Fetva Meclisi
Soru
Biz memleketimiz olmayan bir yerden 1,5 sene önce zeytin bahçesi aldık ve içerisine ev yaptık. Her yıl en az on beş gün kalıyoruz orada. Kurban bayramında da on gün orada kalacağız. Kurbanımızı orada kesmiş olsak kabul olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Kurban her yerde kesilebilir. Bir mü'min, gittiği yerde seferi durumunda ise orada KURBAN KESMEYEBİLİR. KESERSE İBADETTİR.
Ne ise peşinde koştuğumuz, yüreklerimizi işgal eden onu feda etmeliyiz.
Asla zilhiccenin onuncu günü yani bayramın birinci günü olmadan kurban ibadeti yapılamaz. Haberlerde duyduğunuz bölüm, kurban için olmayan mesela adak, akika gibi hayvanların kesilmesi şeklinde olabilir. Büyük ihtimalle de öyledir.
Aleykümselam. Hiçbir sakıncası olmaz. Allah kabul etsin.
Selamünaleyküm. Kurban bir kere vacip olur onu da kesmiş bulunuyorsunuz.
İsraf etmemek, harama bulaştırmamak şartı ile kurban etinden her şey yapabilirsiniz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Mezarları ziyaret edip, ahireti hatırlamak ve ibretle hayatı düzene sokmak vardır. Bu bir peygamber emridir de. Şu andaki ziyaretler akraba ziyareti niteliğindedir. Mevcut ziyaretler bize emredilen ziyaretler değildir. Bid'atlerle dolu bir ziyaret ise kastedilen onu yapmamayı efdal kabul ederiz. Orada belirtilen odur. Allah sizden razı olsun.
Türkiye'deki örfte ev, kişi sayısına göre kiralanmıyor. Otel gibi yerlerde kişi sayısına göre kiralama yapılmaktadır. Bu nedenle evde bir kişinin fazla kalması ev sahibine bir zarar oluşturmamaktadır. Sizin kiraladığınız ortamda 'kaç kişi kalacaksa' diye bir sözleşme yapılıyor da fiyat ona göre belirleniyorsa, bu durumda yeni kişi ev sahibinin hakkını gasp etmeyi getireceğinden caiz olmaz. Öyle değilse bir sakıncası yoktur.
Meri kanun ve yönetmeliklerde yazılı bir durum ise bu aldığınız size helaldir. O dairede kendiliğinizden oluşturduğunuz veya kabul ettirdiğiniz bir para ise haramdır.
Yalan, Allah’ın haram kıldığı en büyük günahlardandır. Müslüman, bin bir hata eder; ama asla yalan konuşmaz. Yalan, çirkinliği sadece kendisinde kalmayan, sürekli suç üreten bir makine gibidir. Her yalan, yeni bir yalan çeker. Yalanın güzeli olmayacağı gibi, biraz günah olanı da olamaz. Yalan yalandır. Ancak dinimiz, bazı durumlarda yalan konuşmanın günah olmayacağını belirtmiştir. Müslümanlar kâfirlerle savaşırken onları aldatacak hilelere başvurabilirler. Savaş bir hiledir. İki dargın Müslüman’ın arasını düzeltmek için onların arasında yalan övgüler taşınabilir. Bunlarda da ölçüyü abartmamak gerekir. Günah olarak bildiğimiz kumar, zina gibi büyük çılgınlıklara karşı nasıl hassas davranıyorsak yalana da o hassasiyeti göstermeliyiz. Bu hassasiyetimiz, bizde görülmelidir. Başkalarına karşı değerlendirme yaparken de aynı titizliği ortaya koymalıyız. Alkolik bir insanla arkadaş olmaya, onunla yolculuğa tavır koyduğumuz gibi, yalan konuşanlara karşı da tavrımız olmalıdır. Yalan konuşmaktan ve yalan konuşanla bir arada olmaktan kesinlikle kaçınırız. Çünkü yalan da nihayetinde, sigara gibi bulaşıcıdır.
Bu durumun evlensen de onu hak etmeyeceğin anlamına da gelebilir. Bir psikoloğa muhakkak görün.
Ameliyat olabilirsiniz. Dinen bir sakıncası yoktur. Geçmiş olsun, Allah Teâlâ size afiyetler ihsan etsin.