Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben bir yıl önce bir iş adamının isteği üzerine proje yazmaya başladım. İlk başta konuştuk maddi imkânlarımın kısıtlı olduğunu ve burs ile geçindiğimi, eğer sigorta yaparsa bursumun kesileceğini ve maaş almam gerektiğini söyledim o da mağdur etmeyeceğini dedi ve proje için çalışmalara başladım ama maaşı yatırmadı, defalarca söylememe rağmen erteledi bir yıl boyunca hiç maaş vermedi. Projeyi yazdım kabul edildi ve haberim olmadan benim sigortamı iptal etti sonra KOSGEB aracılığıyla tekrar işe aldı ama yine maaşımı vermedi. Benim projem vesilesiyle küçük bir esnafken fabrika açtı ve ne yazık ki hakkım olan parayı alamadım. Şimdi adamı şikâyet etsem ve geçmiş bir yılın parasını alsam vebale girer miyim, üstümde kul hakkı kalır mı?
Cevap
Benzer fetvalar
Size verilen işi hakkıyla yaptıysanız size ücret vermesi onun üzerine gerekli olmuştur. Vermeyip geciktirmesi günahtır. Sizin de elinize geçen fırsatı değerlendirip hakkınızı almanız esasen izin verilen bir iştir. Ancak böyle bir hakkını almanın size ilave sorunlar getirebileceğini unutmasanız daha iyi edersiniz. Yasal yolları denemelisiniz.
İş yerinin sana söz verdiğini vermemesi durumunda hakkını arayabileceğin bir şeriat mahkemesi vardı ise oraya git elbette. Yoksa hakkını alabileceğin yere gideceksin. Geçmiş olsun. Allah yardımcın olsun.
Mü'min insan attığı imzaya sadık kalmak zorundadır. Özel bir sözleşmeniz yoksa mevcut kurallar sizin için geçerli olur. Sözleşmenizde ‘şu kadar sigortalı olacak’ maddesi yoksa normal olan size de uygulanacak demektir. Aykırı davranma durumunda ise yasal haklarınızı talep etmeniz muteberdir. Talep edebilirsiniz.
Size maaş veren iş yeri sizden başka yerde çalışmama konusunda söz aldı ise o sözünüze sadık kalın. Öyle bir talep söz konusu değilse çalışmanızda da sakınca olmaz.
Selamunaleykum. SSK yaptırmadığınıza göre kanunlar sizi işçi saymıyor. Yeni işyerinin sağladığı güvenceyi gözönüne alarak karar veriniz. Sağlanan hak ve imkanı suistimal etmeyiniz.
Bir müminin en önemli hedeflerinden biri, Allah’a teslimiyet içinde, helal bir rızıkla hayatını sürdürmektir. Rızık Allah’tan gelir, biz sadece sebeplere sarılırız. Ama bu sarılma esnasında helal-haram hassasiyetimizi kaybetmemeliyiz. Danışmanlık firmasında çalışıyor ve maaşı o firmadan alıyorsanız, bu maaşın helalliği, yaptığınız işle doğrudan bağlantılıdır. Eğer sigorta şirketindeki pozisyonunuz, faizli ya da haram bir işleme katkı sağlamıyorsa, teknik ya da dolaylı bir destek sunuyorsanız, burada açık bir haramdan bahsedemeyiz. Yalnız zorunlu sigortaların dışındaki sigortalara özel durumların dışında doğru görmüyoruz. İçinde bulunduğunuz hali dikkate alarak şüpheli alanlardan uzak durmanızı tavsiye ederim.
dava konusundaki diğer fetvalar
Maddi hakların ihlalini tazmin ettirmede bir sorun yoktur. Zira maddi haklarda neyin nasıl ve ne kadar tazmin edileceği bilinebilir. Fukaha, manevi denebilecek konularda zararın ne ile takdir edileceğinin bilinemeyeceğini öne sürerek manevi hak ihlallerinde tazmini ittifa edilmiş şekilde öne çıkarmamışlardır. Muasır ulemadan bazıları ise manevi hak ihlallerine mahkemelerin tazmin ettirme kararı verebileceğini de söylemişlerdir. Meselenin özeti budur.
Mevcut yasalara göre, bir hile ve yalan olmadan aldı iseniz helaldir.
Allah Teâlâ eşinize afiyetler ihsan etsin. Yasal olarak size takdir edilen tazminatı alın. Gecikmeden kaynaklanan faizini ise alın ama bir fakir akrabanıza vererek bütçenize şüpheli para sokmayın.
Bu iki yıl içinde mesela avukata bir ilave masraf ödeme gibi özel bir masrafınız oldu ise onu o paradan kesebilirsiniz. Adı faiz olan bir şeyi cebinize koyarak ikinci bir iş kazası yaşamayın. Devlet o farkı kendisi vermeyecek iş sahibinden alacak. Parayı size verdiğinde mahkeme alın ve onu ikinci bir kuruma devredin. Ne onlarda bırakın ne de siz alın. Geçmiş olsun.
Tazminat farklı alanlarda kullanılabilen bir kavramdır. Bu nedenle cevabın ne için kullanılacağına bağlı olarak ayrıntısı olabilir. Size prensip olarak şu cevabı verebiliriz: Bir hileye dayanmayan, makul yani örfen uygun bulunacak bir tazminat alınabilir. Bunun kadim fukahanın ıstılahında yerini bulmak zor olsa da caizlik yolu açıktır.
Yalan şahitlik en büyük günahlardandır. Muhakkak ciddi bir tevbe yapılması gerekir. Birine zarar verildi ise elbette ondan da helallik alınması gerekir.