Fetva Meclisi
Soru
Hocam, ben şu anda üniversitede okuyorum ve ortaokuldan beri kapalıyım. Namazıma, orucuma dikkat ederim, haramlardan da elimden geldiğince uzak durmaya çalışırım. Ama elbette benim de hatalarım oldu. Lisede bir çocuktan hoşlanmıştım ve niyetim sevgili olmak değildi. Sadece o da hoşlanıyorsa, konuşmadan, okuldan sonra nişanlanırız diye düşünmüştüm. O da zaten reddetti. Ancak ben bunu kuzenlerime, arkadaşlarıma, sınıftakilere ve hatta üniversiteden bazı kişilere anlattım. Kuzenim de “dindar gözüküyor ama o da yapıyor” gibi dedikodular yapmış. Üniversiteye gelince ilahiyat okuyan, kapalı arkadaşlarım vardı. Yurtta sigara çok yaygındı. “Haram değil” dedikleri için ben de bazen içmeye başladım. Bir yıl kadar bu böyle sürdü. Sonra dışarıda da bazen içtim. Arkamdan konuşmuşlar, “Kapalı ama sigara içiyor, alkol de içiyordur herhalde.” diye. Zaten biliyorum, tam tesettürlü değilim. Makyaj yapıyorum ama saçımı göstermiyorum, bol pantolon ve kalçayı örten kıyafetler giyiyorum. Yine de açılmak istemiyorum, tam anlamıyla örtünmek, nefsime hâkim olmak istiyorum inşallah. Şimdi artık tövbe ettim. Sigaranın haram olduğunu araştırdım ve bir daha içmeyeceğim. Ama şunu merak ediyorum: İnsanların hakkımdaki düşüncelerini düzeltmeye çalışmalı mıyım yoksa yalnızca Allah’ın rızası yeterli mi? Liseden beri kendimi insanlara olduğumdan daha kötü tanıttığım için üzgünüm. “Nasıl olsa tam kapanmıyorum, içmem bir şey değiştirmez.” diye düşünmüştüm. Ama vicdanen zaten içki içmedim ve sigara içerken de bunun bana göre doğru olmadığını söylüyordum. Şimdi çevremde başörtülü-açık fark etmiyor, birçok kişi sevgili yapıyor, temasta bulunuyor, alkol içiyor. Ben bir hata yaptım diye bu kadar yargılanmak ve dedikodulara maruz kalmak beni çok üzdü. Allah beni affeder mi? Ve bu insanlar hakkımda böyle konuştuğu için onların bir vebali olur mu? Ben ne yapmalıyım?
Cevap
Benzer fetvalar
Kimseye bir şey anlatma! Bu senin birinci kanunun olsun. İkinci kanunun da şu olsun: Geçmişinde ne kadar açık ve yanlış varsa onu kapatacak kadar himmetli ve heyecanlı bir gayret içinde ol. Eşin olacak insana yakınlığın, fedakârlığın ve samimiyetin bunu oluşturmalı. İbadetlerin ve tevbene sadakatin, Kur'an okuyup amel etmen.. Bunları yap, şeytan seni geçmişine karşı endişelendiriyor tuzağı ile daha derin yaralara sevk etmesin!
Kıymetli kardeşim bu neviden insanlardan uzaklaşmış olarak en doğrusunu yapmışsın. Onlara hakkı hatırlatıp tevbeyi öğütlemiş olarak da görevini yerine getirmişsin. Artık bundan sonra ilişkilerini, sana ve sevdiklerine kötülüklerini bulaştırmayacakları bir seviyede tut. Arayıp sormamalarını dert etme. Kendine, Allah'tan korkan, O'nun yolunu dert edinen, saliha insanlardan oluşan yeni arkadaşlar bul. Allah'ın yolundan uzaklaştıracak herkese, her şeye, her yere mesafeli ol. Allah yardımcın olsun. Allah'a emanet ol.
Hayat bu değildir, kendinizle ve geleceğinizle ilgili bir konuda insanların ne diyeceğine bakarak yaşamanız büyük bir zafiyettir. Size tavsiyemiz kendinize gelmeniz ve dik durarak istikrarlı kararlar vermeye çalışmanızdır. Kulağınızı kapatın, insanları dinlemeyin, onun yerine kalbinizin sesine kulak verin.
İnsan sevince hem aklı hem kalbi devreye girer ve bazen ikisi arasında dengeyi bulmak zorlaşır. Şu an içinde bulunduğun durum da tam olarak bu; hem duyguların hem de imanının sesini dinlemek istiyorsun. Bu kişi pişman olduğunu ve değişmek istediğini söylüyor. Bu güzel bir şey ancak şunu unutmamak lazım: Gerçek tevbe ve dönüş zamanla belli olur. Pişman olmak bir adımdır ancak geçmiş alışkanlıklarını gerçekten bıraktığını, kalıcı bir değişim yaşadığını görmek için zaman ve istikrar gerekir. Şu an senin sevgin, onun değişme isteğine olumlu bir etki yapıyor olabilir. Fakat sadece senin varlığınla değil, Allah için değişmesi ve istikametini bulması gerekir. Ahzab sûresi 35. âyette bahsedilen mümin erkek ve kadınların özellikleri, Allah’a tam teslim olan, O’nun emir ve yasaklarına riayet eden kişilerdir. Bazen kalbimiz bir şeyi ister ama Allah bizden hayırlısını ister. Sen şu an “Neden hayır diyemiyorum?” diye kendine soruyorsun. Bunun sebebi kalbinin sevgiye aç olması ve birinin seni sevdiğini hissetmenin ilk kez yaşadığın bir duygu olması olabilir. Bu da hata yapma riskinizin daha fazla olduğunu gösteriyor. Dikkat edin. Yakın çevrende güvendiğin, dinî hassasiyetleri olan bir büyüğüne danışmanı, istihare yapmanı ve evlilik konusunda acele etmemeni tavsiye ederim. Şu şekilde dua edebilirsiniz: “Allah’ım, bana doğruyu ayırt etme hikmeti ver. İmanımı arttır ve doğru yoldan ayırma...”
Sen bir hata yaptın ama sen hatalarından ibaret değilsin. Hatalar, insanın kim olduğu değil, ne yaşadığıdır. Herkesin hayatında düşüşler, yanlış adımlar olabilir ama önemli olan bundan sonra ne yapacağın. Kendini suçlamaktan vazgeç. Allah’ın rahmeti sonsuzdur. O’nun huzuruna dönmek istiyorsan, seni geri çevirmeyecek. Tevbe eden kişi, hiç günah işlememiş gibidir. İnsan kendini affetmezse Allah'ın affını tam anlamıyla hissedemez. Geçmişte yaptıkların için “Ben kötü bir insanım.” diyerek kendini mahkûm etme. Bunlar yaşandı ve bitti. Şimdi yeni bir sayfa açma zamanı. Yeter ki geçmişten yana pişman olmuş ol ve bir daha asla yaklaşmamaya niyet ve gayret et. Diyorsun ki "Kur'an'a sarılayım diyorum, bir sayfayı zor okuyorum." Bu normal. Çünkü insanın kalbi ve maneviyatı yıprandığında, manevi tatlar zayıflar. Bunun için hemen zorlayarak değil, yavaş yavaş başlaman gerekir: - Kur’an okurken zorlanıyorsan önce anlamıyla ilgilen. Günlük bir ayet ya da kısa sure seç ve anlamını düşün. Manevi bağın güçlendikçe okuma isteğin de artacak. - Zikirleri arttır. İçsel sıkıntıyı azaltan en güzel şeylerden biri zikir ve dua. Günde en az 100 defa istiğfar et (“Estağfirullah” de). - Allah ile konuş. Dua ederken ezbere kelimeler değil, kalbinden gelen sözleri kullan. Dertlerini Rabbine aç. “Allah’ım, bu halimden kurtulmam için bana yardım et.” diye dua et. Aynaya bakıp kendini bir canavar gibi görmen ise seni daha zora sokabilecek zararlı bir bakış açısı. Bu, kendini değersiz hissettiğin için. Hâlbuki sen değersiz değilsin. Belki yanlış insanlara değer verdin, belki yanlış yerlerde huzur aradın ama bu senin değersiz olduğunu göstermez. Kendini ihmal etmek, çirkinleştirmez ama kendini sevmemek, sana böyle hissettirir. Dış görünüşünü küçük adımlarla iyileştirmeye başla. Kilo ve görünüş meselesi bir sonuçtur, sebep değil. İç huzurun arttıkça, kendini daha iyi hissettikçe dışarıdan da daha enerjik ve güzel görüneceksin inşaallah. Sosyal hayattan uzak kalmak seni tüketir. Küçük adımlarla bir yerlere çık. Tek başına bile olsa kafede bir çay iç, kitap oku, yürüyüş yap. Eski arkadaşlarınla yeniden iletişime geçebilir misin, bir bak. Belki birine "Nasılsın?" demek bile bir kapı açabilir. Eğer yalnız kalmaya devam edersen iç sesin seni daha çok hırpalayacak. Psikolojik destek alıyorsan devam et. Eğer almayı bıraktıysan yeniden bir uzmana git. Kendi kendine küçük hedefler koy. Mesela "Bugün beş dakika egzersiz yapacağım." ya da "Bugün üç sayfa kitap okuyacağım." gibi küçük adımlarla ilerle. Hayatta amaçsız kalmak, çöküşü hızlandırır Allah korusun. Kendine küçük de olsa bir hedef belirle. Atanma konusunda bir plan yap. Ders çalışma isteğin yoksa bile, günde on beş dakika bile olsa başla. Yılmadan, yorulmadan umut etmeye, gayret etmeye, sabretmeye devam et. Allah yardımcın olsun. Allah’a emanet ol.
Selamünaleyküm. Bu durumda gelinebilecek noktanın en iyisini yaşıyorsunuz diyebilirim. Direnebildiğiniz kadar direnin. Her an öğretmenlikten ayrılmaya hazır olun. Mesela erkek öğrencilerden bunaldığınız an, ayrılmak ilk kararınız olsun. Bu arada, duygularınızı yazma denemeleri yapın. Mesela 'Bir Matematik Uğruna' diye bir makale yazın. Bu tür denemelere girin. Yazdıklarınızı isterseniz bize gönderin, inceleyip size geri dönelim. Bu sizin için iyi bir rahatlama olabilir. Kendinize, bu sıkıntıları paylaşabileceğiniz bayan arkadaşlar bulun, bunları paylaşın. Bu da sizi rahatlatır. Örnek olarak, bizim vakfın bayan çalışmalarını yürüten talebemizin adresini size yönelendiriyorum. Hemen yazabilirsiniz. Sabredin, sabredin ve bir de sabredin.
alkol konusundaki diğer fetvalar
Öncelikle bir eş adayı seçmekle birlikte aynı zamanda çocuklarınıza bir baba adayı seçiyorsunuz. Bu durum birinci husus kadar önemlidir. Bu yüzden iyi Müslüman, ahlaklı insan kriterlerini taşıyan birini aramanız çok önemlidir. Niyeti Allah rızası olan, salih amel derdinde olan, günah ortamlarından kaçan, iffetli, iyi eş özelliklerini taşıyan, ahlaklı, insanların dertleriyle ilgilenen, namazını kılan, orucunu tutan birisi olması bir eş kriteri açısından önemlidir. Bu özellikleri taşıyan birisinin olması ciddi adam olduğunun işaretidir. Bir eş adayının “ciddiyim” demesi onun kaliteli adam olduğunun işareti değildir. Söylediğiniz olumsuzlukların bir eş seçimi aynı zamanda bir baba seçimi açısından bakıldığında risk taşıyıp taşımadığını siz de anlayabilirsiniz. Eğer bu durumu anlamakta zorlanıyorsanız; aklına güvendiğiniz, olgun, sizi tanıyan, olayları iyi değerlendirebilen bir büyüğe muhakkak danışmalısınız. Muhakkak ailenizden birinin, bir büyüğün tavsiyesini almalısınız. Süreç sadece iki kişi arasında devam etmemelidir. Anne-baba, büyüklerin olduğu iş daha anlaşılır ve daha bereketlidir. Rabbim sizi ve evlatlarınızı hayra ve güzele yönlendirsin.
Öncelikle, bir kardeşimizin ihtiyacı varsa ve kolide yalnızca helâl gıdalar yer alıyorsa (kime ait olursa olsun) bunları alıp tüketmekte hiçbir sakınca yoktur. Marketin sahibi alkol de satıyor olabilir. Ama kolide alkol değil sade ekmekten zeytine, bakliyattan hurmaya kadar helâl ihtiyaç maddeleri varsa bunun sorumluluğu paketleyene aittir. Eğer kolide alkol, domuz ürünleri veya şüpheli bir madde varsa elbette bunları reddetmek veya alıp o kısmını ayıklamak gerekir. Çünkü haramı almak caiz değildir. Bu durumda da “ben haram kabul etmem” diyerek sadece o parçayı geri çevirirsiniz, helâl kısmı üzerinize afiyet olsun. Ne var ki senin üzerine düşen, sadakayı veya yardımı alan kişi olarak paketin sahibinin işlerine, kazancının bütününe dair soruşturma yapmak değildir.
Kardeşim, içinde bulunduğun durum gerçekten ağır bir imtihan gibi görünüyor. Allah, sıkıntılarını giderip sana hayırlı bir yol nasip etsin. Bu tür durumlarda sabır göstermek ve dualara devam etmek, imanın önemli bir parçasıdır. Allah, dualarınızı kabul buyurur ve size en hayırlı olanı lütfeder, inşallah. Bu yaşadıklarını birkaç açıdan değerlendirmek iyi olabilir: Bir İmtihan Olarak Görmelisin: Hayat, herkes için farklı zorluklarla dolu. Allah, her birimizi farklı yollarla sınar. Senin sınavının bu konuda olduğunu düşünüyorsan, sabırla bu süreci aşmaya çalışmak büyük bir erdemdir. Her duanın kabulünün bir vakti vardır, belki Allah, sizin için daha güzel bir kapı açmak için doğru zamanı bekletiyor olabilir. Tevekkül ve Gayret Etmelisin: Allah, tevekkül eden ve üzerine düşeni yapan kullarını sever. Gayret göstermeye devam etmek, karşınıza çıkan olumsuzluklara rağmen umudunuzu yitirmemek çok önemlidir. Belki de eş arayışında yöntemlerinizi yeniden gözden geçirmeniz gerekebilir. Örneğin, güvenilir ve dini hassasiyeti olan çevrelerde veya kuruluşlarda doğru kişilerle tanışmayı deneyebilirsiniz. Kadınlara Olan Güvensizliğinizi Bırakın: Geçmişte yaşadığınız olumsuz tecrübeler, kadınlara karşı bir güvensizlik oluşturmuş gibi görünüyor. Ancak unutmayın ki her insan, farklı bir dünyadır. Herkesin hatalı olmasını beklemek adil olmaz. Güzel niyetlerle yaklaşmaya çalışmak, ön yargıları kırmak size ve karşınızdaki insana fayda sağlayabilir. Dua ve Sabır: Duaların bazen hemen karşılık bulmaması sizi ümitsizliğe sevk etmesin. Allah, duaları ya aynen kabul eder, ya daha hayırlısını nasip eder ya da bir musibeti uzaklaştırır. Dualarınıza devam edin, çünkü Rahman ve Rahim olan Allah sizin gayretlerinizi bilir ve değerlendirir. Allah, yuvanızı kurmanıza ve güzel bir hayat inşa etmenize vesile olacak en doğru insanı karşınıza çıkarsın.
Bir şirketin başka yerindeki kazancında haram olması o şirkette çalışmayı haramlaştırmaz. Sizin çalıştığınız bölümde haram varsa o zaman haram olur diyebiliriz.
Genel olarak şu başlıkları zikredebiliriz: Domuz ve ürünleri, Kan ve katkı maddesi olarak kullanıldığı ürünler, Kesilmeden ölmüş hayvanın eti, leş, Sarhoş edici maddeler, alkol, Pis kabul edilen şeyler, Vahşi hayvanlar, ehli eşekler, Allah’ın adı anılmadan kesilen hayvanlar (balık hariç), İnsan sağlığı için zararlı maddeler, Haramla karışmış şeyler, Kazancı tamamen haram olan birinin ikramı, Başkasının malından izinsiz olarak alınan, Doyduktan sonra yenen veya içilen şeyler.