İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam, benim yaşım otuza yaklaşıyor. Yirmili yaşlarımdayken bu yaşlarımın evli, çocuklu ve mutlu bir şekilde geçeceğine inanıyordum. O dönemlerde imanın lezzetini iliklerime kadar alıyordum. İnfak verirken çok cömerttim. Nafile oruçlar, namazlar yani ibadetlerimi yapıyordum. Allah’a müthiş bir güven ve tevekkül içerisindeydim. Yıllar geçtikçe çevremdeki dindarı da dinsizi de genelinin evlenmeye başlayıp çoluk çocuğa karışıp mutlu mesut yaşadığını görüyorum. Mesele sadece eş değil, şehir, aile, iş birçok alanda hep sorunlar sıkıntılar olumsuzluklar oluyor. Yıllardır mutlu olduğum içten güldüğüm doğru düzgün bir anı hatırlamıyorum. Açıkçası dualarımın hiç kabul olduğunu görmüyorum. Sanki solgun bir çiçeği ısrarla suluyorum ama sonuç yok. Beş vakit namazım sıkı sıkıya var fakat eskisi kadar dindar değilim. Yıllardır şevval orucu ve arefe orucu tutardım bu yıl ilk defa tutamadım. Çünkü moralim de takatim de artık yok. Zar zor farzları yapabiliyorum. Haşa niyetim Allah’ı size şikâyet etmek değil. Varsa dermanınız derdime bulmaktır. Ne bir köyüm var, ne yazlığım işten şehirden bunaldım bunun da etkisi var mıdır bilmiyorum. Babamla artık aynı evde yaşayamıyorum. Sürekli tartışıp kavga ediyoruz. Benden küçük akrabalarımın nişanlanması babamın her seferinde öfkelenip bana patlamasına sebep oluyor. Bilinçsiz akrabalarımın sürekli “yok mu biri, sen niye evlenmiyorsun” sorularına muhatap kalıyorum. Bunu bazen de kendi çocukları evlendiği için kıskandırma niyetiyle yapıyorlar. Bu arada evlenmiyor değilim, uygun birini bulamıyorum. Bu şehirde de yaşamak istemiyorum açıkçası. Daha önce ailemin önerdiği kişileri “olur anne, nasıl istiyorsanız” dedim ve ailem gittiklerinde olumsuz yanıt aldım. Üç defa. Artık buralarda hevesim de yok. Birçok akrabam var fakat hiçbiri bilinçli insanlar değil. Hiçbiri ne okul ne kitap ne ders hiçbir şey okumamışlar. Evden işe işten eve ilkokul terk insanlar. Danışabileceğim bir büyüğüm yok. Babam deseniz hayatında bir kere sarılmışlığı, bir kere içten “oğlum nasılsın” demişliği yok. Mesela ben inanıyorum ki yirmili yaşlarda evlenseydim ve anlayışlı bir ailem olsaydı bu sorunları yaşamazdım. Bu yaşlarda evlenen hayatına değişiklik giren insanların bu sıkıntıları bildiklerini sanmıyorum. Takvamın azalması bu sıkıntılardan sonra bu yaşları bekâr ve sıkıntılı geçiren insanlarda normal midir bilmiyorum. Mesela seküler bir hayat yaşasaydım bu sorunların çözümü için muhtemelen İslam’a yönelirdim. Hocam hepimiz dünyaya sıkıntı çekmek için geldik, imtihan olacağız, şu duayı oku, sabret, imtihandır veya buna benzer şeyler söylerseniz emin olun yapmışımdır, okumuşumdur, sabretmişimdir. Artık bu şekilde yürümüyor, radikal değişikliklere ihtiyacım mı var bilmiyorum. Dualarımın kabul olmaması, dinde artık huzur bulamamam, nafile ibadetlerimin bitme noktasına gelmesi bu yaşlarda normal mi bilmiyorum. Bana tavsiyeleriniz nelerdir?

Cevap

Değerli kardeşim, İnsan tek başına dünyadır. Her insanı bir dünya kabul ettiğimizde ise dünyanın bir insandan ibaret olmadığını idrak etmiş oluruz. Her ne kadar bu hakikatler bilinse de iş insanın kendi derdi olunca, unutulur gider. Hâlbuki dünyayı yöneten Allah için plan, gelmiş, mevcut ve gelecek olan herkesi kapsar. O, kıyamete göre kader yazar. İnsan ise anlık kaderi düşünür. Mesela; kendi doğumu ve yaşamı için yıllarca dert çeken bir anne babayı hatırlamak istemez. Belki de kendisinin doğumunda sakat kalan ya da vefat eden annesini hiç hatırına getirmez. Çünkü bencilce düşünür ve dünyayı kendisinden ibaret sanır. Evet, imanı böyle değildir ancak dünyaya ait sıkıntılar onu sarınca şeytan bu vesveselerle karşısına çıkar, o da istemese de hoşuna gittiği için kabul eder gibi yapar. İşte tam bu nokta şeytanın tuzağına takıldığı yerdir. Tek başına bilmek ne yazık ki insana yetmiyor. Allah’ın muradını aramak ve yazdığı planı hissetmeye çalışmak o bilginin asıl gayesidir. Kur’an-ı Kerim, peygamberlerin kıssalarını bunun için anlatmıyor mu? Yoksa çocuk ve genç yaşlarında mutlu olmak Yusuf’un da hakkı değil miydi? Babası olmadan doğan peygamberimiz o sevgiden mahrum yaşamadı mı? Sonuçlarını görünce “meğer öyle olması gerekiyormuş Allah katında” demiyor muyuz? İnsan çok aceleci yaşamak istiyor. Kendi isteklerini doğru zannederek ne kötü düşünüyor. Allah’ın yazdığı kaderdeki büyüklüğü anlamaya yanaşmıyor. Hâlbuki bunu ömrü boyunca tam bir imanla kabul etse dualarının kabul edildiğini de görecek, ibadet gevşekliği de onu bulmayacak. Zira o Allah’ın yazdığına razı olamama hali, intikamını ibadetten alıyor. Size bu imanı yakalamaya vesile olacağını umduğumuz bazı tavsiyelerle sözlerimizi tamamlayalım: Ne kendinizi ne de başkalarını dıştan göründüğü hale göre değerlendirmeyin. Nice mutlu görünen evlilerin evleri yangın yeri olabilir. Kendinizi mutlu etmek için belli dünyevi şartlara bağlanmayın. Asıl huzur, olumsuzluklar içinden sıyrılabilmektir. Bu da Allah’ın kaderine teslimiyetle olur. Bunun için peygamber kıssalarını, ölümün içindeki hayatları, yeniden hatırlamanızı tavsiye ederiz. Duaların kabulünde şunu unutmayın: Allah sizi hep dua ederken, O’nun zatına yalvarırken görmek istiyor olabilir. Duadaki sabrınızı ve samimiyetinizi test ediyor olabilir. Bu yüzden erteliyordur. İstediğinizin Allah katında size sonraları daha büyük sorunlar oluşturacağını bildiği için Allah, size acıdığı için kabul etmiyor olabilir. Duaların kabulünü ahiret gününe bırakmış olabilir. Her işinizde “Allah bilir, ben bilmem” düsturu ile hareket etmelisiniz. Kim bilir, yirmili yaşlarında evlenip iki-üç çocukla boşanmaktansa kırklı yaşlarda huzur dolu bir evlilik sizi bekliyordur. İnsanların sizin hakkınızdaki rahat konuşmaları, bir miktar sizin onlarla laubali oluşunuzdan da kaynaklanıyor olabilir. Bir süre kendinizi daha ciddi bir kimlikle tanıtın. Özellikle kadınlarla bu tarz konuları konuşmaktan kaçının. Ev ve evlilik sizin mahreminiz olarak gizli kalsın. Oturup dertleşeceğiniz doğru insanları arayın. “Yok” demeyin. Hele hele internet çağında sakın “yok” demeyin. Sanal da olsa telefonla da olsa sizi anlayan insanlarla haftada bir buluşun. Sohbet dinleyin. Nasihat isteyin. Takvanın azalması, büyük oranda geçmişteki dengesiz politikalardan kaynaklanıyordur. Örneğin; farzlarda istikrar yerine nafileleri abartmak zamanla bir bıkkınlık oluşturmuş olabilir. Bu saatten sonra haramlardan kaçınmayı ve imanı korumayı birincil iş olarak, farz ibadetleri ve üstün bir ahlakı da bununla beraber destekleyerek yol almalısınız. Ekstra sevap olacak amellerde ise gücünüz yettiği kadar adım adım bir taktik izlemek gerekir. Bunun için de Kur’an tilaveti ile başlayabilirsiniz. Oruç yerine düzenli Kur’an okumaya odaklanın. Her gün bir sayfa okuyarak başlayın. Üç ay sonra bunu iki sayfaya çıkarır ve böyle üç aylık periyotlarla kendinizi hızlandırabilirsiniz. Günlük hayattaki asıl işinizi, mesleğinizi sakın ihmal etmeyin. Para kazandığınız alanı en iyi şekilde değerlendirin. İyi çalışın, uzman olun. İşinizi kaliteli yapın. Fırsat buldukça gezi ve seyahat ile kendinizi yenileyin. Farklı mekânlar ve insanlarla tecrübe kazanın. Dinimiz her türlü sıkıntının çözümünü barındıran âlemlerin dinidir. Biz dini yanlış anlarsak İslam’ın altında kalırız. Yanlış fikirler ve hatalı uygulamalar bizi ezer. Namaz ve sabırla Allah’tan istemeye devam edin. Son nefese kadar sebat edin. Allah, sizi sevdiği ve razı olduğu işlerde muvaffak kılsın. İmanınıza iman katsın. Sizi salih arkadaşlarla desteklesin. Allah’a emanet olun.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kardeşim, içinde bulunduğun durum gerçekten ağır bir imtihan gibi görünüyor. Allah, sıkıntılarını giderip sana hayırlı bir yol nasip etsin. Bu tür durumlarda sabır göstermek ve dualara devam etmek, imanın önemli bir parçasıdır. Allah, dualarınızı kabul buyurur ve size en hayırlı olanı lütfeder, inşallah. Bu yaşadıklarını birkaç açıdan değerlendirmek iyi olabilir: Bir İmtihan Olarak Görmelisin: Hayat, herkes için farklı zorluklarla dolu. Allah, her birimizi farklı yollarla sınar. Senin sınavının bu konuda olduğunu düşünüyorsan, sabırla bu süreci aşmaya çalışmak büyük bir erdemdir. Her duanın kabulünün bir vakti vardır, belki Allah, sizin için daha güzel bir kapı açmak için doğru zamanı bekletiyor olabilir. Tevekkül ve Gayret Etmelisin: Allah, tevekkül eden ve üzerine düşeni yapan kullarını sever. Gayret göstermeye devam etmek, karşınıza çıkan olumsuzluklara rağmen umudunuzu yitirmemek çok önemlidir. Belki de eş arayışında yöntemlerinizi yeniden gözden geçirmeniz gerekebilir. Örneğin, güvenilir ve dini hassasiyeti olan çevrelerde veya kuruluşlarda doğru kişilerle tanışmayı deneyebilirsiniz. Kadınlara Olan Güvensizliğinizi Bırakın: Geçmişte yaşadığınız olumsuz tecrübeler, kadınlara karşı bir güvensizlik oluşturmuş gibi görünüyor. Ancak unutmayın ki her insan, farklı bir dünyadır. Herkesin hatalı olmasını beklemek adil olmaz. Güzel niyetlerle yaklaşmaya çalışmak, ön yargıları kırmak size ve karşınızdaki insana fayda sağlayabilir. Dua ve Sabır: Duaların bazen hemen karşılık bulmaması sizi ümitsizliğe sevk etmesin. Allah, duaları ya aynen kabul eder, ya daha hayırlısını nasip eder ya da bir musibeti uzaklaştırır. Dualarınıza devam edin, çünkü Rahman ve Rahim olan Allah sizin gayretlerinizi bilir ve değerlendirir. Allah, yuvanızı kurmanıza ve güzel bir hayat inşa etmenize vesile olacak en doğru insanı karşınıza çıkarsın.

Hocam otuz beş yaşındayım. Namazlarımı kılar, inancıma bağlı yaşarım. Alkolüm yo
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bacı, evet, ciddi bir durumla karşılaşmışsın. Anlaşılan eşin daha çok tembel biri olarak ibadetlerini aksatıyor. Ortada dini inkâr gibi bir ayrıntı yok. Bu da senin daha umutlu, daha tatlı bir dille yaklaşmanın sonuç vereceğini gösteriyor. Geçen geçti, olan oldu. Bundan sonrasını kurtarmaya bak. Bir gün maazallah inkâra girerse o zaman daha farklı düşünürsün. Allah yardımcın olsun.

Hocam ben Ege’de dindar bir ailede büyümedim. Üniversitede namaz, Kur’an öğrendi
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Evvela kendiniz için sosyal bir çevre oluşturmaya çalışın. Salih insanlardan arkadaşlar edinin. Onlarla düzenli olarak vakit geçirip etkinlikler yapın. Psikoloğunuzu aksatmayın. Daha çok verim alabileceğiniz bir psikolog araştırın gerekirse. Sevdiğiniz meşguliyetlerin sayısını ve onlara ayırdığınız zamanı, sorumluluklarınızı aksatmayacak ve sizi yıpratmayacak şekilde arttırın. Ve kabullenin. Geçmişi kabullenin. Annenizi kabullenin. Onun fıtratını kabullenin. Konuşma şeklini, şikâyetlenme şeklini kabullenin. Eşinizi kabullenin. Ailenizi kabullenin. Bu kabullenme bir barışma şeklinde olsun. Onlarla barışın. Onların fıtratıyla barışın. Geçmişinizle barışın. İçinde bulunduğunuz şartlarla barışın. Şartlarınızı, kendinizi ve çevrenizi iyiye doğru dönüştürme imkânı olduğu zaman da bunu güzellikle yapmanız gerekir. Allah'a tevekkül edin. Allah'a bolca dua edin. Her zorlukla beraber kolaylık vardır. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.

Hocam çocukluk döneminde çok yıpratıcı durumlar yaşadık aile olarak. Sonrasında
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Bir kere bu durumu sizden başkasında olmayan bir sıkıntı olarak görmeyin. İman eden her mü'min insan, benzeri sıkıntılarla bu hayatı yaşar. Bunun alternatifi yoktur. Peygamberlerin hayatını dinlemiyor musunuz? Onların çektiklerine bakmamız gerekir. Biz, onların çektikleri yanında saray çocuğu gibiyiz. Önce bu bakışınız değişsin, kendinizi gereksiz yere helak etmeyin. İkinci olarak da, bedeninizin milim milim büyüdüğü gibi mü'min şahsiyetiniz de milim milim gelişecektir. Bir günde olgunlaşmayı beklemeyin. Sabırlı olun. Size düşen, yılmadan direnerek sabretmektir. Usanmayın, devam edin direnmeye. Ancak böyle yaparsanız şeytanı mağlup edebilirsiniz. Okumaya gelince de, bir ilmihal kitabı bulup onun abdest ve namaz bölümlerini didik didik edin. Defalarca okuyun. Hem bilginiz gelişsin hem de okuma zevkiniz. Namazlardan sonra dua etmeyi ihmal etmeyin. Son olarak da sizin dertlerinizden anlayacak bir arkadaş grubuna katılmanız iyi olur. Onu araştırın. Allah yardımcınız olsun.

Selamünaleyküm hocam. Allah Sizden razı olsun ve inşallah bizleri de sizin duala
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Anlattıklarınızın aynen olduğuna ve bir abartma olmadığına göre cevap veriyorum size: Öncelikle bir psikologa muhakkak görünün, sizi sağlıklı bir hayata yönlendirsin. Bu şekildeki bir ailede kalmayı istemeyip evlenme arzunuz doğru bir karardır. Karamsar olmayın ama sizin bu sıkışmışlığını zı sömüre bilecek birinin tuzağına da düşmeyin. İkisinin arasında dengeli karar ermeye çalışın. Yapacağınız istişareler sonucu doğru tahmin ettiğiniz bir evliliği de gerçekleştirin. İzin vermeleri de gerekmez.

Hocam selamünaleyküm. Benim sorum, sorumsuz ve ilgisiz bir babam var. Bizden ziy
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sağlam ve sarsılmaz bir tevbe et. Tevbeni canın bil. Benzerlerini tekrar yaşamamaya kesin kararlı ol. Kimseye ama hiç kimseye bunları anlatma. Bir daha kendine bile anlatma bunları. Evleneceğin kişiye de. Sonra da ibadetlerine devam et. Çok Kur'an oku. Zikir yap. Seni bu duruma getiren ortamlardan uzak dur. Anne babandan dualar almaya bak, dua alacak işler yap. Sonra da Rabbine güven, korkma. Hiç korkma. Rabbine güven, tamam mı?

Hocam ben yedi ay önce zina yaptım. Çok pişman oldum. Aylardır ağlar ve tövbe ed

akraba konusundaki diğer fetvalar

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.