Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben beş vakit namazını aksatmayan, ibadetlerini yerine getirmeye özen gösteren fakat tesettürlü olmayan bir kızım. Hayatım boyunca hiç sevgilim olmadı, kimseyi yanıma yaklaştırmadım çünkü kendimi sevilmeye değer görmedim. Sonra hayatıma biri girdi ve ilk defa birinin beni sevdiğini hissettim, ilk defa kalbim öyle çarptı. Bu kişi geçmişinde birçok hata yaptığını ve bana dürüst olması gerektiğini düşündüğü için bunları açıkça anlattı. İçki içmiş, sigara kullanıyor ve hatta zina ettiğini de söyledi. Duyduğumda perişan oldum. Ancak bana, "Ben artık o insan değilim, hatalarımdan pişmanım. Hayatıma senin gibi biri gireceğini bilseydim, kafamı dışarı bile çıkarmazdım." dedi. Beni tanıdığı üç aydan beri ağzına alkol almadığını, bir kadına yaklaşmayı bırak göz ucuyla bile bakmadığını söylüyor. Ayrıca cumalara gitmeye başladı. Onu bırakmak istedim ama dürüst olduğu için ve hatalarından gerçekten pişman olan bir insanı cezalandırmak istemedim. Onu dinden soğutmak da istemedim. Ancak ne yaptığımı bilmiyorum. Onu çok seviyorum ama aynı zamanda imanımın bu sınav karşısında zayıflamasından da korkuyorum. Ahzâb Suresi 35. ayet bize imanlı ve erdemli olmayı öğütlüyor. Acaba benim imanımda mı bir eksiklik var? Neden hayır deyip net bir tavır koyamıyorum, neden ona yardım etmek istiyorum? Her namazımda, "Rabbim ona hidayet versin, imanını arttırsın, benim de imanımı güçlendirsin." diye dua ediyorum. Bana da dua edin hocam, hayra dua eder gibi şer için dua etmeyeyim. Rabbim, bana rağmen beni korusun. Ama seviyorum... Niyetim harama yaklaşmadan evlenmek, gönül eğlendirmekten Allah’a sığınırım. Anlatacak, danışacak kimsem yok. Sizi hep bir baba, bir abi gibi gördüm. Ne yapmalıyım, lütfen bana yardımcı olun. Aklım yetmiyor...
Cevap
Benzer fetvalar
Kendinizi olduğu gibi kabul etmeye çalışın. Kendinizi güzellik üzerinden değerlendirmeyin. Allah’a "Beni seviyor musun?" diye sormak yerine, "Senin sevgini nasıl daha çok hissedebilirim?" diye düşünün. Kendinizi suçlamak yerine, şefkatle yaklaşın. "Ben de bir kulum, eksiklerim var ama Rabbim beni yine de kabul ediyor" deyin. Biriyle konuşun. Bir terapist, bir hoca ya da güvenilir bir dost. Bu yükü tek başınıza taşımak zorunda değilsiniz. Özetle, sizin tek başınıza yürüttüğünüz bir mücadele var. Ama Allah sizi terk etmedi. Belki de en çok O’na ihtiyacınız olan bu zamanda, O'ndan kaçmak yerine O'na yaklaşarak huzuru bulabilirsiniz. Bazen dua etmek bile gelmez insanın içinden. O zaman sadece "Rabbim, bana yol göster" demek bile yeter. Kendinize yüklenmeyin. Siz değerlisiniz. Ve Allah, sizi böyle yaratmakla hata yapmadı. Siz tam da olması gerektiğiniz gibisin. اللَّهُمَّ اكْفِنِي بِحَلَالِكَ عَنْ حَرَامِكَ، وَأَغْنِنِي بِفَضْلِكَ عَمَّنْ سِوَاكَ. Türkçe Anlamı: "Allah’ım! Beni helâlinle haramından koru, lütfunla Senden başkasına muhtaç etme." Bu duayı özellikle sıkıntılı hissettiğinizde, sabah-akşam veya namazlardan sonra okuyabilirsiniz. İçinizdeki huzursuzluğu hafifletmek için, samimi bir şekilde Allah’a yönelerek dua etmek çok etkili olacaktır inşallah. Allah gönlünüze genişlik, kalbinize huzur versin.
Selamünaleyküm. Kesinlikle şunu bilmelisiniz: 1- Sizinle bir aylık bebek arasında hiçbir fark yoktur. Siz, bugün doğmuş gibisiniz. Bundan sonra ne yaparsanız öyle olacaksınız. Şeytan bundan ötürü sizi meşgul edecek vesveseler üretebilir, kendinizi ondan koruyun. İlkeniz, yeni doğdum olsun. 2- Anne babanıza iman konusunda itaat etmeniz gerekmez. Siz yolunuza devam edin. Allah yardımcınız olsun.
Önce erkekliğini kurtarmaya bakmalısın. Bir insan başka bir insan uğruna bu denli ileri duygular taşımamalıdır. Gayet açık bir şekilde boşlukta bulunuyorsunuz. Kendinize gelin, sizin sizden değerli bir eşiniz olmayacağını anlayın. Erkek olmak, insan olmak bunu gerektirir. Ne kadın erkek uğruna ne de erkek kadın uğruna kendini helak etmemelidir. Tekrar kendinize gelin, Allah Teâlâ'nın size nasip etmeyeceği şeyde hayır olmayacağını iyi bilin.
Aleykümselam. Kimse kimsenin hidayetini yönlendiremez. Peygamberlerin bile en çok sevdiklerinin hidayetlerine vesile olamadıkları olmuştur. Biz, en mükemmeli isteriz, hüküm Allah'ındır. O ne dilerse olacak olan odur. Siz, bir kere sabırlı olun. Asla vazgeçmeyin, yılmayın, yorulmayın, üşenmeyin. Aceleci olmayacaksınız. Yapacağınız en iyi şey, insanlıkta onların gözünde kusursuz olmaktır. Böylece senin üzerinden güzeli ve iyiyi görme fırsatını bulmuş olacaklar ama bu uzun vadede olur. Sabreden kazanır, kanun budur. Dua etmeyi de unutmayasın.
Zorla evlendirildiğin, istemediğin bir hayatı yaşamak zorunda kaldığın ve eşinden sürekli kötü muamele gördüğün bir evlilik ne dinen ne de vicdanen kabul edilebilir bir durumdur. Öncelikle Allah seni seviyor ve senin için en hayırlısını istiyor. Ama insanlar sana zulmetmiş, senin dualarını dinlememiş. Bu zulmü yapan Allah değil, insanlar! Sen dua ettin, ağladın ama ailen zorla seni evlendirdi. Bu, Allah’ın sana bir ceza vermesi değil, insanların sana zulmetmesidir. Şu an kalbin kırık, Allah’a olan güvenin sarsılmış gibi hissediyorsun. Ama unutma, Allah her zaman senin yanında. Bak, Allah sana bu zorluktan çıkma hakkını veriyor. Senin bu evliliğe mahkûm olmadığını, çıkış kapısının açık olduğunu bilmen gerek. Allah’a küsen sen değilsin, aslında insanlara ve yaşadığın zulme isyan ediyorsun. Ama bu öfkeyi Allah’a yönlendirmek yerine, seni bu hale getirenlere yönlendirmelisin. Allah’ın huzuruna yönelmekten korkma! Çünkü seni en iyi anlayan, en iyi bilen O’dur. Rabbine küsmek yerine, O’na dön ve şöyle dua et: "Allah'ım, bana en hayırlı yolu göster, beni zulümden kurtar, bana sabır ve güç ver!" Aile hayatınla ilgili şahsi kanaatim önce çözüm odaklı olmaya çalışarak kurulan yuvanı sahiplenmeye çalışman daha doğrudur. Bu yaşadıkların ailenden intikam almak için gösterdiğin refleksten kaynaklanabilir. Dolayısıyla geçmişteki yaşanan kırgınlıkları ve yanlışlıkları bir kenara atmayı başarabilirsen evde yaşanan gerginliği de azaltabilirsin. Sen gülersen kocanın da seni sahiplendiğini göreceksin. Onunla ilgilendiğinde o da sana benliğiyle dönecektir. Kocanın gözlerinin içine bak, ellerini tut, ona merhametli ol. Allah aranıza sevgi ve saygıyı yerleştirecektir. Boşanarak bilmediğin bir yola çıkman daha problemli bir sonuca götürebilir. Fakat her şeye rağmen kocanla mutlu bir yuva sürdüremeyeceğini düşünüyorsan ailene durumu anlat ve gerekirse desteğe ihtiyacın olduğunu söyle. Sen kararını ver ve adım at. Allah seninle ve seni bu sıkıntıdan çıkaracak olan da O’dur.
Sağlam ve sarsılmaz bir tevbe et. Tevbeni canın bil. Benzerlerini tekrar yaşamamaya kesin kararlı ol. Kimseye ama hiç kimseye bunları anlatma. Bir daha kendine bile anlatma bunları. Evleneceğin kişiye de. Sonra da ibadetlerine devam et. Çok Kur'an oku. Zikir yap. Seni bu duruma getiren ortamlardan uzak dur. Anne babandan dualar almaya bak, dua alacak işler yap. Sonra da Rabbine güven, korkma. Hiç korkma. Rabbine güven, tamam mı?
alkol konusundaki diğer fetvalar
Kardeşim, içinde bulunduğun durum gerçekten ağır bir imtihan gibi görünüyor. Allah, sıkıntılarını giderip sana hayırlı bir yol nasip etsin. Bu tür durumlarda sabır göstermek ve dualara devam etmek, imanın önemli bir parçasıdır. Allah, dualarınızı kabul buyurur ve size en hayırlı olanı lütfeder, inşallah. Bu yaşadıklarını birkaç açıdan değerlendirmek iyi olabilir: Bir İmtihan Olarak Görmelisin: Hayat, herkes için farklı zorluklarla dolu. Allah, her birimizi farklı yollarla sınar. Senin sınavının bu konuda olduğunu düşünüyorsan, sabırla bu süreci aşmaya çalışmak büyük bir erdemdir. Her duanın kabulünün bir vakti vardır, belki Allah, sizin için daha güzel bir kapı açmak için doğru zamanı bekletiyor olabilir. Tevekkül ve Gayret Etmelisin: Allah, tevekkül eden ve üzerine düşeni yapan kullarını sever. Gayret göstermeye devam etmek, karşınıza çıkan olumsuzluklara rağmen umudunuzu yitirmemek çok önemlidir. Belki de eş arayışında yöntemlerinizi yeniden gözden geçirmeniz gerekebilir. Örneğin, güvenilir ve dini hassasiyeti olan çevrelerde veya kuruluşlarda doğru kişilerle tanışmayı deneyebilirsiniz. Kadınlara Olan Güvensizliğinizi Bırakın: Geçmişte yaşadığınız olumsuz tecrübeler, kadınlara karşı bir güvensizlik oluşturmuş gibi görünüyor. Ancak unutmayın ki her insan, farklı bir dünyadır. Herkesin hatalı olmasını beklemek adil olmaz. Güzel niyetlerle yaklaşmaya çalışmak, ön yargıları kırmak size ve karşınızdaki insana fayda sağlayabilir. Dua ve Sabır: Duaların bazen hemen karşılık bulmaması sizi ümitsizliğe sevk etmesin. Allah, duaları ya aynen kabul eder, ya daha hayırlısını nasip eder ya da bir musibeti uzaklaştırır. Dualarınıza devam edin, çünkü Rahman ve Rahim olan Allah sizin gayretlerinizi bilir ve değerlendirir. Allah, yuvanızı kurmanıza ve güzel bir hayat inşa etmenize vesile olacak en doğru insanı karşınıza çıkarsın.
Bir şirketin başka yerindeki kazancında haram olması o şirkette çalışmayı haramlaştırmaz. Sizin çalıştığınız bölümde haram varsa o zaman haram olur diyebiliriz.
Ortaokuldan beri kapalı olman ne güzel, geç kalmadan farkında biri olarak yaşamaya çalışmışsın, ne mutlu. Evet, senin de dediğin gibi hatamız olabilir, insanız. İnsan olarak da çok etkilenen bir varlığız. Çevremiz değiştikçe ister istemez hayat kalitemiz de değişmekte. Bazen farklı çevreler cazip geliyor ama o cazip gelen çevre bizi olumsuz etkileyebiliyor. Olumsuz da etkilensek hata edildiğinin farkına varınca olduğun yerde durmak yok, hemen hatamızdan vazgeçip yeni bir adım atma zamanı gelmiş demektir. Yeni bir adım atmak da ne güzel bir nimet ki Rabbimiz bu imkânı her zaman bize sunuyor, elhamdülillah. Sen de yaptığın hatanın farkına varmış ve onları çevrene rağmen terk etmişsin. Artık sakın geri adım atma. Ama bunu yaparken onlar ne derler/demişler diye hiç düşünme. Sen de biliyorsun yapılanların yanlış olduğunu, bu sebeple terk ediyorsun. Evet, kapalı olan birisi daha dikkat etmeli gibi duruyor ama hepimiz Müslüman’ız ve dinimizi temsil ediyoruz. Aslında hiç kimseye yakışmaz yanlış olan bir şey. Böyle düşünmek gerekir. Onların senin hakkında konuşmasına gelince… Hiç dert etme. Yapılan hata kadar onun konuşulması da hatadır. Bize düşün hatayı gördüğümüzde gidip kardeşimize destek verip o hatadan kendisinin uzaklaşmasını sağlamak. Onlar da umarım böyle konuşmasının hata olduğunu anlarlar. Onlar bilmiyorlar, bilseler bu kadar kötü bir şey böyle konuşmazlar. Hem birbirimizi üzmek de hiç kimsenin hoşuna gitmez aslında. Şimdi yapman gereken; doğruyu bilmek ve hep doğruyu öğrenmeye çalışmak ve doğruları yapmak, ne olursa olsun hata etsek de hatamızdan vazgeçmek ve çevremizin her an güzelleşmesi için gerekirse yeni arkadaşlıklar edinmek. Zamanla çok güzel bir çevremiz olacak inşallah ama her zaman da bizi anlamayanların da olabileceğini unutma olur mu? En önemlisi de çok dua etmeliyiz güzel insanlarla güzel bir insan olalım diye. Rabbim güzel yaşamayı nasip etsin. Dua eder, dua beklerim.
Öncelikle bir eş adayı seçmekle birlikte aynı zamanda çocuklarınıza bir baba adayı seçiyorsunuz. Bu durum birinci husus kadar önemlidir. Bu yüzden iyi Müslüman, ahlaklı insan kriterlerini taşıyan birini aramanız çok önemlidir. Niyeti Allah rızası olan, salih amel derdinde olan, günah ortamlarından kaçan, iffetli, iyi eş özelliklerini taşıyan, ahlaklı, insanların dertleriyle ilgilenen, namazını kılan, orucunu tutan birisi olması bir eş kriteri açısından önemlidir. Bu özellikleri taşıyan birisinin olması ciddi adam olduğunun işaretidir. Bir eş adayının “ciddiyim” demesi onun kaliteli adam olduğunun işareti değildir. Söylediğiniz olumsuzlukların bir eş seçimi aynı zamanda bir baba seçimi açısından bakıldığında risk taşıyıp taşımadığını siz de anlayabilirsiniz. Eğer bu durumu anlamakta zorlanıyorsanız; aklına güvendiğiniz, olgun, sizi tanıyan, olayları iyi değerlendirebilen bir büyüğe muhakkak danışmalısınız. Muhakkak ailenizden birinin, bir büyüğün tavsiyesini almalısınız. Süreç sadece iki kişi arasında devam etmemelidir. Anne-baba, büyüklerin olduğu iş daha anlaşılır ve daha bereketlidir. Rabbim sizi ve evlatlarınızı hayra ve güzele yönlendirsin.
Öncelikle, bir kardeşimizin ihtiyacı varsa ve kolide yalnızca helâl gıdalar yer alıyorsa (kime ait olursa olsun) bunları alıp tüketmekte hiçbir sakınca yoktur. Marketin sahibi alkol de satıyor olabilir. Ama kolide alkol değil sade ekmekten zeytine, bakliyattan hurmaya kadar helâl ihtiyaç maddeleri varsa bunun sorumluluğu paketleyene aittir. Eğer kolide alkol, domuz ürünleri veya şüpheli bir madde varsa elbette bunları reddetmek veya alıp o kısmını ayıklamak gerekir. Çünkü haramı almak caiz değildir. Bu durumda da “ben haram kabul etmem” diyerek sadece o parçayı geri çevirirsiniz, helâl kısmı üzerinize afiyet olsun. Ne var ki senin üzerine düşen, sadakayı veya yardımı alan kişi olarak paketin sahibinin işlerine, kazancının bütününe dair soruşturma yapmak değildir.
Yemininizi bozucu bir durum yoktur. Gereksiz bir takıntı yapmışsınız.