Fetva Meclisi
Soru
İnsan sütannesine kendi zekâtını verebilir mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Kardeşin kardeşe zekât vermesinde, zekâta müstahaksa bir sakınca yoktur.
Usûl ve furûa yani anne, baba, dede ve ninelerle, çocuk ve torunlara zekât verilmez. (Mevsılî, el-İhtiyâr, 1/120) Çünkü kişi bakmakla yükümlü olduğu bu kimselere zekât verecek olsa verdiği zekât dolaylı yoldan kendisine dönmüş olacaktır. Oysa zekât veren, verdiği zekâttan hiçbir maddî menfaat sağlamamalı ve ondan yararlanmamalıdır. Ayrıca bu durumda, zekât olarak verilen malın ihtiyaç sahibinin mülkiyetine geçirilmiş olması şartı da ihlal edilmiş olur. Sütanne ve sütbaba ise kişinin bakmakla yükümlü olduğu kimselerden olmadığı için onlara zekât verilebilir.
Kızınızın belli süre diliminde bir kadından emmesiyle o kadınla arasında, kızınız için geçerli olacak yeni bir fıkhi mahremiyet bağı oluşturmuştur. Ancak kızınızın emdiği kadının, kızınızın sütannesinin olması, sizinle o sütanne arasında mahremiyet oluşturmaz. Yabancı bir kadınla aranızdaki mahremiyet ilişkisine nasıl dikkat ediyorsanız kızının sütannesine de aynı derecede dikkat etmelisiniz.
Zekât, anne, baba, dede, nine, çocuk ve torunlara verilmez. Bunların dışında fakir iseler, kaynana, kaynata, kardeş ve yeğenlere verilebilir. Allah'a emanet olun.
Senin sütannen kim ise o aynı zamanda kocanın da mahremidir, senin öz annen kocan için ne ise sütannen de onun gibidir. Yeter ki süt emme iki yaşını doldurmadan önce gerçekleşmiş olsun.
Zekât alabilmesi için bir Müslüman’ın fakir olması gerekir. Kardeşiniz fakir durumda ise annesi sağ olsa da siz ona zekât verebilirsiniz.
anne konusundaki diğer fetvalar
Böyle bir bağlantıya gerek yoktur. Siz anneniz için Kur'an okuyun, başka yakınlarınız okusun. Konuyu “hatim” olarak görmeyin, Kur'an okumak olarak görün. Allah Teâlâ annenize rahmet etsin.
Yalan büyüğe söylenince nasıl günah ise çocuğa söylenince de öyle haramdır. Evet, çocuklara her şeyi anlatmak mümkün olmayabilir. Bu durumda yalan olmayan ama ona söylendiğinde sakınca oluşturmayacak olan bir ifade kullanılmalıdır.
Peki atman çare mi? Sen reddedince, dine mi dönecek? Hastalananı evden mi atıyorsun? Nuh aleyhisselam oğlunu attı mı? O, hasta, iyileşinceye kadar uğraşacaksın ve sevap kazanacaksın, o da kendi sevap veya günahına baksın. Babalığı veya anneliği biz ne zannetmiştik?
Bu bir vasiyettir. Ölenin kendisine varis olacak birine vasiyet bırakması caiz değildir. Vasiyeti yok kabul etmelisiniz. Malı da ona göre bölüşün. Ancak diğer varislerin tamamı razı olursa bu vasiyetin geçerliliği olur.
Endişelenmeyin. Uzaktan yapıp yapamayacağına dair bir karar vermek isabetli olmaz. Şu anda da vakıf olarak kapalıyız. Yalnız sözünü ettiğiniz durum ortada ise çocuğa acilen hafızlığı bıraktırın. Bunu yaparken de bir plan dâhilinde yapın. Şöyle yapabilirsiniz: Hocası ile görüşün. Hocası kızımızın tıkandığını bir süre izin yapmasının yararlı olacağını size ve ona söylesin. Siz de “elbette, bize kızımızın huzuru gerekli, o nasıl isterse biz öyle yaparız” gibi bir cevap verin. Kızınız, sizden ve evden ürkmesin. Böylece kıza en az üç ay izin alın. Bu üç ayda kızımız toparlanabilirse zaten kendisi ben gideceğim der, sorun da çözülmüş olur. Olmazsa üç ay daha izin alırsınız. Bu arada da asla onunla bırakma konusunu tartışmayın. Alakanız azalmasın. Bilhassa annesi yüz asmasın onun yanında. Akrabanızla onun bu durumunu paylaşmayın. Özellikle de onun yanında hiç konuşmayın. Bu zaman zarfında imkânlar düzelir de bize gelebilirseniz biz de inceler size cevap veririz biiznillah. Diğer okul programı da bu arada devam etsin. Şeytan sizi yıkmasın, dikkat edin. Yavrunuz için sabah namazlarından sonra dua edin. O size, iyi bir insan, iyi bir Müslüman olarak lazımdır. Böyle yaparsanız bunları kaybetmezsiniz Allah’ın izni ile.
Böyle bir mecburiyet yoktur. Vermeseniz de günaha girmiş olmazsınız. Allah Teâlâ hepimize afiyetler versin.