Fetva Meclisi
Soru
Şaka maksatlı yalan söylemek de büyük günah mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Zihninizin takıldığı hususta haklısınız. 'Mücerret bir yalan, mücerret bir zinadan daha tehlikeli değildir.' Bunu tırnak içine alarak size yazdım ki meseleyi kendiniz değerlendirin. Ancak ortada şöyle bir durum var: Gerek zina ve gerekse yalan, iletkenlikleri açısından ele alındıklarında durum böyle değildir. Bir yalan için kendi başına 'bir yalan' olması da mümkündür, o yalanın bin zinayı, bin cinayeti beraberinde sürüklemesi de mümkündür. Zina ise hala iki kişi arasında bir afettir. Yalanın, akabinde getireceği sıkıntılar açısından ele alınması durumunda neden yalanın zinadan da vahim olduğu anlaşılabilir. Dinimizi ve dinimizin kaynaklarını detayları ile anlamaya çalışırsak daha huzurlu bir bilgi kaynağımız olur. Sıhhat ve afiyetler dilerim size.
Mü'min, haramın gerçeğini de şakasını da yapmaz.
Şahitlik, bir duruma ait raporu belgelemektir. Bu mahkemede olur, bakkalda olur, evde olur, camide olur. Yalan beyanda bulunmak ve yalan şahitlik yapmak ise mü’min için haramdır. Herhangi bir haram gibi yalandan kaynaklanan haramdan da tevbe edilmelidir. Yalanın tevbesi de onu düzelten doğruyu ortaya çıkarmaktır. Şunu da tespit etmek gerekiyor: Kasten olmayan yani bir hata veya yanlış bilme üzerine ağızdan çıkan söz için HATA demek daha doğru olur. Yalan o durum için ağır gelir.
Yalan büyüğe söylenince nasıl günah ise çocuğa söylenince de öyle haramdır. Evet, çocuklara her şeyi anlatmak mümkün olmayabilir. Bu durumda yalan olmayan ama ona söylendiğinde sakınca oluşturmayacak olan bir ifade kullanılmalıdır.
Genç bir kız olarak bunu yapmanızı tabii görürüz ama seviyenizi düşürecek düzeye getirmeyin bunu. Yarın üzüleceğiniz durumda olmasın. Allah Teâlâ sizi muradınıza erdirsin.
Biz şöyle iman ediyoruz: Hata eden günahkârdır. Günahkâr ise bu dünyada yüzü karadır, ahirette yeri ateştir. Samimi bir tevbe eden ve tevbesini koruyan ise günah işlememiş gibidir. Günah işlememiş gibi! Tevbenin bu denli temizleyici gücüne iman etmemek ise ikinci bir günahtır. Zira bize günahlardan kaçının diyen aynı zamanda tevbeyi kabul etme vaadinde bulunmuştur. Tevbe eden ve tevbesine sadık kalan günah işlememiş gibidir. Eski günahları anlatıp yaymak ise bir başka günahtır; ne anlat, ne sor! Unut onları! Ve Allah’a güven.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Bu durumun evlensen de onu hak etmeyeceğin anlamına da gelebilir. Bir psikoloğa muhakkak görün.
Bulunduğunuz yerde de kurban kesebilirsiniz. Allah kabul etsin.
Seferi olan bir imama uyup namaz kılan mukim yani seferi olmayan biri, imamı selam verdikten sonra kalan iki rekaatı Fatiha ve sure okumadan, biraz bekleyerek tamamlar. Gerisini yani ruku, secde ve tesbihatı aynen yapar.
Mezarları ziyaret edip, ahireti hatırlamak ve ibretle hayatı düzene sokmak vardır. Bu bir peygamber emridir de. Şu andaki ziyaretler akraba ziyareti niteliğindedir. Mevcut ziyaretler bize emredilen ziyaretler değildir. Bid'atlerle dolu bir ziyaret ise kastedilen onu yapmamayı efdal kabul ederiz. Orada belirtilen odur. Allah sizden razı olsun.
Türkiye'deki örfte ev, kişi sayısına göre kiralanmıyor. Otel gibi yerlerde kişi sayısına göre kiralama yapılmaktadır. Bu nedenle evde bir kişinin fazla kalması ev sahibine bir zarar oluşturmamaktadır. Sizin kiraladığınız ortamda 'kaç kişi kalacaksa' diye bir sözleşme yapılıyor da fiyat ona göre belirleniyorsa, bu durumda yeni kişi ev sahibinin hakkını gasp etmeyi getireceğinden caiz olmaz. Öyle değilse bir sakıncası yoktur.
Okumayı bir buçuk dakika/sayfa şeklinde sınırlamak doğru olmaz. Kişiden kişiye ve ağız yapısına göre bu süre değişebilir. Özellikle hafızlık yapacaklar için bu süre gerekebilir. Önemli olan tecvidine dikkat ederek okumaktır. Beş dakikaya kadar da bu normaldir. Yer yer on dakika süren güzel okuyuşlar da isteriz. İkinci bir husus da, Kur'an öğrenmenin muhakkak bir bilen nezaretinde olması gerçeğidir. Aksi takdirde hatalı okumanın önüne geçilemez. En azından bir hatim bir bilenin nezaretinde bitirilmelidir. Üçüncü olarak da, tek çare yoğun okumaktır. Elli kere yüz kere demeden okundukça hız ve kalite artırılabilir. Başlangıçta da ileri seviyede de kural budur. Allah Teâlâ kitabını okumaya, onunla amel etmeye, onu bir sonraki nesillere taşımaya hepimizi muvaffak kılsın.