Fetva Meclisi
Soru
Bir trafik kazası geçirdik. Karşı taraf yüzde doksan dokuz suçlu idi. Biz de şikâyetçi olduk, tazminat davası açacağız, hiçbir şekilde bizden özür dilemedi, geçmiş olsun bile demedi. Çocukların psikolojisi bozuldu. Hayatımızla oynadı. Davadan alacağımız para haram mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Keşke bağışlama yönünü tercih etmese idiniz. Trafik canavarına yem vermiş oldunuz. Böyle bir kazada sigorta şirketlerinin takdir ettiği rakam kadar bir rakam alabilirsiniz. Aldığınızı da evinizde kullanmanızda sakınca yoktur. O size helal bir paradır. Aldığınızın çok olmadığını zannediyorum. Hepinize geçmiş olsun. Günahlarınıza keffaret olsun. Allah Teâlâ tekrarından muhafaza buyursun.
Selamünaleyküm.Kazaya sebep olanın, kazazedeye tazminat diyeceğimiz bir bedel ödemesi Allah'ın Şeriat'ında bir haktır. Bu hususta onlarla masaya oturup aldığınız para size helaldir. Geçmiş olsun.
Bu iki yıl içinde mesela avukata bir ilave masraf ödeme gibi özel bir masrafınız oldu ise onu o paradan kesebilirsiniz. Adı faiz olan bir şeyi cebinize koyarak ikinci bir iş kazası yaşamayın. Devlet o farkı kendisi vermeyecek iş sahibinden alacak. Parayı size verdiğinde mahkeme alın ve onu ikinci bir kuruma devredin. Ne onlarda bırakın ne de siz alın. Geçmiş olsun.
Aleykümselam.Bunu şu şekilde değerlendirin: Borcunuzu bir süre daha geciktirmek mi 'emanete hiyanet' mi? Biri diğerinden aşağı kalmaz. İkinci kişilerden izin isteyerek bunu yapabilirsen yap.
Selamünaleyküm. Siz, yasaları kullanıp paranızı aldığınız gibi, onların da aynı yasaları kullanmasını kabul etmeniz gerekir. İleride pişman olmayan taraf olmak istiyorsanız bu ayrıntılara girmeyin ve istediklerini verin.
Selamunaleyküm. Yasalara aykırı bir durum oluşturmadıkça size takdir edilen hakkı alabilirsiniz. Allah babanıza rahmet etsin.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Bin yalandan biri doğruya yakın olabilir. Bu mümkündür. Kumar gibi bir sonuçtur bu. Allah kullarının ayağının kayıp kaymayacağını görmek için de şeytanın bu tür yalanlarına zaman zaman isabet katar. Bu bir imtihandır.
Şöyle anlayabilirsiniz: a- Günlük sosyal ilişkilerimizde, İş yeri bağlantılarımızda, Ticaretimizde insanların dini bizi etkilemez. b- Dinimiz ve ibadetimizle alakalı bir konuda ise biz bir dünyayız, onlar başka bir dünyadır. Ne onları işimize karıştırırız ne de biz onların bir işine yakın dururuz. İman konularında da amel konularında da bu böyledir.
Faiz zehirdir, pisliktir; onu ibadete bulaştırma.
Bir ön izin yani istediğin kadar alabilirsin şeklinde bir izin olmadıkça bilgisiz iş yapamazsın. Mümin, başkaları ile beraber iş yaparken, o başkaları ağabeysi de olsa gizlisi saklısı insan olmaz.
Mezhep din değildir. Dini yaşama tarzıdır. Keyfi olarak ya da reklama bakarak bir mezhebe bağlı kalınılmaz. Sizin yörenizde size din öğreten hocalar size hangi mezhebi öğretiyorlarsa o mezhebe göre dininizi yaşayın.
Herkesin şeytana elini kaptırdığı bir hatası olabilir. Hepimiz hatalardan kurtulmak için yoğun gayret edeceğiz. Hata ettik diye bırakmak yok. Son nefese kadar mücadeleye devam edelim. Tevbe edelim. Bozarsak bir daha, bir daha, bir daha.. Ta ki Rabbimize hataya teslim olmadan yaşadığımızı ispat edene dek. Yapman gereken en önemli şey vaktini ve gözünü başka şeylerle doldurmaktır. O işe vakit bulama. Spor, gezi, ticaret, kitap okuma, para kazanma veya her ne yapabiliyorsan onu yap. Yazı, şiir denemeleri yap. Bol bol Kur’an oku. Namazlarını devamlı olarak ve camide kıl. Ve bol bol dua et.