Fetva Meclisi
Soru
Hocam, ben bir iş kazası geçirdim. İş yerim maddi manevi hiçbir yardımda bulunmadı. 3 defa ameliyat oldum ve iş yerimin ameliyatlardan haberi bile yok. Ben de bir avukata danışarak maddi manevi tazminat davası açtım. 2 senedir mahkemem devam ediyor, dava karar aşamasında. Alacağım tazminatın hakkım olduğunu, helal olduğunu biliyorum. Fakat mahkeme bana iki senenin yasal faizini de veriyor. Faizin her türlüsü haram diye biliyorum. Bunu almam caiz midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Maddi ve manevi tazminatları alabilirsiniz. Faiz olarak takdir edilenden de avukatınızın masraflarını verin. Faizden geri kalanı siz almayın, bir derneğe verin. Geçmiş olsun.
Yasalar, sizin işvereniniz tarafından mağdur edildiğinizi kabul ederse "tazminatınızı alabilirsiniz" ama hakkınızdan fazla olanını avukat masraflarını da çıkardıktan sonra iş yerinize iade etmek zorundasınız.
Günü geciken borç ödemesine tazminat getirilemez, bu bir faiz işlemi olur. Sözleşmeye yazılmış olsa bile faiz caiz olmaz. Bir iş sözleşmesine işin aksamasından ötürü tazminat maddesi konabilir ve tazminat almak caiz olur. Sözleşmede yazılı değilse mahkeme kararı ile veya anlaşarak ortaya çıkmış bulunan maddi zarar için tazminat alınabilir. Manevi tazminatın ise yeri yoktur.
Böyle bir durumda hakkınızı aramanız makuldür. Hakkınızı arayın, devletin ona vereceği ceza olarak size verilecek tazminattan yaptığınız masrafları düşün. Bedensel bir zararınız yani organlarda bir eksiklik oluşmadı ise sizde manevi tazminat olarak alacağınız parayı kullanmasanız daha iyi edersiniz. Bir hayır kurumuna verin. Bedeninizde bir eksiklik oluştu ise mesela parmağınız koptu ise zaten maddi tazminat hakkınızdır. Fıkıh kitaplarımızda manevi zararlar için maddi tazminat alma şeklinde bir tazminat yoktur. Muasır ulemanın bir bölümü böyle bir tazminatı kabul ediyorsa da alınmaması yönündeki görüş daha takvaya yakındır. Öte yandan trafik canavarlığı yapan birini terbiye etmenin de başka bir yolu bulunamadığı için böyle bir cezalandırmanın yapılması gerekmektedir. Bunun için 'alın, masrafları düşün, gerisini bir fakire veya hayra verin' görüşünü size tavsiye ettik. Geçmiş olsun, Allah Teâlâ beterinden muhafaza buyursun.
Aleykümselam. Geciken borca fazlalık talebi faizdir, caiz değildir. Bunu talep eden, o işlemi yapan, kararlaştıran herkes faiz haramına bulaşmış olur. Tabii olarak avukat da vebale girer. Sadece avukatlık ve dava masrafları gibi harcamalar ana paraya ek olarak istenebilir. Sizin de o kalemden aldığınız işinizin karşılığı olan para helal olur.
Selamünaleyküm. Buradaki durum, faiz kavramı ile tam uyuşmuyor. Mahkeme bugünkü şartlarda tazminat takdir edecek. Ona faiz ismi verilmesi günlük bir kavram durumunda olmaktadır. Açık bir haram olduğunu zannetmiyorum.
dava konusundaki diğer fetvalar
Aleykümselam. Evliliği tam istediği gibi olan insan neredeyse yoktur. Varsa da bir isteği olmayacak basit insanlar içindir bu. Bu nedenle evlilik için söylenebilecek en güzel sözlerden biri şu hakikattir: EVLİLİK İRADE İLE DEĞİL İDARE İLE SÜRER. Sizin, davası olan bir mü'min olarak, eşinizin dolayısıyla evinizin beklentileri ile davanızın beklentileri arasında bir denge kurmanız gerekmektedir. En azından evlenmeden önce bunu düşünmeniz gerekirdi. O zaman düşünemedi iseniz şimdi, zararın neresinden dönerseniz kâr olacağını hesap ederek iş yapmanız, söz söylemeniz gerekir. Kimse aradığını bulmuyor. Bulduğunu idare edebilenler iyi durumda olmuş oluyorlar. Kadınları idare edememek bir hatadır. Bu hatayı işlemeye hakkınız yoktur. Bilhassa hamile bir kadının zafiyetlerini tahmin etmelisiniz. Bu döneminde onu idare edememek, dava adamı olmakla telafi edilemez bir hatadır. Hem sabırlı olacaksınız hem de taktik gütmesini bileceksiniz. Konuşun onunla, istişare edin, boşalmasını sağlayın. Gerekiyorsa bağırsın, siz dinleyin. Bir süre onu gezdirin. İstekleri olup olmadığını sorun ara sıra. İstişare ile rahatlamasını sağlayın ama yılmayın. İmtihan sadece bir derse gitmek değildir. Aileden büyük imtihan olmaz. Netice olarak diyebilirim ki, eşiniz haklı değil belki ama siz yanlış yapıyorsunuz, yersiz beklenti içindesiniz. Allah’a emanet olun.
Sizin belirttiğiniz gibi verdiği sözde durmadığı bir durum varsa ortada elbette hakkınızı bütün kanuni yollarla aramanız caiz olur.
Maddi hakların ihlalini tazmin ettirmede bir sorun yoktur. Zira maddi haklarda neyin nasıl ve ne kadar tazmin edileceği bilinebilir. Fukaha, manevi denebilecek konularda zararın ne ile takdir edileceğinin bilinemeyeceğini öne sürerek manevi hak ihlallerinde tazmini ittifa edilmiş şekilde öne çıkarmamışlardır. Muasır ulemadan bazıları ise manevi hak ihlallerine mahkemelerin tazmin ettirme kararı verebileceğini de söylemişlerdir. Meselenin özeti budur.
Mevcut yasalara göre, bir hile ve yalan olmadan aldı iseniz helaldir.
Allah Teâlâ eşinize afiyetler ihsan etsin. Yasal olarak size takdir edilen tazminatı alın. Gecikmeden kaynaklanan faizini ise alın ama bir fakir akrabanıza vererek bütçenize şüpheli para sokmayın.
Selamünaleyküm. Bu para, istemediğiniz diyetin yerine geçer. Diyetten de az olduğu için size helaldir. Allah babanıza rahmet etsin.