Fetva Meclisi
Soru
Ben, 2,5 yaşında iken amcama evlatlık verilmiş biriyim. Amcam 15 yıl önce öldü. Ben, anneliğim (yani amcamın hanımı) ile birlikte yaşıyorum. Kendisinin başka çocuğu olmadığı için kendisinden kalacak olan mal varlığını benim almam helal midir yoksa dinin öngördüğü şekilde kardeşlerine mi düşer? Ya da, kendisinin vasiyetle bana bırakmasında bir sakınca var mı?
Cevap
Benzer fetvalar
Bu bir vasiyettir. Ölenin kendisine varis olacak birine vasiyet bırakması caiz değildir. Vasiyeti yok kabul etmelisiniz. Malı da ona göre bölüşün. Ancak diğer varislerin tamamı razı olursa bu vasiyetin geçerliliği olur.
Kızım, belki şuradan buradan bir olur bulursun bu işe. Evlendikten kısa bir zaman sonra da şeytan seni adeta delirtir ve geri dönüşü olmayan bir bataklığa saplanıp kalırsın. Vazgeç ve başka biri ile evlen. Tek değil ya amcaoğlun!
Allah babanıza rahmeti ile muamelede bulunsun, sizi de salihattan kılsın. Annenizin yaşayıp yaşamadığını bildirmemişsiniz. Dede ve ninenizin olmadığını kabul ettik. İki ihtimal var. Anneniz sağ ise ve anneniz ölmüş ise ihtimaline göre mirasınızın dinen değerlendirmesi şöyledir: Anneniz yaşıyorsa: Anneniz: % 12,49 Kızların her biri: % 22,22 Amcaların her biri: % 3,20 Halaların her biri: % 1,60 Anneniz yaşamıyorsa: Kızların her biri: % 22,22 Amcaların her biri: 5,128 Halaların her biri: % 2,564
Selamünaleyküm. Anneniz yaşıyorsa, sizin her biriniz 33,3 oranında, anneniz 12,5 oranında, amcanız da 20,8 oranında yüzde hissesi alacaktır. Anneniz yoksa siz ve amcanız yüzde 33,3 oranında hisse alacaksınız. Amcanızın, babanızın sağlığında yaptığı hatalar ahirette hesabı sorulacak işlerdir. Mirasa engel olan sadece iman farkıdır.
Varis olacak kimsesi olmayan biri ise teyzeniz, zaten malını babanız kanalı ile size bırakmış. Kardeşlerinizin arasında adil bir şekilde dağıtmanız sizin için daha hayırlı olur. Küçük bir malı aranızda fitne konusu yapmayın.
Düşürülmüş bir borç geri dönmez. Fıkıhtaki kural böyledir. Amcanız hakkı olan borcu düşürmüş yani helal etmiş ise daha sonra onu isteme hakkı olmaz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Müslüman, iman ettikten sonra dininden istediğini alıp istemediğini bırakma hakkına sahip olmaz. Din, olduğu gibi yaşanır; buna da dindarlık denir. Ancak mü’min, yaşadığı hayatın, elindeki imkânların zorlaması ile dininden bazı emirleri veya yeri gelir hiçbirini yerine getiremez. Kalbi, onları yapmak için hareketlenirken bedeni buna fırsat bulamaz. Böyle durumlarda mü’min, dininden taviz vermiş olmaz. Çünkü Allah, neyi neden yapmadığımızı görmektedir. Eli kolu bağlı bir Müslüman, yapamadıkları için vebale girmez. Mesele budur.
Meselemiz TOKİ veya başka bir müteahhit meselesi değildir. Mesele faize bulaşmak veya bulaşmamak meselesidir. Buna bakarak karar verebilirsiniz. Allah'a emanet olunuz.
Allah'ın yarattığı şekli kökten değiştirmek olan ve tıbbî bir nedene dayanmayan müdahaleler haramdır.
Din, duygularımız üzerinden değil ölçülerimizin üzerinden yaşanır. Ölçülerimiz de haramlar/helaller şeklinde dizilmiştir. Allah Tela, zekâtını ve diğer mali görevlerini yerine getiren mü'min kuluna dünya nimetlerini bütün lükslüğü ve çekiciliği ile mübah kılmıştır. Yani helal tutmuştur. Duygusallıkla din yaşamak zordur. Evet, bir mü'min, daha mütevazı yaşamayı prensip edinebilir. Edinmesi de hoştur. Ama lüks nimetler kullanması uygun değildir, diyemeyiz. Dünyanın imtihan yeri olduğunu unutmayalım. Altı ölü dolu bir toprağın üstünde diriler olarak gezindiğimiz gibi, fukaranın ortasında da zenginler gezinecektir. Vardır bir hikmeti bu işlerin.
İnsanların kendi kanaatlerini din olarak belirtmeleri doğru değildir. Eğer bir konuda eski ulemanın farklı görüşleri varsa, biz o görüşlerden birini dinin en son emri gibi almamız çok doğru olmaz. Ölünün arkasından ona kendi yaptıklarının ulaşabileceği, başkalarının gönderdiğinin ise bir umut olduğu doğrudur. Bunun ötesindekiler sadece tartışmadan ibarettir. Allah’a emanet olunuz.
Zemzem suyunun ne zikrettiğiniz şekilde bir vakıf olduğunu ne de alenen satıldığını bilmiyorum. Suyu değil de onu bidona dolduranın bidon parası olabilecek bir şey talep etmesi caiz olur. Allah’a emanet olun.