Fetva Meclisi
Soru
Zemzem suyu Hz. İsmail ve Hz. Hacer annemizin vakfı olduğu halde parayla satılıyor, bu doğru mu, zemzem suyu parayla satılabilir mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Zemzem suyu ayakta da içilebilir. Kural budur. İlla ayakta içilmesi şart değildir.
Selamünaleyküm. Mide bulandıran bir iş yapmamalıdır.
Kamuya ait bir suyu, özel bir mülk gibi değerlendirmek doğru olmaz. Ama normal bir suyun işletilmesi için gerekli ekonomik kuralların uygulanması tabiidir. İnsanların şehir suyuna sahip olması devletin görevlerindendir. Bu bile ücretli olması gereken bir hizmettir. Şişelenmiş bir suyun ücretsiz dağıtılması gibi bir talep hayatın akışında yer bulamaz.
Faiz zehirdir, pisliktir; onu ibadete bulaştırma.
Cuma ezanı okunduktan sonra, kendisine cuma namazı farz olanların ticaret yapması haramdır. Bu durumda kazanılan mal da helallik sınırlarını zorlamış bir maldır. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Fıstık temel gıda maddesi gibi bir eşya değildir. Mesela buğday değildir. Temel gıda maddesi olmayan bir maddeyi bol zamanında alıp sonra satmak ise yasak değildir. Yasak olan piyasayı etkileyecek şekilde temel gıda maddeleri üzerinden bunu yapmak olur. Şimdiki durumda ise buğday için de böyle bir şey yoktur. Sözünü ettiğiniz ticareti yapabilirsiniz. Bereketli olsun.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
İnsanların kendi kanaatlerini din olarak belirtmeleri doğru değildir. Eğer bir konuda eski ulemanın farklı görüşleri varsa, biz o görüşlerden birini dinin en son emri gibi almamız çok doğru olmaz. Ölünün arkasından ona kendi yaptıklarının ulaşabileceği, başkalarının gönderdiğinin ise bir umut olduğu doğrudur. Bunun ötesindekiler sadece tartışmadan ibarettir. Allah’a emanet olunuz.
Hanefi mezhebine bağlı biri ise annenizin bu umreyi yapması doğru değildir.
Meselemiz TOKİ veya başka bir müteahhit meselesi değildir. Mesele faize bulaşmak veya bulaşmamak meselesidir. Buna bakarak karar verebilirsiniz. Allah'a emanet olunuz.
Müslüman, iman ettikten sonra dininden istediğini alıp istemediğini bırakma hakkına sahip olmaz. Din, olduğu gibi yaşanır; buna da dindarlık denir. Ancak mü’min, yaşadığı hayatın, elindeki imkânların zorlaması ile dininden bazı emirleri veya yeri gelir hiçbirini yerine getiremez. Kalbi, onları yapmak için hareketlenirken bedeni buna fırsat bulamaz. Böyle durumlarda mü’min, dininden taviz vermiş olmaz. Çünkü Allah, neyi neden yapmadığımızı görmektedir. Eli kolu bağlı bir Müslüman, yapamadıkları için vebale girmez. Mesele budur.
Aynı yerin birkaç kere okunması caizdir. Ancak Vitir'de son rekâtta İhlas suresinin bir kere okunması Sünnet'te vardır. Tekrarını bilmiyorum. Allah'a emanet olun.
Tuğrada ne yazdığına bakmak gerekir; besmele veya lafzeyi celal varsa girmemelisiniz. Normal bir isim ise bir sakıncası olmaz. Yani sadece Arapça bir şey yazdığı için sakıncalı olmaz. Mukaddesata ait bir yazı ile tuvalete girmekte sakınca vardır. Allah'a emanet olun.