Fetva Meclisi
Soru
Çocuğu başka türlü ikna edemiyor ve yalan söylüyorsak o da günah mıdır, yani çocuğa yalan söylemek de günah sayılıyor mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Çocuklar, buluğ çağından önce çocukturlar, yaptıklarından dolayı günaha girmezler.
Selamünaleyküm. Söylememeyi ilke edinme, gerektiğinde söylemeye hazır ol, günaha girmezsin.
Tıbben gerekli bir tedavi yöntemi dışında haramla oynamak caiz olmaz. Haramı anlatan şey de haramdır.
Yalan, Allah’ın haram kıldığı en büyük günahlardandır. Müslüman, bin bir hata eder; ama asla yalan konuşmaz. Yalan, çirkinliği sadece kendisinde kalmayan, sürekli suç üreten bir makine gibidir. Her yalan, yeni bir yalan çeker. Yalanın güzeli olmayacağı gibi, biraz günah olanı da olamaz. Yalan yalandır. Ancak dinimiz, bazı durumlarda yalan konuşmanın günah olmayacağını belirtmiştir. Müslümanlar kâfirlerle savaşırken onları aldatacak hilelere başvurabilirler. Savaş bir hiledir. İki dargın Müslüman’ın arasını düzeltmek için onların arasında yalan övgüler taşınabilir. Bunlarda da ölçüyü abartmamak gerekir. Günah olarak bildiğimiz kumar, zina gibi büyük çılgınlıklara karşı nasıl hassas davranıyorsak yalana da o hassasiyeti göstermeliyiz. Bu hassasiyetimiz, bizde görülmelidir. Başkalarına karşı değerlendirme yaparken de aynı titizliği ortaya koymalıyız. Alkolik bir insanla arkadaş olmaya, onunla yolculuğa tavır koyduğumuz gibi, yalan konuşanlara karşı da tavrımız olmalıdır. Yalan konuşmaktan ve yalan konuşanla bir arada olmaktan kesinlikle kaçınırız. Çünkü yalan da nihayetinde, sigara gibi bulaşıcıdır.
Mü'min, haramın gerçeğini de şakasını da yapmaz.
Hayır, öyle bir günah yoktur. Çocuğa kötü örnek olma, zihnini bulandırma açısından sıkıntı vardır. Çocuk bu açıdan güvende denebilecek durumda ise bir sakıncası yoktur.
anne konusundaki diğer fetvalar
Peki atman çare mi? Sen reddedince, dine mi dönecek? Hastalananı evden mi atıyorsun? Nuh aleyhisselam oğlunu attı mı? O, hasta, iyileşinceye kadar uğraşacaksın ve sevap kazanacaksın, o da kendi sevap veya günahına baksın. Babalığı veya anneliği biz ne zannetmiştik?
Sütanne, mahremiyet ile alakalı konularda öz anne gibidir. Oturup kalkma, konuşma, evlenememe gibi konularda aynıdırlar. Miras ve nafaka gibi konularda ise sütanne öz anne gibi değildir. Bunun sonucu olarak, süt çocuğu sütannesine bakmak zorunda değildir denir. Bu durumda da sütanneye zekât verilmesinde hiçbir sakınca olmaz. Süt kardeşin durumu da aynı süt anne gibidir.
Böyle bir bağlantıya gerek yoktur. Siz anneniz için Kur'an okuyun, başka yakınlarınız okusun. Konuyu “hatim” olarak görmeyin, Kur'an okumak olarak görün. Allah Teâlâ annenize rahmet etsin.
Endişelenmeyin. Uzaktan yapıp yapamayacağına dair bir karar vermek isabetli olmaz. Şu anda da vakıf olarak kapalıyız. Yalnız sözünü ettiğiniz durum ortada ise çocuğa acilen hafızlığı bıraktırın. Bunu yaparken de bir plan dâhilinde yapın. Şöyle yapabilirsiniz: Hocası ile görüşün. Hocası kızımızın tıkandığını bir süre izin yapmasının yararlı olacağını size ve ona söylesin. Siz de “elbette, bize kızımızın huzuru gerekli, o nasıl isterse biz öyle yaparız” gibi bir cevap verin. Kızınız, sizden ve evden ürkmesin. Böylece kıza en az üç ay izin alın. Bu üç ayda kızımız toparlanabilirse zaten kendisi ben gideceğim der, sorun da çözülmüş olur. Olmazsa üç ay daha izin alırsınız. Bu arada da asla onunla bırakma konusunu tartışmayın. Alakanız azalmasın. Bilhassa annesi yüz asmasın onun yanında. Akrabanızla onun bu durumunu paylaşmayın. Özellikle de onun yanında hiç konuşmayın. Bu zaman zarfında imkânlar düzelir de bize gelebilirseniz biz de inceler size cevap veririz biiznillah. Diğer okul programı da bu arada devam etsin. Şeytan sizi yıkmasın, dikkat edin. Yavrunuz için sabah namazlarından sonra dua edin. O size, iyi bir insan, iyi bir Müslüman olarak lazımdır. Böyle yaparsanız bunları kaybetmezsiniz Allah’ın izni ile.
Böyle bir mecburiyet yoktur. Vermeseniz de günaha girmiş olmazsınız. Allah Teâlâ hepimize afiyetler versin.
Bu bir vasiyettir. Ölenin kendisine varis olacak birine vasiyet bırakması caiz değildir. Vasiyeti yok kabul etmelisiniz. Malı da ona göre bölüşün. Ancak diğer varislerin tamamı razı olursa bu vasiyetin geçerliliği olur.