize düşeni yapın, babanız hakkını helal etmese bile kendinize sıkıntı yapmayın. İhtiyacı olduğunda yanında olun, eski günleri açmayın, babanızla tartışmadan uzak durun. Dua etmeyi de unutmayın.
Nikâhtan sonra eşinizin sizi evinize alması gerekirdi. Makul bir sebeple bunu yapmaması sizi haklı duruma getirir. Siz de hakkınızı talep edebilirsiniz ama bu esnada oluşabilecek gerginlik, ileriki yıllarda sizi sürekli bunaltabilir. İyi ölçün iyi tartın ve öyle karar verin. Bu anlattığınız durumda siz haklısınız ama hakkınızı size kim ve nasıl verecek onu iyi tespit edin.
Kimsenin kimseyi Allah’ın bir yasağını işlemeye teşvik etme hakkı yoktur. Annen de olsa Allah’a karşı gel diyemez sana. Sen ona karşı kabalık yapma ama onun engellemesi ile de açık gezme. İlk fırsatta da kapan kızım.
Çirkin bir günah işlediniz, haklı idiyseniz de hatalı duruma düştünüz. Tevbe edin, istiğfar edin, bulabildiklerinizle de helalleşin.
Asla reddetme, zaten reddetmek bir çare değil. Yıkılmana ve teslim olmana da gerek yok. Yalnız bu durumu çocuğunun bir hastalığa yakalanması gibi görmeye çalış. Maazallah sakat doğsa idi ne yapacaktın? Bu da böyle bir şey bak, aklı yok gibi hareket ediyor yani aklı sakat. Sen de sakat muamelesi yap. Sakın annesi ile onun yüzünden tartışma. Aksi takdirde bir olan derdin ikiye çıkmış olur. Şeytan da o fırsatı kaçırmaz. Sabredeceksin, sabredeceksin ve sabredeceksin. Ve böylece evlat yetiştirip sevap kazanacağını beklerken “evlat yetiştirme gayretin ve sabrından” sevap kazanacaksın. Tıpkı Nuh aleyhisselam gibi… Ve diğer çocuklarına onun hastalık bulaştırmasına karşı çok dikkat edeceksin. Bu dikkatin “ağabeyinden uzak dur!” uyarısı şeklinde olmayacak. Diğer çocuklarınla yakınlığın, onlarla muhabbetin, nasihatin, onları adam yerine koyuşun olacak yapman gereken. Sakın, bugün veya on sene sonra iş bitti havasına kapılmayasın. Hayat devam ettikçe sen de mücadeleye devam etmeye hazır ol. Yıllar seni yıpratmasın sen yılları geç git. Böylece Allah’ın rızasına daha yakın olursun, daha çok ecir kazanırsın. Allah yardımcın olsun.
Bu tür bir iddia ciddi belgeler ister. Çok tehlikeli ve ağır günah olan bir şeyden söz ediyorsunuz. Gelininiz, olanları itiraf ediyorsa mesele yok. Yine de kararı, oğlunuza bırakın. Oğlunuz, devam etmek istiyorsa daha doğrusu onun içi bunu kaldırıyorsa serbest bırakın. Boşama istiyorsa daha doğru olanı yapmış olur, onu destekleyin. Allah sabırlar versin.
anne konusundaki diğer fetvalar
Yalan büyüğe söylenince nasıl günah ise çocuğa söylenince de öyle haramdır. Evet, çocuklara her şeyi anlatmak mümkün olmayabilir. Bu durumda yalan olmayan ama ona söylendiğinde sakınca oluşturmayacak olan bir ifade kullanılmalıdır.
Sütanne, mahremiyet ile alakalı konularda öz anne gibidir. Oturup kalkma, konuşma, evlenememe gibi konularda aynıdırlar. Miras ve nafaka gibi konularda ise sütanne öz anne gibi değildir. Bunun sonucu olarak, süt çocuğu sütannesine bakmak zorunda değildir denir. Bu durumda da sütanneye zekât verilmesinde hiçbir sakınca olmaz. Süt kardeşin durumu da aynı süt anne gibidir.
Böyle bir bağlantıya gerek yoktur. Siz anneniz için Kur'an okuyun, başka yakınlarınız okusun. Konuyu “hatim” olarak görmeyin, Kur'an okumak olarak görün. Allah Teâlâ annenize rahmet etsin.
Endişelenmeyin. Uzaktan yapıp yapamayacağına dair bir karar vermek isabetli olmaz. Şu anda da vakıf olarak kapalıyız. Yalnız sözünü ettiğiniz durum ortada ise çocuğa acilen hafızlığı bıraktırın. Bunu yaparken de bir plan dâhilinde yapın. Şöyle yapabilirsiniz: Hocası ile görüşün. Hocası kızımızın tıkandığını bir süre izin yapmasının yararlı olacağını size ve ona söylesin. Siz de “elbette, bize kızımızın huzuru gerekli, o nasıl isterse biz öyle yaparız” gibi bir cevap verin. Kızınız, sizden ve evden ürkmesin. Böylece kıza en az üç ay izin alın. Bu üç ayda kızımız toparlanabilirse zaten kendisi ben gideceğim der, sorun da çözülmüş olur. Olmazsa üç ay daha izin alırsınız. Bu arada da asla onunla bırakma konusunu tartışmayın. Alakanız azalmasın. Bilhassa annesi yüz asmasın onun yanında. Akrabanızla onun bu durumunu paylaşmayın. Özellikle de onun yanında hiç konuşmayın. Bu zaman zarfında imkânlar düzelir de bize gelebilirseniz biz de inceler size cevap veririz biiznillah. Diğer okul programı da bu arada devam etsin. Şeytan sizi yıkmasın, dikkat edin. Yavrunuz için sabah namazlarından sonra dua edin. O size, iyi bir insan, iyi bir Müslüman olarak lazımdır. Böyle yaparsanız bunları kaybetmezsiniz Allah’ın izni ile.
Böyle bir mecburiyet yoktur. Vermeseniz de günaha girmiş olmazsınız. Allah Teâlâ hepimize afiyetler versin.
Bu bir vasiyettir. Ölenin kendisine varis olacak birine vasiyet bırakması caiz değildir. Vasiyeti yok kabul etmelisiniz. Malı da ona göre bölüşün. Ancak diğer varislerin tamamı razı olursa bu vasiyetin geçerliliği olur.