Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm. Karşıdan karşıya geçerken babama araba çarptı ve babamı kaybettik. Kasıtlı değildi, iki tarafında hataları vardır herhalde en iyisini Allah bilir. Çarpan kişiden diyet istemedik. Fakat trafik sigortası ve çarpan arabanın sigorta şirketi ile süren dava sonucunda 30 milyara yakın para aldık. Bu para helal mi? Fıkhi durumu nedir bilmek istiyorum…
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm, paranın kendisi değil miktarı önemlidir. O parayı bir fakire ver ve kurtul.
Selamünaleyküm. Paranın kendisi değil miktarı önemlidir. O parayı bir fakire ver ve kurtul.
Selamünaleyküm. Sözünü ettiğiniz yardım ve uygulamaların hepsinden istifade edebilirsiniz. Geçmiş olsun, Allah Teâlâ kalan ömrünüze bereket ve afiyet ihsan etsin.
Selamünaleyküm. Arabanın parası ile hacca gidebilirsiniz, haccınız hac olur ama haram karışmış bir para ibadetinizin değerini düşürür.
Selamünaleyküm. O para kime giderse bir haram yemiş olacaktır. Her haram ateştir. Ölmüş kardeşinizin o zorluk diyarında işini biraz daha zorlaştırıyorsunuz. İstiğfar edin, Allah'a dönün, o ağır haramdan sıyrılın.
Selamünaleyküm. Nasihat edin, dua edin ama içlerine girmeyin. Herkes kendi vebalini düşünsün.
dava konusundaki diğer fetvalar
Aleykümselam. Evliliği tam istediği gibi olan insan neredeyse yoktur. Varsa da bir isteği olmayacak basit insanlar içindir bu. Bu nedenle evlilik için söylenebilecek en güzel sözlerden biri şu hakikattir: EVLİLİK İRADE İLE DEĞİL İDARE İLE SÜRER. Sizin, davası olan bir mü'min olarak, eşinizin dolayısıyla evinizin beklentileri ile davanızın beklentileri arasında bir denge kurmanız gerekmektedir. En azından evlenmeden önce bunu düşünmeniz gerekirdi. O zaman düşünemedi iseniz şimdi, zararın neresinden dönerseniz kâr olacağını hesap ederek iş yapmanız, söz söylemeniz gerekir. Kimse aradığını bulmuyor. Bulduğunu idare edebilenler iyi durumda olmuş oluyorlar. Kadınları idare edememek bir hatadır. Bu hatayı işlemeye hakkınız yoktur. Bilhassa hamile bir kadının zafiyetlerini tahmin etmelisiniz. Bu döneminde onu idare edememek, dava adamı olmakla telafi edilemez bir hatadır. Hem sabırlı olacaksınız hem de taktik gütmesini bileceksiniz. Konuşun onunla, istişare edin, boşalmasını sağlayın. Gerekiyorsa bağırsın, siz dinleyin. Bir süre onu gezdirin. İstekleri olup olmadığını sorun ara sıra. İstişare ile rahatlamasını sağlayın ama yılmayın. İmtihan sadece bir derse gitmek değildir. Aileden büyük imtihan olmaz. Netice olarak diyebilirim ki, eşiniz haklı değil belki ama siz yanlış yapıyorsunuz, yersiz beklenti içindesiniz. Allah’a emanet olun.
Bu iki yıl içinde mesela avukata bir ilave masraf ödeme gibi özel bir masrafınız oldu ise onu o paradan kesebilirsiniz. Adı faiz olan bir şeyi cebinize koyarak ikinci bir iş kazası yaşamayın. Devlet o farkı kendisi vermeyecek iş sahibinden alacak. Parayı size verdiğinde mahkeme alın ve onu ikinci bir kuruma devredin. Ne onlarda bırakın ne de siz alın. Geçmiş olsun.
Sizin belirttiğiniz gibi verdiği sözde durmadığı bir durum varsa ortada elbette hakkınızı bütün kanuni yollarla aramanız caiz olur.
Maddi hakların ihlalini tazmin ettirmede bir sorun yoktur. Zira maddi haklarda neyin nasıl ve ne kadar tazmin edileceği bilinebilir. Fukaha, manevi denebilecek konularda zararın ne ile takdir edileceğinin bilinemeyeceğini öne sürerek manevi hak ihlallerinde tazmini ittifa edilmiş şekilde öne çıkarmamışlardır. Muasır ulemadan bazıları ise manevi hak ihlallerine mahkemelerin tazmin ettirme kararı verebileceğini de söylemişlerdir. Meselenin özeti budur.
Mevcut yasalara göre, bir hile ve yalan olmadan aldı iseniz helaldir.
Allah Teâlâ eşinize afiyetler ihsan etsin. Yasal olarak size takdir edilen tazminatı alın. Gecikmeden kaynaklanan faizini ise alın ama bir fakir akrabanıza vererek bütçenize şüpheli para sokmayın.