Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben yedi ay önce zina yaptım. Çok pişman oldum. Aylardır ağlar ve tövbe ederim. Namazımdan sonra af dilerim. Tam iyi olduğumu hissederken, tekrar yaptığım hata aklıma geliyor. Mahvoldum, yıprandım ve çok kilo verdim. Atlatamıyorum, yaşam standardım düştü. Depresyondayım muhtemelen ama ilaç tedavisi istemiyorum. Ben ters ilişki yaşadım. Günahımın af olması için ne yapayım? Benim cezam nedir ahirette? Hayatımı düzene soktum, ders aldım. Tasavvufa daha çok yöneldim. Fakat vesvese, depresyon ve acı yakamı bırakmıyor. Yirmi üç yaşında bekâr bir kızım. Artık flört düşünmüyorum. Dinimizin emirlerinin ne kadar isabetli ve yararlı olduğunu gördüm. Her adımı Rabbimin rızasını kazanmak için atıyorum yaşamımda. Zamanı geldiğinde eşim olacak kişiye anlatma zorunluluğum var mı? Benim vicdanim rahat değil. En çok dikkat ettiğim şeyde nasıl hata yaptım bilmiyorum. Bana bunu yasatan kişi benimle evlenmeyi düşünürken birden ayrıldı. Yüzsüzlük yapıp peşine düşmedim ancak yandım kavruldum. Sabrımın son demlerindeyim. Aileme karşı mahcubum. Allahtan utanıyorum. Ben hep evlendiğim adamla olsun istedim. Neden diye isyan ediyorum bazen. Neden çıktı o insan karşıma? Gördüğünüz gibi benim imanım da sağlığım da canım da tehlikededir. Lütfen bana bir yol açın. Arınmak ve unutmak istiyorum. Kendimi yaşlanmış hissediyorum. Saçımda beyazlar çoğaldı. Ne olur Allah rızası için bana dua edin. Yardım edin.
Cevap
Benzer fetvalar
Rabbim evliliğinizi yeni bir hayatın başlangıcı olarak size yaşatsın ve tevbe etmiş olduğunuz günahlardan sizi arınmış kılsın. Tebrik ederim sizi. Güzel bir anne, örnek bir eş olasınız. Geçmişte yapmış olduğunuz günahınızın farkındasınız, bu farkındalığı asla kaybetmeyin. Ama tevbe etti iseniz bir daha dönüp o günahın size etki etmesine izin vermeyin. Günahın büyüklüğünü bilin ömür boyu pişmanlığını çekin ama kimseye anlatmayın. Rabbimizin en büyük rahmeti, tevbe ile bizi temizliyor olmasıdır. Ne büyük kapı ne büyük bir temizlik sürecidir, elhamdülillah! Nişanlınız size önceki hayatınızı, kendisinden öncesini sorsa bile yalan söylemeyin ama sakın anlatmayın da. Allah'ın kapamış olduğu konuları kimseye açmayın. Fıkhen de anlatmak zorunda değilsiniz. Sorduğunda cevap vermek zorunda değilsiniz. Tekrar tevbenizi hatırlayın, Allah'ın affına sığının ve düğününüze hazırlanın. Şeytanın en mutlu anınızda sizi kandırmasına izin vermeyin. Allah'a emanet olun.
Sen bir hata yaptın ama sen hatalarından ibaret değilsin. Hatalar, insanın kim olduğu değil, ne yaşadığıdır. Herkesin hayatında düşüşler, yanlış adımlar olabilir ama önemli olan bundan sonra ne yapacağın. Kendini suçlamaktan vazgeç. Allah’ın rahmeti sonsuzdur. O’nun huzuruna dönmek istiyorsan, seni geri çevirmeyecek. Tevbe eden kişi, hiç günah işlememiş gibidir. İnsan kendini affetmezse Allah'ın affını tam anlamıyla hissedemez. Geçmişte yaptıkların için “Ben kötü bir insanım.” diyerek kendini mahkûm etme. Bunlar yaşandı ve bitti. Şimdi yeni bir sayfa açma zamanı. Yeter ki geçmişten yana pişman olmuş ol ve bir daha asla yaklaşmamaya niyet ve gayret et. Diyorsun ki "Kur'an'a sarılayım diyorum, bir sayfayı zor okuyorum." Bu normal. Çünkü insanın kalbi ve maneviyatı yıprandığında, manevi tatlar zayıflar. Bunun için hemen zorlayarak değil, yavaş yavaş başlaman gerekir: - Kur’an okurken zorlanıyorsan önce anlamıyla ilgilen. Günlük bir ayet ya da kısa sure seç ve anlamını düşün. Manevi bağın güçlendikçe okuma isteğin de artacak. - Zikirleri arttır. İçsel sıkıntıyı azaltan en güzel şeylerden biri zikir ve dua. Günde en az 100 defa istiğfar et (“Estağfirullah” de). - Allah ile konuş. Dua ederken ezbere kelimeler değil, kalbinden gelen sözleri kullan. Dertlerini Rabbine aç. “Allah’ım, bu halimden kurtulmam için bana yardım et.” diye dua et. Aynaya bakıp kendini bir canavar gibi görmen ise seni daha zora sokabilecek zararlı bir bakış açısı. Bu, kendini değersiz hissettiğin için. Hâlbuki sen değersiz değilsin. Belki yanlış insanlara değer verdin, belki yanlış yerlerde huzur aradın ama bu senin değersiz olduğunu göstermez. Kendini ihmal etmek, çirkinleştirmez ama kendini sevmemek, sana böyle hissettirir. Dış görünüşünü küçük adımlarla iyileştirmeye başla. Kilo ve görünüş meselesi bir sonuçtur, sebep değil. İç huzurun arttıkça, kendini daha iyi hissettikçe dışarıdan da daha enerjik ve güzel görüneceksin inşaallah. Sosyal hayattan uzak kalmak seni tüketir. Küçük adımlarla bir yerlere çık. Tek başına bile olsa kafede bir çay iç, kitap oku, yürüyüş yap. Eski arkadaşlarınla yeniden iletişime geçebilir misin, bir bak. Belki birine "Nasılsın?" demek bile bir kapı açabilir. Eğer yalnız kalmaya devam edersen iç sesin seni daha çok hırpalayacak. Psikolojik destek alıyorsan devam et. Eğer almayı bıraktıysan yeniden bir uzmana git. Kendi kendine küçük hedefler koy. Mesela "Bugün beş dakika egzersiz yapacağım." ya da "Bugün üç sayfa kitap okuyacağım." gibi küçük adımlarla ilerle. Hayatta amaçsız kalmak, çöküşü hızlandırır Allah korusun. Kendine küçük de olsa bir hedef belirle. Atanma konusunda bir plan yap. Ders çalışma isteğin yoksa bile, günde on beş dakika bile olsa başla. Yılmadan, yorulmadan umut etmeye, gayret etmeye, sabretmeye devam et. Allah yardımcın olsun. Allah’a emanet ol.
Bir daha benzeri bir şeyi yapmamaya, o veya benzeri bir şeye asla yaklaşmamaya niyet et. Niyetini kalbinde güçlü tut. Salih arkadaşlar edin. O arkadaşlarla düzenli olarak haberleş, buluş, bir araya gelip Allah'ı an. Boşlukta kalma. Kendine seveceğin bir meşguliyet bul. Bir hedef koy. O hedef uğrunda disiplinle çalış. Kendine yakın hissettiğin kişilere evlenmeyle alakalı niyetini belirt. Kısmetinin kapalı olmasıyla, gecikmesiyle vs. ile alakalı bir vesveseye asla düşme. Allah ne zaman dilerse o zaman olur. Buna inan, Allah'a tevekkül et. Allah'a samimice yaptığın tevbeden sonra bil ki Allah Ğafur ve Rahimdir. Onun rahmeti her şeyi kuşatmıştır. Dolayısıyla kalbinde ümitsizlik dikenlerini asla yeşertme. Allah yardımcın olsun. Allah'a emanet ol.
Evvela kendiniz için sosyal bir çevre oluşturmaya çalışın. Salih insanlardan arkadaşlar edinin. Onlarla düzenli olarak vakit geçirip etkinlikler yapın. Psikoloğunuzu aksatmayın. Daha çok verim alabileceğiniz bir psikolog araştırın gerekirse. Sevdiğiniz meşguliyetlerin sayısını ve onlara ayırdığınız zamanı, sorumluluklarınızı aksatmayacak ve sizi yıpratmayacak şekilde arttırın. Ve kabullenin. Geçmişi kabullenin. Annenizi kabullenin. Onun fıtratını kabullenin. Konuşma şeklini, şikâyetlenme şeklini kabullenin. Eşinizi kabullenin. Ailenizi kabullenin. Bu kabullenme bir barışma şeklinde olsun. Onlarla barışın. Onların fıtratıyla barışın. Geçmişinizle barışın. İçinde bulunduğunuz şartlarla barışın. Şartlarınızı, kendinizi ve çevrenizi iyiye doğru dönüştürme imkânı olduğu zaman da bunu güzellikle yapmanız gerekir. Allah'a tevekkül edin. Allah'a bolca dua edin. Her zorlukla beraber kolaylık vardır. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Kardeşim, içinde bulunduğun durum gerçekten ağır bir imtihan gibi görünüyor. Allah, sıkıntılarını giderip sana hayırlı bir yol nasip etsin. Bu tür durumlarda sabır göstermek ve dualara devam etmek, imanın önemli bir parçasıdır. Allah, dualarınızı kabul buyurur ve size en hayırlı olanı lütfeder, inşallah. Bu yaşadıklarını birkaç açıdan değerlendirmek iyi olabilir: Bir İmtihan Olarak Görmelisin: Hayat, herkes için farklı zorluklarla dolu. Allah, her birimizi farklı yollarla sınar. Senin sınavının bu konuda olduğunu düşünüyorsan, sabırla bu süreci aşmaya çalışmak büyük bir erdemdir. Her duanın kabulünün bir vakti vardır, belki Allah, sizin için daha güzel bir kapı açmak için doğru zamanı bekletiyor olabilir. Tevekkül ve Gayret Etmelisin: Allah, tevekkül eden ve üzerine düşeni yapan kullarını sever. Gayret göstermeye devam etmek, karşınıza çıkan olumsuzluklara rağmen umudunuzu yitirmemek çok önemlidir. Belki de eş arayışında yöntemlerinizi yeniden gözden geçirmeniz gerekebilir. Örneğin, güvenilir ve dini hassasiyeti olan çevrelerde veya kuruluşlarda doğru kişilerle tanışmayı deneyebilirsiniz. Kadınlara Olan Güvensizliğinizi Bırakın: Geçmişte yaşadığınız olumsuz tecrübeler, kadınlara karşı bir güvensizlik oluşturmuş gibi görünüyor. Ancak unutmayın ki her insan, farklı bir dünyadır. Herkesin hatalı olmasını beklemek adil olmaz. Güzel niyetlerle yaklaşmaya çalışmak, ön yargıları kırmak size ve karşınızdaki insana fayda sağlayabilir. Dua ve Sabır: Duaların bazen hemen karşılık bulmaması sizi ümitsizliğe sevk etmesin. Allah, duaları ya aynen kabul eder, ya daha hayırlısını nasip eder ya da bir musibeti uzaklaştırır. Dualarınıza devam edin, çünkü Rahman ve Rahim olan Allah sizin gayretlerinizi bilir ve değerlendirir. Allah, yuvanızı kurmanıza ve güzel bir hayat inşa etmenize vesile olacak en doğru insanı karşınıza çıkarsın.
Bu delilik için gerçek bir tevbe et. Ebediyen bozulmaz bir tevbe olsun bu. Ağrı dağı yerinden oynasın ama senin bu tevben bozulmasın. Şeytan seni bir zaman sonra normal bir işti mantığına getirebilir, çok dikkat et. Sonra da sana bunu yapan kişiyi “arkadaş” olmaktan çıkar. Sen başka bir dünyada o başka bir dünyada olsun artık. Görme görünme artık. İbadetlerini ihmal etme. Çok Kur'an oku. Zikir yap. Ve Allah’ın tevbeni kabul etmesine güven. İki şeye dikkat et: Şeytanın o normaldi tuzağına ve o kişinin seni yeni bir oyunla tuzağına çekmesine.