Fetva Meclisi
Soru
Hocam bir baba çocuğuna daire almak zorunda değil midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Meseleye şöyle bakarız: a. Baba ve annelerin çocuklarına bağışlarında, hediyelerinde adil olmalıdırlar. Özellikle de gayrimenkul hibelerinde bu daha da dikkatle korunmalıdır. Aksi takdirde bilmeden de olsa çocukları arasında kin ve nefretin tohumlarını atmış olabilirler. b. Baba veya anne böyle bir haksızlığa neden olup herkese adil davranmadan ölecek olursa, fazladan pay alanın elindeki maldaki fazlalığı diğer mirasçılarla paylaşmalıdır. Böylece kendisi ve kardeşleri için daha iyi ve faziletli olanı yapmış olur. c. Çocuklardan birinin babanın evinin üstüne bir daire yapması babanın çocuğuna hibesi sayılır. Ölmeden önce ilave daire ile alakalı hibe etme ve kabul etme işlemi tamamlandı ise tutum açısından uygun bulunmuyor olsa da hukuk olarak daire çocuğundur. Bu hibe mirasa dâhil olmaz. Bu hibe sadece o daire ile sınırlı olur. Yaptığı dairenin üstü mirasta ortaktır. Yani diğer mirasçılardan biri onun üstüne bir daire daha yapabilir. d. Böyle bir hibe yapacak baba veya annelerin yaptıklarını resmi dairelerde kayıt altına aldırmalıdırlar ki kendilerinden sonra tartışma kapısı açık bırakılmış olmasın.
Baba evladına verirken adil olmak zorundadır. Adil olmazsa vebale girer. Çocuklar babanın farklı verme şeklindeki uygulamasından memnun iseler bir şikâyetleri yoksa bunun dinen de bir sakıncası olmaz. Çocuklardan birinin babaya veya anneye karşı asi olması gibi yaptığı haram bir durumu cezalandırmak için babanın yaptığı bu iş yapılan uygulamayı haram bir iş olmaktan çıkarır, baba yanlış iş yapmış olmaz. Böyle bir haklı cezalandırma olmadan babanın yapacağı farklı uygulamayı evlatları en azından babalarının vefatı üzerine yeniden mirasa göre paylaşmaları tavsiye edilen bir iş olur. Onların ve babalarının ahiret açısından doğru olan odur.
Diğer kardeşler razı ise babanın veya annenin çocuklarından birine makul bir gerekçe ile farklı bir muamele yapmasında sakınca olmaz.
Aleykümselam. Babanız yani mal sahibi yaşıyorsa sizin bir hakkınız yoktur. Babanız öldü ve malı miras olarak kaldı ise ve bu şekilde bir kullanım söz konusu ise size düşen hakkınızı istemenizde hiçbir sakınca yoktur. Ne ayıptır ne de günah! Hakkınızı talep edin.
Babanın çocuklarının nafakasını/geçimini temin etmesi başka şey çocuklarına hibe yapması başka şeydir. Evlenen çocuğuna ev ihtiyacına yardım etsin diye oturacağı daire tahsis etmesi hibe değildir. O ölünce daire öyle veya böyle mirasa dâhil olacaktır. Baba çocuklarının ihtiyacına göre onlara destekte bulunursa bu geçinmelerine yardım etmektir. Hiçbir şekilde bu yardımında eşin olması gerekmez. Kimin neye ihtiyacı varsa onu verir vermelidir de. Malını çocuklarına hibe yoluyla dağıtacaksa o zaman aralarında adil bir taksimat yapar. Kardeşleriniz babanıza karşı yanlış yapmış sayılırlar, fırsat geçmeden babanızın gönlünü almalıdırlar. Tabii ki durum tam sizin anlattığınız gibi ise.
Çocuğun babaya hizmeti Allah’ın rızası için şart olan işlerindendir. Yaşlılar gençlerin derdini anlamazlar genelde. Gençler de bir gün yaşlanıp onlar gibi olacaklarını anlamazlar. Bunun ortası bulunabilir. Babanız babasını ne yapabilir sizce? Neden, onlar mı biz mi diye ayrım yapıyorsunuz da beraber olmanın asgari kolaylığını araştırmıyorsunuz? Babanız babasını bırakıp sizinle gitse, o psikoloji ile sizinle de huzurlu bir tatil yapamaz ki?
baba konusundaki diğer fetvalar
Çocuklarına söven bir baba zalimdir. Onun zulmünün hesabı Allah’a bırakılmalıdır. Çocukları, ona sövmesine sebep olacak şekilde davranmamaya ve kendi görevlerini ihmal etmemeye dikkat etmelidirler. Herkes Allah’ın huzurunda kendi hesabını verecektir. Düşenle beraber düşmek yanlış olur.
Baba muhtaç ve oğlu da verebilecek imkâna sahip olduğu hâlde vermezse oğlu vebale girer. Babanın yaptığı dua da yerini bulur. Baba muhtaç olmadığı hâlde birinci dereceden zorunlu olmayan bir şeyi oğlundan ister de oğlu da onu yapmazsa ve özellikle de sizde olduğu gibi imkânı olmadığı için yapamazsa babanın bir hakkı olmaz, yaptığı bedduası da biiznillah tutmaz. Siz babanızın hizmetinde olmaya elinizden geldiği kadar devam edin. Bu kırgınlığı unutmaya çalışın. Allah yardımcınız olsun.
Babanızın, anneniz olmayan hanımının erkek kardeşleri (aranızda bir süt bağı da bulunmuyorsa) size yabancıdır. Onlarla evlenmeniz bile mümkündür. Bu sebeple onlara yabancı erkekler gibi davranacaksınız. Saygı ve hürmette kusur etmemelisiniz ama mahremiyet ilişkilerinde yabancıdırlar.
Yasal rüşt çağına gelmiş ve mahkeme kararı ile üzerine vasi tayin edilmemiş bir insanın malını hiç kimse tasarrufunda tutamaz. Onlar size, “benim malım senin tasarrufunda olsun” diye vekâlet vermedikçe sizin yaptığınız yanlıştır. Zarar ederler veya etmezler, o sizin sorumluluğunuz değildir. Onlara ait ne varsa resmi yollarla devredin ki töhmet altında olmayasınız. Şu ana kadar yaptığınız iyiliği de Allah rızası için sayın.
Senin durumun sigara ve zikirden önce bir psikologla ilgilidir. Muhakkak bir psikoloğa gitmelisin ve bu durumu onunla değerlendirmelisin.
Çocuklarına söven bir baba zalimdir. Onun zulmünün hesabı Allah’a bırakılmalıdır. Çocukları, ona sövmesine sebep olacak şekilde davranmamaya ve kendi görevlerini ihmal etmemeye dikkat etmelidirler. Herkes Allah’ın huzurunda kendi hesabını verecektir. Düşenle beraber düşmek yanlış olur.