Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben sigarayı bırakmak için ilaç kullandım ve sigara içmedikçe kendimi zikre adadım. Bir gün teyzem bana abdestli oku daha sevap, dedi diye ben kendime bunu takıntı yaptım. Bazı şeyleri yeni yeni öğreniyordum ve o zikir bana o kadar huzur veriyordu ki ama teyzem öyle söyleyene kadar sonra zikri bıraktım sigaraya başladım. Bir süre sonra da babamdan dua kitabı istedim belki de bu sefer dualarla bırakırım diye ama babam bana: “Baba rızası almadan dua etsen de hepsi boş.” dedi. Bunun üstüne Allah’a asi geldim “Neden baba rızası duadan ve senden önemli Allah'ım?” diye. İbadete yönelemiyorum şu anda sigarayı bıraksam bile yönelemem çünkü baba Allah’tan daha değerli diye yerleşti kafama. Bana bir yol gösterin, ne yapmam gerekiyor hocam?
Cevap
Benzer fetvalar
Allah Teâlâ afiyetinizi daim etsin. Önceliğin sağlığın olsun. Sağılığınla ciddi olarak ilgilen. Bundan sonraki hedefin ise dini bilgini geliştirmek olsun. Abartmadan, takıntı yapmadan bilgi edinmeye bak. Aceleci olma. Acelecilik seni yıpratabilir. Bulabildiğin kadar kendine samimi arkadaş bulmaya çalış. Az da olsa samimi arkadaş senin için ilaç gibidir. İstikrarlı bir Kur'an okuman olsun. Mesela günlük beş sayfa oku. Belli zikirler yap. Anne babanın duasını almaya çalış. Allah yardımcın olsun.
Bunu kış günlerinde insanların grip olmasına benzetebilirsiniz. Bedenlerimiz hasta olabileceği gibi imani kimliğimizde de hastalıklar olabilir. Bunu geçici kabul edin. İyileşmek için tedavi uygulandığı gibi bunun da tedavisi vardır. Muhakkak, - Arkadaş çevrenizi, evinizi değiştireceksiniz. - Camiye, cemaate en az günde bir vakit devam edin. - İzlediğiniz internet siteleri, TV programları dâhil göz kirliliğinize sınırlama getirin. - Anne babanızın duasına biraz daha yakın olun. - Özel dua saatleri ayarlayın. Samimi dualar yapın.
Bir kere bu dönüşümün seni bir nebze sarsmasını normal görmelisin. Hayatını öncesine göre aksi bir yöne çevirdiğine göre bir alışma dönemin olmalıdır. Bunun geçici olduğunu bil. İkinci olarak da aşırı gitmen doğru olmaz. Mesela namaza başla ama beşe beş katmayı uzun bir zamana yay. Haramlardan uzak dur ama titizliği uzun bir zamana yay. Sabırlı ol. Sebat et. Anne babanın duasını almaya ihmal etme. Bir yere kilitlenip kalma. Geniş bir çevre edinmeye çalış. İstersen bir de psikoloğa görünüp sana bir tavsiyesinin olup olmadığını öğren. Ve dua ederek yoluna devam et. Allah yardımcın olsun.
İnsan sevince hem aklı hem kalbi devreye girer ve bazen ikisi arasında dengeyi bulmak zorlaşır. Şu an içinde bulunduğun durum da tam olarak bu; hem duyguların hem de imanının sesini dinlemek istiyorsun. Bu kişi pişman olduğunu ve değişmek istediğini söylüyor. Bu güzel bir şey ancak şunu unutmamak lazım: Gerçek tevbe ve dönüş zamanla belli olur. Pişman olmak bir adımdır ancak geçmiş alışkanlıklarını gerçekten bıraktığını, kalıcı bir değişim yaşadığını görmek için zaman ve istikrar gerekir. Şu an senin sevgin, onun değişme isteğine olumlu bir etki yapıyor olabilir. Fakat sadece senin varlığınla değil, Allah için değişmesi ve istikametini bulması gerekir. Ahzab sûresi 35. âyette bahsedilen mümin erkek ve kadınların özellikleri, Allah’a tam teslim olan, O’nun emir ve yasaklarına riayet eden kişilerdir. Bazen kalbimiz bir şeyi ister ama Allah bizden hayırlısını ister. Sen şu an “Neden hayır diyemiyorum?” diye kendine soruyorsun. Bunun sebebi kalbinin sevgiye aç olması ve birinin seni sevdiğini hissetmenin ilk kez yaşadığın bir duygu olması olabilir. Bu da hata yapma riskinizin daha fazla olduğunu gösteriyor. Dikkat edin. Yakın çevrende güvendiğin, dinî hassasiyetleri olan bir büyüğüne danışmanı, istihare yapmanı ve evlilik konusunda acele etmemeni tavsiye ederim. Şu şekilde dua edebilirsiniz: “Allah’ım, bana doğruyu ayırt etme hikmeti ver. İmanımı arttır ve doğru yoldan ayırma...”
Bacım, bu hususta senin haklı olman bir şey değiştirmiyor. Benim kanaatime göre sen olduğu gibi haklısın ama sana hakkını verebilecek bir merci yok ne yazık ki. Sabretmeni söylemekten başka bir sözüm olmuyor, cevabın sana sıkıntı üretebilir. Allah yardımcın olsun.
Bir kız çocuğu olarak babanın gönlüne girmen daha doğru olur. Tatlı dilinle yapman gereken şeyi sert sözlerle asla yapma. Bir de senin çocuk onun baba olduğunu da unutma. Becer gönül al. Başka türlü senin işin değil nasihat etmek.
baba konusundaki diğer fetvalar
Yasal rüşt çağına gelmiş ve mahkeme kararı ile üzerine vasi tayin edilmemiş bir insanın malını hiç kimse tasarrufunda tutamaz. Onlar size, “benim malım senin tasarrufunda olsun” diye vekâlet vermedikçe sizin yaptığınız yanlıştır. Zarar ederler veya etmezler, o sizin sorumluluğunuz değildir. Onlara ait ne varsa resmi yollarla devredin ki töhmet altında olmayasınız. Şu ana kadar yaptığınız iyiliği de Allah rızası için sayın.
Babanızın, anneniz olmayan hanımının erkek kardeşleri (aranızda bir süt bağı da bulunmuyorsa) size yabancıdır. Onlarla evlenmeniz bile mümkündür. Bu sebeple onlara yabancı erkekler gibi davranacaksınız. Saygı ve hürmette kusur etmemelisiniz ama mahremiyet ilişkilerinde yabancıdırlar.
Çocuklarına söven bir baba zalimdir. Onun zulmünün hesabı Allah’a bırakılmalıdır. Çocukları, ona sövmesine sebep olacak şekilde davranmamaya ve kendi görevlerini ihmal etmemeye dikkat etmelidirler. Herkes Allah’ın huzurunda kendi hesabını verecektir. Düşenle beraber düşmek yanlış olur.
Baba, maddi imkânı bulunuyor olsa bile çocuğuna daire almak zorunda değildir. Baliğ olan bir çocuk kendi yaşamını kendi sağlamak zorundadır. Çocuk engelli ve tek başına yaşaması zor durumda ise elbette o çocuk baba himayesinde olacaktır. Bunun dışında baba, şefkat ve merhameti ile yapar yaptığını, dinen zorunlu olduğu bir görevi değildir.
Baba muhtaç ve oğlu da verebilecek imkâna sahip olduğu hâlde vermezse oğlu vebale girer. Babanın yaptığı dua da yerini bulur. Baba muhtaç olmadığı hâlde birinci dereceden zorunlu olmayan bir şeyi oğlundan ister de oğlu da onu yapmazsa ve özellikle de sizde olduğu gibi imkânı olmadığı için yapamazsa babanın bir hakkı olmaz, yaptığı bedduası da biiznillah tutmaz. Siz babanızın hizmetinde olmaya elinizden geldiği kadar devam edin. Bu kırgınlığı unutmaya çalışın. Allah yardımcınız olsun.
Sana miras kaldığında baban gibi vebale girmiş olmazsın. O sana helal olur.