Fetva Meclisi
Soru
Dinimizde manevi hakların tazmini yoktur şeklinde bir kural var mıdır? Manevi hakkımın ihlaline karşı tazminat talep etsem günah mı işlemiş olurum?
Cevap
Benzer fetvalar
İslam fıkhında nişan, akit olarak değil vaat olarak değerlendirilmektedir. (HAK, md. 1; Bilmen, Kâmûs, 212) Taraflar nişanlılık döneminde vaadinden vazgeçerek nişanı bozabilmektedirler. Nişanın haklı bir gerekçeyle bozulması durumunda karşı tarafa herhangi bir tazminat hakkı doğmaz. Bununla birlikte taraflardan biri haklı bir gerekçe olmaksızın nişanı bozar veya bozulmasına sebep olursa, diğer taraf mutadın dışında uğradığı maddî zararlarının tazminini talep edebilir. (Mecelle, md. 20, 31; Ebu Zehra, el- Ahvâlu’ş-Şahsiyye, 37; Zühaylî, el-Fıkhu’l-İslâmî, 9/6512) Örneğin evliliğe yönelik olarak ev kiralama, eşya alma, salon kiralama, gelinlik diktirme, karşı tarafın isteği ile işten ayrılma gibi durumlar böyledir. Nişanın bozulmasıyla tarafların farklı seviyelerde üzüntü duyması ve yıpranması, ayrılık sürecinin doğal bir sonucudur. Bu sebeple nişanın tek taraflı olarak sonlandırılması, manevî tazminat talebi için yeterli bir gerekçe değildir. (Zühaylî, el-Fıkhu’l-İslâmî, 9/6509) Ancak taraflardan biri, diğer taraf ve ailesinin kişilik haklarını ihlal eden, haysiyet ve onurlarını zedeleyen bir davranışta bulunmuşsa, mağdur olan tarafa manevî tazminat talep hakkı doğar. Bu hak, İslam’ın, zararın giderilmesi bağlamında ortaya koyduğu ana ilkelere dayanmaktadır. (bk. Ebu Zehra, el- Ahvâlu’ş-Şahsiyye, 37; Zühaylî, el-Fıkhu’l-İslâmî, 9/6512) Öte yandan yalan beyanda bulunmak, hakikatleri çarpıtmak ve olmayanı olmuş gibi göstermek suretiyle tazminat talebinde bulunmak caiz değildir.
Bu iki yıl içinde mesela avukata bir ilave masraf ödeme gibi özel bir masrafınız oldu ise onu o paradan kesebilirsiniz. Adı faiz olan bir şeyi cebinize koyarak ikinci bir iş kazası yaşamayın. Devlet o farkı kendisi vermeyecek iş sahibinden alacak. Parayı size verdiğinde mahkeme alın ve onu ikinci bir kuruma devredin. Ne onlarda bırakın ne de siz alın. Geçmiş olsun.
Böyle bir durumda hakkınızı aramanız makuldür. Hakkınızı arayın, devletin ona vereceği ceza olarak size verilecek tazminattan yaptığınız masrafları düşün. Bedensel bir zararınız yani organlarda bir eksiklik oluşmadı ise sizde manevi tazminat olarak alacağınız parayı kullanmasanız daha iyi edersiniz. Bir hayır kurumuna verin. Bedeninizde bir eksiklik oluştu ise mesela parmağınız koptu ise zaten maddi tazminat hakkınızdır. Fıkıh kitaplarımızda manevi zararlar için maddi tazminat alma şeklinde bir tazminat yoktur. Muasır ulemanın bir bölümü böyle bir tazminatı kabul ediyorsa da alınmaması yönündeki görüş daha takvaya yakındır. Öte yandan trafik canavarlığı yapan birini terbiye etmenin de başka bir yolu bulunamadığı için böyle bir cezalandırmanın yapılması gerekmektedir. Bunun için 'alın, masrafları düşün, gerisini bir fakire veya hayra verin' görüşünü size tavsiye ettik. Geçmiş olsun, Allah Teâlâ beterinden muhafaza buyursun.
Günü geciken borç ödemesine tazminat getirilemez, bu bir faiz işlemi olur. Sözleşmeye yazılmış olsa bile faiz caiz olmaz. Bir iş sözleşmesine işin aksamasından ötürü tazminat maddesi konabilir ve tazminat almak caiz olur. Sözleşmede yazılı değilse mahkeme kararı ile veya anlaşarak ortaya çıkmış bulunan maddi zarar için tazminat alınabilir. Manevi tazminatın ise yeri yoktur.
İslâm’ın kesin kurallarıyla çelişmeyen ve yürürlükteki hukukî mevzuata bağlı olarak yapılan iş akdinde, taraflardan birinin haksız uygulaması üzerine açılan davada mahkemenin, kendisine sunulan gerçek delil ve doğru beyanlara dayanarak hükmettiği tazminatı almak dinen caizdir.
Selamünaleyküm. Helalleşmek için bulunamayan birinin üzerimizdeki hakkı maddi bir hak ise onu varislerine vermeye çalışırız. Bu da mümkün değilse, o hak kadar bir kıymeti onun namına tasadduk ederiz. Üzerimizdeki hak, manevi bir hak ise onun için dualar ederek, sadakalar vererek o haktan kurtuluruz.
dava konusundaki diğer fetvalar
Mevcut yasalara göre, bir hile ve yalan olmadan aldı iseniz helaldir.
Allah Teâlâ eşinize afiyetler ihsan etsin. Yasal olarak size takdir edilen tazminatı alın. Gecikmeden kaynaklanan faizini ise alın ama bir fakir akrabanıza vererek bütçenize şüpheli para sokmayın.
Sizin belirttiğiniz gibi verdiği sözde durmadığı bir durum varsa ortada elbette hakkınızı bütün kanuni yollarla aramanız caiz olur.
Tazminat farklı alanlarda kullanılabilen bir kavramdır. Bu nedenle cevabın ne için kullanılacağına bağlı olarak ayrıntısı olabilir. Size prensip olarak şu cevabı verebiliriz: Bir hileye dayanmayan, makul yani örfen uygun bulunacak bir tazminat alınabilir. Bunun kadim fukahanın ıstılahında yerini bulmak zor olsa da caizlik yolu açıktır.
Yalan şahitlik en büyük günahlardandır. Muhakkak ciddi bir tevbe yapılması gerekir. Birine zarar verildi ise elbette ondan da helallik alınması gerekir.
İftiraya uğrayan bütün yasal yolları kullanarak kendisini aklamalıdır. Eğer yasal yollarla kendinizi aklayamadı iseniz, orada onurunuz da sıfırlanıyor ise ayrılın, rızkınızı başka yerde arayın.