İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam otuz beş yaşındayım. Namazlarımı kılar, inancıma bağlı yaşarım. Alkolüm yok, gece hayatım yok, kumarla işim olmaz. İşinde gücünde, helal kazançla çalışan biriyim. Ahlaklı, terbiyeli, helal süt emmiş bir eş arıyorum. Bir ortama girdiğimde dikkat çektiğimi hissediyorum. Elhamdülillah, Rabbim bana birçok nimet verdi. Güzel bir muhitte, sıfırdan yaptırdığım, tüm eşyaları hazır olan bir evim var. Bir yıldır boş duruyor, evlenince eşimle geçmek için bekletiyorum. Yeni ve güzel bir arabam da var. Annemle birlikte yaşıyorum ve artık bir yuva kurup çoluk çocuğa karışmak istiyorum. Dua etmediğim, sadaka vermediğim bir gün kalmadı. Ama her karşılaştığım kişiyle evlilik niyetiyle görüşmeme rağmen hep hüsran yaşadım. Birisi "psikolojik sorunlarım var" deyip gitti. Bir diğeri, "şehir dışındayken biriyle tanıştım, onunla daha iyi hissediyorum" dedi. Bir başkası, "alkol almıyorsun, ben içen biriyle olmak isterim" deyip ayrıldı. Bir kişiye araba alacakken, "kredi çekme benim arabamı kullan" dedim, o da "sen benim mal sahibi olmamı istemiyorsun" deyip terk etti. Son yıllarda tanıştığım hiçbir ilişki iki ayı bile geçmedi. Her gün, her vakit namazda dua ediyorum. Bunun bir imtihan ya da kader olduğuna inanmak istiyorum. Ama bazen de "Allah bana evlenmeyi nasip etmeyecek galiba." diye düşünüyorum. Arkadaşlarımın çoğu evlendi, hayatlarına devam ediyor. Ben ise yalnız kalıyorum. Araba ile boş boş geziyor, kenara çekip sigara içip dua ediyorum. Ne kadar dua etsem de, bir şeyler hep ters gidiyor. Olmuyor... Gerçekten olmuyor. Artık dua etmeye bile gücüm kalmadı. Sabırla devam etmem gerektiğini biliyorum ama içim çok yoruldu. "Kader gayrete âşıktır" diyorum, elimden geleni yapıyorum ama yine de olmuyor. Ne kadınlara güvenim kaldı, ne de içimde bir heves…

Cevap

Kardeşim, içinde bulunduğun durum gerçekten ağır bir imtihan gibi görünüyor. Allah, sıkıntılarını giderip sana hayırlı bir yol nasip etsin. Bu tür durumlarda sabır göstermek ve dualara devam etmek, imanın önemli bir parçasıdır. Allah, dualarınızı kabul buyurur ve size en hayırlı olanı lütfeder, inşallah. Bu yaşadıklarını birkaç açıdan değerlendirmek iyi olabilir: Bir İmtihan Olarak Görmelisin: Hayat, herkes için farklı zorluklarla dolu. Allah, her birimizi farklı yollarla sınar. Senin sınavının bu konuda olduğunu düşünüyorsan, sabırla bu süreci aşmaya çalışmak büyük bir erdemdir. Her duanın kabulünün bir vakti vardır, belki Allah, sizin için daha güzel bir kapı açmak için doğru zamanı bekletiyor olabilir. Tevekkül ve Gayret Etmelisin: Allah, tevekkül eden ve üzerine düşeni yapan kullarını sever. Gayret göstermeye devam etmek, karşınıza çıkan olumsuzluklara rağmen umudunuzu yitirmemek çok önemlidir. Belki de eş arayışında yöntemlerinizi yeniden gözden geçirmeniz gerekebilir. Örneğin, güvenilir ve dini hassasiyeti olan çevrelerde veya kuruluşlarda doğru kişilerle tanışmayı deneyebilirsiniz. Kadınlara Olan Güvensizliğinizi Bırakın: Geçmişte yaşadığınız olumsuz tecrübeler, kadınlara karşı bir güvensizlik oluşturmuş gibi görünüyor. Ancak unutmayın ki her insan, farklı bir dünyadır. Herkesin hatalı olmasını beklemek adil olmaz. Güzel niyetlerle yaklaşmaya çalışmak, ön yargıları kırmak size ve karşınızdaki insana fayda sağlayabilir. Dua ve Sabır: Duaların bazen hemen karşılık bulmaması sizi ümitsizliğe sevk etmesin. Allah, duaları ya aynen kabul eder, ya daha hayırlısını nasip eder ya da bir musibeti uzaklaştırır. Dualarınıza devam edin, çünkü Rahman ve Rahim olan Allah sizin gayretlerinizi bilir ve değerlendirir. Allah, yuvanızı kurmanıza ve güzel bir hayat inşa etmenize vesile olacak en doğru insanı karşınıza çıkarsın.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sağlam ve sarsılmaz bir tevbe et. Tevbeni canın bil. Benzerlerini tekrar yaşamamaya kesin kararlı ol. Kimseye ama hiç kimseye bunları anlatma. Bir daha kendine bile anlatma bunları. Evleneceğin kişiye de. Sonra da ibadetlerine devam et. Çok Kur'an oku. Zikir yap. Seni bu duruma getiren ortamlardan uzak dur. Anne babandan dualar almaya bak, dua alacak işler yap. Sonra da Rabbine güven, korkma. Hiç korkma. Rabbine güven, tamam mı?

Hocam ben yedi ay önce zina yaptım. Çok pişman oldum. Aylardır ağlar ve tövbe ed
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam. a- Eşinizin o durumunu bilerek siz onunla evlendiniz. Evlenmeden önce de öyle veya böyle huyunu terk edip etmeyeceğini tahmin ediyor olmalı idiniz. b- Sürekli alkol alan bir erkeğin hanımının boşanmak istemesi dinen sakıncalı değildir. Boşanmak isteyebilirsiniz. c- Her şeye rağmen devam etmek ve düzelmesi için gayret etmek de sizin bileceğiniz bir iştir.

Selamunaleykum hocam. Yaşım 23, iki buçuk aydır evliyim. Eşim 28 yaşında, dört s
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Değerli kardeşim, İnsan tek başına dünyadır. Her insanı bir dünya kabul ettiğimizde ise dünyanın bir insandan ibaret olmadığını idrak etmiş oluruz. Her ne kadar bu hakikatler bilinse de iş insanın kendi derdi olunca, unutulur gider. Hâlbuki dünyayı yöneten Allah için plan, gelmiş, mevcut ve gelecek olan herkesi kapsar. O, kıyamete göre kader yazar. İnsan ise anlık kaderi düşünür. Mesela; kendi doğumu ve yaşamı için yıllarca dert çeken bir anne babayı hatırlamak istemez. Belki de kendisinin doğumunda sakat kalan ya da vefat eden annesini hiç hatırına getirmez. Çünkü bencilce düşünür ve dünyayı kendisinden ibaret sanır. Evet, imanı böyle değildir ancak dünyaya ait sıkıntılar onu sarınca şeytan bu vesveselerle karşısına çıkar, o da istemese de hoşuna gittiği için kabul eder gibi yapar. İşte tam bu nokta şeytanın tuzağına takıldığı yerdir. Tek başına bilmek ne yazık ki insana yetmiyor. Allah’ın muradını aramak ve yazdığı planı hissetmeye çalışmak o bilginin asıl gayesidir. Kur’an-ı Kerim, peygamberlerin kıssalarını bunun için anlatmıyor mu? Yoksa çocuk ve genç yaşlarında mutlu olmak Yusuf’un da hakkı değil miydi? Babası olmadan doğan peygamberimiz o sevgiden mahrum yaşamadı mı? Sonuçlarını görünce “meğer öyle olması gerekiyormuş Allah katında” demiyor muyuz? İnsan çok aceleci yaşamak istiyor. Kendi isteklerini doğru zannederek ne kötü düşünüyor. Allah’ın yazdığı kaderdeki büyüklüğü anlamaya yanaşmıyor. Hâlbuki bunu ömrü boyunca tam bir imanla kabul etse dualarının kabul edildiğini de görecek, ibadet gevşekliği de onu bulmayacak. Zira o Allah’ın yazdığına razı olamama hali, intikamını ibadetten alıyor. Size bu imanı yakalamaya vesile olacağını umduğumuz bazı tavsiyelerle sözlerimizi tamamlayalım: Ne kendinizi ne de başkalarını dıştan göründüğü hale göre değerlendirmeyin. Nice mutlu görünen evlilerin evleri yangın yeri olabilir. Kendinizi mutlu etmek için belli dünyevi şartlara bağlanmayın. Asıl huzur, olumsuzluklar içinden sıyrılabilmektir. Bu da Allah’ın kaderine teslimiyetle olur. Bunun için peygamber kıssalarını, ölümün içindeki hayatları, yeniden hatırlamanızı tavsiye ederiz. Duaların kabulünde şunu unutmayın: Allah sizi hep dua ederken, O’nun zatına yalvarırken görmek istiyor olabilir. Duadaki sabrınızı ve samimiyetinizi test ediyor olabilir. Bu yüzden erteliyordur. İstediğinizin Allah katında size sonraları daha büyük sorunlar oluşturacağını bildiği için Allah, size acıdığı için kabul etmiyor olabilir. Duaların kabulünü ahiret gününe bırakmış olabilir. Her işinizde “Allah bilir, ben bilmem” düsturu ile hareket etmelisiniz. Kim bilir, yirmili yaşlarında evlenip iki-üç çocukla boşanmaktansa kırklı yaşlarda huzur dolu bir evlilik sizi bekliyordur. İnsanların sizin hakkınızdaki rahat konuşmaları, bir miktar sizin onlarla laubali oluşunuzdan da kaynaklanıyor olabilir. Bir süre kendinizi daha ciddi bir kimlikle tanıtın. Özellikle kadınlarla bu tarz konuları konuşmaktan kaçının. Ev ve evlilik sizin mahreminiz olarak gizli kalsın. Oturup dertleşeceğiniz doğru insanları arayın. “Yok” demeyin. Hele hele internet çağında sakın “yok” demeyin. Sanal da olsa telefonla da olsa sizi anlayan insanlarla haftada bir buluşun. Sohbet dinleyin. Nasihat isteyin. Takvanın azalması, büyük oranda geçmişteki dengesiz politikalardan kaynaklanıyordur. Örneğin; farzlarda istikrar yerine nafileleri abartmak zamanla bir bıkkınlık oluşturmuş olabilir. Bu saatten sonra haramlardan kaçınmayı ve imanı korumayı birincil iş olarak, farz ibadetleri ve üstün bir ahlakı da bununla beraber destekleyerek yol almalısınız. Ekstra sevap olacak amellerde ise gücünüz yettiği kadar adım adım bir taktik izlemek gerekir. Bunun için de Kur’an tilaveti ile başlayabilirsiniz. Oruç yerine düzenli Kur’an okumaya odaklanın. Her gün bir sayfa okuyarak başlayın. Üç ay sonra bunu iki sayfaya çıkarır ve böyle üç aylık periyotlarla kendinizi hızlandırabilirsiniz. Günlük hayattaki asıl işinizi, mesleğinizi sakın ihmal etmeyin. Para kazandığınız alanı en iyi şekilde değerlendirin. İyi çalışın, uzman olun. İşinizi kaliteli yapın. Fırsat buldukça gezi ve seyahat ile kendinizi yenileyin. Farklı mekânlar ve insanlarla tecrübe kazanın. Dinimiz her türlü sıkıntının çözümünü barındıran âlemlerin dinidir. Biz dini yanlış anlarsak İslam’ın altında kalırız. Yanlış fikirler ve hatalı uygulamalar bizi ezer. Namaz ve sabırla Allah’tan istemeye devam edin. Son nefese kadar sebat edin. Allah, sizi sevdiği ve razı olduğu işlerde muvaffak kılsın. İmanınıza iman katsın. Sizi salih arkadaşlarla desteklesin. Allah’a emanet olun.

Hocam, benim yaşım otuza yaklaşıyor. Yirmili yaşlarımdayken bu yaşlarımın evli,
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kıymetli kardeşim, bu kararı almadan önce aile büyüklerinizden sözüne itibar ettiklerinizle istişare edin. Sırf laf olsun, torba dolsun, diye konuşan insanlarla değil de adalet sahibi, vicdan sahibi, ilim-irfan sahibi kişilerle istişare edin. Buna binaen de bir karar alın. Kararınızı alırken istihare duası yapmayı da unutmayın. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.

Hocam eşimle severek ve isteyerek evlenmedim. Yaşım geçtiği ve toplum baskısı ol
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sizin iki büyük hatanız var. Birinci hatanız, o saydığınız şeylerdir. İkinci hatanız da, şimdi şeytanın sizi onlarla meşgul etmesine izin vermenizdir. Zannederim siz, ikinci hatayı sürdürmekle ağırı daha ağır duruma getiriyorsunuz. Size şunu tavsiye ederiz: a- Müthiş bir tevbe ile o geçmişe tevbe edin. Bu tevbeniz adeta yeniden doğmak gibi olsun. b- Ebediyyen o hatalara bir daha dönmeyin. Tevbe de budur zaten. c- Eşiniz dahil kimseye o geçmişten bahsetmeyin! Hatta kendinize bile bahsetmeyin. Kendinize bile! d- Kendinizi ibadete verin, namaza sarılın. Kur'an okuyun. Zikirler yapın. e- Tevbenizi koruduğunuz sürece eskinin sizi ezmeyeceğini göreceksiniz. Böyle bir tevbe yapmazsanız, yapamazsanız o zaman siz halinizden memnunsunuz da sahte gözyaşı akıtıyorsunuz demektir.

5 senedir evli bir bayanım. Bekârken çok usulsüz davranışlarım oldu. Cinsel konu
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah Teâlâ size sabır versin. Ne edip edin eşinizi bir psikoloğa gitmeye ikna edin. Anlattıklarınızdan eşinizin rahatsızlık geçirdiği anlaşılmaktadır. Siz bu durumu mesela filan hastalığa yakalanması veya bir trafik kazası geçirmesi gibi görmeniz gerekiyor. Aksi takdirde kendinizi yıpratırsınız. Bu da sorunun bir iken iki olmasını sağlar. Onunla tartışmayın. Dolaylı yollardan konulara girin. Bir süre bu hastalığı devam edecektir. Tartışırsanız derinleşecek ve iyileşmesi daha uzun yıllar alacaktır. O diretmedikçe çocuk konusunda ertelemeden yana olmanızı size tavsiye ederiz. Üzerinize düşeni yapın gerisini Allah’a havale edin. Tam anlamı ile bir hastalık veya kaza geçirmektesiniz. Size dua ederiz.

Hocam evliliğimin birinci yılını doldurmuş ve öğretmenlik yapan bir kadınım. Eşi

alkol konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İnsan sevince hem aklı hem kalbi devreye girer ve bazen ikisi arasında dengeyi bulmak zorlaşır. Şu an içinde bulunduğun durum da tam olarak bu; hem duyguların hem de imanının sesini dinlemek istiyorsun. Bu kişi pişman olduğunu ve değişmek istediğini söylüyor. Bu güzel bir şey ancak şunu unutmamak lazım: Gerçek tevbe ve dönüş zamanla belli olur. Pişman olmak bir adımdır ancak geçmiş alışkanlıklarını gerçekten bıraktığını, kalıcı bir değişim yaşadığını görmek için zaman ve istikrar gerekir. Şu an senin sevgin, onun değişme isteğine olumlu bir etki yapıyor olabilir. Fakat sadece senin varlığınla değil, Allah için değişmesi ve istikametini bulması gerekir. Ahzab sûresi 35. âyette bahsedilen mümin erkek ve kadınların özellikleri, Allah’a tam teslim olan, O’nun emir ve yasaklarına riayet eden kişilerdir. Bazen kalbimiz bir şeyi ister ama Allah bizden hayırlısını ister. Sen şu an “Neden hayır diyemiyorum?” diye kendine soruyorsun. Bunun sebebi kalbinin sevgiye aç olması ve birinin seni sevdiğini hissetmenin ilk kez yaşadığın bir duygu olması olabilir. Bu da hata yapma riskinizin daha fazla olduğunu gösteriyor. Dikkat edin. Yakın çevrende güvendiğin, dinî hassasiyetleri olan bir büyüğüne danışmanı, istihare yapmanı ve evlilik konusunda acele etmemeni tavsiye ederim. Şu şekilde dua edebilirsiniz: “Allah’ım, bana doğruyu ayırt etme hikmeti ver. İmanımı arttır ve doğru yoldan ayırma...”

Hocam ben beş vakit namazını aksatmayan, ibadetlerini yerine getirmeye özen göst
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Ortaokuldan beri kapalı olman ne güzel, geç kalmadan farkında biri olarak yaşamaya çalışmışsın, ne mutlu. Evet, senin de dediğin gibi hatamız olabilir, insanız. İnsan olarak da çok etkilenen bir varlığız. Çevremiz değiştikçe ister istemez hayat kalitemiz de değişmekte. Bazen farklı çevreler cazip geliyor ama o cazip gelen çevre bizi olumsuz etkileyebiliyor. Olumsuz da etkilensek hata edildiğinin farkına varınca olduğun yerde durmak yok, hemen hatamızdan vazgeçip yeni bir adım atma zamanı gelmiş demektir. Yeni bir adım atmak da ne güzel bir nimet ki Rabbimiz bu imkânı her zaman bize sunuyor, elhamdülillah. Sen de yaptığın hatanın farkına varmış ve onları çevrene rağmen terk etmişsin. Artık sakın geri adım atma. Ama bunu yaparken onlar ne derler/demişler diye hiç düşünme. Sen de biliyorsun yapılanların yanlış olduğunu, bu sebeple terk ediyorsun. Evet, kapalı olan birisi daha dikkat etmeli gibi duruyor ama hepimiz Müslüman’ız ve dinimizi temsil ediyoruz. Aslında hiç kimseye yakışmaz yanlış olan bir şey. Böyle düşünmek gerekir. Onların senin hakkında konuşmasına gelince… Hiç dert etme. Yapılan hata kadar onun konuşulması da hatadır. Bize düşün hatayı gördüğümüzde gidip kardeşimize destek verip o hatadan kendisinin uzaklaşmasını sağlamak. Onlar da umarım böyle konuşmasının hata olduğunu anlarlar. Onlar bilmiyorlar, bilseler bu kadar kötü bir şey böyle konuşmazlar. Hem birbirimizi üzmek de hiç kimsenin hoşuna gitmez aslında. Şimdi yapman gereken; doğruyu bilmek ve hep doğruyu öğrenmeye çalışmak ve doğruları yapmak, ne olursa olsun hata etsek de hatamızdan vazgeçmek ve çevremizin her an güzelleşmesi için gerekirse yeni arkadaşlıklar edinmek. Zamanla çok güzel bir çevremiz olacak inşallah ama her zaman da bizi anlamayanların da olabileceğini unutma olur mu? En önemlisi de çok dua etmeliyiz güzel insanlarla güzel bir insan olalım diye. Rabbim güzel yaşamayı nasip etsin. Dua eder, dua beklerim.

Hocam, ben şu anda üniversitede okuyorum ve ortaokuldan beri kapalıyım. Namazıma
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Öncelikle bir eş adayı seçmekle birlikte aynı zamanda çocuklarınıza bir baba adayı seçiyorsunuz. Bu durum birinci husus kadar önemlidir. Bu yüzden iyi Müslüman, ahlaklı insan kriterlerini taşıyan birini aramanız çok önemlidir. Niyeti Allah rızası olan, salih amel derdinde olan, günah ortamlarından kaçan, iffetli, iyi eş özelliklerini taşıyan, ahlaklı, insanların dertleriyle ilgilenen, namazını kılan, orucunu tutan birisi olması bir eş kriteri açısından önemlidir. Bu özellikleri taşıyan birisinin olması ciddi adam olduğunun işaretidir. Bir eş adayının “ciddiyim” demesi onun kaliteli adam olduğunun işareti değildir. Söylediğiniz olumsuzlukların bir eş seçimi aynı zamanda bir baba seçimi açısından bakıldığında risk taşıyıp taşımadığını siz de anlayabilirsiniz. Eğer bu durumu anlamakta zorlanıyorsanız; aklına güvendiğiniz, olgun, sizi tanıyan, olayları iyi değerlendirebilen bir büyüğe muhakkak danışmalısınız. Muhakkak ailenizden birinin, bir büyüğün tavsiyesini almalısınız. Süreç sadece iki kişi arasında devam etmemelidir. Anne-baba, büyüklerin olduğu iş daha anlaşılır ve daha bereketlidir. Rabbim sizi ve evlatlarınızı hayra ve güzele yönlendirsin.

Hocam, ben bekâr bir anneyim, iki çocuğum var. Bir beyefendiyle tanıştım, ciddi
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Öncelikle, bir kardeşimizin ihtiyacı varsa ve kolide yalnızca helâl gıdalar yer alıyorsa (kime ait olursa olsun) bunları alıp tüketmekte hiçbir sakınca yoktur. Marketin sahibi alkol de satıyor olabilir. Ama kolide alkol değil sade ekmekten zeytine, bakliyattan hurmaya kadar helâl ihtiyaç maddeleri varsa bunun sorumluluğu paketleyene aittir. Eğer kolide alkol, domuz ürünleri veya şüpheli bir madde varsa elbette bunları reddetmek veya alıp o kısmını ayıklamak gerekir. Çünkü haramı almak caiz değildir. Bu durumda da “ben haram kabul etmem” diyerek sadece o parçayı geri çevirirsiniz, helâl kısmı üzerinize afiyet olsun. Ne var ki senin üzerine düşen, sadakayı veya yardımı alan kişi olarak paketin sahibinin işlerine, kazancının bütününe dair soruşturma yapmak değildir.

Hocam, Ramazan kolilerinin bazıları boykot edilen ve alkol satan marketlerden te
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir şirketin başka yerindeki kazancında haram olması o şirkette çalışmayı haramlaştırmaz. Sizin çalıştığınız bölümde haram varsa o zaman haram olur diyebiliriz.

Hocam ben bir markette çalışıyorum. Bu marketin toplam 40 şubesi var ve bunlarda
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Yemininizi bozucu bir durum yoktur. Gereksiz bir takıntı yapmışsınız.

Hocam yanlışlıkla alkolle ilgili bir şeye güldüm, ancak sonra pişman oldum ve "V

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.