Fetva Meclisi
Soru
Benim bankada vadeli hesapta birikmişim var. Faizden korktuğum için o hesabı kapattım. Faiz paralarını umreye gidecek anneanneme vermek istiyorum, caiz olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Ana paranız olduğundan kullanabilirsiniz. Yalnız faizli bir bankada çok özel ve meşru bir sebep olmaksızın para bekletmeniz, faiz almasanız da günaha yardımcı olduğundan haramdır. Tevbe edilmesi gerekir.
Selamünaleyküm. Siz o haramdan kurtaramazsınız, vebal sizde kalır ama annenize verseniz anneniz haram yemiş olmaz.
Selamünaleyküm. Hüküm vermek Allah'a aittir. Bizim yapabileceğimiz şey, bilgi dağarcığımızda bulunanı size aktarmak olur. Zikrettiğiniz banka, tam anlamıyla bir faiz kurumudur. Devletin zorunlu tuttuğu bir gerekçe dışında ora ile işlem yapmak caiz olmaz.
Maaşınızın hak edişliği hususunda tereddüt oluşturmayın, gerisinde inşaallah sıkıntı olmaz. Allah'a emanet olun.
Faiz gibi bir haramla sadaka vermek idrarla abdest almaya benzer.
Farkında olmadan bile olsa faizle elde edildiğini sonradan öğrendiğin parayı alman doğru değildir. Mümkünse bu miktarı elinden çıkarmalısın. Bu şekilde hem dinî hassasiyetin korunur hem de kalbin rahat olur.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Herkesin şeytana elini kaptırdığı bir hatası olabilir. Hepimiz hatalardan kurtulmak için yoğun gayret edeceğiz. Hata ettik diye bırakmak yok. Son nefese kadar mücadeleye devam edelim. Tevbe edelim. Bozarsak bir daha, bir daha, bir daha.. Ta ki Rabbimize hataya teslim olmadan yaşadığımızı ispat edene dek. Yapman gereken en önemli şey vaktini ve gözünü başka şeylerle doldurmaktır. O işe vakit bulama. Spor, gezi, ticaret, kitap okuma, para kazanma veya her ne yapabiliyorsan onu yap. Yazı, şiir denemeleri yap. Bol bol Kur’an oku. Namazlarını devamlı olarak ve camide kıl. Ve bol bol dua et.
Bin yalandan biri doğruya yakın olabilir. Bu mümkündür. Kumar gibi bir sonuçtur bu. Allah kullarının ayağının kayıp kaymayacağını görmek için de şeytanın bu tür yalanlarına zaman zaman isabet katar. Bu bir imtihandır.
İnsanlığın çıldırma görüntülerinden biri de demir parçalarını ulu orta bedenlerine monte etmeleri olsa gerek. Sözünü ettiğiniz şeyin takılmasında ilke olarak bir haram olma durumu yoktur ama kör taklide kurban olmak, batılı taklit etmek açılarından bakıldığında kerih bir iştir.
Böyle bir durumda hakkınızı aramanız makuldür. Hakkınızı arayın, devletin ona vereceği ceza olarak size verilecek tazminattan yaptığınız masrafları düşün. Bedensel bir zararınız yani organlarda bir eksiklik oluşmadı ise sizde manevi tazminat olarak alacağınız parayı kullanmasanız daha iyi edersiniz. Bir hayır kurumuna verin. Bedeninizde bir eksiklik oluştu ise mesela parmağınız koptu ise zaten maddi tazminat hakkınızdır. Fıkıh kitaplarımızda manevi zararlar için maddi tazminat alma şeklinde bir tazminat yoktur. Muasır ulemanın bir bölümü böyle bir tazminatı kabul ediyorsa da alınmaması yönündeki görüş daha takvaya yakındır. Öte yandan trafik canavarlığı yapan birini terbiye etmenin de başka bir yolu bulunamadığı için böyle bir cezalandırmanın yapılması gerekmektedir. Bunun için 'alın, masrafları düşün, gerisini bir fakire veya hayra verin' görüşünü size tavsiye ettik. Geçmiş olsun, Allah Teâlâ beterinden muhafaza buyursun.
Şöyle anlayabilirsiniz: a- Günlük sosyal ilişkilerimizde, İş yeri bağlantılarımızda, Ticaretimizde insanların dini bizi etkilemez. b- Dinimiz ve ibadetimizle alakalı bir konuda ise biz bir dünyayız, onlar başka bir dünyadır. Ne onları işimize karıştırırız ne de biz onların bir işine yakın dururuz. İman konularında da amel konularında da bu böyledir.
‘Kadını dövün’ diyen bir ayet yoktur. Bu soruyu soruşunuzda sıkıntı var. Ayetin son cümlesidir o. Ayette ise, bütün makul çarelerin tükendiği noktada, dağılma ve facianın önlenmesine adına son çare olarak hafifçe vurmayı tercih edin mesajı vardır.