Fetva Meclisi
Soru
Babam öldüğünde bize iyi bir iş yeri bırakmıştı. Kardeşlerim küçük olduğu için iş yerini yıllarca ben işlettim. Şimdi herkes yasal olgunluk yaşına geldi. Benden haklarını onlara vermemi istiyorlar. Ben ise onlara babamın vekili olarak davranıyorum. Hak ettiklerinden de fazlasını veriyorum ama onların tecrübesi olmadığı için haklarını onlara versem zarar edebilirler, hata da ederler. Benim onların mallarını onların adına kullanmamda dinimize göre yanlış bir durum var mı?
Cevap
Benzer fetvalar
Allah babanıza rahmet etsin, size sabır ve afiyet versin. Mal ve cinsellik imtihanının etrafında bu kadar kolay dolaşılabileceğini zannetmemelisiniz. Anneniz yanlış yönlendiriyor sizi. Bereketi kaybetmeyelim derken asıl bereket olan kardeşliği ve huzuru kaybedebilirsiniz. Bizim şahit olduğumuz sayısını hatırlayamadığım kadar çok olan örneklerde bu tür duygu ve temennilerin mahkeme kapılarında eridiğini biliyorum. Size tavsiyemiz şu şekildedir: - Babanızın size bıraktığı malı Şeriat’ımıza göre aranızda taksim edin. - Yaptığınız bu taksimi muhakkak devlet mahkemesi nezdinde tescil edin, sözlü olmasın. - Bu tescilden sonra babanızın işini devam ettirirken kardeşler olarak sanki yabancıymışsınız gibi ortak olmanız mümkündür. Allah yardımcınız olsun.
Bir kere sen, babanın hizmetinde olmakla en güzel olanı yapmışsın, ne mutlu sana. Allah Teâlâ amelini kabul buyursun. Kardeşlerin de en ağır hatalardan birini yapmışlar. Allah onları mağfiret etsin. Baban ise iyi bir iş yapmadı. İnsanın ONA VARİS OLACAK BİRİNE VASİYET yazması caiz değildir. Ancak diğer varisler kabul ederlerse öyle bir vasiyet caiz olabilir. Bu sebeple siz vasiyeti yok kabul ederek mirası şeriata göre bölün. Böylece babanıza da iyilik yapmış olursunuz. Onların babaya karşı yanlış yapmaları mirastan men edilmelerini gerektiren bir durum değildir. Miras hakları nesep bağından dolayı oluşur, iyi evlat olmaktan oluşmaz.
Selamünaleyküm. Allah'ın Şeriat'ına göre size ne hak düşüyorsa o mirastan onu yüzde yüz alın. Kanuni yollarla bütün haklarınızı kullanın. Bir lira bile terk etmeyin. Akrabalık bağlarını ise koparmayın. Malınızı alın, üzerinize düştüğü kadarıyla da insanlığınızı yapın. Onlar isiz yok sayarsa vebal onlarda kalsın.
Selamunaleyküm. Yasalara aykırı bir durum oluşturmadıkça size takdir edilen hakkı alabilirsiniz. Allah babanıza rahmet etsin.
Eğer aranızda bir ittifak sağlayabilirseniz dinen bu ittifak geçerli olur. Eğer ittifak sağlayamazsanız, dinen nasıl bölüşülecekse o şekilde bölüşmeye razı olmanız gerekir. Ama anlaşılan kardeşlerden bazıları devletin kararına göre sonuç almak istiyorlar. Bu durumda sizin de yapacak bir şeyiniz yok demektir. Ama ne olursa olsun, elinizdekinin tümünü de verseniz kardeşlik bağlarınızı sakın koparmayın. Şu dünyanın bütünü bir kardeşin eli kolu kadar bile değerli değildir. Bir dağın kenarındaki yüz metre kare yere değer mi hiç? Gerekirse bütününden vazgeçin, kardeşlerinizden vazgeçmeyin. Allah'ın katındaki daha hayırlıdır, bunu iyi bilin.
Selamünaleyküm. Babanızın yaptığı iş, yüzeysel olarak itiraz edilmeyecek bir iş ise de bu durum onun hesabını zorlaştıracak bir iştir. Siz kardeşlerinizin de hakkını gözetmeye çalışın. Ya da gönüllerini alın, babanıza da iyiliğiniz dokunmuş olsun.
baba konusundaki diğer fetvalar
Babanızın, anneniz olmayan hanımının erkek kardeşleri (aranızda bir süt bağı da bulunmuyorsa) size yabancıdır. Onlarla evlenmeniz bile mümkündür. Bu sebeple onlara yabancı erkekler gibi davranacaksınız. Saygı ve hürmette kusur etmemelisiniz ama mahremiyet ilişkilerinde yabancıdırlar.
Senin durumun sigara ve zikirden önce bir psikologla ilgilidir. Muhakkak bir psikoloğa gitmelisin ve bu durumu onunla değerlendirmelisin.
Çocuklarına söven bir baba zalimdir. Onun zulmünün hesabı Allah’a bırakılmalıdır. Çocukları, ona sövmesine sebep olacak şekilde davranmamaya ve kendi görevlerini ihmal etmemeye dikkat etmelidirler. Herkes Allah’ın huzurunda kendi hesabını verecektir. Düşenle beraber düşmek yanlış olur.
Baba, maddi imkânı bulunuyor olsa bile çocuğuna daire almak zorunda değildir. Baliğ olan bir çocuk kendi yaşamını kendi sağlamak zorundadır. Çocuk engelli ve tek başına yaşaması zor durumda ise elbette o çocuk baba himayesinde olacaktır. Bunun dışında baba, şefkat ve merhameti ile yapar yaptığını, dinen zorunlu olduğu bir görevi değildir.
Baba muhtaç ve oğlu da verebilecek imkâna sahip olduğu hâlde vermezse oğlu vebale girer. Babanın yaptığı dua da yerini bulur. Baba muhtaç olmadığı hâlde birinci dereceden zorunlu olmayan bir şeyi oğlundan ister de oğlu da onu yapmazsa ve özellikle de sizde olduğu gibi imkânı olmadığı için yapamazsa babanın bir hakkı olmaz, yaptığı bedduası da biiznillah tutmaz. Siz babanızın hizmetinde olmaya elinizden geldiği kadar devam edin. Bu kırgınlığı unutmaya çalışın. Allah yardımcınız olsun.
Çocuklarına söven bir baba zalimdir. Onun zulmünün hesabı Allah’a bırakılmalıdır. Çocukları, ona sövmesine sebep olacak şekilde davranmamaya ve kendi görevlerini ihmal etmemeye dikkat etmelidirler. Herkes Allah’ın huzurunda kendi hesabını verecektir. Düşenle beraber düşmek yanlış olur.