Fetva Meclisi
Soru
Benim ailem Şafi mezhebine uyuyorlar. Ben de ilk başlarda Şafi mezhebindeki gibi namaz kılıyordum ancak daha sonraları Hanefi mezhebini kendime daha yakın hissettiğim için her konuda -namazlar dâhil- Hanefi mezhebine uymaya başladım, bu yaptığımda bir sıkıntı var mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam.Mezhepler ne İslam'ın dışında bir şeydir ne de bir mezhep İslam'ın tek başına ta kendisidir. İkisi arasında bir yerde tutmalıyız mezhebimizi. Bir Müslüman şu kadar Hanefî bu kadar Şafii, filan meselede Malikî öbür meselede de Hanbelî olamaz. Bu sadece eğelenmek olur. Bir kapıya bağlanıp o kapıda ilke edinmek gerekir.
Selamünaleyküm. Namaz bir ibadettir; ibadetler kamuoyu tepkisine göre yapılmaz. Mezhebiniz batıl bir mezhep değildir; ne reklamını yapın ne de ona tabi olmaktan çekinin.
Mezhep din değildir, dini yaşama yöntemidir. Biiznillah mevcut mezhepler dini daha iyi yaşama ekseninde vardırlar. Bugünkü gruplara benzetilmeleri yanlış olur. Şöyle kabul edin: Bir ürün almak için girdiğiniz mağazada aynı ürünün çok az farkla farklı türlerini alabiliyorsunuz hatta şaşırıyorsunuz bile hangisini alsam diye. Mezhepler arasında birinin A dediğine diğeri B diyecek farklar yoğun değildir. Nüans denebilecek farklar vardır. Bu farklar dinin büyüklüğü ve kıyamete kadar yaşanacak olmasından kaynaklanıyor. Mezhepler arasındaki farkları yani müçtehitlerin yaptıkları çalışmaları daraltır veya alanını küçültürseniz yani onları rahat düşünemez duruma getirirseniz büyük oranda dininin yaşanılırlığını, hayatın içinde kaybolup gitmemesini de daraltırsınız. Bunun için mezhepleri bir rahmet noktası olarak görmek gerekiyor.
Selamünaleyküm. Bu, bir zevk tatmini nedeniyle oluyorsa ibadetlerde hoş olmaz. İlmi bir nedenle yapıyorsanız yani neyin neden yapıldığını idrak ederek yapıyorsanız zaten siz tercih yapacak durumdasınız.
Selamünaleyküm. Biz İslam dinine iman ettik. İslam'ın içinde de namazımızı etkileyecek hak olan bir mezhep yoktur. Batıl fırkalar vardır; onlarla bir arada bulunmayız. Şafiilik namaza asla mani değildir. Bunlar yanlış sözlerdir. Hepimiz camilere koşalım. İmamlarımızın Hanefi mi Şafii mi olup olmadığına değil itikadı düzgün mü Laik mi değil mi ona bakalım.
Sizin ve bizim gibilerin bir mezhep seçmesi veya beğenmesi diye bir şey yoktur. İlim erbabı kimselerin mezhebi olur. Biz, kendilerinden din öğrendiğimiz ulemanın peşinden gideriz. Onlar hangi mezhepten ise biz de o mezhepten sayılırız. Eğer siz mesela Siirt’ten İstanbul’a taşındı iseniz, Şafii ulemanın bulunduğu bir yerden Hanefi ulemanın bulunduğu bir yere intikal etmiş olursunuz ki, bulunduğunuz yerde Hanefi ulemasından yararlanmak daha kolay olur. Siz de Hanefi gibi hareket edersiniz. Bunun hiçbir sakıncası olmaz. Ama manavdan meyve seçer gibi, ulemanın fetvalarından fetva seçmek pek makul değildir. Allah, rızası yolunda olmaya bizi muvaffak kılsın.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Bir ön izin yani istediğin kadar alabilirsin şeklinde bir izin olmadıkça bilgisiz iş yapamazsın. Mümin, başkaları ile beraber iş yaparken, o başkaları ağabeysi de olsa gizlisi saklısı insan olmaz.
Şöyle anlayabilirsiniz: a- Günlük sosyal ilişkilerimizde, İş yeri bağlantılarımızda, Ticaretimizde insanların dini bizi etkilemez. b- Dinimiz ve ibadetimizle alakalı bir konuda ise biz bir dünyayız, onlar başka bir dünyadır. Ne onları işimize karıştırırız ne de biz onların bir işine yakın dururuz. İman konularında da amel konularında da bu böyledir.
Ölüm zamanı değişmez ama ömür bereketlenir ve olduğundan fazla işe yarar.
Böyle bir durumda hakkınızı aramanız makuldür. Hakkınızı arayın, devletin ona vereceği ceza olarak size verilecek tazminattan yaptığınız masrafları düşün. Bedensel bir zararınız yani organlarda bir eksiklik oluşmadı ise sizde manevi tazminat olarak alacağınız parayı kullanmasanız daha iyi edersiniz. Bir hayır kurumuna verin. Bedeninizde bir eksiklik oluştu ise mesela parmağınız koptu ise zaten maddi tazminat hakkınızdır. Fıkıh kitaplarımızda manevi zararlar için maddi tazminat alma şeklinde bir tazminat yoktur. Muasır ulemanın bir bölümü böyle bir tazminatı kabul ediyorsa da alınmaması yönündeki görüş daha takvaya yakındır. Öte yandan trafik canavarlığı yapan birini terbiye etmenin de başka bir yolu bulunamadığı için böyle bir cezalandırmanın yapılması gerekmektedir. Bunun için 'alın, masrafları düşün, gerisini bir fakire veya hayra verin' görüşünü size tavsiye ettik. Geçmiş olsun, Allah Teâlâ beterinden muhafaza buyursun.
Bin yalandan biri doğruya yakın olabilir. Bu mümkündür. Kumar gibi bir sonuçtur bu. Allah kullarının ayağının kayıp kaymayacağını görmek için de şeytanın bu tür yalanlarına zaman zaman isabet katar. Bu bir imtihandır.
Faiz zehirdir, pisliktir; onu ibadete bulaştırma.