Fetva Meclisi
Soru
Bir arkadaşımın çocukları ile arası iyi değildi. Külliyetli bir parasını bana emanet verdi. Verirken de ben ölürsem bu parayı yaşlılar yurduna verirsin dedi. Yakın zamanda arkadaşım öldü. Çocukları bu durumu öğrendiler, benden parayı istiyorlar. Ne yapmamı tavsiye edersiniz?
Cevap
Benzer fetvalar
Bu bir vasiyettir. Ölenin kendisine varis olacak birine vasiyet bırakması caiz değildir. Vasiyeti yok kabul etmelisiniz. Malı da ona göre bölüşün. Ancak diğer varislerin tamamı razı olursa bu vasiyetin geçerliliği olur.
Yasal rüşt çağına gelmiş ve mahkeme kararı ile üzerine vasi tayin edilmemiş bir insanın malını hiç kimse tasarrufunda tutamaz. Onlar size, “benim malım senin tasarrufunda olsun” diye vekâlet vermedikçe sizin yaptığınız yanlıştır. Zarar ederler veya etmezler, o sizin sorumluluğunuz değildir. Onlara ait ne varsa resmi yollarla devredin ki töhmet altında olmayasınız. Şu ana kadar yaptığınız iyiliği de Allah rızası için sayın.
Çocuklarınızın ahireti heba oluyor, lütfen onlara dua edin, onlar için istiğfar edin. Siz annesiniz. Onlar, size bakmamakla kalmıyorlar, kendilerini helâk ediyorlar. Onları affedin, belki kalpleri yumuşar. Nasihat edin. Biraz daha sabredin. Mesele sizin evinizi ya da malınızı başkasına vermeniz meselesi değildir. Onlar helak olacaklar. Buna rağmen sizi kararınızdan döndürecek bir tavır göstermezlerse malınızı bir vakfa devredebilirsiniz. Bir sakıncası yok.
Üzerinize almadığınız bir görevi yerine getirmeye mecbur sayılmazsınız. Ancak o iş, hayırlı bir iş ise onu yapmanız hayır olabilir. Allah'a emanet olun.
Hanım efendiden kalan mal, miras konusu olacak bir maldır. Eğer sabit bir vasiyeti varsa o vasiyet, kalan malın üçte biri kadarından yerine getirilir. Vasiyeti yoksa miras sahipleri haklarını alırlar. Allah Teâlâ rahmeti ile muamelede bulunsun bacımıza.
Selamünaleyküm. Önce büyük ve samimi bir tevbe etmelisiniz. Tevbenizde sadık olun. Bir cana kıydığınız için de gurre isimli bir bedel ödemelisiniz. Gurre yaklaşık iki yüz gram altın olarak belirlenebilir. Durumunuz müsait değilse verebileceğiniz kadar verin. Bu malı da o çocuk yaşayacak olsa ona mirasçı olacak kimler varsa onlara verirsiniz. Siz hariç elbette. Onun varisçisi olacak kimseler mesela babası böyle bir şey istemiyorsa o miktarı bir vakfa bağışlayabilirsiniz.
baba konusundaki diğer fetvalar
Allah babanıza rahmet etsin, size sabır ve afiyet versin. Mal ve cinsellik imtihanının etrafında bu kadar kolay dolaşılabileceğini zannetmemelisiniz. Anneniz yanlış yönlendiriyor sizi. Bereketi kaybetmeyelim derken asıl bereket olan kardeşliği ve huzuru kaybedebilirsiniz. Bizim şahit olduğumuz sayısını hatırlayamadığım kadar çok olan örneklerde bu tür duygu ve temennilerin mahkeme kapılarında eridiğini biliyorum. Size tavsiyemiz şu şekildedir: - Babanızın size bıraktığı malı Şeriat’ımıza göre aranızda taksim edin. - Yaptığınız bu taksimi muhakkak devlet mahkemesi nezdinde tescil edin, sözlü olmasın. - Bu tescilden sonra babanızın işini devam ettirirken kardeşler olarak sanki yabancıymışsınız gibi ortak olmanız mümkündür. Allah yardımcınız olsun.
Çocuklarına söven bir baba zalimdir. Onun zulmünün hesabı Allah’a bırakılmalıdır. Çocukları, ona sövmesine sebep olacak şekilde davranmamaya ve kendi görevlerini ihmal etmemeye dikkat etmelidirler. Herkes Allah’ın huzurunda kendi hesabını verecektir. Düşenle beraber düşmek yanlış olur.
Yanlış ve yersiz düşünüyorsunuz. Babanız bir hibe vermiyor ki diğer çocuklarına da vermek durumunda olsun. Babanızın yaptığına fıkıhta CUALE denir yani ödülle teşvik yapmaktadır. Hafız olan hediyeyi hak etmiştir, ona araba değil uzay aracı bile azdır, mübarek olsun. Siz neden, onun yaptığını yapmaya yeltenmiyorsunuz da aldığını almaya yelteniyorsunuz?
Bir kere sen, babanın hizmetinde olmakla en güzel olanı yapmışsın, ne mutlu sana. Allah Teâlâ amelini kabul buyursun. Kardeşlerin de en ağır hatalardan birini yapmışlar. Allah onları mağfiret etsin. Baban ise iyi bir iş yapmadı. İnsanın ONA VARİS OLACAK BİRİNE VASİYET yazması caiz değildir. Ancak diğer varisler kabul ederlerse öyle bir vasiyet caiz olabilir. Bu sebeple siz vasiyeti yok kabul ederek mirası şeriata göre bölün. Böylece babanıza da iyilik yapmış olursunuz. Onların babaya karşı yanlış yapmaları mirastan men edilmelerini gerektiren bir durum değildir. Miras hakları nesep bağından dolayı oluşur, iyi evlat olmaktan oluşmaz.
Allah Teâlâ hepimizi razı olacağı işlere erdirsin. Kadın, Allah’ın kulu olarak erkekten farklı değildir. Fıtratının gereği farklı olduğu birkaç alan dışarıda tutulursa kul ve insan olarak kadınla erkek aynıdırlar. Temelde böyle görülmelidir konu. Ümmetimizin bütün âlimleri, sahip olma ve tasarrufta bulunmada erkekle kadının aynı olduklarına ittifak etmişlerdir. Kadını bu hususlarda farklı gören bir âlim yoktur. Çünkü mesele Kur'an boyutunda aynı tutulmuştur, kimse farklı bir iddiada bulunamaz. Kadının mal ve para konusunda ne durumda olduğunu şu başlıklarda özetleyebiliriz: a. Kadının mirastan, hibeden, mehrinden ve çalışıp kazandığından birikimi olabilir. Bu birikim nakit para da olabilir diğer helal kullanılabilen menkul veya gayrimenkul yatırımlar, işletmeler olabilir. Malı olan bir kadın hiçbir engel olmadan malı üzerinde tasarruf edebilir. b. Müslüman kadın öğretmenlik, tıp, el sanatları, ticari işletmelerin bayanlar bölümü, din hizmetleri gibi alanlarda çalışabilir. Kadınlığı ve anneliği eritmeyen helal alanlarda çalışmasında sakınca olmaz. Yeter ki bu çalışma beraberinde harama hizmet, halvet gibi sakıncalar getirmesin. Tesettüründen taviz vermeden, velisi ve eşinin ön izni ile çalışırsa bu çalışması onu asi kul olmaya götürmez. Erkek veya kadın herkes her yerde her zaman Allah’ın şeriatına göre olmaya zaten mecburdur. c. Kadının geçimi açısından mali kaynak ele alındığında ise evleninceye kadar babasının onu geçindirmeye mecbur olduğunu bilmemiz gerekir. Anne olarak da geçimi çocuklarının üzerine görevdir. Eş olduğunda da kocası onu geçindirecektir. Kadının yuva yıkıcı, aile dağıtıcı bir durumu olmadığı sürece bu geçindirme ilkesi dinin teminatı altındadır. Hatta kadın normal çalışan bir kadın olduğunda bile eşi onu geçindirmek zorundadır. Boşanmış durumunda da iddeti bitene kadar eşi onu geçindirir. Baba, eş ve evlat sahibi olmayan kadının geçimi onun miras bağı kurulabilecek akrabaları üzerinedir, yine kadın boşlukta değildir. d. Kadın, olağanüstü ihtiyaç durumundaki çocukları, anne babası ve dede ninelerinin geçimini üstlenebilir. e. Kadının malına eşinin hiçbir şekilde müdahale hakkı yoktur. Erkeğin KAVVAME hakkı içinde kadının malına karışma maddesi yoktur. Kadın malını harcarken bir harama, israfa harcamıyorsa bir başkasına danışmaya mecbur değildir. Bu sormama kuralına eşi de dâhildir. Kadın malı ile alakalı konularda eşine karşı bir eksiklik oluşturmadığı sürece izni dâhilinde iş yapmak zorunda olmaz. Genel kurallar bu şekildedir. Allah Teâlâ erkeğimizle kadınımızla hepimizi helal ve bereketli mal sahibi olmaya kavuştursun.
Bir insan öldüğünde onun borçları terekesine yani geride bıraktığı malına kalır. Malı borçlarına yetmiyorsa, çocuklarının o borçları ödeme mecburiyetleri yoktur. Babalarına iyilik yapmış olmak için öderlerse onlar adına bir fazilet olur.